Reklamlar Reklamlar Reklamlar Reklamlar Reklamlar Reklamlar Reklamlar

BİRYAY 11.SINIF EDEBİYAT 101-104.SAYFALAR

Written By edebiyat fatihi on 26 Ara 2012 | 26.12.12


2. METİN

ELHAN-I ŞİTA(KIŞ EZGİLERİ)

1. Yahya Kemal, “Şiir, musikinin kız kardeşidir. ” sözü ile neyi vurgulamaktadır?
Yahya Kemal bu sözle şiirde ahenk ,vezin (ölçü) ve ritmin önemini; şiir ve müziğin ayrılmaz bir ikili olduğunu vurgulamaktadır.Şiirin gizemi ezgisindedir.    
Ritm, müziğe ait bir terim olduğu hâlde, güzel sanatların bütün 
dallarında kullanılır. Ses, hece, biçim, görüntü, renk gibi ögelerin art arda 
düzenli olarak dizilişi ritmi oluşturur. Şiirde ritmden söz edilirken, hecelerin 
belli bir düzen içinde ve belli sayıda vurgulu vurgusuz, uzun kısa olarak dizilişi kastedilir.
11.ETKİNLİK
a. Şiirin müziğe yakınlaştırılmasında aruzun rolü nedir?
Aruz ölçüsü şiirde ahengi sağlayan unsurlardandır. Aruz ölçüsünde belli kalıplar vardır ve bu kalıplarda heceler belli bir düzene göre açık ve kapalı olarak sıralanırlar. Bu aruz kalıpları şiire ritim kazandırır. Aruz ölçüsü, şiire ahenk, müzikalite, ritim sağlayan bir ölçüdür diyebiliriz.


Şair, Elhân-ı Şitâ’da aruzun üç değişik veznini kullanır:
a)            Feilâtün           mefâilün          feilün (failâtün) (fa’lün)
b)            Mef’ûlü            fâilâtü  mefâîlü            fâilün
c)            Mef’ûlü            mefâîlü            mefâîlü            feûlün
b. Şairin üç değişik aruz kalıbını kullanması, “sanat ve şiirde güzellikten başka gaye ara­mama” tutumu ve şiirin müzikal değerini artırma çabası ile nasıl ilişkilendirilebilir? Açıklayınız.
Şairin üç farklı aruz ölçüsü kullanması şiirde anlam ile ses arasında bir uyum arayışı içinde olduğunu göstermektedir.. Bazı şarkıların hareketli ve coşkulu, ba­zılarının ağır ve duygusal olması gibi bu şiirde de anlatımın akı­şına göre farklı ritmik özelliklere sahip kalıplar kulla­nılmıştır. Şair bunu yaparken şiirde ses ile anlam uyumunu kurmayı amaçlamıştır.

12.ETKİNLİK
a. Şiirin kafiyelerini bulunuz.
... uçuş
...kuş
-uş: tam uyak
...kar
-ar: tam uyak
...arar
-(s)ı:redif
...sürûd-ı şeydâsı
-dâ: zengin uyak
...neşîdeleri
-i:redif
...ferdâsı
-er: tam uyak
...yeri

….kelebek
….melek  ……-ek: tam uyak

….üstünde
….yelpâze
….mürde
….pervâze ….. –de: tam uyak, -âze: zengin uyak

b. “Arar, ağlar, kuşlar, yuvalar, kovalar, uçarlar” ve “lerze, serd, kebûter, bahâr, derin, yeri, rîşe, mürde, düşer, dallar, ser-te-ser, tüyler” kelimelerinde ortak ses nedir?
Bu kelimelerde “r” sesi ortaktır. Aliterasyon sanatı yapılmıştır.

c. Kışın hâkim olduğu dizelerde hangi ünsüzlerle (sert, yumuşak) aliterasyon yapıl­maktadır? Bu durumun nedenini açıklayınız.
Destinde ey semâ-yı şitâ tûde tûdedir / Berg-i se­men, cenâh-ı kebûter, sehâb-ı ter...” (Elinde, yığın yığındır: Yasemin yaprağı, güvercin kanadı, yüklü bulutlar.) “t” ünsüzü çokça kullanılmış, aliterasyon yapılmıştır.  Bu dizelerde karın yağmaya başlaya­cağı anlamı vardır. “T” ünsüzünün tekrarıyla havanın soğumasını yansıtmak istemiştir şair.

