1 Ağu 2019

Hikaye İnceleme Örnekleri

Reklamlar

Hikaye İnceleme Örnekleri

Hazırlayan: edebiyatfatihi.net

Hikaye; yaşanmış ya da yaşanması mümkün olan olayları veya durumları ilgi çekici bir biçimde anlatan kısa yazılardır. Hikaye, insan yaşamının bir bölümünü yer ve zaman kavramına bağlayarak ele alan düzyazı türüdür. Bir öyküde olay ya da durum söz konusu olmalı; kişilere bağlanmalı; olay ya da durumun ortaya konduğu yer ve zaman belirtilmeli; bunlar sürükleyici ve etkileyici bir anlatımla ortaya konmalıdır.
Bu yayınımızda önce hikaye inceleme planını verecek sonra da belirlediğimiz üç hikayeyi inceleyeceğiz. 

#hikaye inceleme örnekleri #kısa hikaye tahlili #hikaye örnekleri #hikaye inceleme formu lise #hikaye inceleme örneği ödev #hikaye inceleme formu #hikaye tahlili örnekleri kısa



HİKAYE İNCELEME ÖRNEKLERİ

İnceleyeceğimiz ilk hikaye usta yazar Orhan Kemal'in harika hikayesi Elli Kuruş

Orhan Kemal/ Elli Kuruş Hikayesinin İncelemesi 
Cumhuriyet Dönemi'nin toplumcu-gerçekçi yazarlarından biri olan Orhan Kemal eserlerinde fabrika işçilerinin, gurbetçilerin, tarlada çalışan ırgatların, geçim sıkıntısı yaşayan yoksul insanların iç burkucu hikayelerini kendine özgü üslubuyla gerçekçi bir şekilde anlatmıştır.

Orhan Kemal'in "Elli Kuruş" hikayesi de babalarının terk ettiği bir çocukla annesinin verdiği geçim savaşı üzerine kurulu son derece dokunaklı bir hikaye... Bu etkileyici hikayeyi mutlaka okumalısınız...

Bu yazımızda Elli Kuruş hikayesini genel hatlarıyla incelemeye çalıştık. Hikayeyi okumadıysanız incelemede hikayenin olay örgüsünün de olduğunu  hatırlatmak isteriz...

#hikaye inceleme örnekleri #kısa hikaye tahlili #hikaye örnekleri #hikaye inceleme formu lise #hikaye inceleme örneği ödev #hikaye inceleme formu #hikaye tahlili örnekleri kısa

Elli Kuruş-Orhan Kemal

İNCELEME: edebiyatfatihi.net

Konusu: Babası tarafından terk edilen ve çalışmak zorunda olan küçük bir çocuğun öyküsü

Tema: Geçim sıkıntısı

Çatışma: Hikayedeki çatışmalar anlatıcı ile çocuk arasındadır.

Zihniyeti: Hikayede dönemin sosyal ve ekonomik yaşamına dair ipuçları vardır. Sıradan insanların geçim savaşı, maddi yokluktan hayatın tüm yükünü omuzlarında yaşayan çocukların müdaceleleri, "okuyup adam olmak" ifadesiyle eğitimle ileride daha müreffeh  bir hayat yaşanacağı inancı gibi...

YAPI ÖZELLERİ:

Olay Örgüsü:
  • Anlatıcın gazete satan çocukla tanışması
  • Anlatıcının hazırladığı paralarla her gün çocuktan gazetesini alması
  • Anlatıcının çocuğun ailesi ve geleceğe dair hayalleri hakkında anlattıklarını hatırlaması
  • Çocuğun hasta olması,  parasızlıktan ilaç alamaması
  • Durumu öğrenen anlatıcının gazete karşılığında çocuğa  borç para vermesi
  • Çocuğun taksit taksit parayı ödemesi
  • Sonra uzun süre görünmemesi
  • Anlatıcın çocuğun öldüğünü öğrenmesi
Kişiler:

Kahraman Anlatıcı: Her gün gazetesini getiren yoksul çocuğun durumundan etkilenip ona yardım eden duyarlı birisidir. Olaylar onun ağzından anlatılmaktadır.

Gazete dağıtıcısı çocuk: Hikayenin başkahramanıdır. Babalarının terk ettiği, geçim sıkıntısı çektiği için küçük yaşta çalışmak zorunda kalan; okuyabilmek için  mücadele veren, kimseden yardım kabul etmeyecek kadar onurlu bir çocuktur.

Bunların dışında hikayede çocuğun annesi, babası, kardeşi, haminnesi gibi yardımcı karakterler vardır.

Zaman: Öyküde olaylar zorlu bir kış mevsiminde geçmektedir.

Mekan: "Dün Edirnekapı'ya gömdük." ifadesinde olayların geçtiği mekanın İstanbul olduğu sonucuna varılabilir.

Anlatıcı: Olaylar kahraman anlatıcının bakış açısıyla anlatılmıştır. Metinden örnekler:

“Sabahın dördünde yazı makinemin başına geçtiğim için…
Karne zamanı birkaç gün gelmedi. Meraklanmıştım
Sınavlar sırasında olduğu için belki de sınava hazırlanıyor demiştim. İyi düşünmüşüm” 

Dil ve Anlatım Özellikleri: Yazar hikayede sade, yalın, akıcı ve gerçekçi bir dil ve anlatım kullanmıştır. Sıkça diyalog tekniğine başvurulan hikayede  tasvir ve tahliller oldukça başarılıdır.

Tür: Hikaye Maupassant tarzı (olay öyküsü) hikayenin tür özelliklerini göstermektedir.

Yazar Hakkında:
  • Adana doğumlu olan yazarın asıl adı Mehmet Raşit ÖĞÜTÇÜ'dür.
  • Bursa Cezaevinde Nazım Hikmet'le tanıştıktan sonra roman ve hikayeciliğe başlamıştır.
  • Türk edebiyatına işçi sınıfını ve Çukurova’yı sokan yazardır. 
  • Toplumcu-gerçekçi bir anlayışla işçi ve köylünün, dar gelirli memurların, işsizlerin, sokaktaki adamın sorunlarını yansıtan romanlar, hikâyeler ve oyunlar yazmıştır.
  • Hayatın içinden yetişmiş bir yazar olarak dünyasını, okuduklarından çok yaşadıklarıyla ve gözlemleriyle kurmuştur.
  •  Konu ve kişi bulmakta hiç zorluk çekmeden, hayatına giren yüzlerce insanın kader ve direnişlerini rahatça derleyerek hikâye ve romana geçirmiştir.
  • İstanbul’a gelişiyle birlikte roman konuları ve kahramanları da değişmiş; İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşanan hayatlar, işçiler, küçük memurlar, dar gelirli insanlar, suçlu çocuklar, işsizler, aylaklar eserlerinin vazgeçilmez öğeleri olmuştur.
HİKAYE İNCELEME ÖRNEKLERİ-2

Sabahattin Ali/Kamyon 

İkinci hikaye inceleme örneği Sabahattin Ali'nin iç burkucu hikayesi Kamyon...


İnceleme: İrfan Yiğit/ edebiyatfatihi.net

Sabahattin Ali-Kamyon Hikayesi

Konusu:  Hikayede yol parasını ödemeyeceği için bindiği kamyondan atlayarak uçuruma yuvarlanan yoksul köylü bir gencin acı sonu anlatılıyor.

Teması: Yoksulluk ve çaresizlik

Temel Çatışması:  Hikayede temel olarak sınıflar arası çatışma, zengin-yoksul çatışması, aydın-köylü çatışmasından söz edilebilir.

Kamyon Hikayesinin Olay örgüsü Maddeler Halinde

• İzmir’e gidecek kamyonun yolculuk için hazırlanması
• Yoksul genç bir köylünün yolculuk için gelmesi
• Önce yer yok diye alınmayan genç köylünün kamyona alınması
• Yolculuğun başlaması
• Genç delikanlının kamyocuya verecek yol parasını olmadığı için endişelenmesi
• Parasız köylünün para ödememek için kamyondan aşağı atlayarak uçurumdan yuvarlanmasıwww.edebiyatfatihi.net
  • Kişiler ve Özellikleri:
Genç köylü: Öykünün başkahramanıdır. 18 yaşlarında yoksul ve çaresiz  köylü bir gençtir. Ailesine yük olmamak için İzmir'e amelelik yapmaya gitmektedir. Hem parasızlık hem de bir kamyona ilk kez binmenin verdiği heyecan ve endişe içindedir. Kamyonun yolculuk bitmesine yakın durdurulup şoförün yol parası toplayacak olması onda derin bir korku uyandırır. Hiç parası olmadığı için çareyi kamyondan atlamakta bulur, uçurumdan yuvarlanır.

Diğer Kişiler: Kamyon şoförü, yamak, manifaturacı, genç köylünün babası ve ona akıl veren arkadaşı ile kamyondaki diğer yolcular öykünün yardımcı kişileridir.
  • Mekan ve Özellikleri:

Mekân: Zincirli Han, kamyon kasası, geriye dönüşle anlatılan genç köylünün köyü...
  • Zaman ve Özellikleri:

Hikayede belirgin zaman ifadeler yoktur. "Yolculuğun ikinci günü akşamına doğru" gibi zaman bildiren ifadeler geçmektedir. Yolculuğun başladığı ilk gün hikayedeki zamanın başlangıcıdır. Ayrıca hikayede başkahramanın babası ve arkadaşıyla ilgili olan kısımlarda geriye dönüşler söz konusudur.

Dil ve Anlatım Özellikleri:

Sabahattin Ali bu hikayesinde gerçekçi bir anlatımla yoksulluk ve çaresizlik temasını işlemiştir. Sade ve yalın bir dilin kullanıldığı hikayede yazar, başkahramanın psikolojik durumunu başarılı bir şekilde tasvir etmiştir.  Metinde dönemin zihniyetini yansıtan ifadelerin yanı sıra yerel söyleyişlere de yer verilmiştir.

Anlatıcının Bakış Açısı:

Hikayede ilahi ve müşahit anlatıcının bakış açıları birlikte kullanılmıştır. Farklı anlatıcıların kullanılması hikaye kurgusunun ve temasının verilmesinde bir bütünlük sağlamak amacıyladır.


Anlatım Biçimleri:

Kamyon hikayesinde öyküleyici ve betimleyici anlatım biçimleri kullanılmıştır.

Öyküleyici Anlatıma Örnek: Köylü döndü. Esmer, uzun boylu adam şoföre:
" Ne diye yer yokmuş, arkada bir yere sıkıştır!..." dedi.
Bu adam kamyonun sahibi idi. Şoför yüzünü buruşturarak indi.

Betimleyici Anlatıma Örnek: Şoförün yanında oturan siyah elbiseli, gümüş çerçeveli gözlük takmış, yaşlıca, sünepe tavırlı bir adam-Beyşehir taraflarına dava toplamaya giden bir avukat- başını arkaya çevirerek "Uğurlar olsun cümlenize!" diye bağırdı.

www.edebiyatfatihi.net

HİKAYE İNCELEME ÖRNEKLERİ-3

Üçüncü hikaye inceleme örneğimiz de klasik vak'a hikayeciliğinin edebiyatımızdaki öncü ismi Ömer Seyfettin'in Büyücü hikayesi...

Ömer Seyfettin/Büyücü

Konusu:
Kendi halinde yaşayan dışarıya hiç çıkmadığı için Dımışk halkının çok merak ettiği ve zamanla şehirdeki bütün uğursuzlukların ondan geldiğine inandığı "büyücü" diye isim taktığı Doğan adında bir alimin müthiş buluşuyla İslam ordusuna sağladığı büyük destek...
Özeti: 
Büyük komutan Selahaddin Eyyubi ordularına kumanda ederek Kudüs’ü ele geçirmiştir. Durup dinlenme önerilerini kabul etmemiş ve Avrupa ordularının üzerine doğru sefere çıkmıştır. Haçlı ordularına karşı müslüman ordularına önderlik eden Selahaddin büyük başarılara imza atmaktadır.
www.edebiyatfatihi.net
Doğan adında bir bilim adamı ve alim halktan soyutlanmış bir şekilde yaşamaktadır. Kendini çalışmalarına adamış ve halkla bağlantısını tamamen kesmiştir. Onun bu halleri şehir halkında büyük bir merak uyandırır ve zamanla ona karşı nefrete dönüşür vene yaptığını bilmedikleri için kendisini büyücülükle suçlarlar. Bu durumu Selahaddin’e bildiren halk ondan kendilerini büyücü Doğan’dan kurtarmalarını ister. Onu yaşadıkları yerden alıp başka bir yere sürmelerini ister. S.Eyyubi'nin yeğeni olan Dımışk'ın kaymakamı büyük bir alim olduğunu bildiği Doğan'a gelen tepkilere dayanamayarak şehri terk etmesini bildirtir. Büyük bir gayesi olan ve aslında halkı için çalışan Doğan bu duruma içerler ama kimseye bir şey belli etmez ve şehirden gider.Yine amacı için çalışmalarını sürdürür.
www.edebiyatfatihi.net

Bir gün zorlu bir savaş alanında, Akka kalesini almak için çarpışırken Selahaddin Eyyubi , Doğan ona yardımcı olur. Halkın büyücü Doğan diye alay ettiği ve şehirden sürülmesini istediği Doğan o güne kadar görülmemiş bir mancınık ve kimyasal bir karışım yapmıştır. O sayede uzun uğraşlara rağmen , top atışlarına rağmen bir türlü alev alıp tutuşmayan kale ele geçirilmiştir. Bu büyük yardımıyla Doğan’ın mükafatı hak etmiş olduğunu düşünür Selahaddin. Fakat Doğan para ve dünya malı gibi mükafatları küçümser ve kabul etmez. O bu görevi isteyerek halkına hizmet için yapmıştı ve mükafata lüzum yoktu. Sultandan bir tek ricada bulundu. O da şu an kendisini omuzlarına alan halktan kurtulmaktı.

Kişiler ve Özellikleri: www.edebiyatfatihi.net
Doğan: İhtiyar yardımcısıyla kendi halinde yaşayan kimya ve geometri alanında kendini yetiştirmiş büyük bir alimdir. Babası, Alp Arslan'ın en eski kumandanlarındandı. Üç küçük kardeşini yirmi senedir görmemişti. Kendisi hiçbir orduya girmemiş, gençliğini medresede geçirmiş.Halk ne yaptığını bilmediği ve çok da merak ettiği bu büyük insana büyücü Doğan ismini takmıştır. Düşman kalesinin alev almayan burçlarını kendi bulduğu karışım ve mancınık sistemi sayesinde yakan ve buluşuyla Haçlı ordusuyla yapılan savaşta savaşın kaderine etki eden alim birisidir.Ayrıca dünya makam, mevki ve dünya malında gözü olmayan işlerinde Allah rızasını gözeten bir kişidir.

Selahaddin Eyyubi: İslam ordularının büyük kumandanı... Cesur, hırslı gözü pek bir komutan...
Ferruhşah: Selahaddin Eyyübi'nin yeğeni, Dımışk şehrinin kaymakamı...Adil bir yönetici
www.edebiyatfatihi.net
MEKAN: Şam Dımışk şehri, büyücü Doğan'ın harabe evi, Akka Kalesi...Mekanlar sadece yer ismi olarak geçmiş ayrıntılı tasvir edilmemiştir.
ZAMAN: Olay Selahattin Eyyübi zamanında geçiyor."O vakit, Ramazan'da" gibi zaman ifadeleri geçmektedir.
ANLATICI VE BAKIŞ AÇISI: Olay olayların öncesi ve sonrasını kişilerin zihinlerinden geçenleri, geçmişte yaşadıklarını, en gizli mahrem bilgilerini bile bütün ayrıntısı ile bilen İLAHİ BAKIŞ AÇISINA SAHİP HAKİM ANLATICI tarafından anlatılmıştır.
  

Artikel Terkait

Yorumları Göster
Yorumları Gizle

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon

Edebiyat yazılılarında başarınızı artırın, kanalımıza abone olun!