BEHÇET NECATİGİL KISACA HAYATI , EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ MADDELER HALİNDE

BEHÇET NECATİGİL KISACA HAYATI , EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ MADDELER HALİNDE
Behçet Necatigil, (1916-1979) 
İstanbul'da Yüksek Öğretmen okulu ,edebiyat bölümünü bitirdi. Edebiyat öğretmenliği yaptı. Kabataş Erkek Lisesinde çalışırken Hilmi Yavuz'un öğretmeni oldu.
EDEBİ KİŞİLİĞİ
  •  İlk şiirleri, henüz öğrenciyken Varlık Dergisi'nde yayınlandı. 
  • Şiirlerinde ev, aile, çevre, aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işlemiştir. 
  • Eski ve yeni kelimeleri şiirinde ustaca kaynaştırır. 
  • Zengin bir sözcük dağarcığı ve özgün bir söyleyişi vardır.
  • İlk şiir kitapları "Kapalı Çarşı" ve "Çevre"nin ardından yayınlanan "EVLER"de Divan ve Halk şiirlerini sıcak bir lirizmle bir araya getirdiği şiirleri yer almaktadır.
  • Sonraki şiirlerinde uzun bir dizelerle yeni bir biçem arayışına girmiştir.
  • Şiirleri dışında, nesirlerini topladığı "Bile/Yazdı" adlı eseri vardır.
  • Almanca'dan çeviriler yapan Necatigil, radyo oyunları da yazmıştır.
  •  Ayrıca  hazirlamış olduğu 'Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü" ' isimli kitabi ölümünden sonra da sürdürülmekte olup kaynak bir başvuru kitabı olma özelliğini hala korumaktadır.
  •  Ölümünden sonra adına konulan şiir ödülü, günümüzde en önemli şiir ödüllerinden biri sayılmaktadır.
  •  Şiire basladIĞI  dönem, Garip akımının etkin olduğu bir dönemdir.
  • Yine toplumcu gerçekçi siir olarak adlandirilan akimin da etkin oldugu bu dönemde söyleyis özelligi olarak bagimsiz kaldigi ve kendi söyleyisini yakaladigi kabul edilmektedir. 
  • Ölümünden sonra, Necatigil Şiir Ödülü'nü oluşturuldu. 

Şiir kitapları
  • Kapalı Çarşı (1945)
  • Çevre (1951)
  • Evler (1953)
  • Eski Toprak (1956)
  • Arada (1958)
  • Dar Çağ (1960)
  • Yaz Dönemi (1963)
  • Divançe (1965)
  • İki Başına Yürümek (1968)
  • En/Cam (1970)
  • Zebra (1973)
  • Kareler Aklar (1975)
  • Sevgilerde (1976)
  • Beyler (1978)
  • Söyleriz (1979)
RADYO OYUNLARI:
Yıldızlara Bakmak
Gece Aşevi
Üç Turunçlar 
Pencere

DERLEME:
Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü
Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü

DAHA AYRINTILI BİLGİLER AŞAĞIDA


Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'da doğdu. Kastamonulu Babası Necati Efendi, annesi Bedriye Hanım’dır. Hasta olan annesi, şair henüz iki yaşındayken vefat etti.

1936'da Kabataş Erkek Lisesi'nin edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu Kabataş Erkek Lisesi'nde ve İstanbul Eğitim Fakültesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Kabataş Erkek Lisesi'nde Demir Özlü, Hilmi Yavuz gibi yazar ve şairlerin öğretmeni oldu.

İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda Varlık Dergisi'nde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep eserler verdi. Şiirlerinde evler, aile, çevre, aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işledi. Eski ve yeni kelimeleri ustaca şiirine yerleştirdi. Sağlam ve tutarlı bir şiir dünyası oldu.

Şiir kitapları dışında, düz yazılarını topladığı Bile/Yazdı adlı eseri de bulunmaktadır. Almancadan çeviriler yapan Necatigil, radyo oyunları da yazmıştır. Bu alandaki çalışmalarını; Yıldızlara Bakmak (1965), Gece Alevi (1967), Üç Turunçlar (1970), Pencere (1975) kitaplarında topladı.

Ailesi ölümünden sonra, Necatigil Şiir Ödülü'nü her yıl verilmek üzere oluşturdu. Ayrıca Kabataş Erkek Lisesi 3 Fen-F sınıfına Behçet Necatigil Dersliği adı verildi.

Babasının işleri nedeniyle İstanbul’dan babasının memleketi Kastamonu’ya dönüş yaşandı. Orada hastalandı şair ve yeniden İstanbul’a döndüler. 1931 yılında Kabataş Lisesi’ne orta ikinci sınıftan başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.

İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nu 1940 yılında bitirdi. Kars Lisesi’nde başladığı edebiyat öğretmenliğini, İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde 1972 de emekli olarak sona erdirdi. 13 Aralık 1979 tarihinde ölüm kapısını çalana kadar emeklilik günlerini evinde edebiyatla yoğunlaşarak, çalışarak geçirdi. Ölümle dalga geçmesini de bilmişti şair:

"Uzayacağa benzer,

Tutuştuğumuz lades.

İşi gücü bırakıp

Mezarlığa nazır

Bir eve taşındım

Ölüm, sen beni aldatamazsın,

Aklımda!"

İlk şiiri 1935 yılında Varlık Dergisi’nde çıktı. Kastamonu’da edebiyat öğretmeni 1930 yılında Necatigil’in okul defterine şu notu düşmüştü: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" O çocuk ileride "her aşktan geriye kaç şiir kalır, ona bakalım!" diyerek aşkı şiirle sorgulayacak güçte bir şair olacaktır.

Yazın dünyasında çok çeşitli eserler verdi. Şiir başta olmak üzere, tiyatro oyunları, radyo tiyatroları yazdı. “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü” (1960) ve 220 Türk yazarından 750 roman, hikâye kitabı ve oyunun konu özetlerini veren “Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü” (1979) gibi edebi bilim dünyasına eserler kazandırdı. Çeviri çalışmalarını Almanca dilinden gerçekleştirdi. Birçok ödül aldı; birçok kitabı yayımlandı.

Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evde yaşadı önce ailesiyle. Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı"dır. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı.

Bir yazıda kullanmak üzere ajandama bir not almışım: “Yazar önce odasından çıkar, sonra evinden, sonra şehrinden, sonra ülkesinden; yazarken olgunlaşır, yoğunlaşır, esrir, yetkinleşir. Önce ülkesine döner, sonra şehrine sonra evine, sonra odasına.” Bu söylem sanki Behçet Necatigil’i anlatıyor. Evine, odasına dünyayı, evreni sığdıran bir şairdir o. Öğrencilik ve öğretmenlik yılları yani yaşamı eviyle okul arasında geçti. Çok sınırlı sayıda dostu olan Behçet Necatigil’in odası Hilmi Yavuz’un deyişiyle dünyadan büyüktür. Yalın ve dingin bir yaşamın içinde düşünsel ve dilsel fırtınalar vardır.

Necatigil kalabalıklara karışmayan özgün yaşamıyla varoluş felsefesinin biricik yaratıcı insan tanımlamasına çok uygun bir yaşam sürdü. Şiire felsefeyi yedirdi ve felsefeyi şiirle aşabildi. Oryantalizmin tuzaklarına kapılmadan Doğu ve Batı kültürünü ustalıkla harmanladı.

“Biz de gittik, önemli mi? Bizim de şiirlerimiz – Çevrildi. Batı dillerine. Bir batılı geçtiğim çizgilerden – Geçmedikçe – Ne kadar anlar beni – Sirklerde zebra. Eğlencelik arar gibi – Okuyacaksa beni – Kalsın istemem ondan gelecek – Hayır. Ben kendi yurttaşlarıma - Anlatamıyorsam derdimi – Kalsın - Kalsın daha iyi!"

Şair bir sözcüğe, bir söyleme, bir dizeye birden fazla anlam yükleyerek ilk bakışta basit gibi duran şiirlerin sihirbazıdır. O basit gibi duran şiirleri okumak çok keyif verir, derinine inmek için okuyucudan çaba ister şiir;neredeyse bir Behçet Necatigil mihmandarına gereksinimi vardır okuyucunun. Onun şiirinde anlam tek değildir. Yine öğrencileri olan Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayatını anlatan Kelebeğin Rüyası adlı filmde hayatından bir kesit canlandırıldı.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.