REFİK HALİT KARAY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
REFİK HALİT KARAY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 May 2017

REFİK HALİT KARAY,BİR SALDIRI HİKAYESİNİN OLAY ÖRGÜSÜ,ÖZETİ,KİŞİLER,YER VE ZAMAN,TEMASI,TEMEL ÇATIŞMASI

REFİK HALİT KARAY - BİR SALDIRI HİKAYESİ 

ÖZETİ

www.edebiyatfatihi.net 

 Hayrullah Efendi,yağmurlu bir kış günü akşam vakti vapurdan inen dört yolcudan biridir.Her akşamki gibi bayırına tek başına tırmanmaya başlar.Ama birden alnına bir demirin dayandığını hisseder.Boğuk bir ses,cüzdanını vermesini emreder. Hayrullah Efendi,içi para dolu cüzdanını uzatır.Adam cüzdanı bakar,içinde;bir sürü yüzlük,beşlik bulunan cüzdandan bir tane beşlik alır.Cüzdanı geri uzatır ve koşarak uzaklaşır.Hayrullah Efendi ağzına kadar para dolu olan cüzdanından sadece bir beşlik alan bu adamı merak eder ve takip etmeye başlar.Adam takip edildiğinin farkında olmadan bir dükkâna girer.Koca somun bir ekmek alır hemen bir parçasını ağzına atar,peynir,zeytin alarak dükkândan çıkar.Hayrullah Efendi öğrenir ki bu adam hırsız değil,namuslu aç bir adamdır. Çünkü mütareke yıllarında bulunmaktadırlar.Yedek subaylar ne maaş alabilirlerdi ne iş bulabilirlerdi.Yıllarca yaşadıkları hudutlardan eve dönünce açlık ve yoksulluktan kurtulamazlar.Demin gırtlağına sarılan adam kendisi burada kârına bakıp işine sarıldığı yıllarda ; o işi rahatça yapılabilmesi için göğsünü tâ uzaklarda savaş meydanlarında siper yapmıştır. Zorla aldığı para bir pay, hattâ hak idir. Hayrullah Efendi ertesi gün bir kayık erzak hazırlatır ve adamın evine gönderir.

9 Nis 2013

REFİK HALİT KARAY EDEBİ KİŞİLİĞİ (MADDELER HALİNDE)



REFİK HALİT KARAY (1888-1965)
  • 1909 yılında, Fecr-i Ati topluluğuna katılan yazar, sanat an­layışının zaman içinde değişmesiyle Milli Edebiyat Dönemi özel­likleri gösteren eserler kaleme almıştır.
  • Öykü,roman,anı, deneme, tiyatro,fıkra,mizah...türlerinde eser veren sanatçı Türkçeyi büyük bir başarıyla kullanmıştır.
  • Kalem dergisinde Kirpi imzasıyla mizahi yazılar yazmıştır.
  • Refik Halit Karay, edebi eserleri ile tanındığı gibi aynı za­manda siyasi mizah yazılarıyla da ünlüdür. Ancak, herhangi bir politik görüşü savunmaz. Buna rağmen, dönemin siyasal iktida­rına yönelttiği eleştiriler nedeniyle, 1916 yılında Çorum’a sürülür; bu sürgün, onun ünlü eseri “Memleket Hikâyeleri”nin zeminini hazırlar.
  • Aydede adlı mizah dergisinde Milli Mücadele aleyhine yazdığı yazılar nedeniyle Beyrut ve Halep'te 15 yıl sürgün kalmıştır.
  • 1909 yılında öykü yazmaya başlayan ve edebiyatımızda öy­kü türünün önemli sanatçılarından olan Refik Halit Karay, sana­tının ilk yıllarında Servet-i Fünûn topluluğunun etkisindedir. Ay­rıca, Fransız edebiyatını yakından takip ettiğinden, realizm ve natüralizmin özellikleri, yazarın öykülerinde kendini belli eder.
  • Maupassant tarzı (olay) öyküler veren yazarın eserlerinde, kah­ramanlar yaşadıkları çevre ile birlikte ele alınırlar. Realizmin önemli özelliklerinden biri olan gözleme, özellikle Memleket Hi­kâyeleri adlı eserinde, çok sık rastlanır.
  • Teknik bakımdan olduk­ça güçlü olan öykülerinde olaylar, toplumu ve bireyi yakından il­gilendiren sosyal olaylardır. 
  • Yazarın en önemli özelliklerinden bi­ri ise, merak unsurunu çok sık kullanmasıdır.
  • Fransız edebiyatından Guy de Maupassant’ı, Türk edebiya­tında ise Halit Ziya ve Hüseyin Cahit’i örnek alan yazarın ilk öykülerinde yerel tipler ve konular anlatılır.
  • Sanatçının en bilinen eseri, yazarın 1908-1919 yılları arasın­da yazdığı ve 17 öyküden oluşan “Memleket Hikâyeleri'dir.Bu eserdeki kahramanlar genellikle orta tabakaya ait insanlardır.
  • Batıya ait tekniklerle yerli sorunları ve Anadolu insanının hayatı­nın anlatıldığı bu öyküler, o döneme kadar ele alınmayan konu­ların anlatılması ve konuşma diline ait her sözcüğün kullanılması bakımından oldukça önemlidir.
  • Yurt dışında, sürgünde iken yazdığı öykülerini topladığı Gur­bet Hikayeleri adlı eseri de edebiyatımız için oldukça önemlidir.
  • Refik Halit Karay’ın ilk romanı, “İstanbul’un İçyüzü” adlı eseridir. Bu romanda; ana olay yoktur, birbirinden bağımsız olaylar ve kişiler ayrı ayrı bölümlerde verilmiştir, eski ve yeni ya­şam tarzları karşılaştırmıştır. Bu bakımdan bu roman, edebiya­tımıza büyük bir yenilik kazandırmıştır.
  • Yazarın bir diğer romanı ise Bugünün Saraylısı adını taşır. Bu romanda; II. Dünya Savaşı sırasında, İstanbul’da yaşayan yabancılara verilen yüksek değer ve yabancı hayranlığı anlatılır. Psikanaliz içeren bölümler de vardır.