ç. Şair, şiirde kullandığı sesleri seçerken niçin dikkatli davranmıştır?
Şair karın yağışını hissettirmek, ses ahengini sağlamak için sesleri seçerken dikkatli davranmıştır.

2. Şiiri “Nazım = nesir + ahenk veya musiki” şeklinde formülleştiren Cenap Şehabettin’in Elhân-ı Şitâ’sı için onun tabiriyle “musiki gibi şiir” denilebilir mi? Cevabınızı şiirden örnekler vererek açıklayınız.
Cenap Şahabettin, şiiri duyguların ahenkli ve müzikal bir söyleyiş tar­zıyla dile getirilmesi olarak görmüştür. Şair, Elhan-ı Şita şiirinde  ahenkli söyleyişi kurmayı başarmıştır. Şiirin genelinde okuyucuyu olay içinde yaşatan bir anlatım akışı vardır, “kış, kar, beyaz, dö­külmek, uçmak, kanat, kuş, sessizlik, uyku” gibi söz­ler kış mevsiminin oluşturduğu çağrışımın gücünü ortaya koymaktadır.

3. Elhân-ı Şitâ’yı kahramanlık şiiri okuyormuş gibi okumak doğru mudur? Neden?
Doğru değildir, çünkü Elhan-ı Şita kahramanlık temalı bir şiir değildir? Şiirde söyleyişi belirleyen en önemli etkenlerden birinin şiirin bütününde hakim olan ana duygu olduğu unutulmamalıdır.

13.ETKİNLİK
a. Sone ve serbest müstezatla ilgili sunumunuzu gerçekleştiriniz.

b. Elhân-ı Şitâ’nın sone ve serbest müstezat nazım şekillerinden hangisiyle yazıldığı­nı belirtiniz.

4. Dizelerin bir araya getirilişinde dikkat edilen bir kuralın olup olmadığını söyleyiniz.
Dizelerin bir araya gelmesinde anlam ve ses uyumuna dikkat edilmiştir. İlk bölümde artık mısra olarak tekrarlanan "Gibi kar, kar" sözleri bir ritim oluşturmanın yanı sıra karın kesik kesik yağı­şını da yansıtmaktadır. "kar, arar, ağlar" kelime­lerindeki "ar" kafiyeleri de "kar"ı çağrıştırıyor. İkinci bölümdeki kelimelerin sıralanışından, karın daha yoğun yağdığı izlenimini çıkarabiliriz.

5. Elhân-ı Şitâ’da “sözün beyitte bitirilmesi şartı”na bağlı kalınıp kalınmadığını belirleyiniz.
Elhan-ı Şita şiirinde sözün beyitte bitirilmesi şartına bağlı kalınmamıştır.
6. Elhân-ı Şitâ lirik, epik, pastoral, didaktik şiir türlerinden hangisiyle adlandırılabilir? Neden?
Lirik bir şiirdir. Bir kış manzarasını, karın yağışını duygusal bir tarzda işlediği için lirik bir şiirdir.
14.ETKİNLİK
Dört gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Elhân-ı Şitâ şiirini dört bölüme ayırınız. Şiirin bölümlerini gruplar arasında paylaşınız. Grup olarak incelediğiniz dizelerde şairin ba­hara ve kışa dair nelerden bahsettiğini belirleyiniz.

Şiirin birinci bölümü:

Bir beyaz titreyiş, bir dumanlı uçuş,
Eşini kaybeden kuş
gibi kar
Geçen ilkbahar günlerini arar...
Ey kalplerin çılgın nağmeleri,
Ey güvercinlerin ilahileri,
O baharın işte budur yarını, geleceği:
Kapladı derin bir sessizlik yeri,
karlar
Ki sessizce sürekli ağlar.

Burada karların uçuşunun tasviri yapılmış, bahar mevsimi anılmış. Benzetmeler var: Karlar, beyaz titreyişler halinde dumanlı uçuşları olan eşini yitirmiş kuşlara benzetilmiş.

Şiirin ikinci bölümü:
Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
Bir beyaz melek kanadının tüyü
gibi kar
Seni solgun bahçelerde arar.
Sen açarken çiçekler üstünde,
Ufacık bir çiçekli yelpaze,
Ey ölü, şimdi senin cenazen üstünde,
Parça parça uçmaya başladı
karlar
Ki gökten düşer düşer, ağlar.
Uçtunuz, gittiniz siz ey kuşlar,
Küçücük, beyaz başlı baykuşlar
gibi kar
Sizi dallarda, yuvalarda arar.
Gittiniz, gittiniz siz ey kuşlar,
Şimdi boş kaldı büsbütün yuvalar;
Yuvalarda - figansız yetim kalan-
Son kalan mavi tüyleri kovalayan
Karlar
Ki havada uçar uçar, ağlar.

Bu dizelerde bahara ait unsurlar işlenmiş. Şair baharda çiçeklerin üstünde dolaşan bir kelebeği hatırlıyor, karların yağışıyla çiçekler karlarla kaplanmış ve kelebek de ölmüştür. Bu bölümde kaybolan saadet duygusu yansıtılıyor. Şair,  karları bir meleğin kanadının beyaz saçağına benzetmiştir. Karlarla ilgili betimlemeler var. Hüzün duygusu ön planda.

Şiirin üçüncü bölümü:
Ey kış günlerinin göğü!
Elinde, yığın yığındır:
Yasemin yaprağı, güvercin kanadı, yüklü bulutlar.
Dök ey gök, -tabiatın ruhu uykudadır-
Kara toprağın üstüne bembeyaz çiçekler...
Her ağaçlık, şimdi -Ne yaprak ne çiçek!-
Ümitsiz ve siyah renkli bir gölgeler yığını...
Ey kış semasının eli, durma çek,
Her ağaçlığın üzerine bir beyaz örtü.

Şair gökyüzüne sesleniyor. Gökyüzünün, kara toprağın üstüne bembeyaz çiçekler dökerek tabiatın ruhunu uyandırmasını istemektedir.
Burada şairin gerçeklerden kaçma ve karın beyaz saflığına sığınma düşüncesi olduğunu söyleyebiliriz.

Dördüncü Grup: Şiirin dördüncü bölümü:
Göklerden arzular gibi dökülüyor kar.
Her yanda hayalim gibi koşturuyor kar.
Sessiz bir rüzgârın saf kanadında uyuklar,
Bir aralık durup sonra uçarlar.
Soldan sağa, sağdan sola titreyerek ve kaçarak,
 Kâh uçarak tüyler gibi, kâh yuvarlanarak...
Karlar... Sessizlik ilahilerinin ezgileri,
Karlar... Bütün melekler âleminin bahçelerinin
çiçekleri
Ey göğün eli, kara toprak üzerine dök,
Ey göğün eli, cömertliğin eli, kışın eli dök:
Bahar çiçeklerinin yerine beyaz karı (dök)
Kuşların nağmeleri yerine ümit sessizliğini (dök)

Anlatımın akıcılığından ve ritminden kar yağışının başladığını anlıyoruz. Kar yağışının havada uçuşması, dönerek ve yuvarlanarak yerlere inmesi anlatılmış. Kar yağışının, insana sessiz bir ümit hissi verdiği ifade edilmiş.

7. Tasvirleri durağan, hareketli oluşlarına göre değerlendirerek şiirde hareketin önemini ifade ediniz.
Betimlemeler, karın hareketlerine göre verilmiş. Kar taneleri yeryüzüne usul usul inmektedir. Betimlemeler de buna uygun, fazla hareketli değil, durağan olarak yapılmış.
15.ETKİNLİK
Sembolizm ve empresyonizmin özelliklerini tahtaya sıralayınız. Bu akımların hangi • özellikleri Elhân-ı Şitâ şiirinde görülmektedir? Örnek veriniz.

8. Doğal çevreyi anlatırken şair, nelere dikkat etmiştir? Anlatılanlar şairin duygu ve düşünce filtre­sinden geçmiş şekilde mi karşımıza çıkmaktadır? Niçin?
Şair doğal çevreyi olduğu gibi değil, kendi anlayış ve zevkinin süzgecinden geçirerek anlatmıştır. Kar, şa­ire göre kuru kuruya bir doğa olayı değildir. Şair, ka­rın saflığını, temizliğini ve bütün çirkinlikleri örten beyazlığını yüceltir.
16.ETKİNLİK
a) Şiire hâkim olan duygu nedir?
Kaybolan bir mutluluk duygusu
b) Şair, doğa tasvirini kendi ruh hâlini anlatmak için araç olarak kullanmış olabilir mi? Tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize yazınız.
Şair, ruh halini anlatmak için doğa tasvirini araç olarak kullanmıştır. Bahar ve kış mevsimiyle ilgili kavramları iç içe işlemiş, ruhundaki hüznü, karmaşayı yansıtmıştır. Baharın kaybolmasına üzülen şair, kışın gelişine hüzün duysa da isyan etmemekte bu doğa olayıyla ruhunu dinlendirmektedir.

