SPONSORLU BAĞLANTI

YEPYENİ KİTAPLAR, YEPYENİ CEVAPLAR İÇİN SINIFINIZA TIKLAYIN...

...

CAHİT KÜLEBİ "HİKAYE" ŞİİRİNİN TAHLİLİ

Written By edebiyat fatihi on 25 Eki 2014 | 25.10.14

Şiir Tahlili...

 Hikâye, Cahit Külebi

Hikâye
Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!
Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!
Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!
Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkıyalar basardı,
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!
Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgârları eserdi
Hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!
Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi.
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!*

DADALOĞLU'NUN KOŞMA ŞİİRİNİN ZİHNİYETİ YAZILDIĞI DÖNEME VE ŞAİRE AİT İZLER...

5. “Koşma” adlı metinde şiirin yazıldığı döneme ve şairin hayatına ait ne gibi izler olduğunu açıklayınız...
KOŞMA
Kalktı göç eyledi Avşar elleri,
Ağır ağır giden eller bizimdir.
Arap atlar yakın eder ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

Belimizde kılıcımız Kirmani,
Taşı deler mızrağımın temreni.
Hakkımızda devlet etmiş fermanı,
Ferman padişahın,dağlar bizimdir.

DADALOĞLU 

İSTİKLAL MARŞININ ZİHNİYETİ VE DÖNEMİN ŞARTLARINI YANSITAN İFADELERİ

İstiklal Savaşı  yıllarında yazılmış  edebî eserler dönemin şartlarını ve zihniyetini yansıtır.İstiklal Marşımızı bu açıdan inceleyerek şiirden dönemin şartları ve zihniyetiyle ilgili ifadeleri bulunuz. Bulduğunuz ifadeleri aşağıdaki yere yazınız.
İSTİKLAL MARŞI ZİHNİYETİ VE AÇIKLAMASI

İstiklâl Marşı’nı değerlendirirken, yazıldığı devri ve o dönemin zihniyetini göz önünde bulundurmak lâzımdır. Şiiri söyleyen Mehmet Âkif olmakla beraber, aslında o, kendi beni ile birleştirdiği Türk milletinin duygu ve inancını dile getirir.
 

10.SINIF EDEBİYAT NOVA YAYINCILIK CEVAPLARI SAYFA 65

SAYFA 65
2. Mesnevi nazım şekli hakkında neler biliyorsunuz? Bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Okuduğunuz metinde, Koçi Bey, toplumda yer alan hangi aksaklığa değiniyor? Belirtiniz.

10.SINIF EDEBİYAT NOVA YAYINCILIK SAYFA 64 DEVAMI...

Written By edebiyat fatihi on 24 Eki 2014 | 24.10.14

SAYFA 64 
ARAŞTIRMA SORULARI 
1. XI-XII. yüzyıllarda Türklerin sosyal, siyasi ve kültürel hayatı hakkında bilgi edininiz.
2. Karahanlı Türkçesi (Hakaniye lehçesi) ile İslami döneme ait ilk eserler arasında nasıl bir ilgi vardır?
Araştırınız.
iSLAMİ DÖNEME AİT İLK ÜRÜNLER KARAHANLI TÜRKÇESİYLE YAZILMIŞTIR.
3. Ahmet Yesevî, Mevlânâ ve Hacı Bayram Velî hakkında bilgi toplayınız. Bu şairlerin Türk toplumundaki
yeri ve edebiyata etkilerini araştırınız.

9.SINIF MEB DİL ve ANLATIM SAYFA 31

             SAYFA 31

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

1.Ses düzeni, şekil, yapı, söz dizimi, kelime hazinesi yönünden aralarında ilişki bulunan dillere akraba diller denir.
Hintçe, Fransızca, İtalyanca, Hint–Avrupa dil ailesindendir.

9.SINIF MEB DİL ve ANLATIM CEVAPLARI SAYFA 30

SAYFA 30.
 ANLAMA VE YORUMLAMA
4. ETKİNLİK
v  Türkçe yapısı bakımından eklemeli diller grubuna girer. Bu dillerde sözcük kökleri değişmez. Sözcükler köklere ekler getirilerek türetilir. Türkçe de sondan eklemeli bir dil olduğu için köklerin sonuna ekler eklenir.  ‘’Su, sucu,  suculuk, susatmak’’ örneklerinde olduğu gibi ‘’ su’’ sözcüğün köküdür. Bu köke farklı ekler eklenerek yeni anlamda sözcükler türetilir.
1.Parçaya göre Atatürk, Türk dilinin Türk milleti için ‘’kutsal bir hazine‘’ olduğunu düşünüyor.  ‘’Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakın, geleneklerin, hatıraların, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. ‘’Türk dili Türk milletinin kabinidir, zihnidir.’’ diyor.
2.Türkçe köken bakımından Ural - Altay Dil Grubun’ un Altay kolundan, yapısına göre de eklemeli bir dildir.
3.İngilizce: Hint – Avrupa Dil Ailesi’nin Avrupa kolundan Germen dilleri grubuna girer. Yapısı bakımından çekimli diller grubuna girer.
4.Yeryüzündeki diller:
1.Köken
2.Yapı
özellikleri bakımından gruplandırılır.
5.ETKİNLİK
v  12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dil Kurumu’nu kısa adıyla TDK’yı kurmuştur.
v  1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilmiş olan Latin alfabesi kökenli Türk Alfabesi’nin ortaya
v  1937 yılında Fransızcadan çevirisi olan ve bugünkü Türkçe Geometri terimlerinin hepsini içinde barındıran eseri olan ’’Geometri’’ adlı kitabı yazmıştır.
v  Ayrıca Güneş Dil Teorisi ile ilgili çalışmalarda yapmış ve benimsemiştir.
6.ETKİNLİK

9.SINFI DİL ve ANLATIM MEB CEVAPLARI SAYFA 29

        29.SAYFA
1. ETKİNLİK
1. Dil akrabalığını, dillerin, ses dizgesi, biçim, yapı, söz dizimi bakımından kesinliği ortaya çıkan ilişkileri, yakınlıkları sonucunda beliren bağlılıklardır. Dil akrabalığını ortaya koyan ilişkiler arasında, özellikle biçim ve yapı yakınlıkları önemlidir. Ayrıca söz hazinesi arasındaki benzerlikler de değerlidir. Etimolojileri, tarihsel gelişmeleri aydınlık olan ögeler, akrabalık için sağlam dayanaklar, tanıklar durumundadır.

9.SINIF MEB DİL VE ANLATIM SAYFA 28

      SAYFA 28. 
 HAZIRLIK BÖLÜMÜ
1.Köken 1) Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel,  biçim, sebep veya yer, menşe  2)Soy, asıl.
   Yapı: 1) Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. 2) Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.

NETTE İLK SAİT FAİK ABASIYANIK LÜZUMSUZ ADAM HİKAYESİ ÖZETİ ve GENİŞ İNCELEMESİ

NETTE İLK

SAİT FAİK ABASIYANIK LÜZUMSUZ ADAM HİKAYESİ İNCELEME-ÖZET


Hikayenin Konusu: Arkadaşlarından uzaklaşmış, şehirden korkarak sadece mahallesinde vakit geçirmek ten hoşlanan ürkek ve yalnız bir adamın beklentisiz ve lüzumsuz hayatıdır.

Tema: Kentleşme olgusu ve yalnızlık

DİLİN ÖNEMİYLE İLGİLİ 10 GÜZEL SÖZ

Written By edebiyat fatihi on 23 Eki 2014 | 23.10.14

DİLİN ÖNEMİYLE İLGİLİ SÖZLER
  1. '' Bir milleti yok etmek istiyorsanız işe önce dil ile başlayın" Konfüçyüs
  2. Dili bilimden ayrı mütalaa etmek veya bilimi dilden ayrı düşünebilmek imkansızdır.
  3. İnsanoğluna konuşmayı öğrenebilme si için iki yıl,dilini tutmasını öğrene bilmesi için altmış yıl gereklidir.
  4. İnsan,dilinin ve arzularının hakimi değildir.
  5. Dilin ağır, gözün çabuk işlesin.
  6. Dil bir halkın gerçek anlamda millet olduğunu gösteren en önemli etkendir. Türkçe konuşmayı bıraktığımız anda Türk diye bir milletin yok olduğunu göreceksiniz. Milletimizin devamı için Türkçeyi korumak esastır.
  7. "Türkiye'nin yeni bir Türk dünyası ile karşı karşıya gelmesi, Avrupa, Amerika, Avustralya'da yetişen Türk nesillerinin olması, Türkçe'nin bir dünya dili haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
  8. "Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe'den başka bir dil kullanılmayacaktır".
  9. “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
  10. Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?

“Hikmet” ne demektir? Ahmet Yesevî’nin eserine neden Divan-ı Hikmet denilmiştir?

Hikmet Nedir? 
Hikmet kelime anlamı olarak "sözde ve davranışta tam ve doğru isabet lafzı az manası engin söz... Kuran'da Allah'ın peygamberlerine ve seçkin halis kullarına nasip ettiği derin anlayış kabiliyeti" gibi çok çeşitli anlamlarda kullanılabilen geniş kapsamlı bir kavramdır. İslam alimleri hikmet için çeşitli tarifler yapmışlardır. Fakat çoğunluğun üzerinde ittifak ettiği tarif şudur:

AHMET YESEVİ EDEBİYATA ETKİLERİ VE TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ

AHMET YESEVİ EDEBİYATA ETKİLERİ VE TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ
Ahmet Yesevî'nin şiirlerine "hikmet", şiirleri­nin toplandığı kitaplara da Divan-ı Hikmet adı verilir. Ahmet Yesevî'nin şiirlerini Karahanlı Türkçesiyle yazmıştır. Divan-ı Hikmet'lerdeki şiirlerin hepsi de Ahmet Yesevî’ye ait değildir. Halifeleri tarafından yazılmış pek çok şiir ona mal edilmiştir. Ruh, eda ve şekil bakımın­dan bu şiirlerin hepsi birbirine benzediğinden han­gilerinin Ahmet Yesevî'ye ait olduğunu ayırabil­mek de çok güçtür. Bütün bu sonraki tesir ve teda­hüllere rağmen hikmetleri dil bakımından değilse bile edebî bakımdan Karahanlı devrine ve 12. yüzyıla ait kabul etmek gerekir.
Ahmet Yesevî, 11. yüzyılın sonlarında Batı Türkistan'ın Sayram (İsfîcab) kasabasında doğdu.
Rivayete göre Ahmet Yesevî 63 yaşına gelin­ce Hazreti Peygamber'e olan bağlılığından dolayı bir kuyu kazdırmış ve geri kalan ömrünü bu kuyu­nun dibindeki tek kişilik hücrede geçirmiştir.
Ahmet Yesevî'nin iyi bir tahsil görmüştür. Arapçayı, Farsçayı ve İslâmî ilimleri iyi öğrenmiştir. Küçük yaşta iken kerametleri yayıl­mış, sade bir dille yazılan ve halkın ruhunu okşa­yan hikmetleriyle kısa zamanda Türkistan halkı­nın, bilhassa göçebe Türklerin gönlünde taht kur­muştur. Onun irşatları etrafında teşekkül eden Ye-seviyye tarikati Türkistan'da geniş sahalara yayıl­mış, Yesevîlikten doğan birçok tarikat Orta Asya ve Anadolu'da asırlarca Türk halkının manevî cep­hesini beslemiştir. Tahta kaşık ve kepçe yontup bunları satarak geçimini sağlayan Ahmet Yesevî'­nin rivayete göre 99.000 müridi vardı ve bunlar dört bir yana dağılarak onun irşatlarını ve hik­metlerini her tarafa yayıyorlardı. Onun şöhret ve tesiri, ölümünden sonra daha da kuvvetlenerek devam etmiştir. Yesevî’yi rüyasında gören Temür, kazandığı bir zaferden sonra Yesi'ye gelerek onun kabrini ziyaret eder ve 1396-1397 yıllarında Yesevî için büyük bir türbe inşa ettirir. Daha soma Şibânî Han tarafından tamir ettirilen türbe Türkistan halkı için mukaddes bir ziyaretgâhtır. On binlerce Türkistanlı yılın belli bir ayında türbeyi ziyaret ederek bir hafta müddetle onun etrafında ibadette bulunur, hikmetlerini belli makamlarla söyleyerek zikrederlerdi. Türbenin civarına gömülmek Tür­kistan Türkleri için büyük bir bahtiyarlık olduğun­dan sağlıklarında oradan toprak alırlardı. Yesevî'­nin türbesi hâlâ ziyaretgâh olarak kullanılmakta ve Türkistan Türklerinin manevî bağlarından biri­ni teşkil etmektedir.
Hikmetler, dînî-tasavvufî şiirlerdir. Çoğu dörtlükler halindedir, koşma tarzında kafiyelenmiş ve hece vezniyle yazılmıştır. Hikmetlerin bir kısmı ise gazel tarzındadır ve aruz vezniyle kaleme alınmıştır. Heceyle yazılmış hikmetlerin vezni 4+4+4= 12'dir. Aruzla yazılan hikmetlerde "fâilâtün fâilâtün fâilün, mefâîlün mefâîlün feûlün, 4 mefâîlün ve mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün" ve­zinleri kullanılmıştır. Gazel tarzında kafiyelenmiş bazı hikmetlerde ise 7+7 veya 8+8'lik hece vezni kullanılmıştır. Mesnevî tarzında yazılan münâcat ve nâtın vezni "mefâîlün mefâîlün feûlün"dür. Dörtlüklerle yazılmış hikmetlerde kıt'a sayısı 5 ilâ 28 arasında değişmekte, çoğunlukla 10-12 kıt'alık hikmetler tercih edilmektedir. Gazellerdeki beyit sayısı 5-15 arasındadır. 7 beyitlik gazeller çoğun­luktadır.
  Eserle yazar arasındaki ilişki
Yazar eserine kendi zihniyetini yansıtır. Biz esere bakarak yazın düşünce dünyasını ortaya çıkarabiliriz. Bu yüzden yazar ile eser arasında sağlam bir bağ vardır. Divan-ı Hikmet’in yazarının yaşamı ile eseri arasında da kuvvetli bir bağ vardır. Çok dindar bir insan olan Ahmet Yesevî eserine de inandığı dinin özelliklerini aktarmıştır.

DİNLERİNE EDEBİYATA ETKİSİ NASILDIR?

DİNLERİN EDEBİYATA ETKİSİ
Örneğin Türk edebiyatında  dini motifler önemli yer tutmaktadır. Çünkü Müslümanlığı biz en iyi şekilde anlamış ve anlatmış bir ulusuz. Dolayısıyla, kültürümüzün her öğesine dinimiz etkileri sinmiştir. Edebiyatımız da bundan nasibini almıştır. 

HACI BAYRAM-I VELİ EDEBİ KİŞİLİĞİ,TÜRK TOPLUMUNDAKİ YERİ ve EDEBİYATA ETKİLERİ

§  HACI BAYRAM-I VELİ 
Ankara’da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir.
§  İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır.
§  Sade ve coşkun bir dili vardır.
§  Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

REKLAMLAR

SPONSORLU BAĞLANTI

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyat fatihi - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica