TÜRKÜLERE ADANMIŞ BİR HAYAT: MUZAFFER SARISÖZEN ANILIYOR...

Türk Halk Müziği ve Folklor araştırmacısı, kültür bilimci, Büyük Hoca Muzaffer Sarısözen vefatının 50. yılında rahmet ve minnetle anılıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen program 30 Nisan saat 19’da Cemal Reşit Rey Konser Salonunda gerçekleştirilecek. Zafer Gündoğdu yönetiminde, TRT gençlik korosu eşliğinde; Mükerrem Kemertaş, Mehmet Özbek, Kubilay Dökmetaş, Bedia Akartürk,  Ümit Tokcan, Bedri Ayseli,  Belkıs Akkale,  Hale Gür,  Hüsamettin Subaşı,  Emel Taşçıoğlu,  Aysun Gültekin,  Gulşen Kutlu, İsmail Altunsaray, Makbule Kaya gibi birbirinde kıymetli;  sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek programda, Muzaffer Akgün ve Yücel Paşmakçı onur konuğu olarak bulunacaklar…
“Türk Halk Müziği arşivinden Muzaffer Sarısözen ismi ve derlediği eserler çıkarılsa, kuşkusuz  halk müziğimiz yetim kalırdı”

Muzaffer Sarısözen…
Sarardım Ben Sarardım.. Meşeler Gövermiş.. Bir Of Çeksem Karşıki Dağlar Yıkılır.. Gül Kuruttum Gül Kuruttum.. Mendilimin Yeşili.. Mecnunum Leylamı Gördüm gibi değerli  binlerce derleme eseri var. 1899 yılında Sivas’da doğan Sarısözen,  1963 yılında  Ankara’da vefat etti.
İlkokulu Sivas’ta bitirdikten sonra, lise öğrenimine Sivas’ta başladı. Ancak öğrenimini tamamlamadan Sivas Valiliği tarafından müzik öğrenimi görmesi için İstanbul Belediye Konservatuarına gönderildi. Burada 4 yıl öğrenim gören Sarısözen, bir süre, konservatuar müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu’yla birlikte folklorla ilgili çalışmalar yaptı. Daha sonra Sivas’a gelerek, önce öğretmen okulunda, sonra da lisede müzik öğretmenliği yaptı. Öğretmenliği sırasında, bir yandan da halk
müziği ve oyunlarıyla ilgili derleme çalışmalarını sürdürdü. Halk oyunlarından halaylarla ilişkin ilkyazılar Sarısözen’in imzasıyla 1930’lu yıllarda bazı gazete ve dergilerde yayımlanmaya başladı.
Muzaffer Sarısözen’in Türkiye’deki folklora katkısı, türkü ve oyun havalarının derleme ve notaya alınmasından başka, Türkiye düzeyinde yaygınlaştırılması, tanıtılması konusunda oldu. Halk müziği yayınlarının dikkatle dinlenmeye başlandığı 1938-1941 yılları arasında, müzik yayınları şefi Mesut Cemil Sel, halk müziğinden sorumlu şef yardımcısı ise Sarısözen’di. Sarısözen, o yıllarda Ankara Radyosuna gelip zaman zaman programlar yapan yöre sanatçılarını biraraya getirip ilk halk müziği programlarını başlattı.
1940 yılından sonra zamanla artan halk müziği yayınları 1941 yılının sonlarına doğru Sarısözen yönetiminde “Biz Türkü Öğreniyoruz” ve “Yurttan Sesler” adı altında Klasik Türk Müziği korosundan ayrılarak yayınlarını sürdürmeye başladı. Topluluk elemanlarının sayıları gün geçtikçe artarak,  Türkiye Radyolarının ilk Yurttan Sesler Korosu, Muzaffer Sarısözen’in öncülüğünde resmen kurulmuş oldu. Daha sonra, 1953 yılında İzmir Radyosu, 1954 yılında İstanbul ve sonraki yıllarda da Erzurum Radyosu Yurttan Sesler Korosu kuruldu.

Muzaffer Sarısözen, bugün sesini ve sazını dinlediğimiz birçok sanatçının öğretmeni olup, Türkiye’nin birçok yöresinde, Mahmut Ragıp Gazimihal, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Halil Bedii Yönetken, Nurullah Taşkıran ve Rıza Yetişen’den oluşan derleme ekibiyle birlikte on binlerce türkü ve öykü derledi. Bunların binden çoğu Muzaffer Sarısözen tarafından notaya alınarak TRT arşivlerine geçirildi.
Türkiye’de az sayıda yapılan halk müziğine ilişkin basılı yayınların başında, 1926’da İstanbul Belediye Konservatuarının yayımladığı 14 defter durumundaki “Anadolu Halk Şarkıları” adlı kitapların dışında önemli bir yayın olarak, Sarısözen’in 1941 yılında yayımladığı “Seçme Köy Türküleri” adlı kitabı geliyor. Sarısözen daha sonra, 1952 yılında “Yurttan Sesler”, 1962 yılında günümüzde halk müziği ile ilgili önemli bir kaynak olan “Türk Halk Musikisi Usulleri” adlı kitabını yayımladı.
KAYNAK: İBB RESMİ SAYFA

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.