SPONSORLU BAĞLANTI

YEPYENİ KİTAPLAR, YEPYENİ CEVAPLAR İÇİN SINIFINIZA TIKLAYIN...

...

DİLİN ÖNEMİYLE İLGİLİ 10 GÜZEL SÖZ

Written By edebiyat fatihi on 23 Eki 2014 | 23.10.14

DİLİN ÖNEMİYLE İLGİLİ SÖZLER
  1. '' Bir milleti yok etmek istiyorsanız işe önce dil ile başlayın" Konfüçyüs
  2. Dili bilimden ayrı mütalaa etmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek imkansızdır.
  3. İnsanoğluna konuşmayı öğrenebilme si için iki yıl,dilini tutmasını öğrene bilmesi için altmış yıl gereklidir.
  4. İnsan,dilinin ve arzularının hakimi değildir.
  5. Dilin ağır, gözün çabuk işlesin.
  6. Dil bir halkın gerçek anlamda millet olduğunu gösteren en önemli etkendir. Türkçe konuşmayı bıraktığımız anda Türk diye bir milletin yok olduğunu göreceksiniz. Milletimizin devamı için Türkçeyi korumak esastır.
  7. "Türkiye'nin yeni bir Türk dünyası ile karşı karşıya gelmesi, Avrupa, Amerika, Avustralya'da yetişen Türk nesillerinin olması, Türkçe'nin bir dünya dili haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
  8. "Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka bir dil kullanılmayacaktır".
  9. “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
  10. Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?

“Hikmet” ne demektir? Ahmet Yesevî’nin eserine neden Divan-ı Hikmet denilmiştir?

Hikmet Nedir? 
Hikmet kelime anlamı olarak "sözde ve davranışta tam ve doğru isabet lafzı az manası engin söz... Kuran'da Allah'ın peygamberlerine ve seçkin halis kullarına nasip ettiği derin anlayış kabiliyeti" gibi çok çeşitli anlamlarda kullanılabilen geniş kapsamlı bir kavramdır. İslam alimleri hikmet için çeşitli tarifler yapmışlardır. Fakat çoğunluğun üzerinde ittifak ettiği tarif şudur:

AHMET YESEVİ EDEBİYATA ETKİLERİ VE TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ

AHMET YESEVİ EDEBİYATA ETKİLERİ VE TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ
Ahmet Yesevî'nin şiirlerine "hikmet", şiirleri­nin toplandığı kitaplara da Divan-ı Hikmet adı verilir. Ahmet Yesevî'nin şiirlerini Karahanlı Türkçesiyle yazmıştır. Divan-ı Hikmet'lerdeki şiirlerin hepsi de Ahmet Yesevî’ye ait değildir. Halifeleri tarafından yazılmış pek çok şiir ona mal edilmiştir. Ruh, eda ve şekil bakımın­dan bu şiirlerin hepsi birbirine benzediğinden han­gilerinin Ahmet Yesevî'ye ait olduğunu ayırabil­mek de çok güçtür. Bütün bu sonraki tesir ve teda­hüllere rağmen hikmetleri dil bakımından değilse bile edebî bakımdan Karahanlı devrine ve 12. yüzyıla ait kabul etmek gerekir.
Ahmet Yesevî, 11. yüzyılın sonlarında Batı Türkistan'ın Sayram (İsfîcab) kasabasında doğdu.
Rivayete göre Ahmet Yesevî 63 yaşına gelin­ce Hazreti Peygamber'e olan bağlılığından dolayı bir kuyu kazdırmış ve geri kalan ömrünü bu kuyu­nun dibindeki tek kişilik hücrede geçirmiştir.
Ahmet Yesevî'nin iyi bir tahsil görmüştür. Arapçayı, Farsçayı ve İslâmî ilimleri iyi öğrenmiştir. Küçük yaşta iken kerametleri yayıl­mış, sade bir dille yazılan ve halkın ruhunu okşa­yan hikmetleriyle kısa zamanda Türkistan halkı­nın, bilhassa göçebe Türklerin gönlünde taht kur­muştur. Onun irşatları etrafında teşekkül eden Ye-seviyye tarikati Türkistan'da geniş sahalara yayıl­mış, Yesevîlikten doğan birçok tarikat Orta Asya ve Anadolu'da asırlarca Türk halkının manevî cep­hesini beslemiştir. Tahta kaşık ve kepçe yontup bunları satarak geçimini sağlayan Ahmet Yesevî'­nin rivayete göre 99.000 müridi vardı ve bunlar dört bir yana dağılarak onun irşatlarını ve hik­metlerini her tarafa yayıyorlardı. Onun şöhret ve tesiri, ölümünden sonra daha da kuvvetlenerek devam etmiştir. Yesevî’yi rüyasında gören Temür, kazandığı bir zaferden sonra Yesi'ye gelerek onun kabrini ziyaret eder ve 1396-1397 yıllarında Yesevî için büyük bir türbe inşa ettirir. Daha soma Şibânî Han tarafından tamir ettirilen türbe Türkistan halkı için mukaddes bir ziyaretgâhtır. On binlerce Türkistanlı yılın belli bir ayında türbeyi ziyaret ederek bir hafta müddetle onun etrafında ibadette bulunur, hikmetlerini belli makamlarla söyleyerek zikrederlerdi. Türbenin civarına gömülmek Tür­kistan Türkleri için büyük bir bahtiyarlık olduğun­dan sağlıklarında oradan toprak alırlardı. Yesevî'­nin türbesi hâlâ ziyaretgâh olarak kullanılmakta ve Türkistan Türklerinin manevî bağlarından biri­ni teşkil etmektedir.
Hikmetler, dînî-tasavvufî şiirlerdir. Çoğu dörtlükler halindedir, koşma tarzında kafiyelenmiş ve hece vezniyle yazılmıştır. Hikmetlerin bir kısmı ise gazel tarzındadır ve aruz vezniyle kaleme alınmıştır. Heceyle yazılmış hikmetlerin vezni 4+4+4= 12'dir. Aruzla yazılan hikmetlerde "fâilâtün fâilâtün fâilün, mefâîlün mefâîlün feûlün, 4 mefâîlün ve mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün" ve­zinleri kullanılmıştır. Gazel tarzında kafiyelenmiş bazı hikmetlerde ise 7+7 veya 8+8'lik hece vezni kullanılmıştır. Mesnevî tarzında yazılan münâcat ve nâtın vezni "mefâîlün mefâîlün feûlün"dür. Dörtlüklerle yazılmış hikmetlerde kıt'a sayısı 5 ilâ 28 arasında değişmekte, çoğunlukla 10-12 kıt'alık hikmetler tercih edilmektedir. Gazellerdeki beyit sayısı 5-15 arasındadır. 7 beyitlik gazeller çoğun­luktadır.
  Eserle yazar arasındaki ilişki
Yazar eserine kendi zihniyetini yansıtır. Biz esere bakarak yazın düşünce dünyasını ortaya çıkarabiliriz. Bu yüzden yazar ile eser arasında sağlam bir bağ vardır. Divan-ı Hikmet’in yazarının yaşamı ile eseri arasında da kuvvetli bir bağ vardır. Çok dindar bir insan olan Ahmet Yesevî eserine de inandığı dinin özelliklerini aktarmıştır.

DİNLERİNE EDEBİYATA ETKİSİ NASILDIR?

DİNLERİN EDEBİYATA ETKİSİ
Örneğin Türk edebiyatında  dini motifler önemli yer tutmaktadır. Çünkü Müslümanlığı biz en iyi şekilde anlamış ve anlatmış bir ulusuz. Dolayısıyla, kültürümüzün her öğesine dinimiz etkileri sinmiştir. Edebiyatımız da bundan nasibini almıştır. 

HACI BAYRAM-I VELİ EDEBİ KİŞİLİĞİ,TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ ve EDEBİYATA ETKİLERİ

§  HACI BAYRAM-I VELİ 
Ankara’da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir.
§  İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır.
§  Sade ve coşkun bir dili vardır.
§  Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.

10.SINIF EDEBİYAT NOVA YAYINCILIK CEVAPLARI SAYFA 64

Sayfa 64
1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri ve kelime gruplarını yazınız.
• Türklerin İslamiyeti kabulü ile sosyal, siyasi ve ......KÜLTÜREL.... hayatlarında değişiklikler olmuştur.
• .....TÜRKLER........ İslamiyeti kabullerinden önce yerleşik hayata geçmişlerdi.
• Türklerin .GÖK TANRI .... inancı, İslamiyeti kabullerinde yegâne belirleyici unsur olmuştur.

