SPONSORLU BAĞLANTI

YEPYENİ KİTAPLAR, YEPYENİ CEVAPLAR İÇİN AŞAĞIDAN SINIFINIZA TIKLAYIN...

...

11. Sınıf Türk Edebiyatı Lider Yayın Cevapları Sayfa 57

Written By edebiyat fatihi on 31 Eki 2014 | 31.10.14

11. Sınıf Türk Edebiyatı Lider Yayın Cevapları 
Sayfa 57 Ölçme ve Değerlendirme
- Tanzimat edebiyatçıları tiyatro türünde eserler verirken Batı'dan çevrilen eserleri model almışlardır.
- Tanzimat Edebiyatı Döneminde tiyatro tekniği adapte yoluyla gelişmiştir.
- Göstermeye bağlı edebî metinlerde mekân - zaman ilişkisi sahneleme yöntemi sayesinde anlatmaya bağlı edebi metinlerden daha somut bir biçimde ortaya konur.

2.

TANZİMAT TİYATROSUNUN GENEL ÖZELLİKLERİ MADDELER HALİNDE...


  •  Tiyatro ilk defa bu dönemde görülmeye başlanmıştır.
  •  İlk tiyatro örneği Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir.

11.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 56

sayfa 56
7. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Namık Kemal’in fikrî ve edebî yönü (birinci grup) ile yazar-eser ilişkisini (ikinci grup) belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

Şair Evlenmesi ile Zavallı Çocuk adlı metinler ile geleneksel Türk tiyatrosunun karşılaştırılması (maddeler halinde)



  1. Şair Evlenmesi ile Zavallı Çocuk adlı metinler tiyatro türünün yapı özelliklerini göstermektedir.Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne dayanmamakla birlikte belirli yapı özelliklerine sahiptir.
  2. Geleneksel Türk tiyatrosunda halkı eğlendirmek , eğlendirirken de kıssadan hisse vermek amaçlandığı için tema genelde ahlakidir.Şair Evlenmesi ile Zavallı Çocuk adlı metinlerde ise toplumsal bir sorun ele alınmıştır.

Tiyatro tekniğinin tercüme yoluyla nasıl geliştiği hakkındaki bilgi

Tiyatro tekniğinin tercüme yoluyla nasıl geliştiği hakkındaki araştırma sonuçları
Tanzimat döneminde, Batı etkisiyle gelişen türlerden ilki tiyatrodur. Döne-min aydınının, eserlerinde mesaj verme kaygısını en iyi yansıtabildikleri türolarak gördüğü tiyatro eserleri, sahnede sergilenebilir olması, taşıdıkları mesajı sadece okur-yazar kitleye değil tüm izleyicilere iletebilmesi açısından döne-min edebiyatçıları ve aydınları tarafından özellikle dikkate alınmış ve dönemin yazarları tiyatronun sahnelenme hususiyetini kullanarak, düşüncelerini halkın tümüne ulaştırmayı hedeflemişlerdir. XIX. yüzyılda tiyatronun tür olarak gelişmesine baktığımızda, öncelikle yabancı grupların gelip oyunlarını sergiledikle-rini, daha sonra Osmanlı tebasından (özellikle Ermenilerden) müteşekkil grupların oyunlarını sahneye koyduklarını görmekteyiz. Osmanlı tiyatrosu tarihi araştırmalarının önde gelen isimlerinden olan, Niyazı Akı ve Metin And’ın eserlerinden takip edilebilen bu gelişmede, tercüme veya adapte tiyatro eserlerinin önemli roller üstlendiği görülmektedir.Osmanlı İmparatorluğu’nda tiyatronun serencamına bakıldığında önceleri yabancı tiyatro gruplarının gelip İtalyanca veya Fransızca oyunlar sahneledik-leri İstanbul’da, Osmanlı tebasından gayrimüslimlerin adaptasyon yoluylaoyunları Osmanlı kültürüne uygun ve izleyici kitleye cazip hale getirip oyna-maya başladıklarını görmekteyiz. Her oyunu adapte etmeyen tiyatro çevirmen-leri, özellikle evrensel temaların işlendiği oyunları Osmanlı toplumuna uyar-larken, sadece İtalya veya Fransa’ya özgün konulara yer veren oyunları çevir-mek için çaba harcamamışlardır. 1870’li yıllarda zirveye ulaşan tiyatro gösteri-leri, yüzyılın son 30 yılında 400’den fazla farklı oyun gösterimiyle toplumda nederece kabul gördüğünü bizlere açıkça ifade etmiştir.
Niyazi Akı’nın XIX.Yüz- yıl Türk Tiyatrosu Tarihi

11.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 55 (ilk kez burada)

11.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI 2014
SAYFA 55
1. Metin kişilerini ve bunların kişisel özelliklerini belirleyiniz
Atâ Bey: Halil Bey’in kardeşinin oğlu. On dokuz yaşında, Tıbbiye’nin onuncu sınıf sınıfından bir delikanlı.Ata öksüz bir çocuktur, amcası Halil Bey’in yanında büyümüş, kızı Şefika’ya âşık olmuştur. Şefika da ona âşıktır. Ata Askeri Tıbbiye’de okumakta, eve ancak izin günlerinde gelmektedir.
Şefika Hanım: On dört yaşında bir kız, Atâ Beye deli gibi aşık,fedakar, aşkının peşinde koşuyor...
Halil Bey: Şefika'nın babası...çaresiz ve anlayışlı bir adamdır.
Tahire Hanım: Şefika Hanım’ın annesi,kendi çıkarları için evladını hiç istemediği biriyle evlendirecek kadar düşüncesiz; ama sonra çok pişman olacak anne...
Şerife Hanım: Şefika Hanım'ın babaannesi
Tâbende: Cariye.
Hekim amca

9.SINIF EDEBİYAT EKOYAY CEVAPLARI SAYFA 76

Written By edebiyat fatihi on 30 Eki 2014 | 30.10.14

SAYFA 76
6-“İlahi” adlı metindeki “Ben yanaram dün ü günü”, “Aşkun zencirini üzem” ve “Gün geçtik­çe artar odum” ifadelerini anlam ve gerçeklik bakımından inceleyiniz. Ulaştığınız sonuçları söz­lü olarak ifade ediniz.

YUNUS EMRE GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ İLAHİSİ İNCELEMESİ


GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ 
Ben yürürüm yane yane    
Aşk boyadı beni kane      "ane" zengin uyak          
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi 

Gâh eserim yeller gibi 
Gâh tozarım yollar gibi    "ler gibi" redif , "l" yarım uyak 
Gâh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akar sulayın çağlarım
Dertli ciğerüm dağlarım  "rım" redif ; "ağla" zengin kafiye 
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldır beni
Ya vaslına erdir beni          "dır beni" redif ;  uyak yok 
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh soraram dilden dile    "ile" zengin uyak 
Gurbette halim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
Ol yâri düşte görürüm         "(u)rüm" redif ; uyak yok 
Uyanıp melûl olurum  
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim          "yim" redif; "are" zengin uyak 
Dost elinde avareyim
Gel gör beni aşk neyledi

Şiirin sunusu için TIKLAYINIZŞiirdeki bazı kelimelerin anlamları: (ek bilgi) 
ışk: aşk
Âkil:akıllı
divane: deli ,çılgın
neyledi: ne yaptı
geh: (kah) bazen, bazı zaman
sulayın: su gibi
dağlaram: yaralarım
anuban: anıp, anarak
vasl: sevgiliye kavuşma
miskin:(tasavvufta) yoksul, benliğinden geçmiş kişi
yâre: yara
melûl: kederli, dertli
il: memleket
âvâre: serseri, başıboş, boş gezen 


İNCELEMESİ
ölçü: 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
uyak: şiirde gösterilmiştir.
redif: şiir üstünde gösterilmiştir.
sese dayalı edebi sanatlar: 1.beyitte "n" seslerinin tekrarıyla ali terasyon, "e ve a" seslerinin tekrarıyla asonans yapımıştır.
Her beyitte ünsüz harf tekrarıyla aliterasyon ünlü ses tekrarıyla asonans yapılmıştır.
YAPI UNSURLARI:
Nazım birimi: dörtlük 
nazım birimi sayısı: 7
uyak şeması: aaab/cccb/dddb/eeeb/fffb/... düz uyak şeması vardır.

TEMA: İlahi aşk
Nazım Türü: İlahi 

YUNUS EMRE İLİM İLİM BİLMEKTİR İLAHİSİNİN AÇIKLAMASI

İLİM KENDİN BİLMEKTİR
İlim ilim bilmektir 
İlim kendin bilmektir 
Sen kendini bilmezsin 
Ya nice okumaktır

YUNUS EMRE'NİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ YERİ



Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün İslam'a bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık 700 yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük katkılar sağlamış bir gönül adamıdır.           Bazı kaynaklarda Anadolu'ya gelen Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu rivayet edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında Eskişehir'de öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi. Batı Anadolu'nun birkaç yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden "makam" adı verilen yer vardır.

OĞUZ TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ

OĞUZ TÜRKÇESİNİN ÖZELLİKLERİ
Oğuzların, Köktürklerin yerini alan Uygurlar döneminde de Orhun ırmağı bölgesinde yaşadıkları ve Uygurlarla Köktürk döneminde olduğu gibi, kimi zaman dostluk ilişkileri içinde oldukları, kimi zaman da savaşlar yaptıkları bilinmektedir.

HOCA DEHHANİ GAZEL ÖRNEĞİ VE AÇIKLAMASI

Gazel
Acep bu derdümün dermânı yok mu
Ya bu sabr itmegün oranı yok mu

YUNUS EMRE AŞKIN ALDI BENDEN BENİ,BANA SENİ GEREK SENİ İLAHİSİNİN ZİHNİYETİ,AÇIKLAMASI(ilk kez edebiyat fatihinde)

İLAHİ
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 72

SAYFA 72
13. Eserle sanatçı arasındaki ilişki bilinen bir gerçektir. Siz de Faruk Nafiz Çamlıbel hakkında yaptığınız araştırma ve Bizim Memleket şiirinden yola çıkarak Faruk Nafiz Çamlıbel’in sanat anlayışı ve fikrî yönü hakkında neler söyleyebilirsiniz? Eserle şair arasındaki ilişki bağlamında çıkarımlarda bulununuz.

12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 71

12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI 
SAYFA 71
Tema: Memlekete Hayranlık
Tarihî ifadeler: Zahir, viran
Temanın halkla ilişkisi: Tema doğrudan memlekete yönelmiştir. Bu şiirde memlekete romantik bir bakış açısı vardır.
Temanın daha önce ele alınıp alınmadığı: Tema daha önce Milli Edebiyat Döneminde ve sonra devamında ele alınmış bir temadır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

REKLAMLAR

SPONSORLU BAĞLANTI

 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyat fatihi - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica