CEMAL SAFİ TEK HECE AŞK ŞİİR İNCELEMESİ

CEMAL SAFİ TEK HECE AŞK ŞİİR İNCELEMESİ
“Cemal Safi diyince durmak lazım… Cemal Safi soyadı gibi saf bir şiir adamı, edebiyat adamı ve

insanı büyüleyen gerçek bir söz büyücüsü… Şiirlerini bestelemek çok zor. Çünkü o güçlü ifadeleri

bozarım diye korkuyor insan…”

Diyor şairin onlarca şiirini besteleyen Orhan Gencebay; Safi’yi, ilk kitabı “Vurgun”un önsözünde

tanımlarken. Cemal Safi’nin ünlü şiiri Tek Hece-Aşk’ı incelemeye başlamadan önce Safi’nin sanat

anlayışından az da olsa bahsetmenin iyi olacağı kanısındayım.

Cemal Safi’nin sanata ve şiire bakışını, O’nun edebi anlamdaki duruşunun ipuçlarını yine onun

iletişim aracı olan şiirlerinden yakalamak çok yerinde olacaktır. Kaldı ki Cemal Safi ‘’Tarzım’’ adlı

şiirinde kendi poetikasını ortaya koymaktadır. O’nun deyimi ile onun şiir unsurlarının temeli öz

olarak bu dörtlükte ifade edilmiştir;

“Geleneği yaşatmak görevim kadar arzum

Aruz sünneti arzım, hece vezniyse farzım

Zordan vazgeçemedim, kolaya kaçamadım

Ecdadıma saygımdır şiirde nazım tarzım” 1

Cemal Safi’ye göre şiir bir romanın özetidir. Edebiyat ailesi diğer unsurları ile bir gül bahçesi ise

şiir, gül yağı; üzüm bahçesi ise şiir, şaraptır. Şiirin bir sanat ilimi olduğunu savunur.2

Şiirin sahip olması gereken biçimsel özellikleri konusunda ise, hece vezni, aruz vezni ve kafiye

olmasını savunmaktadır. Yani Safi’ye göre şiir vezinli ve kafiyeli olmalıdır. Safi hece veznini,

aruz veznini bilmeden, anlamadan serbest vezinli şiirler ortaya konulamayacağını söyler.

‘’Alp Er Tunga’’ Destanı’ndan örnek verdiği ‘’/Alp Er Tunga öldü mü/ Acun ıssız kaldı mı/ Ödlek

öcün aldı mı/’’ dizeler ile en az iki bin yıl evvel yazılmış bu dizelerin vezninin ata vezni olduğunu

söyler ve serbest vezinli şiir yazmak için önce üstat olmak gerektiğini belirtir. 3

Şairliğe bakışı da tıpkı şiire bakışı gibi kesin çizgilere sahiptir Safi’nin. O şair olunamayacağını,

şair doğulacağını savunur. Ona göre şair farklı yaratılmıştır. Şair daha fazla gören, duyan ve

yazmaya mecbur edilmiş bir varlıktır. O şairi kuşlar arasında bülbüle benzetir. Kuşlar arasında

nasıl en güzel ötüşeni bülbül ise, nasıl diğer kuşlar bülbülü dinlerler ise, insanlar arasında şairin

konumu da bu durumdadır. Güzel öten diğer kuşlar elbet vardır; ancak bülbülün yeri ayrıdır.

İlk yayınlanan eseri olan Vurgun, yazının başında belirttiğimiz gibi Orhan Gencebay‘ın kaleme

aldığı ‘’Cemal Safi Ağabeyim’’ adlı, önsöz niteliği taşıyan, Safi hakkındaki düşüncelerini belirttiği

bir yazı ile başlamaktadır.

Safi ilk eseri Vurgun hakkında Sevinç Atan’la yaptığı röportajda şöyle bahsetmektedir: ‘’ Bin

dokuz yüz yetmiş sekiz yılı on yedi nisanında bir çift göz, bir ahu bakış öğretti aşkı bana. Öyle ki,

elim ayağım tutmaz oldu. Değerli dostum rahmetli Prof. Dr. Rasim ADASAL : "Safi, sen kara

sevdaya tutulmuşsun," demişti bana.

Olur, olmaz yerde durup durup ağlardım. O günleri “Bakırköy’den Mektup var” adlı şiirimde

şöyle anlatmıştım.

“Yağışlı gözümün hazan çağı da,

Olur, olmaz yerde başlar ağıda.

Sinir servisine giden kâğıda,

Aklından zoru var, diye yazdılar.”

Bu yoğun duygular bende dört yıl devam etti. İnanır mısınız, tam dört uzun yıl sağ elim tutmadı

benim. Kara sevda deyip geçmeyin çok zordur. Allah düşmanımı düşürmesin.

İşte “Vurgun” o günlerin eseridir. Daha sonraları o yanardağın infilak hızı azalıyor, azalıyor ama

krater hep açık kalıyor ve bir daha asla âşık olamıyor insan.

Bence şair bin kez sever, bir kez âşık olur. İşte gerçek aşk budur. Benim şiirlerimde anlattığım

aşk da budur. Ünlü şiirim “Tek Hece-Aşk” ı yazdıran da bu duygulardır. ‘’ 4

Hemen her şiirinde aşk temasını işleyen Cemal Safi, Tek Hece adlı şiirinde de aşk temasından

vazgeçememiştir. Karacaoğlan’ın, Fuzuli’nin, Âşık Emrah’ın kısacası Türk şiirinde büyük izler

bırakmış tüm şairlerin her şiirinde tek yönünü irdelediği bir muammayı Cemal Safi tek şiirde

bütün yönleriyle tarif etmeye çalışmıştır.

Birinci dörtlükte ;”Var mı beni içinizde tanıyan?” sorusuyla başlayan şiir, ilk mısrasında

okuyucuyu merakta bırakır. İlk mısrasıyla başlayan bu merak son dörtlüğe kadar artarak devam

eder.

Şair tarih boyunca aşkın neler yaptığını bir marifet olarak gösterirken aşkın acımasızlığını ifade

etmiştir. Çünkü onun önünde eğilmeyen kalmamıştır. Aşk öyle bir güçtür ki; kralı rezil, rezili

kral; iyiyi vahşi, vahşiyi iyi yapar. Bir yerde aşk varsa orada kral, hükümdar, sultan, dilenci, rezil,

vezir yoktur. Çünkü aşk bu farklılıkları ortadan kaldıran tek unsurdur.

Tek Hece adlı şiirde, Safi bütünüyle sözü aşka teslim etmiştir. Şiirde konuşan, şair değil aşktır.

Şair ilk dörtlüğün “Kimliğimi tarif etmek zor benim...” mısrasında aşkın tarifinin bir insan

tarafından yapılmasının zor olduğunu belirtmiştir.

Belki de bu düşünceden dolayı aşkı aşka tarif ettirmiştir…

Tek Hece-Aşk

Var mı beni içinizde tanıyan?

Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.

Kalmasa da şöhretimi duymayan,

Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.

Bir gül için can evinden tutuştu.

Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü.

Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.

Benimle değişti talihi bahtı,

Yerle bir eylerim taç ile tahtı,

Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim âlimi,

Vahşi iken yahşi ettim zalimi,

Yavuz iken zebun ettim Selim'i,

Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.

Lokman Hekim bulamadı çaremi.

Aslı için kül eyledim Kerem'i.

İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.

Hatırım için yüce dağlar delindi.

Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.

Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.

Yunus'umla öfkeleri dindirdim.

Günahımla çok ocaklar söndürdüm.

Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Benim için yaratıldı MUHAMMET!

Benim için yağdırıldı o rahmet!

Evliyanın sözündeki muhabbet,

Enbiyanın yüzündeki nur benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da

Görünmezim cismim de yok, resmim de

Dil üzmezim, tek hece var ismimde

Barınağım gönül denen yer benim...


(Kendi sesinden dinlemek isteyenler için linki aşağıdadır)

http://www.youtube.com/watch?v=ojrVhIrgVaM



1 Cemal Safi, Ya Evde Yoksan, 1.Baskı, Büyükharf Yayıncılık, Ankara, 2008.

2 http://www.e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/eczaciodasiyayinlari/karadeniz_2_6/9.pdf

3 http://www.e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/eczaciodasiyayinlari/karadeniz_2_6/9.pdf

4 http://birharf.net/e107_plugins/content/content.php?content.33

YAZI KAYNAĞI: VELEVKİ DERGİ

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.