BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR ÖZETİ,KONUSU,TÜRÜ,İNCELEMESİ


Bogaziçi Şıngır Mıngır (Salah Birsel)

Kitabın Adı:
Bogaziçi Şıngır Mıngır
Kitabın Yazarı Salah Birsel
Kitabın Yayınevi Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar
Kitabın Basım Yılı 1980
TÜRÜ: DENEME

1.KİTABIN KONUSU:
Boğaziçi Şıngır Mıngır adlı kitap 38 kısa deneme-den oluşup hepsi de boğaziçinin gizli tarihini anlat-maktadır.Olayları tüm pencerelerden yansıtarak okuyucunun olayları tarafsızca görmesini sağlamaktadır.Bazen olayların içinde yaşamış biri olarak anla- tan yazar,bazen de ikinci bir ağızdan olayları okuyucuya anlatmaktadır .

2.KİTABIN ÖZETİ:

Kitapta Osmanlı devrindeki İstanbul anlatılmaktadır. Saraylar, kahvehaneler, yalılar anlatılmakta , buralarda geçen olaylara değinilmektedir.Yazar “Galata Kulesi'nden Boğaz’a bir göz atalım ki, bakalım. Boğaz yerinde mi değil mi? Değilse boş yere bağda-şımızı bozmaya kalkmayalım.” diyerek hikayesini anlatmaya başlar.Hazerfan Ahmet Çelebi’nin Galata kulesin’den atlayışını, İstanbulluların Uludağ’ı görmek için saatlerce Galata Kulesi’nde bekleyişlerini anlatmaktadır. Daha sonra Sarıyer’in her birinden yüzer damla su akan kirazı Hisar kirazı diyerek o zamanın bağlarını anlatmaktadır. Sultan Hamit’ in burnunu silmek için tülbentleri küçük parçalar halinde kestirip kağıt mendili 100 yıl önce icat etmesine kılpayı kaldığını,her sarayın 10-15,Çırağan’ın ise 35 tabla yemeği olduğunu ve Abdülhamit’in sofrasında annesinden kalma altın bir tuzluğunun bulunduğunu, III. Murat zamanında saray mutfağının Mısır’dan 3600 kilo pirinç, 2660 kilo nohut, 2500 kilo şeker geldiğini; Eflaktan koyun,bal, tuz yollandığını fakat II Sultan Murat zamanında Fransız Büyükelçisi’nin sadece parça etli pilavla ağırlandığını en ince ayrıntılarına kadar anlatılmaktadır.Anlatım da yazarın iğneleyici ve ders verici bir şekildeki uslubu öne çıkmaktadır.
Bu anlatım sırasında “Lafın kurdelesii uzun mu tutuyoruz, kısa mı tutuyoruz,bilmiyoruz ama anlatalım …;Adana’da kambur feleğin keleğini yiyecek,Ulu Caminin bahçesine gömülecektir…; Zavallı Rüştü Paşabu soru için, bütün gün salamura tutulduktan sonra buna ne kaarşılık versin…; Değilse boş yere bağdaşımızı bozmaya kalkışmayalım…” gibi cümleler kullanımlarıyla alaycı ve esprisel yöntemlerle hikaye-ye akıcılık kazandırıyor gibi görünsede olaylar arasın-da çok sıkı bir bağlantı olmadığından kitabın anlatımı yinede ağır kalmaktadır.
Yazı dilinde az kullanılmış sözcüklere; tekerle-meleri , deyimleri örnek alan türetmelere (şapaşaklaş-mak , fırışka , holdurhop , Boğaziçi şıngır mıngır vb.) yer verir.Bunun yanında yazar Hazerfan Ahmet Çelebi’in Galata Kulesi’nden atlayışından; Osmanlı padişahların yemek masalarına kadar en ince ayrıntı-larına kadar anlatmaktadır.Bu da kitabın büyük araş-tırmalar sonucu ortaya çıktığının bariz bir belirtisidir. Bunu kitabın kaynakçasının kalınlığından anlayabiliriz.

KİTABIN ANA FİKRİ:
İstanbul'un hayatımızdaki ve tarihimizde ki önemi ve güzellikleri.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLERBu kitap boğazda yaşanan tarihi olayları ve tarihi eserleri ele almıştır.Tamamen bilgi vermeye tönelik bir kitaptır.Turist rehberi olabilecek bir niteliğe sahiptir.İnsan bu kitabı okudukça İstanbul gibi düntada eşi benzeri olmayan bir şehre sahip olduğu için diğer ülke insanlarından kendini üstün kılıyor.İstanbul’un Tarihi eserleri hakkında birçok yerde rastlanamayacak bilgiler bu kitabın içimdedir.

KİTAP YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.