22 Eki 2017

11.Sınıf Türk edebiyatı Yeni Ders Notları 2017-2018

Sevgili takiplerimiz, 11.sınıf Türk edebiyatı dersiyle ilgili ünitelendirilmiş tüm ders notlarını bu sayfada bulabilirsiniz...   11.sınıf Türk edebiyatı dersiyle ilgili yayın arşivimizdeki tüm konuları bu sayfada bir araya getirdik... Sınavlarda önce işinize çok yarayacak bu notların faydalı olması dileğiyle...

11.Sınıf Türk edebiyatı Yeni Ders Notları 2017-2018

I.ÜNİTE: 

    Yenileşme Dönemi

II. ÜNİTE: TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATI (1860-1896)

1.    Tanzimat Dönemi Edebiyatı’nın Oluşumu

o    Tanzimat Dönemi Edebiyatı’nda Gazete

2.    Tanzimat Döneminde Öğretici Metinler

3.    Tanzimat Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)

4a    Tanzimat Döneminde Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler

4b    Tanzimat Döneminde Göstermeye Bağlı Edebî Metinler

5.    Tanzimat Dönemi Edebiyatı’nın Genel Özellikleri

o    I. Dönem Tanzimat Edebiyatı’nın Sanatçıları

o    II. Dönem Tanzimat Edebiyatı’nın Sanatçıları

o    Tanzimat Dönemindeki Diğer Sanatçılar

II. ÜNİTE: SERVET-İ FÜNÛN (EDEBİYAT-I CEDİDE) (1896-1901) ve FECR-İ ÂTÎ TOPLULUĞU  (1909-1912)

1.    Servetfünun Edebiyatı’nın Oluşumu

2.    Servetfünun Döneminde Öğretici Metinler

3.    Servetfünun  Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)

         o    Servetifünun Döneminde Mensur Şiir

4.    Servetifünun Döneminde Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler

o    Servetifünun Döneminde Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler

o    Servetifünun Döneminde Göstermeye Bağlı Edebî Metinler

5.    Servetfünun  Edebiyatı’nın Genel Özellikleri

o    Servetfünun Edebiyatı’nın Sanatçıları

6.    Fecr-i Ati Topluluğu (1909-1912)

7.    Fecr-i Ati Şiiri

o    Fecr-i Ati Edebiyatı’nın Sanatçıları


IV. ÜNİTE: MİLLÎ EDEBİYAT DÖNEMİ (1911-1923) (tüm ders notları)

1.    Millî Edebiyat Dönemi’nin Oluşumu

o    Milli Edebiyat Döneminde Düşünce Akımları

2.    Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler

3.    Milli Edebiyat Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)

o    Milli Edebiyat Döneminde Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılmış Şiir

o    Milli Edebiyat Döneminde Saf (Öz) Şiir

o    Milli Edebiyat Döneminde Halkın Yaşayış Tarzını ve Değerlerini Anlatan Manzumeler

4.    Milli Edebiyat Döneminde Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler

o    Milli Edebiyat Döneminde Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler (Roman, Hikaye)

o    Milli Edebiyat Döneminde Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Tiyatro)

5.    Millî Edebiyat Dönemi’nin Genel Özellikleri

o    Milli Edebiyat Dönemi’nin Sanatçıları

o    Milli Edebiyat Dönemindeki Bağımsız Sanatçılar


Ayrıca Bknz.: 👉Soru Cevaplarla 11.Sınıf Türk Edebiyatı Notları için Tıklayınız



21 Eki 2017

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 94-95

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 94-95

SAYFA 94
5. Etkinlik


Şiirler ( İLK ŞİİR SERBEST ÖLÇÜSÜ, 2.Sİ HECE ÖLÇÜSÜ, 3.SÜ ARUZ ÖLÇÜSÜ)
Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.         SERBEST ÖLÇÜ 👍
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.
                                                                                                                               

Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı;      HECE ÖLÇÜSÜ👍
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!
                                                                                                                     
Cennette bugün gülleri açmış görürüz de     ARUZ ÖLÇÜSÜ👍
Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde!

a. Yukarıdaki şiirlerin ölçü türlerini tablo üzerine işaretleyiniz.

( İLK ŞİİR SERBEST ÖLÇÜ, 2.Sİ HECE ÖLÇÜSÜ, 3.SÜ ARUZ ÖLÇÜSÜ)


b. Kullanılan ölçü türlerinin şiirlere katkısını açıklayınız.
Kullanılan ölçü türleri şiirdeki ahengi ve ritmi sağlayan unsurlardandır.
6. Etkinlik


KİLİM

(…)

Sakladığım baharlar nerde bu kilim için,
Nerde yıllarca önce, ben sana..
Ne yaptın baharları, baharsız çok çiğ, topraklarda…
Çok çiğ, çiçek –hiç yok– hani bu kilimde?
Hani beyaz, beyaz, beyaz… Beyazları ne yaptın?
Çok çiğ bu kızgın yaz, çiğ bu karakış!
Bâri biraz kışlarda… Çıplak, çok çiğ!
Çok çiğ bu çığlık, bu en bol renk: Kara! Ben sana
Hiç kara koyma demiştim, nerden düştü, çok çiğ
(…)
Çok çiğ kesik öksürük, çiğ çatlak çağıltı.
(…)

Behçet Necatigil

a. Yukarıdaki şiiri bir arkadaşınıza yüksek sesle okutunuz.

b. Şiirdeki “ç” seslerinin telaffuzunun şiirin içeriğini yansıtmadaki rolünü tartışınız.


"Kilim" şiirinde ç sesinin sürekli yinelenmesi şiirin anlamını güçlendiriyor. Sesteki sivrilik, tizlik, anlamdaki olumsuzluğa katkıda bulunuyor, pekiştiriyor: "Çiğnenir -çok çiğ çağ- ayaklar altında yabansı.

SAYFA 95

a) Yukarıdaki şiirin ahenk ve şekil özelliklerini belirleyiniz.


b. Bu şiirde dizelerin uzunluğu kısalığı aracılığı ile içerik görsel olarak şiire yansıtılmuştur. Yandan bakıldığında uzun ve kısa dizeler aracılığı ile şiirinin biçimi görsel olarak yelkenli bir gemiyi andırmaktadır.




9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 92-93

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 92-93

sayfa 92

Metni Anlama ve Çözümleme

1. ”Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler”, “Yolumun zafer tâkı, gölgeden taşkemerler” dizelerindeki altı çizili kelimelerin anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu sözlükten kontrol ediniz.


mil çekilmek: Birinin gözlerini kızgın mille kör etmek (mil:Türlü işlerde kullanılmak için yapılan ince ve uzun metal çubuk)

ama: Görme engelli, kör

tâk: Şenliklerde sokaklara kurulan süslü kemer, şenlik kemeri

kemerler:  Mimaride; İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı

2. Kaldırımlar adlı şiirin temasını belirleyiniz.

Yalnızlık / Geçmişe özlem.

3. “Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi / Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır” dizeleriyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

Şair bu dizelerle dikkatleri kaldırımlara çeker ve adeta onlara sığınır. Nitekim kaldırımları çilekeş yalnızların annesine benzetir.  Bu bir çeşit  sığınma psikolojisinin dışa vurumudur. Kaldırımların, ‘içinde yaşamış bir insan’ olduğunu ifade eden şair, bu dörtlükte kendisini tamamen  kaldırımlarla özdeşleştirir.

4. Şiirdeki açık ve örtük iletileri belirleyiniz.

Şiirdeki tüm açık ve örtük iletiler için tıklayınız


5. “Kaldırımlar”da şairin içinde bulunduğu dekor, neresi olduğu belirtilmeyen büyük bir şehrin sokaklarıdır. Şiir, şairi bu dekor ortasında gösteren bir mısra ile başlıyor:
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında.
Şairin hareket halinde olmasına rağmen, bir dehlizi andıran bu dar, karanlık ve kapalı dekor devam
eder. Kaldırımlar ve sokak kelimelerinin sık sık tekrarlanmasıyla bu kasvetli mekân, bir musallat fikir, daha doğru bir deyişle, şairin hayatına şekil veren bir kader haline geliyor. Onun dünyası bu dar ve karanlık sokaklardan ve kaldırımlardan ibarettir.

Mehmet Kaplan, Şiir Tahlilleri 2


Yukarıdaki metinde Mehmet Kaplan, Necip Fazıl Kısakürek’in Kaldırımlar şiiriyle ilgili görüşlerini dile getirmektedir. Metindeki görüşlerle kendi düşüncenizi karşılaştırınız.


Kaldırımlar şiirinde şair iç dünyasındaki yalnızlık, korku ve ölüm gibi duygularını gece karanlığında büyük bir şehrin uzayıp giden kaldırımlarıyla ve bu kaldırımlarda yaptığı yolculuktaki gözlemleriyle somutlaştırmıştır. 
1. Etkinlik
Nasıl da çınlıyor kulaklarım,
Dağlar, ormanlar sürükleniyor sularla…
Coşkun Ertepınar


a. Yukarıdaki dizelerde asonansları ve aliterasyonları bulunuz.

Asonans: En çok tekrar eden sesler "a, ı"

Aliterasyon: "l" ünsüzüyle aliterasyon yapılmıştır.

b. Dizelerdeki asonans ve aliterasyonların şiire katkısını belirtiniz.

Dizedeki asonans ve aliterasyonlar şiirin ahenkli olmasını sağlıyor.

                                                     http://www.edebiyatfatihi.net/2017/09/2017-2018-9sinif-turk-dili-ve-edebiyati.html
SAYFA 93

2. Etkinlik

Burcu burcu yayla kokar, ellerin
Türkü türkü, mâni mâni dillerin
Dilâver Cebeci

"lerin" redif; "l" yarım kafiye

                                                                                                       
sahici mi elinden tuttuğum o kartal kanadı
sen tuttun acıdan benim ellerim kanadı
Turgut Uyar

"kanadı" cinaslı kafiye
                                                                                                                                   
Hâtırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Cahit Sıtkı Tarancı

Redif yok, "-ir" tam kafiyedir.
                                                                                                               

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kaafilelerle…

Yahya Kemal Beyatlı

"lerle" zengin kafiye                                                                                                                  

a. Yukarıdaki şiirlerin kafiyelerini bulunuz.

Yukarıda şiirlerin altında

b. Şiirlerde kulanılan kafiyelerin türlerini kutucuklara yazınız.

Şiirlerin kafiye türleri de yukarıda verildi
http://www.edebiyatfatihi.net/


3. Etkinlik

Ne sabahı göreyim / ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın /verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi / sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün / serin karanlıkları.


a. Yukarıdaki dizelerde ölçüyü ve durakları bulunuz.

14'lü hece ölçüsüyle yazılmıştır. Durakları 7+7 


b. Ölçü ve durağın şiire katkısını ifade ediniz.
Ölçü şiirde ritim ve ahengi sağlar. Hece ölçüsünde durak, dizelerde  müzikalitenin, şiirin tümünde bir iç ahengin doğmasını sağlar.

4. Etkinlik

Ne arzum, ne emelim,
Yaralanmış bir elim,
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde!
Kemalettin Kamu


a. Yukarıdaki dizelerdeki “el” sözcüğünü iki ayrı anlama (organ adı, yabancı) gelebilecek şekilde ayrı ayrı okuyunuz.

b. Okuyuşunuzdan hareketle doğru telaffuzun şiirin anlamına sağladığı katkıyı değerlendiriniz.
Doğru telaffuz anlam değeri katar, anlamın kavranmasını kolaylaştırır,  duyguları belirginleştirir.

Şair Evlenmesi İle Zavallı Çocuk Oyunlarının Zihniyet, Dil ve Anlatım Özellikleri ve Temel Çatışması Karşılaştırması

Şair Evlenmesi İle Zavallı Çocuk Oyunlarının Zihniyet, Dil ve Anlatım Özellikleri, Yansıttığı Sosyal Problemler ve Temel Çatışması Karşılaştırması

EDEBİYATFATİHİ.NET HAZIRLADI 
ÖZGÜN ve KALİTELİ İÇERİKLER

ZİHNİYET:

Her iki tiyatro oyunu da dönemin gerçekliklerini yansıtan ve halkı eğitmek bilinçlendirmek amacıyla yazılan metinlerdir. Bu durum Tanzimat edebiyatının Batı'ya dönük zihniyetini ve devrin koşullarıyla ilişkilidir. Tanzimat  döneminde tiyatro halkı bilinçlendirmede bir araç görülmüş ve toplumsal problemler  tiyatroyla da çözülmeye çalışılmıştır. edebiyatfatihi.net

DİL ve ANLATIM ÖZELLİKLERİ:

Şair Evlenmesi adlı oyunda dönemine göre  sade, akıcı bir dil kullanılmış, yerel söyleyişlere de yer verilmiştir.
Zavallı Çocuk'ta önceki dönemlere göre sade bir dil kullanılmıştır. 

YANSITTIĞI TEMEL PROBLEMLER:

Her iki oyunda da "görücü yoluyla evlenmenin meydana getirdiği olumsuzluklar" 

TEMEL ÇATIŞMA

Şair Evlenmesi'nde temel çatışma geleneklerin bireylerin hayatı üzerindeki olumsuz etkileri ve gelenekçiliğin ikiyüzlülüğüdür. 

Zavallı Çocuk'taki temel çatışma ise gelenek-modernite çatışmasıdır.edebiyatfatihi.net

11.Sınıf Türk edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 51-54.Sayfa Cevapları

11.Sınıf Türk edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 51
UYARI: Bu ve diğer hiçbir içeriğimizi başka sitelerde yayınlanmanıza iznimiz yoktur. edebiyatfatihi.net

4.b Göstermeye Bağlı Edebi Metinler(Temaşa)
Hazırlık Çalışması
a) Metne göre edebiyatımızda modern tiyatro eserleri ne zaman verilmeye başlanmıştır?

Tanzimat'tan sonra başlamıştır.

b) Metne göre modern tiyatrodan önce toplumumuzda göstermeye bağlı hangi edebî türler vardır? Söyleyiniz.

Meddah, Karagöz ve ortaoyunu gibi türler vardır.

SAYFA 54

1. Metinde geçen olayları sıralayarak metnin olay örgüsünü bulunuz.
Metnin olay örgüsü:
  • Şair Müştak Beyin arkadaşı Hikmet Efendiyle Kumru Hanım ve ablası Sakine Hanım hakkındaki diyalogları
  • Şair Müştak Beyin kendi kendine konuşması, evleneceği için içi içine sığmaması
  • Şair Müştak Beyin istediği Kumru Hanım yerine gelin olarak  evde kalmış Sakine Hanımın getirilmesi,edebiyatfatihi.net
  • Mahallelinin eve toplanması

2. Metnin olay örgüsü yazıldığı dönemin sosyal hayatına uygun düşmekte midir? Niçin?

Tanzimat döneminde görücü yoluyla evliliğe bir eleştiri niteliği taşıdığı için dönemin gerçekliğine uygundur.

3. Metindeki olaylarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Görücü yoluyla evlenmek  yanlıştır ve bu durum gülünç duruma da düşürebilir. 

4. Metnin kahramanları kimlerdir ve bu kahramanların belirgin özellikleri nelerdir?


5. Metindeki kahramanların olay örgüsü içindeki temsil ettikleri değerler nelerdir? Kahramanlarla metnin yazıldığı dönemin gündelik hayatında karşılaşmak mümkün müdür? Niçin?

Mümkündür, heyecanlı, aceleci, saf mizaçlı, açıkgöz ve fırsatçı tiplere her dönemde rastlanabilir. 

6. Olayların geçtiği mekânları söyleyiniz. Bu mekânlar nasıl anlatılmıştır ve gerçekliğe uygun mudur? Açıklayınız.

Şair Evlenmesi'nde mekanla ilgili ifadeler yoktur.Ancak yaşanan olaylardan hareketle mekanın Müştak Beyin evi olduğu anlaşılmaktadır, fakat mekan tasvir edilmemiştir.Bu bakımdan mekanın gerçeklikle ilişkileri  vardır.

7. Olaylar hangi zamanda geçmektedir? Bu zamanla yaşanılan zaman arasında nasıl bir bağ vardır? Zamanın olay örgüsündeki işlevi nedir?

Eserdeki olay Tanzimat yıllarında meydana geliyor ,fakat belirli zaman ifadeleri yoktur.Zaman ile metindeki zaman o dönemin gerçeklğini yansıttığı için uyumludur. Zaman, diğer yapı unsurları gibi metnin yapısını oluşturan bir ögedir, olayların meydana geldiği zaman dilimini gösterir


8. Metnin yapı unsurları arasında uyumsuzluk var mıdır? Niçin?

Olay örgüsü, kişiler yer ve zaman unsurları arasında uyumsuzluk yoktur. Çünkü yaşananlar, kişiler, mekan ve zaman ögesi birbiriyle dönemin gerçekliğine uygun şekilde kurgulanmıştır.

9. Metnin temasını söyleyiniz. Bu tema hangi sosyal gerçeklikle ilgilidir? Bu sosyal gerçeklikle metnin yazılış amacı arasında bir ilişki söz konusu mudur? Açıklayınız.

Tema "görücü usûlüyle evlenmenin yanlışlığı"dır.  Bu tema sosyal bir sorun olan görücü usulüyle evlenmenin yanlışlığı gerçekliğiyle ilgilidir. Metnin amacı halkı eğitmek, bilgilendirmek ve görücü usülünün yanlışlığını ve olumsuz sonuçlarını halka tiyatro yoluyla göstermektir.
10. Metinden hareketle Şinasi’nin fikrî ve edebî yönü hakkında çıkarımlarda bulununuz.




Şair Evlenmesi Teması, Konusu, Özeti, Temel Çatışmaları, Sosyal Gerçekliği, Mekan ve Zaman Uyumu

Şair Evlenmesi Teması, Konusu, Özeti, Temel Çatışmaları, Sosyal Gerçekliği, Mekan ve Zaman Uyumu

EDEBİYATFATİHİ.NET TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR. 


Şair Evlenmesi Oyununun konusu ve kısa özeti:

Müştak Bey, isimli bir genç şair, mahallesinde oturan Kumru isimli bir kızı sever ve bu kız ile evlenmek ister. Habbe Kadın ve Ziba Dudu, bu evlilik için aracı olurlar.
Nikahtan sonra genç şair Müştak Bey'e Kumru'nun çirkin ve yaşlı ablasını gelin olarak getirirler. Bu bayanın adı Sakine Hanım'dır. Bu oyunda din adamlığı görevini kötüye kullanan Ebüllâklâka da yerini alır. Hikmet Bey, genç şair Müştak Bey'in arkadaşıdır. İşte bu Hikmet Bey, Ebüllâklâka'ya rüşvet vererek arkadaşı Müştak Bey'i bu zor durumdan kurtarır.

Temel Çatışması
Temel çatışma geleneklerin bireylerin hayatı üzerindeki olumsuz etkileri ve gelenekçiliğin ikiyüzlülüğüdür.

Tema ve metnin amacı arasındaki ilişki

Teması:  "görücü usûlüyle evlenmenin yanlışlığı"

Metnin amacı halkı eğitmek, bilgilendirmek ve görücü usülünün yanlışlığını ve olumsuz sonuçlarını halka tiyatro yoluyla göstermektir.

Tema ve sosyal gerçekliği

Şair Evlenmesi Teması, Konusu, Özeti, Temel Çatışmaları, Sosyal Gerçekliği, Mekan ve Zaman Uyumu
Tema "görücü usûlüyle evlenmenin yanlışlığı"dır.  Bu tema sosyal bir sorun olan görücü usulüyle evlenmenin yanlışlığı gerçekliğiyle ilgilidir. Metnin amacı halkı eğitmek, bilgilendirmek ve görücü usülünün yanlışlığını ve olumsuz sonuçlarını halka tiyatro yoluyla göstermektir.

 ESERDE YER ALAN KİŞİLER: 

 ASIL KİŞİLER:

 MÜŞTAK BEY: Güvey ve Kumru Hanımın aşığı. Müştak Bey aşka susamış, aşkla körü körüne hareket eden, sevincin ümitsizliğinde en son derecesine çıkan biridir. Müştak Bey alafranga tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle mahallelinin hoşuna gitmeyen, fakir fakat oldukça kafalı bir insandır.

KUMRU HANIM: Müştak Beyin sevgilisi ve Sakine Hanımın kız kardeşidir. Kumru hanım çok genç ve güzel bir hanımefendidir. O da Müştak Beye aşıktır.

SAKİNE HANIM: Kumru Hanımın büyük kız kardeşidir. Sakine Hanım; Kumru Hanıma göre oldukça yaşlı, çirkin, kart, kambur ve evde kalmış bir bayandır. Sakine Hanım eserde Müştak Beyin nikahlısıdır.

 YARDIMCI KİŞİLER:
 HİKMET EFENDİ: Müştak Beyin en iyi dostlarından biridir. Çok pratik zekalı bir kişiliğe sahiptir. Hikmet Efendi; aklı başında, ağırbaşlı ve Müştak Beyi o zor durumdan kurtaran kişidir.

ZİBA DUDU: Evlenmeye aracılık yapan kılavuz kişidir. Müştak Beyin başına bu derdi açanlardan biridir. Ziba Dudu; çok geveze, laf taşıyan ve ortalığı karıştırmayı seven bir kişiliktir.

HABBE KADIN: Müştak Beyin yengesidir. Müştak Beyin başına gelenleri duyunca feryadı basıp ortalığı karıştırıyor. Çok aceleci ve panik bir kişiliğe sahiptir.

EBULLAKLAKATÜL’ENFİ: Sakine Hanımın nikahını kıyan imamdır. O da Sakine Hanımı Müştak Bey’e yamamaya çalışanlardan biridir. Çok düzenbaz, aşağılık ve dini başka şeylere alet eden bir tiptir. Aynı zamanda oldukça geveze, gürültücü, iri ve uzun burunlu çirkin biridir.

BATAK ESE: Mahallenin bekçisidir. Müştak Beye oynanan bu oyunda onun da çok büyük bir payı vardır. Oldukça cahil biridir ve ne duyarsa duysun, doğruluğunu araştırmadan hemen buna inanır ve mahalleyi karıştırır. Ayrıca her işe burnunu sokan biridir.

ATAK KÖSE: Mahallenin süprüntücüsüdür. İmama yardakçılık yapanlardan biri de odur. Oyunda arkasında küfe giyer, çok saf ve cahil bir tiptir.

MAHALLELİ: Eserde mahalleden tiplerde vardır. Bunlar genellikle cahil ve dedikoducu kişilerdir. Bunların çoğu esnaftan seçilmiştir. 

Şair Evlenmesi'ndeki Kahramanlar ve bu kahramanların adları ile söz ve davranışları arasındaki İlişki

İl yerli tiyatro oyunumuzdaki öne çıkan kişiler Müştak Bey, Habbe Kadın, Ziba Dudu, Ebullaklaka, Batak Ese, Atak Köse, Hikmet Efendi'dir. 

Bu kahramanların adları ile söz ve davranışları uyumludur.
Örneğin;

Müştak: özleyen, can atan demek...(Kahramanımız evlilik için can atan biri)
Ziba: süslü, özentili 
 Dudu: Papağan
Habbe: Hileci, hile yapan
Ebu'l Laklaka: gevezelerin babası , çok konuşan

Olayların geçtiği mekânı ve bu mekânın özellikleri ve  gerçekliğe uygunluğu 

Şair Evlenmesi'nde mekanla ilgili ifadeler yoktur.Ancak yaşanan olaylardan hareketle mekanın Müştak Beyin evi olduğu anlaşılmaktadır, fakat mekan tasvir edilmemiştir.Bu bakımdan mekanın gerçeklikle ilişkileri vardır.

 Metinde geçen zaman ve  metindeki  zaman ile yaşanılan zaman arasında bir ilgi 

Eserdeki olay Tanzimat yıllarında meydana geliyor ,fakat belirli zaman ifadeleri yoktur.Zaman ile metindeki zaman o dönemin gerçeklğini yansıttığı için uyumludur.


Keloğlan, Kabak Gelin Masalının Kişiler, Olay Örgüsü, Mekan ve Zaman İncelemesi

Keloğlan, Kabak Gelin Masalının Kişiler, Olay Örgüsü, Mekan ve Zaman İncelemesi

KABAK GELİN 

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış. Anası saçını süpürge yapar, orda burada çalışarak günlük nasiplerini çıkarırmış. Oğlu Keloğlan, tembelin tekiymiş. Bütün gün hiçbir işe bakmaz, miskin miskin oturur veyahut da yatarak zamanını geçirirmiş. Kadın bakar ki olacak gibi değil!

- “Keloğlum, keleş oğlum, elâlemin oğlu analarına bakıyor. Git sen de çalış, para kazan…” diyerek oğluna yolluk ekmek pişirip yola salar.

Keloğlan az gide uz gide bir tepenin yamacında sürülerini otlatan bir çoban görür. Hoşbeşten sonra:

“Ekmeğim sende kalsın. 3 güne kadar geldim geldim, gelmedimse helâl-hoş olsun” diyerek, çekip gidiyor.

Geri döndüğünde, çobanın ekmeğini yediğini görünce: O yanına geçerim, bu yanına geçerim koyununu aldığım gibi kaçarım deyip koyunu kucaklayıp kaçıyor

Gel zaman git zaman yolda bir kervana rast geliyor. Kervancıbaşına koyunu verip 3 gün içinde gelmezse kendilerinin olmasını söylüyor ve çekip gidiyor. Döndüğünde koyunun yerinde yeller estiğini görüp iyice sinirlenen Keloğlan:

“O yanına geçerim, bu yanına geçerim, Halılarını aldığım gibi kaçarım”

Deyip halıları alıp kaçıyor. Tepeler aşırı yol yürüdükten sonra bir köye geliyor. Bakar ki ne görsün? Herkes gülüp eğleniyor, davullar zurnalar çalınıyor. Bunun bir düğün töreni olduğunu öğrenen Keloğlan düğün sahibine halıları emanet edip yine “3 gün içinde gelmezsem helâl-hoş olsun” diyerek kayboluyor.

Geldiğinde halıları bulamayınca hiddetlenip: “O yanına geçerim, bu yanına geçerim, gelinini aldığım gibi kaçarım”,deyip gelinin elinden tuttuğu gibi geldiği yollardan, tepelerden aşarak köyüne geliyor. Evlerine vardıktan sonra gelini kapını arkasına dayayıp annesine:

-“Ana, Keloğlun sana bir gelin getirdi. Git de elini eteğini öpsün” diyerek, gelinin yanına yolluyor. Kadıncağız, gelinin duvağını açtığında ne görsün! , kaşı, gözü oyulmuş, süslenmiş bezenmiş bir kabak durmuyor mu karşısında!

Meğer o köyde her yıl mevsimi gelince kabak şenlikleri yapılır, eğlenilirmiş. Gelini kaptığı gibi, Keloğlan’ın başına fırlatan anası, oğlunu bir güzel benzetmiş. Kabak Keloğlan’ın başında parçalanmış…

Onlar orada kaldı; safalarını süpür, muratlarını ersinler.

Derleyen: Nesrin TAĞIZADE


İnceleme: edebiyatfatihi.net

Masalın Planını Oluşturan Bölümleri

Döşeme: İlk cümledeki tekerleme bölümü (Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken)
Serim: Keloğlan ve anasının tanıtıldığı bölüm (İlk paragraf)
Düğüm: İkinci paragraftan son iki paragrafa kadar düğüm bölümüdür.
Çözüm: Keloğlan'ın kaçırdığı gelinin süslenmiş bir kabak olduğunun anlaşıldığı kısım ve annesinin kabağı Keloğlan'ın kafasında parçaladığı bölüm.
Dilek: Metnin son cümlesi (Onlar orada kaldı; safalarını süpür, muratlarını ersinler.)

edebiyatfatihi.net

Masalın Yapı Unsurları

Kişiler:
 Keloğlan, annesi, çoban, kervancıbaşı, düğün sahibi, gelin
Olay örgüsü:
Annesinin Keloğlan'ı çalışıp para kazanması evden yollaması
Keloğlan'ın emanet ettiği ekmeğini yiyen çobanın  koyununu çalması,
 Keoğlan'ın koyunu emanet ettiği kervancıbaşının halısını çalması,
Halısını emanet ettiği düğün sahibinin kızını alıp kaçması
Kaçırdığı gelinin süslenmiş kabak çıkması,
Annesinin Keloğlan'ı dövmesi

Mekân: Olaylar köyde geçmektedir.
Zaman: Belirsiz zaman ifadeleri vardır. 

Masalda mekan ve zaman değişimi çok hızlıdır.