9.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 68 (ilk kez)

SAYFA 68
1.  Etkinlik: Şiirde her bir bentte anIatılmak istenenleri birer cümIe hâIinde tahtaya yazınız. Bentlerde anlatıIanlar ile şiirin teması ve ana duygusu arasındaki ilişkiyi belirlemeye çalışınız. Şa­ir, şiirini niçin bentlere ayırarak yazma ihtiyacı duymuş olabilir. Bentleri; dil, yapı ve anlam bakı­mından şiirin bütünü ile ilişkilendiriniz.
1.birimde şair  ömrün yarısında olduğunu belirtmektedir.
2.birimde şair yaşlandığına inanmak istememektedir.
3.birimde şair eski günlerine özlem duymaktadır.
4.birimde şair dostlarının teker teker öldüğünü anlatmaktadır.
5.birimde şair yaşlandıkça sıkıntı yaşadığını anlatmaktadır.
6.birimde şair yine bir yaşamın sona erdiğini anlatmaktadır.
7.birimde şair insanın eninde sonunda öleceğini anlatmaktadır.
Bentlerde anlatılan ortak temayı oluşturmaktadır.Şair belli bir düzen içerisinde şiirini kaleme almak için birimlerden faydalanma yoluna gitmiştir.
3-Yukarıdaki fotoğrafın ve resmin neyi ifade ettiğini yorumlayınız. Buna göre aşağıdaki so­ruları cevaplayınız.
  Fotoğraf yeşil bir alanı ve mutlu  bir hayatı ifade etmektedir.Resim ise mutlu bir çifti ifade etmektedir.
a)Fotoğrafta mı yoksa resimde mi daha farklı yorumlar ortaya çıktı? Bunun sebebi nedir? Dü­şüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz. Aynı resmin farklı şeyler düşündürebilmesinden hareket­le anlam ve yorum arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.
    Resimde farklı yorumlar ortaya çıkmıştır Fotoğrafta dış gerçeklik olduğu gibi kamera tarafsızlığıyla verilmiştir.Resimde anlatılanlar olduğu gibi değil SANATÇISININ  yorumuyla verilmiştir.Anlam eseri meydana getiren sanatçının anlam dünyasına göre şekillenir.

b)Şiirdeki ifade tarzını yukarıdaki fotoğrafa ve resme benzetirsek şiirde açıkça dile getirilmiş olanlarla açıkça ifade edilmemiş olanları anlam çevresinde ilişkilendiriniz.
Açıkça ifade edilmeyenler sezdirilmeye çalışılmıştır.''Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?'' diyen şair yaşlandığını söz oyunlarıyla anlatmaya çalışmıştır.Bu ifadeler açıkça söyledikleriyle bütünleşmektedir.

c-Şairin şiire yüklediği anlam ile metnin sezdirdiği anlam değeri arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

    Şair ölümün yavaş yavaş yaklaştığı anlamını şiire yüklemeye çalışmıştır.Sezilen anlam  ise şairin ölüme yaklaşmak istemediğidir.
3-Etkinlik: “Uzun İnce Bir Yoldayım” adIı metni yorumlayınız. Yaptığınız yorumları arkadaş­larınızın yorumlarıyla karşılaştırınız. Kültürünüze, anIayışınıza, zevkinize ve içinde buIunduğunuz psikolojik duruma göre sınıf içerisinde farklı yorumlar ortaya çıktı mı? Benzer bir durumun “Otuz Beş Yaş” şiiri için de geçerli olup olmadığını tartışınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
    Şair iki kapılı han olarak nitelediği dünyada hayatını sürdürdüğünü ve yavaş yavaş bir sona doğru sürüklendiğini anlatmaktadır.Şiirin yorumu içinde bulunduğumuz şartlara ve algılayışımıza göre kesinlikle değişir. 
4-“Otuz Beş Yaş” şiirinin 5. bendi ne göre şairin hayatı algılayış biçimi neden 
değişmektedir?
Yaşı ilerleyen şair hayatın bazı özelliklerini gün geçtikçe anladığını söylemiştir.
5-“Otuz Beş Yaş” şiirinde bulunan yeni ve farklı anlamların kaynaklarını belirtiniz.
   Cahit Sıtkı şiir anlayışı olarak Fransız sembolistlerinden etkileniştir.Dolayısıyla 
şiirdeki  anlamları Fransız şairlerinde bulmak mümkündür.

6-“Otuz Beş Yaş” şiirinde her parçanın bütün içinde anlamlandırılmasını, bütün parça, parça bütün ilişkisini dil, yapı ve anlam yönünden değerlendiriniz.

Şirdeki anlam şiirin bütününe yayılmıştır.Bu yüzden şiirde bütün güzelliği vardır diyebiliriz.

9.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 67 (ilk kez burada)

SAYFA 67:
1-Cahit Sıtkı Tarancı’nın hayatı ve sanat anlayışını göz önünde bulundurarak aşağıdaki yöner­geler doğrultusunda “Otuz Beş Yaş” şiirini inceleyiniz.
a)Şiirin yapı özelliklerini (nazım biçimi, ahenk unsurları vb.) belirleyiniz.
NAZIM ŞEKLİ:SERBEST NAZIM 
NAZIM BİRİMİ:BEŞ'ER DİZELİK BENT
KAFİYE ŞEMASI:ababa ,  cdedc,   efefe...
KAFİYELERİ : ŞİİRİN TÜM KAFİYE VE REDİFLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
ÖLÇÜ:11'Lİ HECE ÖLÇÜSÜ
ALİTERASYON :N  SESİYLE
ASONANS: A  SESİYLE
NOT:VURGU VE TONLAMA DA ŞİİRİN AHENGİNE KATKIDA  BULUNMUŞTUR.
b)Şiiri anlatım unsurları (edebî sanatlar, imgeler, çağrışımlar vb.) bakımından inceleyiniz.

CAHİT SITKI TARANCI ÖLÜMDEN NEDEN BU KADAR ÇOK KORKUYORDU?

Edebiyatımızın en  usta şairlerinden Cahit Sıtkı yaşamı boyunca ölüm korkusu,aşk ve doğruluk üçgeninde dolaşıp durdu.Onun hemen her şiirinde ölüm korkusuyla karşılaşabiliriz. Öylesine bir korku ki, hayatı âdeta yaşanmaz hale getirir. Ölüm Tehlikesi adlı şiirinde bu hâl çok açık olarak gözükür:
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ BİRİM BİRİM AÇIKLAMASI

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ BİRİMLERDE ANLATILANLAR
1.BİRİM: Dante, Sevgi Gökdemir ve Ayvaz Gökdemir’in dediğine göre; İtalyan şairi, otuz yaşında iken siyasete atılmış, otuz beş yaşındayken rakip taraf duruma hâkim olunca kaçmış, sonunda rakipleri tarafından dâimi sürgünlüğe ve ele geçtiği takdirde diri diri yakılmaya mahkûm edilmişti. Bu arada meşhur eserini( İlahi Komedya) “Hayat yolunun ortasında kendini karanlık bir ormanda buldum” diye başlıyor diyorlar. Tarancı da Dante’den esinlenerek başlamış şiirine.

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ BÜTÜN SÖZ SANATLARI (EDEBİ SANATLARI)

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ BÜTÜN SÖZ SANATLARI (EDEBİ SANATLARI)

Dante gibi ortasındayız ömrün: telmih(hatırlatma), teşbih(benzetme)

Delikanlı çağımızdaki cevher: İstiare

Gözünün yaşına bakmadan gider: iktibas (deyim alıntılanmıştır)

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var: Tecahül-i arif, istifham

Benim mi Allahım bu çizgili yüz?: İstifham (SORU SORMA SANATI)

Su insanı boğar, ateş yakarmış!:Tecahül-i arif (bilip de bilmezlikten gelme)

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?:İstifham

Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim: İstifham

 Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar: İstifham, istiare

Edebi sanatlar şiire zenginlik katmaktadır.

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİNİN TÜM KAFİYE VE REDİFLERİ

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
-ün: tam uyak
-er: tam uyak

9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları 2014 SAYFA 56

 9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları 2014
SAYFA 56www.edebiyatfatihi.net 
3. Aşağıdaki tabloda verilen kelimelerin büyük ve küçük ünlü uyumu kuralına uyup uymadığını ilgili sütuna yazınız.www.edebiyatfatihi.net

                Büyük Ünlü Uyumu  Küçük Ünlü Uyumu
tabak           UYAR                        UYAR
www.edebiyatfatihi.net 
görüşü         UYAR                       UYAR
sessizlik       UYAR                       UYAR
yarınki          UYMAZ                     UYAR
kitap            UYMAZ                     UYAR
yağmur        UYAR                        UYMAZ
yeşilimtrak   UYMAZ                   UYAR

4. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• "anne", "kardeş", "hangi" vb. kelimeler Türkçe oldukları halde büyük ünlü uyumuna UYMAZ

• İkinci hecelerinde dar ünlülerden biri (ı, i, u, ü) bulunan iki heceli kelimelerden çoğu sesli harfle başlayan bir ek aldığında ikinci hecelerdeki ünlü düşer. Bu kurala ünlü düşmesi denir.
www.edebiyatfatihi.net 
• "Şu" kelimesindeki "n" ünsüzü  KAYNAŞTIRMA HARFİDİR.
www.edebiyatfatihi.net 
5. Sonunda süreksiz sert ünsüzlerden (p, ç, t, k) biri bulunan kelime, ünlü ile başlayan bir ek aldığında kelimenin sonundaki sert ünsüz yumuşar.
Aşağıdakilerden hangisi bu kurala uymaz?

A. Ağaç B. Kapak C. Dolap D. Öğüt E. Sepet
www.edebiyatfatihi.net 

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A. Yapılan ölçümler, hava koşullarına bağlı olarak değişgenlik gösteriyormuş.
B. Yönetmelikte yapılan değişikliklerden çoğumuzun haberi yoktu.
C. Emekli olunca bu demekte gönüllü olarak çalışmaya başladı.
D. Çocuğu, bu okula kaydettirmek için çok uğraşmıştı.
E. Geçmişe baktığımızda buna benzer pek çok durumla karşılaşıyoruz.
(OSS - 2003)
www.edebiyatfatihi.net 

9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları 2014 SAYFA 55

 9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları 2014
SAYFA 55
5.ETKİNLİK:
BÖBREK METNİNDEKİ ALTI ÇİZİLİ METİNDEKİ SES OLAYLARI
darlaştırmak: ünsüz benzeşmesi
içiyorlardı: ünlü türemesi (i türemiş)
buyurun : bulan varsa bize de söylesin :) buyrun olsaydı "u" düşerek ünlü düşmesi olurdu ama...
alnından : ünlü düşmesiwww.edebiyatfatihi.net 
çıktığını: ünsüz yumuşaması ve ünsüz benzeşmesi
yattığını :ünsüz yumuşaması ve ünsüz benzeşmesiwww.edebiyatfatihi.net 
yataktaki: ünsüz benzeşmesi(sertleşme)www.edebiyatfatihi.net 
çıkarttığında : ünsüz yumuşaması ve ünsüz benzeşmesi

9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları SAYFA 54

Written By edebiyat fatihi on 22 Eki 2014 | 22.10.14

 9. Sınıf Dil ve Anlatım ADA YAYINLARI Cevapları
 SAYFA 54
1. "Mavimtırak, meslektaş, sabahleyin, veriyor, akşamki" kelimelerinin büyük ünlü uyumu kuralına uyup uymadıklarını belirtiniz. Belirttiğiniz sonucun, altı çizili eklerle ilişkisini açıklayınız.
www.edebiyatfatihi.net
Hiçbiri büyük ünlü uyumuna UYMAZ...Çünkü bu ekler büyük ünlü uyumu kuralını bozan eklerdir.
2. a. Aşağıdaki yabancı kelimeleri inceleyiniz. Bu kelimelerde ünsüz yumuşaması olup olmadığını ve bunun nedenini belirtiniz.
 millet - e ► millete
hukuk - u ► hukuku
www.edebiyatfatihi.net
Bu kelimelerde ünsüz yumuşaması yoktur.Dilimize yabancı dilden giren bazı kelimelerde ünsüz yumuşaması kuralı örneklerde olduğu gibi görülmemektedir.
b. Aşağıdaki kelimeleri inceleyiniz. Bu kelimelerin yazımında neden ünsüz yumuşaması gerçekleşmediğini açıklayınız.
www.edebiyatfatihi.net
Ayvalık'ı, Gemerek'e
www.edebiyatfatihi.net
Özel isim oldukları için...w
ww.edebiyatfatihi.net
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

REKLAMLAR

SPONSORLU BAĞLANTI

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyat fatihi - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica