BENCİL OLMA SENCİL OL !

DİĞERGAMLIK
MUSTAFA TOPÇU
www.edebiyatfatihi.net için yazdı
Diğergamlık kökeni itibariyle Farsça bir kelimedir ve en basit tanımıyla başkasını kendine tercih edebilmek demektir. Bunun zıddı olan hodgamlık ise sürekli kendini düşünmenin adıdır, kısacası bencilliktir.  Diğergamlık hiç de kolay bir haslet değildir. Üst düzey ruhi bir olgunluk gerektirir. Her kişinin değil er kişinin işidir. İnsanın başka birini kendisinin de önüne koyabilmesi ancak büyük bir nefis mücadelesinden ve terbiyesinden geçerek mümkün olabilmektedir.
Diğergam olmak fedakarlığın bir diğer adıdır. Cömertlik duygusunun yaşanabilecek en üst mertebesidir. Çünkü diğergamlık kişinin kendinden vazgeçerek başkasını kendinden daha çok düşünmek demektir. 

Diğergamlık “önce ben” yerine “önce sen” veya “önce o” diyebilmektir. Bu büyük fazilete ulaşanlar Cenab-ı Hak tarafından Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerimde  övülmüşlerdir. Mekke’den şehirlerine göç eden Müslümanlara büyük fedakarlıklarla yardım eden Medineli Müslümanlar hakkında “Onlardan (muhacilerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş  ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendilri son derece ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Haşr Suresi/9) ayeti indirilmiştir.


Peygamberimizin hadislerinde de diğergamlığa dair pek çok öğüt bulunmaktadır. Bunlardan birinde “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.”(Müslim, iman, 93) buyurularak cennete giden yolun diğergamlıktan geçtiği vurgulanır. Yine “Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim müslüman kardeşinin bir sıkıntısını giderirse Allan da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim müslüman kardeşinin hatasını örterse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.. (Müslim, Birr ve sıla, 58) hadisinde diğergam insanların ahirette görecekleri mükafatlara dikkat çekilir. Meşhur “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” (Müslim, iman, 74) hadisinde diğergamlığın Müslümanın olmazsa olmaz vasıflarından biri olduğu dile getirilir.

İslam tarihi de birbirinden güzel diğergamlık örnekleriyle doludur. Ama bunlardan en ilginç olanı Yermük savaşında yaşanmıştır. Gelin bu olayı savaş bittikten sonra başından geçenleri anlatan Huzeyfetü'l-Adevî (r.a.)’ten dinleyelim. “Yermük muharebesinde idim. Çarpışmanın şiddeti geçmiş, ok ve mızrak darbeleri ile yaralanan Müslümanlar, düştükleri sıcak kumların üzerinde can vermeye başlamışlardı. Bu arada ben de, güçlükle kendimi toparlayarak, amcamın oğlunu aramaya başladım. Son anlarını yaşayan yaralıların arasında biraz dolaştıktan sonra, nihayet aradığımı buldum.

Su istiyor musun?Bir kan seli içinde yatan amcamın oğlu, göz işaretleri ile bile zor konuşabiliyordu. Daha evvel hazırladığım su kırbasını göstererek dedim ki: - Su istiyor musun? Belli ki, istiyordu. Çünkü dudakları hararetten âdeta kavrulmuştu. Göz işareti ile, "Çabuk, hâlimi görmüyor musun?" der gibi bana bakıyordu. Ben kırbanın ağzını açtım, suyu kendisine doğru uzatırken, biraz ötede yaralıların arasında Hz. İkrime’nin sesi duyuldu:
- Su! Su! Ne olur, bir tek damla olsun, su!

Amcamın oğlu Hâris, bu feryâdı duyar duymaz, göz ve kaş işaretleriyle suyu hemen Hz. İkrime’ye götürmemi istedi.
Kızgın kumların üzerinde yatan şehitlerin aralarından koşa koşa, Hz. İkrime’ye yetiştim ve hemen kırbamı kendisine uzattım. İkrime hazretleri elini kırbaya uzatırken, Hz. Iyas’ın iniltisi duyuldu:
- Ne olur bir damla su verin! Allah rızâsı için bir damla su!

Bu feryâdı duyan Hz. İkrime, elini hemen geri çekerek suyu Iyas’a götürmemi işaret etti. Suyu o da içmedi. Hepsi şehit oldular.Ben kırbayı alarak şehitlerin arasından dolaşa dolaşa, Hz. Iyas’a yetiştiğim zaman, son nefesini Kelime-i Şehadet getirerek tamamladı. Derhal geri döndüm, koşa koşa Hz. İkrime’nin yanına geldim. Kırbayı uzatırken bir de ne göreyim? Onun da şehit olduğunu müşahede ettim. Bari dedim, amcamın oğlu Hz. Hâris’e yetiştireyim. Koşa koşa ona geldim, ne çare ki, o da ateş gibi kumların üzerinde kavrula kavrula ruhunu teslim eylemişti.”

Günümüzde modern bir kavram olan “empati kurmak” tabiri diğergamlıkla karıştırılmaktadır. Empatide kendini karşısındaki yerine koyarak onun yaşadıklarını anlamaya çalışmak duygusu ağır basar. Oysa diğergamlıkta diğer insanlara karşı çıkar gözetmeksizin faydalı olmaya çabalamak söz konususudur. Bu yönüyle de diğergamlık bir diğer adıyla isar duygusu empatiden daha üstün bir erdem olarak karşımıza çıkar. Diğergam olan yüce gönüllü insanlar hem kendileriyle barışık olarak şahsi olarak mutlu olurlar hem de topluma faydalı bir birey olarak toplumsal huzurun sağlanmasına büyük katkıda bulunurlar. Biz de atalarımızın bizleri diğergamlığa teşvik eden o güzel sözüyle yazımızı noktalayalım. “Olma keser gibi hep bana hep bana, ol testere gibi bir sana bir bana…” 

Diğergamlık (Başkalarını Düşünme) Konusunda Özdeyişler

  1. İnsanın kendi felaketine tahammül edebilmesi büyük hünerse, başkalarının felaketini paylaşabilmesi büyük bir hünerdir. ( J. Joubert )
  2. Kendin beğenmediğin bir şeyi başkasına da münasip görme. ( Nasır-ı Hüsrev )
  3. Bizzat katlanamadığınız eziyete, başkasının tahammül etmesini istemeyiniz. ( P. Syrus )
  4. Sana nasıl davranılmasını istiyorsan, sen de başkalarına öyle davran; fakat ilk iyi davranışı sen yap. ( David Hume )

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.