9. Karların önce yavaş yavaş ve parça parça, sonra hızlı hızlı ve lapa lapa yağışı ile şairin ruh hâli arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Bu, şairin ruhundaki değişimleri yansıtmaktadır. İnsanın önce hüzünlenip sonra gözyaşı dökmesi gibi…
10. Şiirin temasını bulunuz. Temanın soyuta mı, somuta mı; bireye mi, topluma mı daha yakın oldu­ğunu açıklayınız.
Kar ve hüzün, kaybolan mutluluk – Bu tema soyuttur, bireye yakındır.
11. Şiirde işlenen temanın evrensel özellik taşıyıp taşımadığını söyleyiniz.
Şiirde işlenen tema evrensel bir nitelik taşımaktadır.

12. Şairin ruh hâli ve şiire hâkim duygu ile şiirin yazıldığı dönemi ilişkilendiriniz. Şiiri oluşturan zih­niyeti belirtiniz.
Şairin ruh halinde karamsarlık ve melankoli görülüyor. İnsanı hüzünlendiren ve derin düşüncelere yönelten doğa betimlemelerine ağırlık vermiş. Servetifünun sanatçılarının genel ruh yapısını yansıtmaktadır. Servetifünun dönemi zihniyeti hakimdir.

13. Divan şiirindeki gazel, kaside gibi türlerde işlenen temalarla Elhân-ı Şitâ şiirinin temasını karşılaş­tırınız. Şiirin içeriğinde Tanzimat’la başlayan yenilikle Elhân-ı Şitâ’nın teması arasındaki ilişkiyi söyleyiniz.
Divan şiirindeki gazellerde aşk, sevgiliye özlem, dünyanın güzellikleri; kasidelerde ise din ve devlet büyük­lerine övgü gibi temalar işlenmiştir. Elhan-ı Şita şiirinde ise bireysel bir tema farklı bir bakış açı­sı ve üslupla işlenmiştir. Elhan-ı Şita şiiri, ele aldığı temanın bireysel olması bakımından divan şiirine benzemektedir. Ancak temanın işleniş biçimi ve kullanılan üslup bakımından kendine ve dönemine özgüdür.

14. Şiirin dilini konuşma dili ile karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları söyleyiniz.
Dil olarak Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü ağır bir dil kullanılmış. Şiirin günümüz Türkçesine çevrilmiş bölümünde zaman zaman konuşma diline daha yakın bir kullanımın olduğunu görüyoruz. Ancak sanatlı, istiareli bir söyleyiş olduğundan sanatsal bir dil vardır.

Bir dizenin ortasından başlayıp birkaç dize sonra biten, yan yana getirildiğinde nesir  parçası zannedilebilecek cümleleri, düz yazı gibi okuyunuz. Elde ettiğiniz yeni metnin güçlü ve pürüzsüz bir nesir parçası olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize yazınız.


15. Şiirde bahara (mutluluğa) ait birçok şeyin kışın gelmesiyle kaybolduğu ifade edilmektedir. Şair, hangi varlığı mutluluk duygusu ile ilişkilendirmiştir?
Şair, kışın gelmesiyle bahara ait unsurların yok olmasından elem duyuyor. Kışın, bahar çiçekleri yerine kar taneleri var. Kar taneleri, mutluluk ve hüzün duygusunu bir arada veriyor şaire.
16. Şiirdeki diğer imajları göstererek bunların nasıl kullanıldığını söyleyiniz.
 Şiirdeki imajlar (imgeler):
"Beyaz titreyiş, dumanlı uçuş kalplerin çılgın ezgile­ri, güvercinlerin şarkıları, derin sessizlik, beyaz me­lek kanadının saçağı, mavi tüyler, tabiatın ruhu, göl­geler siyahlıklar ve ümitsizlikler yığını, beyaz örtü, emeller gibi yağan kar, hayal gibi koşan kar, sessiz rüzgâr, saf kanat, sükût ilahilerinin ezgileri, semanın eli, cömertliğin eli, kışın eli, kuşların ezgileri, ümit sessizliği."

17. Dizelerdeki söz sanatları ile şairin “resim gibi şiir” yazma gayretini ilişkilendiriniz.
Şiirdeki söz sanatları genelde teşbih ve istiaredir. Bu da şiirin anlamsal kurgusunda gözlemin ve betimlemenin önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir.  Şair, doğayı bir ressam dikkatiyle izlemiş, gördüklerini kendi bakış açısına göre yorumlamış ve tablo gibi şiir yazmıştır.
18. “Küçükken en tatlı eğlencem, resimli kitapların yapraklarını çevirmekti.” diyen şairin şiiri için “resim gibi şiir” denilebilir mi? Neden?
Evet, denilebilir. Şair resim gibi şiir yazmıştır. Şairin güçlü betimlemeleri vardır. Şair, kelimelerle adeta bir kış tablosu çizmiştir.

18.ETKİNLİK
Onuncu etkinlikte yaptığınız resim veya yazdığınız öykü ya da şiirle Cenap Şehabettin’in şiirindeki kar manzarasının farklılıklarını belirleyiniz.

19. Şiirde anlatılan duyguların bireysel olup olmadığını söyleyiniz.

20. Şiirle ilgili duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
21. Şair ile anlattığı manzara arasındaki ilişkiyi ifade ediniz.
Şair, tabiatı canlı bir varlık, insan gibi düşünmüş. Karın yağışıyla ilgili betimlemelerle şair ruhsal durumunu yansıtmıştır.

22. Şiirde anlatılanların düz yazı ile ifade edilip edilemeyeceğini belirtiniz. Ulaştığınız sonucu, nede­nini de belirterek defterinize yazınız.
Düz yazı ile ifade edilemez. Çünkü düz yazı ile aynı duyguları yakalamak mümkün değildir. Düz yazıda şiirdeki ahenk, ritim unsurları kaybolacaktır.

23. Temanın ele alınış biçimi, aruzun farklı kalıplarının bir arada kullanılışı, dil ve anlatım yönünden değerlendirildiğinde Elhân-ı Şitâ şiiri, divan ve Tanzimat şiirinden hangisine daha yakındır? Bu yakınlık, o geleneğin devamı şeklinde algılanabilir mi? Açıklayınız.
24.  
Elhân-ı Şitâ şiiri temanın ele alınış biçimi yönünden Tanzimat şiiri geleneğine yakındır çünkü divan şiiri­nin klasik konularının dışına çıkmıştır. Şiirde aruzun farklı aruz kalıplarının kullanılması Servet-i Fünun şiirinin bir özelliğidir. Şiir dil ve anlatım yönünde divan şiiri geleneğine yakındır.
19.ETKİNLİK
Elhân-ı Şitâ’yı seçtiğiniz günümüz şiiri ve kitabınızın 35. sayfasındaki Namık Kemal’e ait kasideyle tema, ölçü, dizelerin kümelenişi, dil, anlatım yönünden karşılaştırınız. Benzer­lik ve farklılıkları defterinize yazınız.

25. Cenap Şehabettin’in fikrî ve edebî yönüyle ilgili çıkarımlarda bulunarak sonuçları maddeler hâ­linde tahtaya yazınız.
·         Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’ten sonra en önemli şairidir. Asıl meslegi doktorluktur. İhtisas için gittigi Fransa’da tıptan çok şiirle ilgilenerek sembolizmi yakından takip etmiş ve bu akımdan etkilenmiştir.
·         Şiirde kelimeleri müzikal değerlere göre seçerek kullanır.
·         Tıp öğrenimi için gittiği Fransa’da edebiyatla ilgilenmişve sembolizmden etkilenmiştir.Ancak sembolizmi kavramakta yetersiz kalmış, şiirlerinde bol bol istiare kullanmış ve ses uyumuna dikkat etmiştir.
·         Ağır bir dil ve süslü anlatım en belirgin özellikleridir.
·         Şiirlerinde aruzun birden fazla kalıbına, genellikle de karışık kalıplarına yer vermiştir.
·         Aşk ve doğa en çok işlediği konulardır.
·         Dili oldukça ağırdır. Bilinmeyen Arapca ve Farsça kelime ve tamlamalar kullanır.
·         Duygu ve hayal yüklü tamlamalar kurar. Serbest müstezadı çok kullanmıştır.
·          Aynı şiirde birden fazla aruz kalıbı kullanmıştır.
·         Aşk ve tabiat değişmez konularıdır.
·         Sanatı, sanat, hatta güzellik için yapmıştır.
·         Bolca semboller kullanmış, tabiatla iç dünyanın kompozisyonunu çizmiştir.
Düz yazıları da vardır: Hac Yolunda, onun gezi yazısıdır. Suriye Mektupları ve Avrupa Mektupları da gezi türündedir.
Diğer nesirleri: Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Tiryaki Sözleri (kendi vecizeleri)
Tiyatro eserleri: yalan (dram), Körebe (komedi)

26. Cenap Şehabettin’in eserinde dile getirdikleri ve ruh hâli, şairin yaşadığı dönemin gerçekliğiyle ne derece örtüşmektedir?
Dönemin gerçekliğiyle örtüşüyor. Servet-i  Fünun sanatçılarının çoğunda karamsarlık, hüzün bireysellik görülür.

SAYFA 104

YORUMLAMA-GÜNCELLEME
1. Cenap Şahabettin’in doğayı, duygularını yansıtacak biçimde anlatması, kendi ruhunun aynası olarak görmesi ve Tevfik Fikret’in gençlikten, gelecekten beklentileri; Servet-i Fünûn sanatçılarının ya­şadıkları ortamdan memnun olmamalarına bağlanabilir mi? İki şairin hayatı ile şiirleri arasındaki ilişki hakkında ne söyleyebilirsiniz? Yorumlarınızı arkadaşlarınızla paylaşınız.
İki sanatçı da bulundukları ortamdan memnun değildir. Tevfik Fikret, dönemin siyasi anlayışına tepkisini sert bir üslupla dile getirirken, Cenap Şahabettin, karamsar, kapalı bir üslubu tercih etmiştir.

2. Servet-i Fünûn şiirinin edebiyatımızdaki yeri ve değeri nedir?
Divan şiiri nazım şekillerinin terk edilmesi, şiirde ses ve anlam arasında sağlam bir bağ kurulması, şairlerin, imgeleri şiirde ustalıkla işlemeleri, Batılı nazım şekillerinin kullanılması, (sorucenneti.net-alıntılarda kaynak gösteriniz.) serbest müstezatın başarılı örneklerinin verilmesi, mensur şiirin bu dönemde ortaya çıkması Servet-i Fünun şiirinin edebiyatımızda önemli bir yeri olduğunu gösterir.
3. Servet-i Fünûn şiirinin özelliklerini belirleyerek maddeler hâlinde tahtaya yazınız.

4. Yeni Türk şiirinin Servet-i Fünûn’la başladığı yolundaki kabulün dayanak noktasını belirleyiniz.
Şiirde hem temada hem de içerikte değişiklik yaparak yeni Türk şiirinin temelini attıklarını söyleyebiliriz.
20.ETKİNLİK
a. İki gruba ayrılınız. Tevfik Fikret’e ait aşağıdaki dizelerle ilgili düşüncelerinizi anlatan kısa yazılar yazınız.
Birinci grup: “Vatan, çalışkan insanların omuzları üstünde yükselir.”
İkinci grup: “Yükselmeyen düşer: Ya ilerleme, ya düşme!”
b. Yazınızı bitirdikten sonra diğer grubun üyelerinden birine okuyup incelemesi için veriniz.
c. Grup içinde oylama yaparak en beğendiğiniz iki yazıyı belirleyiniz,
ç. Her iki grubun belirlediği toplam dört yazıyı sınıf panosuna asınız.
Yazı okunma sayısı-18 Nisan 2014'ten beri:
{[['']]}
Paylaşmak İsterseniz :
SON YAZILARDAN HABERDAR OLMAK İÇİN TWİTTER'DA TAKİP EDİN

+ yorum + 7 yorum

yASMİN
28 Ara 2012 14:25:00

muhteşem,burası olmasa napardık bilemiyorum

Adsız
31 Ara 2012 20:32:00

:D

Adsız
1 Oca 2013 15:35:00

:P :))

Adsız
12 Şub 2013 18:54:00

hec deme yaaa

Adsız
16 Şub 2013 21:09:00

Çok teşekkürler, devaminida bekleriz :)

18 Ara 2013 00:44:00

edebiyat kitabımda böyle bişey yok insanları kandırmayın lütfen

18 Ara 2013 22:43:00

@ahmet saydambelki de yayınevin farklıdır sevgili Ahmet ...

Yorum Gönder

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyatfatihi.net - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger