SPONSORLU BAĞLANTI

...

YEPYENİ CEVAPLAR İÇİN SINIFINIZA TIKLAYIN...

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 26 DEVAMI

Written By edebiyat fatihi on 23 Eyl 2014 | 23.9.14

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI

 SAYFA 26

DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.
•  İnsan her türlü birikimini. DİL  aracılığıyla sonraki kuşaklara aktarır.
•  Gündelik hayatta konuşma diIi fark I ıdır. BiIimde TERİMLER , felsefede KAVRAMLAR

sanatta.İMGELER  kullanılır.
B.Aşağıdaki cümlelerde yer alan bilgilerin doğru olup olmadığını belirleyerek uygun se­çeneği işaretleyiniz.
•  Dilin günlük kullanımıyla bilim, felsefe ve edebiyat eserlerindeki kullanımı aynıdır.
Doğru Y   ) - Yanlış ( )
•  Aynı dili konuşan toplumlar ortak kültür değerlerini paylaşırlar.
Doğru (D ) - Yanlış ( )
•  Tarih boyunca kendilerine özgü kültürü, edebiyatı ve medeniyeti olan mil letler bir yazı
diline sahiptir.                                                                                      Doğru (D ) - Yanlış ( )
C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1.  Dil - insan ve toplum ilişkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)  Dil, insanlar arasında iletişimi sağlar.
B) Dil, insanlar arasındaki ortak duygu ve düşünceleri geliştirir.
C) Toplumlar kültür değerlerini yeni nesillere dil aracılığı ile taşır.
D)  Gelişmiş toplumlar dillerini istedikleri gibi düzenleyebilir.
E) Dil, toplumsal hayatı düzenler ve kolaylaştırır.
2. Ana dili, onu kulIanan bireyler arasında köklü sevgi bağları oluşturur. BiIinçaltına dek uzanarak kişinin iç varIiğini kuşatan bu bağIar, topIumsal yaşamda çok gerekli olan güven duygusunun da kay nağıdır çünkü birbirini sevip sayan, birbirine güven duyan bireylerin oluş­turduğu bir toplumda, bireylerin gelecek korkusu olmaz.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)  Ana dilinin, ortak duygular oluşturmada çok önemli bir işlevi olduğu
B)  Kişilerin yetiştikleri ortamla ben likleri arasında sıkı bir ilişki bulunduğu
C) Ana dilindeki ses özelli ğinin kişilerin düşünce ve duygularını etkilediği
D)  Aynı di li kullanan kişilerin, aynı doğrultuda düşünebile ceği
E) Ana dili eğitimine ağırlık vererek ulusal duyguları pekiştirmek gerektiği
2001 - ÖSS

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 26

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI 

SAYFA 26

3. Ülkemizin değişik bölgelerinde insanlar konuşurken farklı ağızlar kullanırlar ama yazarken bu farkIılık görülmez. Bunun sebeplerini dil ve anIatım ders kitabınızın “İletişim, Dil ve Kültür” bölümünden faydalanarak açıklayınız.
Yazı dili, adından anlaşılacağı üzere yazıda kullanılan dildir. Dilde birliği, anlaşma kolaylığını sağlamak için kullanılan kitap dilidir, kültür dilidir, edebî dildir. Konuşma dilinin her bölgenin doğal, günlük dili olmasına karşılık yazı dili, okuma yazmada kullanılan ortak dildir.
4. Atatürk’ün Türk diIi ile ilgili görüş ve düşüncelerini “Dil” adIı metinde yer alan “Dil olma­dan insanların birlikte yaşamaları, anlaşabilmeleri, dolayısıyla bir toplumu oluşturmaları söz ko­nusu olamayacağından dil bu açıdan da önemlidir; bir topluluğu topluma dönüştürür.” cümlesi bağlamında yorumlayınız. Yorumlarınızı arkadaşlarınızla paylaşınız.
Dil bir milleti millet yapan en önemli ögelerdendir. Atatürk "Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir" İdiyerek dilin ne denli önemli olduğuna vurgu yapmıştır.


9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 25

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI 
SAYFA 25
5. “Birinci Düzce Ayaklanması” ve “Kalpaklılar” adlı metinden hareketle aşağıdaki yönerge­leri uygulayınız.
a)      Metinleri yazılış amaçIarı bakımından karşılaştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları sözIü olarak ifade ediniz.
“Birinci Düzce Ayaklanması” öğretici metindir,okuyuyuca bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.
“Kalpaklılar” adlı metin ise romandan alınan bir bölümdür.Bu metnin amacı yazarın kurguladığı dünyaya okuru çekmektir.
b)  Metinleri dil ve anlatım bakımından karşılaştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.
1.metinde dil göndergesel işlevde, sade,açık ve yalın bir anlatımla anlatılmıştır.
2.metin sanatsal bir metinden alındığı için dil alıcıyı harekete geçirme,heyecana bağlı gibi işlevlerde kullanmış.Sanatlı bir anlatım yapılmıştır.

6.      Daha önce inceleyip sınıfa getirdiğiniz değişik türdeki metinlerde, diI in farkIı işIevlerde kul­lanılmasının sebeplerini açıklayınız.Metinlerin dil yazılış amacına, türüne ,anlatım biçimine, hedef kitlesine göre farklı işlevlerde kullanılır.
1.  “Dil” adIı metinde yer alan “Kısaca söyIenecek olursa dil, aynı zamanda her yönüyle bir ulusun kültürünün de aynasıdır; insanın ve uygarlığın en önemIi beIirtisi ve aracı dildir.” yargı­sından ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Dil toplumların aynasıdır ve her yönüyle toplumları yansıtır.

2.      “Dil” adIı metinde yer alan “Dil, aynı zamanda her yönüyle bir ulusun kültürünün de ay­nasıdır; insanın ve uygarlığın en önemli belirtisi ve aracı dildir.” sözünü anlamı değişmeyecek şe­kilde yeniden ifade ediniz. Bir duygu, düşünce veya olayın ifade tarzının kişiden kişiye değişme­sinin sebeplerinin neler olabileceğini belirtiniz.
Dil bir milletin kültürünü aynen yansıtır, insanın ve uygarlığın en önemli işareti ve vasıtası dildir.İfade tarzının kişiden kişiye göre değişmesi kişilerin kültürel birikimlerinin farklı olmasından  ve aile ve çevresel etkilerden kaynaklanmaktadır.

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 24

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI 

SAYFA 24

1. Sınıfta otur duğunuz sıradan memnun olmasaydınız bunu anne ve babanıza, arkadaşınıza, öğretmeninize ve okul müdürünüze anlatırken aynı ifadeleri mi kullanırsınız? Dilin kullanımının bireylere ve iletişim ortamına göre farklılaşmasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu konudaki düşün­celerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Dilin kullanımının bireylere ve iletişim ortamına göre farklılaşır.Samimi olmadığımız insanlara daha resmi bir dil kullanırken samimi olduğumuz insanlara karşı daha "özel" bir dil kullanırız...

1. Etkinlik: Sevdiğiniz biri hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi hiç konuşmadan sadece vücut dilinizi kullanarak ifade etmeye çalışınız. Da ha sonra vücut dilini kullanmadan aynı şeyi anlatma­yı deneyiniz. Karşılaştığınız zorlukları arkadaşlarınızla paylaşınız.

BETİMLEME BÖYLE YAPILIR :D


11.SINIF DİL VE ANLATIM YILDIRIM YAYINLARI CEVAPLARI SAYFA 18

SAYFA:18

5. ETKİNLİK
• İki grup oluşturulur ve grup sözcüleri belirlenir. Gruplar Ahmet Hâşim, Divan Reis ve Bir AdamYaratmak metinlerini anlatım türlerine göre gruplandırır. Elde edilen sonuçlar grup sözcülerince açıklanır.
• Siz de bu sonuçlardan hareketle incelediğiniz metinlerde kullanılan anlatım türlerini aşağıdaki tabloda
ilgili yerlere yazınız.

ELEŞTİRİ ÖRNEKLERİ

Written By edebiyat fatihi on 22 Eyl 2014 | 22.9.14

ELEŞTİRİ ÖRNEKLERİ

  1. MONO LİSA GÜLÜŞÜ
  2. BİR ELEŞTİRİ YAZISI:HÜZÜNLÜ ŞAİR:HİLMİ YAVUZ
  3. Nereden baksanız tutarsızlıklarla dolu bir film:NUH BÜYÜK TUFAN (M.Nedim Hazar)
  4. USTA ELEŞTİRMENDEN İNANILMAZ ÖRÜMCEK ADAM-2 ELEŞTİRİSİ: DALGACI KAHRAMAN
  5. Elif Şafak'ın Aşk kitabına Dücane Cündioğlu eleştirisi (aşağıdaki yazı)

  1. Aklın kaleminden kırk kurallı aşk
    Bu sufilik edebiyatı bir New Age modası! Bu aşk edebiyatı ise tam bir kitsch! Çağımızın mülkiyet ve cinsiyet putlarına tapınan zavallı kölelere, irfan geleneğimizin, o uğruna hiç emek sarfedilmemiş saygınlığından yararlanılarak ucuz tatminler hediye etmek! 

    Ne büyük zavallılık!

    Oysa altın bulmak ümidiyle erenlerin türbesine kazma vurulmaz!


    — "Mevlâna.... İslâm âleminin Shakespeare'i!" (s. 38)

    Başka bir zaman olsa, bu denli bayağı bir benzetmeyle karşılaştığım daha ilk anda muhtemelen elimdeki kitabı -bir daha açmamak üzere- kapatır ve bir kenara koyardım. 

    Bu sefer öyle yapmadım. Bir lâ havle çekip bu bayağılığın altını çizdim, sonra da Elif Şafak'ın Aşk'ını okumaya devam ettim.

    Sırf siyah ölümün hatırına... bir vazife duygusuyla... ızdırab içinde... ve tabii ki pencereden dışarı bakmanın cezası olarak...

    Süreç değil bir tek, sonuç da benim açımdan acı vericiydi.

    Bu konularda eline kalemi alan kim olsa, sonucun yine de değişmeyeceğini bilmek, belki de ızdırabımın asıl sebebi. Çünkü kendi irfan hazinelerimizle ve ortak değerlerimizi kendilerine borçlu olduğumuz büyük ustalarla sahih irtibatlar kuracak o muhkem noktadan artık iyice uzaklaşmış durumdayız.

    Sorun, öyle alelâde bellek yitimiyle izah edilecek gibi değil. Çünkü pekâlâ kadim bilgi kaynakları elimizde. İnsan malzemesinde de sıkıntı çekilmiyor. Gayret eksikliği veya iyi niyet yoksunluğu ('hain' edebiyatı) türünden yakınmaları da -hiç değilse bu bağlamda- ciddiye alamayız.

    O hâlde nedir sorun?

    Sorun, dünyayı/eşyayı idrak tarzımızın hem içerik, hem de biçim itibariyle kökten dönüşmesi. Dünyagörüşümüzün neredeyse bütünüyle değişmesi.

    Sözgelimi mülkiyet ve cinsiyet.

    Modern Türk toplumunun, mülkiyet ve cinsiyet alanında kazandığı yeni bilinç yapısıyla artık geçmişine ihatalı bir biçimde, en azından müsamahayla bakabilmesi mümkün müdür? Veya mevcut mülkiyet ve cinsiyet kodlarıyla, mirasçısı olduğu o kadim dünyanın asırlık değerlerini sağlıklı olarak anlayıp yorumlayabilmesi?

    Meselelerini ciddiye alan her namuslu zekânın bu soruya vereceği cevap olumsuz olacaktır!

    GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR

    Aşk'ın kuralları olur mu?

    Ne münasebet, Aşk'ın kuralı olmaz ki kuralları olsun!

    Aşk koşulsuz olandır. İçinde 'çıkar' ilkesinin olmadığı tek insanî edimdir. Külliyen hazdır. Bütünüyle zevktir. Süreç içerisinde oluşmadığından her türlü koşuldan, her türlü kuraldan âzadedir. Anî'dir; yani anda varolur; bir anda...

    Trafiğin kuralları olur, ama Aşk'ın kuralları olmaz! 

    Kural, aklın vaz'ettiği ilkelere verilen ad! Bu nedenle hesaba kitaba gelir işlerin kuralı olur. Gönülse akla benzemez, çünkü ferman dinlemez. Hesaba da, kitaba da gelmez. Nedensizdir. Koşulsuzdur. Kuralsızdır. Bu yüzden mehabbet (sevgi) başkadır dilimizde, aşk çok daha başka!

    Batılıları mazur görmeli, ne yapsınlar zavallılar, dillerinde tek kelime var: Love veya Die Liebe ya da L'amour!

    Love deyince, mehabbet deyince, sevgi deyince, bakınız işte o zaman işin rengi değişiyor. Çünkü sevginin koşulları ve kuralları olur. Hem de üç tane değil, beş tane değil, kırk tane bile olur!

    Olmuş da nitekim, meselâ bakınız Elif Şafak hiç üşenmemiş, bizler için tam kırk aded kural uyduruvermiş. Aklınca...

    Evet, aklınca. Çünkü düşüne taşına, aklıyla yazmış romanını, gönlüyle değil. Kalbiyle hiç değil!

    Son romanının başlığı şöyle: The Forty Rules of Love: A Novel of Rumi.

    "Başarının Kırk Kuralı: Jeremy Bentham Hakkında Bir İnceleme" der gibi bir adlandırma!

    Çaresiz, hemen sormak zorundayız: Tamıtamına kırk kuralı olan bu Love'dan muradı nedir acaba yazarın: Sevgi mi, Aşk mı?

    İngilizce olarak yazılan bu eser henüz yayımlanmamakla birlikte Türkçe çevirisi altı aydır elimizde. Üstelik adı da gayet sade, gayet ekonomik: Aşk. Evet, sadece Aşk.

    İşte size Türkçe'nin cilvelerinden biri daha! Çünkü Türkçe'de Aşk denince, kural mural akla gelmez; Türkçe'de aşkın ne kuralı olur, ne de kuralları. Hepsi de bir anda uçup gider.

    Yazar, Türkçe düşünmeye başladığında, bilinci kendisine bir oyun oynamış olmalı ki Love'ın yanına koymaktan çekinmediği o meş'um kırk kuralı Aşk'ın yanına koymaya eli varmamış. Hiç değilse kapakta...

HABER YAZISI ÖRNEKLERİ

Bu kez selfie Uzay'dan geldi

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) görev yapan ABD'li iki astronot teknik bir arızayı gidermek için uzay yürüyüşlerini tamamladı. Astronot Rick Mastracchio ise selfie çekmeyi ihmal etmedi.

ntvmsnbc
Güncelleme: 11:14 TSİ 24 Nisan. 2014 Perşembe
NASA astronotları Steve Swanson ve Rick Mastracchio, 1.5 saatlik uzay yürüyüşlerini tamamladı.
Astronotlar, arızalanan bilgisayarı yenisiyle değiştirdi. Genellikle 5-6 saat süren yürüyüşler bu kez kısa süresiyle dikkat çekti.
Astronot Rick Mastracchio ise yürüyüş sırasında çektiği selfie fotoğraf denemelerini Twitter hesabından paylaştı. Mastracchio, “Uzay giysisi iyi bir selfie çekmeyi zorlaştırıyor” notunu düştü.

Londra’nın Metro durakları otel oluyor

Londra’daki kullanılmayan metro istasyonları satışa sunulacak. Hayalet istasyonların otel, mağaza ve müze olarak hizmet vermesi bekleniyor.

ntvmsnbc
Güncelleme: 13:28 TSİ 22 Eylül. 2014 Pazartesi
Her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Londra’da kullanılmayan metro istasyonlarının turistik faliyetlerde kullanılması amacıyla satılması planlanıyor.
Londra’daki ulaşım ağından sorumlu yerel yönetim organı Transport for London’ın (TFL) en kısa sürede şirketlerden bu istasyonlar için teklif almaya başlayacağı iddia ediliyor.
Bir süredir kullanılmayan bu metro istasyonları ve tünellerin mağaza, otel ve müze olarak hizmet verebileceği düşünülüyor.

'Miro'nun özeli' dünyada ilk kez Sabancı'da

'Miro'nun özeli' dünyada ilk kez Sabancı'da
20. yüzyıl sanatının büyük ismi Katalan ressam Joan Miro'nun aile koleksiyonunda kimi yapıtları ve özel eşyaları dünyada ilk kez Sabancı Müzesi'nde sergileniyor. Sabancı Holding sponsorluğunda açılan 'Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar' başlıklı sergi, 1 Şubat'a kadar SSM'de.
Haber: MÜGE AKGÜN -muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 23

1. “Dil” adlı metinde yazarın “dilin toplum hayatındaki yeri ve önemi” hakkında hangi görüşleri dile getirdiğini sözlü olarak ifade ediniz.
DİL gerek insan gerek toplum gerekse insan ve topIum dan ayrı düşünülemeyecek olan bilim, sanat, teknik gibi bütün alanlarla ilgili buIunan, aynı zamanda onları oluşturan bir kurumdur.İnsan açısından bakınca insanın dünyadaki yerini ve değerini belirleyen odur. Konuşma yete­neği, dolayısıyla dil, insanı insan yapan niteliklerin başında gelir. Onun duygularını, düşünceleri­ni, isteklerini bütün incelikleriyle açığa vurmasına, yaşamını sürdürebilmesine olanak sağlar.. Dil olmadan insanların birlikte yaşamaları, anlaşabilmeleri, dolayısıyla bir toplumu oluşturmaları söz konusu olamayacağından dil bu açıdan da önemlidir; bir topluluğu topluma dönüştürür. 
2. İnsanların ve toplumların duygu, düşünce, yaşayışlarını kısacası kültürlerini daha sonraki  kuşaklara aktarmak için kullanabilecekleri yöntem ve malzemeler neler olabilir? Yazarın bu konudaki görüşlerini sözlü olarak ifade ediniz.
Yazara göre bir dilin sadece söz varlığını inceleyerek bile o toplumun hangi koşullar içinde bulunduğunu, ne gibi değişikliklere sahne olduğunu, hangi kavramların önem taşıdığını ve hangi uluslarla ilişki kurduğu saptanabilir.

3. “Aynı dili konuşan insan toplulukları ortak kültür değerlerini paylaşırlar.” düşüncesinin me-tinde nasıl ele alındığını yorumlayınız. Bu düşünceyi destekleyen örnekler veriniz.
Yazara göre bir toplumun pek çok özelliği, yaşayışı, gelenekleri, dünya görüşü, yaşam felsefesi, inançları, bilim, teknik ve sanata katkıları o topIumun diline yansır; o toplumun dilinden izlenebilir.



9.SINIF EKOYAY YAYINCILIK EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 22

1. Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi
Hazırlık

 www.tdk.gov.tr İnternet sitesini ziyaret ederek Atatürk’ün Türk diline verdiği önem hakkında bir araştırma yapınız.

1. Etkinlik: 9. sınıf dil ve anlatım ders kitabınızın “İletişim, Dil ve Kültür” konusunda öğ­rendiğiniz bilgileri gözden geçiriniz. Dil ve kültür ilişkisi konusundaki bilgilerinizi başlıklar hâlinde defterinize yazınız.
SORUNUN CEVABI İÇİN TIKLAYINIZ

✓ Çevrenizdeki insanların konuşmalarını gözlemleyiniz. Yaş, cinsiyet, sosyal statü gibi de­ğişkenlerin dili kullanma biçimini etkileyip etkilemediğini tartışınız. Tartışma sonuçlarını söz­lü olarak ifade ediniz.
Herkesin dil kullanma biçimi farklıdır ve kullanılan dil, onu kullanan birey
hakkında söylenmeyen ama fark edilen ipuçları verir. İfade edilen durumlar, seçilen
sözcükler, ağız özellikleri dil kullanıcısının tanınmasına yardımcı olur. Örneğin konuşmacı söylemese bile telefonla konuşurken ses tonundan konuşmacının yaşı, cinsiyeti, ruh hali, eğitim düzeyi, içinde yetiştiği toplum ve kültür bile belirlenebilir. Bununla birlikte ilk bakışta bireysel dilin dil kullanıcısı hakkında verdiği bilgilerin doğrudan kullanılan dil ve aktarılmak istenen düşünce ile karşılaştırıldığında önemsiz olduğu düşünülebilir. Ancak, bireysel dil kullanımını etkileyen etkenlerin incelenmesi ve anlaşılması, dil kullanıcısı hakkında bilgi edinilmesi, altta yatan diğer iletilerin
anlaşılabilmesi ve iletişimin devamı açısından önemlidir.

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ MADDELER HALİNDE...

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ
  • Dil ve kültür geçmiş ile gelecek aralarında bir köprü vazifesi görür .
  • Dil kültürün taşıyıcıdır,dil olmasaydı kültürel birikim gelecek nesillere taşınamazdı.
  • Bir toplumun oluşmasında ve ayakta kalmasında ortak lisan ve kültürün mühim bir payı vardır .
  • Kültür ve dil bir toplumun yaşayış biçiminden mühim izler taşır .
  • Kültür ve dil bir halkın en önemli ortak özelliklerindendir .

Atatürk’ün Türk Diline Verdiği Önem ve Yaptığı Çalışmalar

Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem

Atatürk, milli dilin korunması ve gelecek nesillere aktarılması doğrultusunda çalışmalar yapmış, "Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir" diyerek, milletimizin birlikteliği için Türk diline verilmesi gereken önemi vurgulamıştır. "Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın, dikkatli, alakalı olmasını isteriz." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 1 Kasım 1932, cilt I, s. 372) sözüyle de, bu konuda devlete düşen göreve işaret etmiştir.

REKLAMLAR

REKLAM

EN POPÜLER ROMAN ÖZETLERİ/TAHLİLLERİ

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyatfatihi.net - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica