9 MADDEDE HİÇ BİLMEDİĞİNİZ ÖZELLİKLERİYLE AHMET HAŞİM

HAZIRLAYAN : edebiyatfatihi.net gündem editörü
Çoğumuz Ahmet Haşim’i edebiyat ders kitaplarındaki şiirleriyle ve üniversite hazırlık kitaplarındaki çoğu maddeler halindeki edebi kişiliğini anlatan bilgilerle tanırız.Bir şairi bütün özellikleriyle tanımak onu ve şiirlerini anlamlandırmada çok önemli bir etkendir.Çünkü pek çok şair yaşadığı dönemden içinde bulunduğu ruhsal durumlardan etkilenmiş bunları az veya çok eserlerine yansıtmıştır...
1.BAĞDAT'TA BAŞLAYAN YAŞAM ÖYKÜSÜ


Ahmet Haşim , Bağdat'ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat'ın eski ve bilinen ailelerinden biri olan Alusizadelere mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat'ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler'in kızı Sara Hanım'dır. Meşhur tefsir alimi Mahmud elAlusi Ahmet Haşim'in babasının dedesidir. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanîsi'ne yatılı olarak verildi.Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanîsi'nde başlar...

2) ANNESİNİN ÖLÜMÜYLE BÜYÜK BİR BOŞLUĞA DÜŞTÜ

3) İLK ŞİİRİ 13 YAŞINDA YAYINLANDI , EDEBİYAT DÜNYASI YENİ BİR IŞIĞA GÖZLERİNİ OVUŞTURUYOR
  İlk şiiri yayımlandığında henüz on üç on dört yaşlarındaydı...Bundan sonraki üç yıl içinde on üç şiiri yayımlandı.Edebiyat dünyası yeni bir ışığa alışmaya çalışan gözlerini ovuştururken Haşim, masalın dışında kaldığı zamanlarda hâlâ kendini küçümsemekle meşguldü...

4) HOCASI TEVFİK FİKRET'İ KÖTÜLEYEN YAZILAR YAZDI



Galatasaray’da okurken derslerine giren ve şiirlerinde etkisi görülen hocası Tevfik Fikret hakkında bile Fikret’in dahil olduğu Servet-i Fünun akımından hoşlanmadığı için onu kötüleyen yazılar yazmıştı.Ama birçok hakaret yazısının ardından kendisine aynı şekilde mukabele edilmediği zamanlarda “bu kusurum(dedikodu) için kendimi müdafaa kuvveti artık bende yok” diyerek özür mektupları yollamıştı.

5) İLGİNÇ BİR DOSTLUK ANLAYIŞI VARDI...

Bir dostuyla arası açıldığında fotosunu “ayakyolu”nun duvarına asmış, araları  düzeldiğinde de fotoğrafı  salondaki yerine yerleşmişti.

6)  YAKUP KADRİ HAYATI BOYUNCA DOSTU OLDU ; AMA...

Hayatı boyunca dostu Yakup Kadri’yle de ezeli rakibi Yahya Kemal yüzünde bozuşmuş hatta na bir düello davetiyesi göndermişti.

7) KENDİNDEN NEFRET EDEN BİR ADAM
 Ona göre kendisi “ iri ve yağlı bedeni üzerinde duran koca kafası, kısacık boynu ve yüzündeki yara iziyle bir ucubeyi andıran çirkin sesli zavallı bir adamdı” ve kendisinde zerre bulunmadığını düşündüğü güzellikten de bu nedenle nefret ederdi.

8) KADINLARLA İLİŞKİSİ SIKINTILIYDI

Kadınlarla ilişkilerinde ya korkup kaçmış ya da ani duygu kabarmalarıyla saldırgan bir hal almıştı.Evlenip bir yuva kurma hayalini hayatı boyunca taşıyan Haşim , güzel ve zengin bir kadınla evlenerek her iki arzusunu da tatmin edebileceğini sanıyordu.Onun aşk hayatını “Beni sevenlerin hepsi güzel fakat züğürt.Sevdiklerimin hepsi zengin fakat bana lakayt.Hem zengin hem de bana teveccühkar olan kızlar tanıyorum ki maalesef çirkinler” sözü özetliyordu.

9) HAYATI BOYUNCA ANLAŞILAMADIĞINI DÜŞÜNEN AHMET HAŞİM 49 YAŞINDA VEFAT ETTİ...
 4 Haziran 1933'te Kadıköy'de vefat eder. Sıcak bir günde, Eyüp'teki mezarına gömülür. Peyami Safa, mezarı başında irticalen şunları söylemektedir:
«Ahmet Haşim, biz, seni burada bırakıp gidemeyiz. Ya sen, senin kalbin bizimle gelsin. Ya bizim kalplerimiz burada kalsın. Haşim, bugüne kadar bir türlü gelmeyen bahar, bugün seni burada teşyie geliyor. Bak, senin leyleklerin, pür-hayal leylekler, mezarının üstünde dolaşıyorlar.»

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.