12 Tem 2017

Sabahattin Ali "Ayran" Hikayesinin Konusu, Özeti ve İncelemesi

Sabahattin Ali "Ayran" Hikayesinin Konusu, Özeti ve İncelemesi

edebiyatfatihi.net 

Sabahattin Ali'nin  1938'de yayınlanan Ayran adlı hikayesinde küçük Hasan'ın yüreklere dokunan hikayesi anlatılıyor.

Ayran adlı hikayeyi Murathan Mungan'ın derlediği Tren Geçti kitabında okudum. Küçük Hasan annesi ve iki küçük kardeşiyle bir toprak damda sefalet içinde yaşayan bir çocuktur. Annesi başka köylere hizmetçilik yapmaya gider. Babası ve akrabaları hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Annesi onlardan hiç bahsetmemiştir. Annesi Haftada bir kez eve uğrar, getirdiği az bir yemekle çocuklarını doyurmaya çalışır. Bunun haricinde iki küçük kardeşin sorumluluğu Hasan'ın üstündedir.


Küçük Hasan sabah erkenden kalkıp ayran güğümüyle iki saat uzaklıktaki tren istasyonuna gider. Tek amacı güğümdeki ayranları satıp evdeki kardeşlerine ekmek götürmektir. Ama işi şimdi zorlu kış şartlarında daha zordur. O gün yorucu bir yolculuktan sonra tren istasyonuna gider, bir iki bardak haricinde hiç ayran satamaz.Bir sonraki treni beklemeye başlar,  soğuktan donmak üzeredir. Tren gelir ama yine ayran satamaz. Artık akşam bastırmak üzeredir, köye nasıl döneceğini kara kara düşünür, yollara düşer.

Issız karanlıkta dondurucu soğukta evine dönmek ister. Uzaktan kurt sesleri gelmektedir. Küçük Hasan gittikçe korkmaya başlar, garip birtakım sesler çıkarır. Hayvan sesleri yakınlaştıkça Hasan daha da çok korkar. Olduğu yere düşer, kalır. Birkaç yüz metre ilerideki evinde de küçük kardeşleri köyün etrafında dolaşan kurtların seslerini duydukça birbirlerine sokularak ağlaşırlar.

1 Tem 2017

Murathan Mungan'ın Seçtikleriyle Tren Geçti

Murathan Mungan'ın Seçtikleriyle Tren Geçti
Fatih Kutay
Sıcaktan kavrulduğumuz bugünlerde yaz tatiline girmeden hazırladığım kitap listesinde bugünkü durağım çağdaş edebiyatın önemli yazarlarından Murathan Mungan'ın Metis Yayınları'ndan çıkan tren odaklı seçki öykülerden oluşan kitabı Tren Geçti oldu.

Tren Geçti çeşitli yazarların  trende geçen öykülerini içeren bir Murathan Mungan seçkisi... Murathan Mungan "Vagonlar" başlıklı önsözünde trenin tarihi gelişiminden ve  bu kitabı neden derlediğinden  bahsetmiş. "Neden tren, trenler?" sorusuna ise hepimizin hatıralarının bir yerinden gelip geçen trenler yok mudur? Ömrümüzün çeşitli zamanlarına yayılmış birkaç tren yolculuğu anısı" cevabını vermiş. Çok da iyi yapmış bence...Sizi bilmem de ben tren yolculuğunu pek severim.

Tren Geçti hikaye kitabında Oğuz Atay, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik, Sabahattin Ali, Afif Yesari, Umran Nazif, Bekir Sıtkı Kunt, Leyla Erbil, Mustafa Kutlu, Oktay Akbal, Tomris Uyar, Hasan Ali Toptaş gibi pek çok önemli yazarın tren odaklı öyküleri yer alıyor. 

Keyifli okumalar dileriz. edebiyatfatihi.net





29 Haz 2017

Yeni Dönemde Okullar Ne Zaman Açılacak ?

Yeni Dönemde Okullar Ne Zaman Açılacak ?
Millî Eğitim Bakanlığınca, gelecek eğitim öğretim yılının çalışma takvimini hazırlandı.

 Buna göre, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2017-2018 eğitim öğretim yılı,18 Eylül 2017 Pazartesi başlayacak, 8 Haziran 2018 Cuma günü sona erecek.


Sezen Aksu'dan Sıcacık Bir Hikaye Kitabı

Türk müziğinin ünlü ismi Sezen Aksu'nun Caretta Çocuk tarafından yayınlanan  ilk çocuk kitabı “Efe ile Bulut” insan merkezli dünya anlayışımıza alternatif bir hikâye sunuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

“Sardunya Mahallesi’nde yeni bir gün başladı. Efe ve sevimli tüylü dostu Bulut, neşe içinde oynuyor. Derken Osman Bey’in sesi duyuluyor: Yeter! Hayvanat bahçesine çevirdiniz burayı!”

Aslında siz bu hikâyedeki herkesi tanıyorsunuz. Hayvanları çok seven Efe’yi, mahallenin neşeli Pervane ablasını, aksiliği ile tanınan Osman Bey’i ve Osman Bey’i çocukluğundaki gibi sevgi ve neşe dolu günlerine davet eden Bulut’u...

Bakalım Osman Bey, Bulut’un çağrısıyla hayatına sevgi ve güveni yeniden katabilecek mi?

Sezen Aksu’dan sıcacık bir dostluk hikâyesi…



23 Haz 2017

TATİLDE OKUYABİLECEĞİNİZ TAVSİYE KİTAP LİSTESİ

Yoğun ve yorucu geçen bir eğitim-öğretim dönemi daha bitti. Şimdi tatil  zamanı. Tatilde iyi bir dinlenme yanında kitap okumak da çok önemli. 



Ömer Seyfettin Tuhaf Bir Zulüm Hikayesinin Konusu, Özeti, İncelemesi

Ömer Seyfettin Tuhaf Bir Zulüm Hikayesinin Konusu, Özeti, İncelemesi

İnceleme: edebiyatfatihi.net

Kendisi de aynı zamanda aker olan usta öykücümüz Ömer Seyfettin Balkan Savaşları'nda yaşanan büyük acıları hikayelerine konu edinmiştir. Özellikle Bulgar komitacıların müslüman Türklere uyguladığı zulümleri  pek çok hikayesinde konu edinir.

“Tuhaf Bir Zulüm” hikâyesinde Deliorman'da Goşpodin Kepazef adındaki eski bir diplomatın  müslüman Türkleri kendi bulduğu "tuhaf  bir işkence" yöntemiyle nasıl göç ettirdiği anlatılıyor. 

Goşpodin Kepazef, gençliğinde İstanbul’da okumuş, Türkleri çok iyi tanıyan , Türkçeyi ana dili bilen , önceleri ihtilalci, sonra dahiliye memurluğu yapmış, birkaç ay da adliye nazırlığı yapmış bir diplomattır. Deliorman'da kaymakamken orada bulunan  Türkleri katliam yapmadan  kendince bulduğu "tuhaf bir zulüm" yöntemiyle İstanbul'a göçe nasıl zorladıklarını  yazar-anlatıcıya anlatır. Goşpodin Kepazef Türklerin yaşadığı yerlere önce Makedonya’dan Bulgarları göç ettirir. Bu yeni gelen Bulgar göçmenlere de gizli ödenekten parasını verdirterek on-on beş domuz dağıtıp, onları aç bırakarak  kasabaya salmalarını  söyler.  Domuzlar sokaklarda  gezmeye, çeşmelerdeki suyu kirletmeye, tarlalara zarar vermeye  başlayınca müslüman Türkler bu duruma çok kızar. Durumu şikayet için Kepazef'e giderler. Ama Kepazef onlara  uzun bir hürriyet nutku çekip  Allah’ın yarattığı mahlûkların hiç kabahatleri olmadığım, keçi, inek, öküz, tavuk gibi, domuzların da hür yaşamak hakları olduğunu söyler. Aradan aylar geçip domuzlar çoğalıp kasabanın her yanını sarınca Türkler başka çareleri kalmayıp İstanbul'a göç  etmek zorunda kalırlar. Böylece Deliorman hiç kurşun atılmadan Kepazef’in “domuz” fikriyle Bulgarlaştırılmış olur. edebiyatfatihi.net 

21 Haz 2017

Bütün Şiirlerinin Üstüne Fahriye Abla'nın Gölgesi Sinmişti

Bütün Şiirlerinin Üstüne Fahriye Abla'nın Gölgesi Sinmişti

Adı "Fahriye Abla" şiiriyle özdeşleşen  şiirlerinde  Anadolu'yu,  memleket manzarlarını, doğa ve tarih sevgisini, aşkı, ölümü hatıraları işlemiş destansı şiirler de yazan ünlü şairimiz Ahmet Muhip Dıranas 27 Haziran 1980'de vefat etmişti.

1973 yılında TRT'de "Edebiyat Sohbetleri" adlı programa verdiği demeçten  sadece Fahriye Abla ile anılmaktan  pek de memnun olmadığı anlaşılan  Ahmet Muhip Dıranas bu şiiri bir müddet yayınlamadığını, daha sonra bir mizah dergisinde yayınlamak istediğini, dostu Yaşar Nabi Nayır'ın "şiiri çok farklı bulması üzerine" yayınladığını ve o günden sonra  büyük ilgi gördüğünü belirtmişti.