SPONSORLU BAĞLANTI

ÖNE ÇIKANLAR

...

RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN

Written By edebiyat fatihi on 26 Tem 2014 | 26.7.14


YAHYA KEMAL VE BAYRAM

Yahya Kemal için, mazi, çoğu zaman tarih demektir. Onun şiirle­rinde mazi, muhteşem bir Osmanlı tarihi olarak görülür. Bu tarihte akın­lar, fetihler, her şeyden önce de Osmanlı Devletinin, Osmanlı kültür ha­yatının ve yaşayış biçiminin ihtişamı vardır. Bu bakımdan en dikkate değer şiiri Süleymaniye’de Bayram Sabahı’dır. Din ve tarih temlerinin birleştirildiği bu şiir, âdeta Yahya Kemal’in diğer şiirlerindeki ana fikir ve duyguların bir özetidir. Şâir bir bayram sabahı, Süleymaniye Camisin­de ibâdet için toplanmış halkı tasvir ediyor. Caminin bu görünüşü ona eski devirleri hatırlatıyor. Bu andan itibaren Yahya Kemâl bir vecid hali içinde, mazi ile hâl’i birbirine karıştırarak anlatıyor. Süleymaniye, ulu­luğu ve ihtişamı dolayısıyla, Osmanlı tarihinin timsali olur. Bayram da geleneği sembolize eder. Vakit sabahtır, günle birlikte şâirin gönlü de ağarmaktadır. Artık «tozlu zaman perdesi» aradan kalkmıştır. Gökte kanat, yerde ayak sesleri duyulmaktadır. Dokuz asrın-ruhları, hayâlleri, memleketin yaşayan halkı buraya doğru gelmekte, toplanmaktadırlar. Ufuklardan camiye doğru bu geliş, eski seferlerdendir ve artık Süleyman niye tarih olmuştur.(Bilge Ercilasun)

HÜSEYİN CAHİT YALÇIN EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ MADDELER HALİNDE...

Written By edebiyat fatihi on 21 Tem 2014 | 21.7.14

Hüseyin Cahit Yalçın(1874-1957)


Edebi Kişiliği

  • Mülkiye'de okurken birtakım cinayet romanlarını çevirerek yazın yaşamına başlamıştır.
  • 1896'da  Servet-i Fünun topluluğuna katılmış,Servet-i Fünun dergisinde öyküler, fıkralar,makaleler ile bir roman bir yandan da değişik gazetelerde yeni edebiyatı savunan makaleler yazmıştır.
  • Realist bir görüşle birtakım gözlemlere dayanarak oluşturduğu Hayal İçinde ve Nadide romanlarıyla tanınmıştır.
  • Öykülerinde daha çok zengin alielerin yaşamlarını anlatmış, tasvirlere ve ruh çözümlemelerine geniş yer vermiştir.
  • Dili oldukça sade, anlatımı özenti ve süsten uzaktır.
  • Özellikle yeni edebiyatı ve Doğu kültürüne karşı Batı kültürüne savunan makaleleriyle tanınmıştır.
  • Fransızca'dan çevirerek yayımladığı Edebiyat ve Hukuk adlı makalesi II.Abdülhamit yönetimi tarafındna kışkırtıcı bulunmuş, bu durum Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasına sebep olmuştur.
  • Servet-i Fünun'un savunucusu olarak yazdığı eleştiri ve makalelerini "Kavgalarım" adlı eserinde toplamıştır.
  • Hüseyin Cahit Yalçın; fıkra, anı, eleştiri, mensur şiir, türlerinde de eserler vermiştir
  • Servet-i Fünun döneminin en önemli eleştiri(tenkit) yazarıdır.

HÜSEYİN CAHİT'İN EN İYİ ROMANI "HAYAL İÇİNDE"NİN ÖZETİ...


Kitap Hakkında

Yazar : Hüseyin Cahit Yalçın
Sayfa Sayısı : 192
Yayın Evi : ORION YAYINEVİ
Tür : Türk Edebiyatı
"HAYAL İÇİNDE" ROMANININ ÖZETİ...
Hüseyin Cahit Yalçın, uzun sayılabilecek yaşamında, muhalif kimliği, çıkardığı gazeteler, fikir yazıları ve siyasetle yakın ilişkisi nedeniyle siyaset bilimciler ve tarihçiler açısından dikkate değer bir figür olarak görülmüştür. Bunun yanı sıra Yalçın, özellikle Servet-i Fünûn topluluğu içinde yazdığı edebî yazılar, roman ve hikâyeleriyle Türk edebiyat tarihinde de yadsınamayacak bir öneme sahiptir.

FAKİR BAYKURT HAYATI,SANATI VE ESERLERİ MADDELER HALİNDE...

Written By edebiyat fatihi on 20 Tem 2014 | 20.7.14

FAKİR BAYKURT HAYATI-EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ESERLERİ (1929-1999)

  • Asıl adı Tahir’dir. 
  • Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy’de doğdu.
  •  İlkokulu bitirdikten sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü’ne yazılır. 
  • Köy enstitüsü yıllarında özellikle şiire olan ilgisi artar, kendini okumaya verir.

YILANLARIN ÖCÜ GENİŞ ÖZETİ,KONUSU,KİŞİLER VE ÖZELLİKLERİ...TAHLİLİ

FAKİR BAYKURT-YILANLARIN ÖCÜ ROMAN İNCELEMESİ
I-KONUSU:
Oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve  torunları Ahmet ve Şerife ile yaşayan Irazca'nın köy içerisinde hiyerarşiye başkaldırışı anlatılır. 

II.ÖZETİ: (EN DOĞRU ÖZETİ)
Olay Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı seksen haneli  Karataş köyünde geçer.Deli Haceli ve karısı Fatma  evlerinin çok nemli olmasından yakınarak tam Irazca ve ailesinin kaldığı evin önüne ev yaparlar.Bu sırada köye ziyarete gelecek kaymakamın haberi alınır..Kaymakamı ağırlamak adına çeşitli hazırlıklar tertip edilmeye başlanır.Bu iş önce Kara Bayram'ın kuzusunu çalmakla işe başlarlar.Köyün muhtarı kişisel menfaatleri için Haceli'ye destek olur ve bir gün muhtarlığa konuşmak vaadiyle çağırdığı Kara Bayram'ı birkaç adamına dövdürür.Hem kuzusundan hem de üstüne dayak yiyen oğlunu gören Irazca , intikam almak için bir gece Haceli'nin ev yapmak için kazdığı temelleri doldurur.Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.Sabah kalktığında bütün yaptıklarının yok olduğunu gören Haceli, öfkeyle o sırada hamile olan Haçça'ya taş atar ve onun düşük yapmasına sebep olur.Irazca , kaymakam köye ulaşmadan onun yolunu keser ve hakkını aramak için kaymakamdan destek ister.Kaymakam, kendisi için hazırlanan tüm tertibe ve eğlenceye katılmadan açılışı yapar ve Irazca'nın hakkının verilmesini ister, aksi halde kendisinin dava açacağını söyler.Muhtar kendisinin de suçlanacağını düşündüğü için Haceli'ye verdiği desteği keser ve Kara Bayram'a yanaşmaya çalışır.Haceli'nin bütün yaptıklarından vazgeçeceğini  ve bir miktar maddi destek olacağının teminatını verse de Kara Bayram ikna olmaz ve şehre gidip dava açacağını söyler.Bütün bunlar olurken Haceli, karısı Fatma ile Kara Bayram'ın ilişkisini bilmemektedir.

BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT ÖYKÜSÜNÜN KONUSU,ÖZETİ,KAHRAMANLARI( tahlili-nette ilk)

"BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT" ÖYKÜSÜNÜN İNCELEMESİ
KONUSU:Osmanlı Devleti zamanında savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş 

“Deli Mehmet”in sonradan dilden dile dolaşan destansı hikayesi…
ÖZET:
Ömer Seyfettin’in tarihi bir hikayesi olan Başını Vermeyen Şehit’te yüz on kişilik Osmanlı mücahit gücünün savunduğu Grijgal Kalesi (1555 yıllarında) bini aşkın düşmanın saldırısına uğramıştır.Bu savaşta Deli Mehmet isimli bir derviş şehit düşmüş ve başı düşman tarafından bedeninden ayrılmıştır.Bunu gören yakın arkadaşı Deli Hüsrev “Canını verdin,başını verme!” diye bağırınca kesik başlı beden yerinden fırlamış ve kendi kellesini götüren atlı şövalyenin arkasından gidip başını almıştır.İşte bu olağanüstü olay buna şahit olan Grijgal kadısı Kuru Mehmet tarafından destansı bir hikayeyle anlatılmıştır. Yaşanmış gerçeği anlatan bu destanın yüz beyit kadarı da Peçevî Tarihi’nde yer almıştır. Usta hikâyeci Ömer Seyfettin ise (ö.1920) bu tarihî hadiseyi Peçevî’den alarak “Başını Vermeyen Şehit” adıyla on beş sayfalık güzel bir hikâye şekline çevirmiştir.

REKLAM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

En Popüler Roman Tahlilleri

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyatfatihi.net - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica