Sitemize özgün dokümanlarını gönderen kıymetli öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz. Siz de yazılı sorusu, çalışma kağıdı, ders notu vb. içeriklerinizi gönderebilirsiniz. edebiyatfatihinet@gmail.com Bekliyoruz...

3 Kas 2018

9. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılıya Hazırlık Soruları ve Cevapları (82 Soru) 2018-2019

Reklamlar

9. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılıya Hazırlık Soruları ve Cevapları (83 Soru) 2018-2019

Sitemize edebiyat öğretmeni Halil İbrahim Arslanhan tarafından gönderilen 9. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. dönem 1. yazılıya hazırlık  soruları ve cevaplarını yayınlıyoruz. Klasik ve boşluk doldurma sorularından oluşan bu deneme sınavında 82 soru var. Bu kaliteli doküman için kıymetli öğretmenimize çok teşekkür ediyoruz... Dilerseniz aşağıdaki bağlantıdan soruları ve cevapları direkt indirebilirsiniz... www.edebiyatfatihi.net



9. SINIF TÜRK DİLİ VE DEBİYATI ÇALIŞMA SORULARI, 2018-2019



SORULAR

1. Farklı tanımları olmakla birlikte çoğunlukla “olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatına ……………. denir.

2. Edebiyat” kavramının farklı şekillerde tanımlanmasının nedeni …………………………….’dir.

3. “Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır.” sözünden ne anlıyorsunuz?

……………………………………………………………………………

4. Edebiyatın işlevi …………………………………………………………….’tır.

5. Edebiyatla dil arasındaki ilişki nedir?

…………………………………………….

6. Anlatımın hiçbir tartışmaya girmeden, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesine …………………….. denir. Birden çok anlam çıkmaz. Herkes aynı şeyi anlar.

7. Anlatımın yoruma açık olması ve anlatılanı doğrudan ifade etmemesine …………………………. denir. Herkes aynı şeyi anlamaz. Örneğin Ahmet Haşim, Merdiven şiirinde ölümü söylemez ancak ölümü imgelerle anlatır.

8. İslamiyet öncesi Türk edebiyatı ……………………. ve ………………………..… diye ikiye ayrılır.

9. İslamiyet etkisindeki Türk edebiyatı …………..…….. ve ………………………. diye ikiye ayrılır.

10. Halk edebiyatı kendi içinde …………………, ……………… ve ………………. olmak üzere üçe ayrılır.

11. Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının dönemleri şunlardır:…………………………………………………… ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

12. Edebiyatla bilim arasındaki ilişki nedir?

…………………………………………………………………………………………………………
13. Edebiyatla bilim arasındaki fark nedir?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

14. Edebiyat hangi bilimlerle ilişki içindedir?  …………,………………,……………,………. gibi sosyal bilimlerle doğrudan ilişki içindeyken……………………. ………………..…………….. gibi deneysel bilimlerle dolaylı bir ilişki içindedir.

15. Edebiyat diğer güzel sanat dallarından hangi yönleriyle ayrılır?..................................................................

………………………………………………………………………

16. Güzel sanatlar ………., …………….ve ………… olmak üzere üçe ayrılır.

17. Görsel sanatlar nelerdir?

……………………………………………………………...

18. İşitsel sanatlar nelerdir?

………………………………………………………………

19. Dramatik sanatlar nelerdir?

……………………………………………………………...

20. Edebiyatın diğer güzel sanat dallarıyla benzer yönü ………………………………’dır.

21. İnsanların farklı edebî türlere ilgi duymasının nedenler nelerdir?

............................................

22. Çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla oluşturulan anlatma ve anlaşma aracına ………………..denir.

23. Metinler ......................................................................... ..............................................................ve …………………. bakımından gruplandırmak mümkündür.

24. Sanat metinleri; …………………………. ve ………………………………. diye ikiye ayrılır.

25. Olay çevresinde gelişen metinler ………………………………ve ………………………… diye ikiye ayrılır.

26. Göstermeye Bağlı Metinler; …………………… ve …………………………….. diye ikiye ayrılır.

27. Geleneksel Tiyatro;…………………………… ………………………………………… ..diye dörde ayrılır.

28. Modern Tiyatro; ................................. diye üçe ayrılır.

29. Anlatmaya Bağlı Metinler; …………………………………………………….’dır.

30. Öğretici metinler; …………………………………..

…………………………………………………………………................................’dir.

31. Gazete Çevresinde Gelişen Metinler: ….……… ………………………

32. Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler: ……………. …………………………..’tur.

33. Metin yazarı, kullanacağı metnin türünü belirlerken …………………………………………göz önünde bulundurur. 

34. “Her metnin kendine özgü sesi vardır.” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

……………………………………………………………

35. Bir dilin bir ülke sınırları içindeki farklı yerleşim bölgelerinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılaşan konuşma biçimine ………… denir. Ör: .....................................................................vb.

36. Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihî gelişimi içinde ayrılmış kollarına ……….. denir. Ör: …………………………………………………………

37. Bir dilin, tarihî gelişimi içinde yazılı kaynaklarla izlenemeyen dönemlerinde ayrılmış kollarına ……….denir. Ör: ……………………………………………….

38. Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığına …………….denir. Ör: …………………

39. Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığına ……………. denir. Ör: ……………………..

40. Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden arındırılmış, belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dile …………………… denir.

41. Standart Türkçe kabul edilirken hangi Türkçe esas alınmıştır?...................................................

42. Başlıca düşünceyi geliştirme yolları şunlardır:

……………………………………………………………...……………………………………………………………..

43. Değerli olan, sevilen ya da nefret edilen sözcükler ya da harfler değil; insan, hayat ve dünyadır. İyi yazar dile egemenken onu unutur- taklitçi yazar bilmez bunu-doğrudan varlıkla, hayatla, dünyayla uğraşır. Daha doğrusu dili kullanırken, dürbünle dünyayı seyreden biri gibi, dikkatini sözcüklere değil, varlığa çevirir. Dünyayı seyredecek yerde dürbünün kendisine bakan biri, dünyayı değil dürbünü görür.

Yukarıdaki metinde ………………ve …………………. adlı düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır.

44. Yazma Süreci Aşamaları şunlardır:

…………………………………………………………………………………………………………

45. İletişimin Ögeleri;…………………………………… .…………………………………………………………’dır.

46. Kodlanmış iletiyi alan, ona anlam verip kodu çözen iletişim ögesine ……………denir.

47. Göndericinin düşüncelerinin, isteklerinin, duygularının görsel veya işitsel hâle dönüşmüş şekline ………………denir.

48. İletinin alıcıya ulaşmasında kullanılan yol ve araca …………….. denir.

49. İletinin özel bir tarzda düzenlenmiş hâline ………. denir.

50. İletişime katılan ögelerin birlikte oluşturduğu ortama ……………. denir.

51. Göndericinin iletisine alıcının verdiği karşılığa ………………. denir.

52. Dilin İşlevleri şunlardır:

…………………………………………………………………………………………………………

53. “Bunca işten sonra hâlâ beni arıyorsun!" cümlesinde dilin ………………………………’i vardır.

54. “Elindeki kitabı sıraya bırak.” cümlesinde dilin ……………………………………..’i vardır.

55. “Türkçede sözcük kökleri ikiye ayrılır: İsim ve fiil kökleri” cümlesinde dilin ………………………..’i vardır.

56. “Verdiğim ödevleri yaptınız mı?” cümlesinde dilin …………………………….’i vardır.

57. “Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu” cümlesinde dilin ……………………………………..’i vardır.

58. “Anadolu'da tarih boyunca birçok uygarlık, devlet kurmuştur.” cümlesinde dilin …………………..’i vardır.

59. Yaşanmış ya da yaşanabilir olay veya durumların kişi, yer ve zamana bağlı olarak okuyucuda heyecan ve zevk uyandıracak şekilde anlatıldığı kısa edebî türe …………………denir.

60. Dünya edebiyatında ilk hikâye ……………..’nun yazdığı ………………………’dur.

61. Türk edebiyatında Tanzimat’tan önce hikâye türünün yerini ………………………………………… …………………..ve …………………….. tutmaktaydı.

62. Batılı anlamda hikâye, Türk edebiyatına …………………………………………. girmiştir.

63. …………………………….’nin ……………………. adlı eseri edebiyatımızda ilk hikâye örneklerindendir.

64. Edebiyatımızda teknik açıdan güçlü, Batılı örneklere benzeyen ilk hikâye ise ……………………………..’nin …………………………… adlı eseridir.

65. Hikâye; ……………………. ve ………………. bölümünden oluşur.

66. Hikâyenin yapı unsurları;……………………….. ……………………………………………………..…dır.

67. Hikâyedeki olayı anlatan kişiye …………………… denir. Yazarın kendisi değil kurmaca bir kişidir.

68. Anlatıcının hikâyedeki kişi, olay, yer ve zamanı ele alış biçimi ve bunlara karşı takındığı tutumuna …………… denir.

69. Anlatıcı, olaylara ve kahramanlara hâkimdir. Olayların nasıl gelişeceğini bilir ve görür. Olayları anlatırken kahramanların aklından geçenleri ve psikolojilerini yansıtır. Bu bakış açısında anlatıcı üçüncü kişidir. Bu bakış açısına ………………………. denir.

70. Olaylar, hikâye kahramanlarından birinin ağzıyla anlatılır. Olayları yaşayan kahraman, olaylar karşısındaki izlenim ve tutumunu kendi bakış açısıyla yansıtır. Bu bakış açısına ………………………….. denir.

71. Anlatıcı; gördüklerini, tanık olduklarını aktarır.

Hikâye kahramanlarının aklından geçenleri bilmez. Anlatıcının anlatımı gördükleriyle sınırlıdır. Nesnel bir tutum sergilenir. Bu bakış açısına ……………………. denir.

72. Başlıca hikâye türleri: ………………………. ve …………………………..’dir.

73. Hikâyedeki temel duygu veya düşüncedir, soyut ve geneldir. Buna …………….. denir.

74. Hikâyedeki duygu veya düşüncenin somut bir duruma bağlı olarak ele alındığı olgudur. Temayı sınırlandırır. Buna ………………. denir.

75. Hikâyede karşıt duygu, düşünce ve isteklerin; kişilik özelliklerinin bir arada sergilenmesi ile ortaya çıkan duruma ………………denir.

76. Olay hikâyesi ile durum hikâyesinin farkları nelerdir?
  • .…………………………………………………………. 
  • .…………………………………………………………. 
  • ………………………………………………………….. 
  • ………………………………………………………….. 
77. Olay Hikâyesi’nin dünyada ilk temsilcisi Fransız yazar …………………………………..’tır.

78. Olay Hikâyesi’nin edebiyatımızda en önemli temsilcileri: ………………….., ……………………..’dır.

79. Durum Hikâyesi’nin dünyada ilk temsilcisi ………………………………………….’dur.

80. Durum Hikâyesi’nin edebiyatımızda en önemli temsilcileri: …………………………, ……………………………………….’dır.

81. Hikâyede hangi anlatım teknikleri kullanılır?

…………………………., ……………………………...

82. Hikâyede hangi anlatım biçimleri kullanılır?

………………………, ………………………………...

Halil İbrahim ARSLANHAN
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni





CEVAP ANAHTARI


  1. Farklı tanımları olmakla birlikte çoğunlukla “olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla
sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatına edebiyat denir.

   2. Edebiyat” kavramının farklı şekillerde tanımlanmasının nedeni tarihsel süreç içinde gelişip değişmesi’dir.

   3. “Edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır.” sözünden ne anlıyorsunuz?
   Edebiyat, toplumu, insanı ve yaşamı bütün gerçekliğiyle ifade eder.

   4. Edebiyatın işlevi toplumun gerçeğini yansıtmak, estetik zevk uyandırmak’tır. 

  5. Edebiyatla dil arasındaki ilişki nedir?

   Dil, edebiyatın malzemesi ve anlatım aracıdır.

  6. Anlatımın hiçbir tartışmaya girmeden, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesine Açık İleti denir.  Birden çok anlam çıkmaz. Herkes aynı şeyi anlar.

   7. Anlatımın yoruma açık olması ve anlatılanı doğrudan ifade etmemesine Örtük İleti denir.  Herkes aynı şeyi anlamaz. Örneğin Ahmet Haşim, Merdiven şiirinde ölümü söylemez ancak ölümü imgelerle anlatır. edebiyatfatihi.net

    8.  İslamiyet öncesi Türk edebiyatı Sözlü edebiyat ve Yazılı edebiyat  diye ikiye ayrılır.

    9. İslamiyet etkisindeki Türk edebiyatı Divan edebiyatı ve Halk edebiyatı diye ikiye ayrılır.

    10. Halk edebiyatı kendi içinde Âşık Tarzı, Anonim ve Dini Tasavvufi olmak üzere üçe ayrılır.

    11. Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının dönemleri şunlardır:  1. Tanzimat Dönemi (1860-1896), 2. Servet-i Fünun Dönemi (1896-1901), 3. Fecr-i Ati Topluluğu (1909-1912), 4. Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923), 5. Cumhuriyet Dönemi (1923- …)

   12. Edebiyatla bilim arasındaki ilişki nedir?

Bu ilişkinin temelinde her ikisinin de insan etkinliği olması vardır. Edebiyat da bilim de insana yöneliktir, insan içindir. Ayrıca her ikisi de birbirini etkiler.

   13. Edebiyatla bilim arasındaki fark nedir?

Edebiyat kendi alanındaki üretiminde öznel bir bakışla güzelliğe ulaşmayı, kişiye estetik zevk kazandırmayı amaçlar. Bilim ise deney, gözlem, araştırma vb. yöntemlerle gerçeğe ve doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar.

   14. Edebiyat hangi bilimlerle ilişki içindedir?

Edebiyat psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe gibi sosyal bilimlerle doğrudan ilişki içindeyken fizik, kimya, biyoloji gibi deneysel bilimlerle dolaylı bir ilişki içindedir.

   15. Edebiyat diğer güzel sanat dallarından hangi yönleriyle ayrılır?

Edebiyat diğer güzel sanat dallarından, kullanılan malzeme ve kendisini ifade ediş tarzı bakımından ayrılır. Edebiyat diğer sanat dallarıyla verilen eserleri açıklamak için de kullanılır.

  16. Güzel sanatlar Görsel, İşitsel ve Dramatik olmak üzere üçe ayrılır. 

  17. Görsel sanatlar nelerdir?

Resim, Heykel, Mimari

  18. İşitsel sanatlar nelerdir?

Edebiyat, Müzik

  19. Dramatik sanatlar nelerdir?

Tiyatro, Sinema, Dans, Bale, Opera

  20. Edebiyatın diğer güzel sanat dallarıyla benzer yönü estetik zevk uyandırması’dır.

  21. İnsanların farklı edebî türlere ilgi duymasının nedenleri nelerdir?

İnsanların zevk, anlayış, eğitim ve kültür seviyesinin farklı olmasıdır.

  22. Çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla oluşturulan anlatma ve anlaşma aracına metin denir.

  23. Metinler yazılış amaçları, hedef kitleleri, anlatım biçimleri, gerçeklikle ilişkileri ve işlevleri bakımından gruplandırmak mümkündür.

   24. Sanat metinleri; Olay Çevresinde Gelişen ve Coşku ve heyecanı dile getiren diye ikiye ayrılır.

    25. Olay çevresinde gelişen metinler Anlatmaya Bağlı Metinler ve Göstermeye Bağlı Metinler  diye ikiye ayrılır.

  26. Göstermeye Bağlı Metinler;  Modern Tiyatro ve Geleneksel Tiyatro diye ikiye ayrılır.

    27. Geleneksel Tiyatro; Karagöz, Meddah,   Orta Oyunu, Köy Seyirlik Oyunu diye dörde ayrılır.

   28. Modern Tiyatro; Trajedi, Komedi, Dram diye üçe ayrılır.

  29. Anlatmaya Bağlı Metinler; Masal, Fabl, Destan, Halk Hikâyesi, Manzum Hikâye, Roman’dır. 

  30. Öğretici metinler; Tarihi Metinler, Felsefi Metinler, Bilimsel Metinler, Gazete Çevresinde Gelişen Metinler, Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler’dir.

   31. Gazete Çevresinde Gelişen Metinler: Makale, Deneme, Sohbet, Fıkra, Eleştiri, Mülakat, Röportaj, Haber Yazıları’dır.

   32. Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler: Anı, Günlük, Gezi Yazısı, Biyografi, Otobiyografi, Mektup’tur.

    33. Metin yazarı, kullanacağı metnin türünü belirlerken metnin yazılış amacını, hedef kitlesini, kullanacağı anlatım biçim ve tekniklerini göz önünde bulundurur.

  34. “Her metnin kendine özgü sesi vardır.” ifadesinden ne anlıyorsunuz?

   Her metnin kendine göre bir anlamı ve anlatım tekniği vardır

   35. Bir dilin bir ülke sınırları içindeki farklı yerleşim bölgelerinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılaşan konuşma biçimine ağız denir. Ör: Karadeniz Ağzı, Ege Ağzı vb.

   36. Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihî gelişimi içinde ayrılmış kollarına şive denir. Ör: Azeri Şivesi, Kırgız Şivesi vb.

   37. Bir dilin, tarihî gelişimi içinde yazılı kaynaklarla izlenemeyen dönemlerinde ayrılmış kollarına lehçe denir. Ör: Çuvaşça, Yakıtça.

    38. Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığına argo denir. Ör: Marizlemek

    39. Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığına jargon denir. Ör: Hasta ex oldu.

   40. Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden arındırılmış, belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dile standart dil denir.

   41. Standart Türkçe kabul edilirken hangi Türkçe esas alınmıştır?
İstanbul Türkçesi.

   42.  Başlıca düşünceyi geliştirme yolları şunlardır:

Tanımlama, Örnekleme, Tanık Gösterme, Karşılaştırma, Sayısal Verilerden Yararlanma, Somutlama, Benzetme

    43. Değerli olan, sevilen ya da nefret edilen sözcükler ya da harfler değil; insan, hayat ve dünyadır. İyi yazar dile egemenken onu unutur- taklitçi yazar bilmez bunu-doğrudan varlıkla, hayatla, dünyayla uğraşır. Daha doğrusu dili kullanırken, dürbünle dünyayı seyreden biri gibi, dikkatini sözcüklere değil, varlığa çevirir. (edebiyatfatihi.net) Dünyayı seyredecek yerde dürbünün kendisine bakan biri, dünyayı değil dürbünü görür.

    Yukarıdaki metinde benzetme ve karşılaştırma adlı düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır.
   44. Yazma Süreci Aşamaları şunlardır:  

    1. Hazırlık, 2. Planlama, 3. Taslak Metin Oluşturma, 4. Düzeltme ve Geliştirme, 5. Yazılan Metni Paylaşma

    45. İletişimin Ögeleri; Gönderici (Kaynak), İleti (Mesaj),  Kanal,  Geri Bildirim (Dönüt), Kod (Şifre), Bağlam’dır. 

     46. Kodlanmış iletiyi alan, ona anlam verip kodu çözen iletişim ögesine alıcı denir.

     47. Göndericinin düşüncelerinin, isteklerinin, duygularının görsel veya işitsel hâle dönüşmüş şekline ileti (mesaj) denir.

      48. İletinin alıcıya ulaşmasında kullanılan yol ve araca kanal denir.

      49. İletinin özel bir tarzda düzenlenmiş hâline kod denir.

      50. İletişime katılan ögelerin birlikte oluşturduğu ortama bağlam denir.

     51. Göndericinin iletisine alıcının verdiği karşılığa dönüt denir.    

     52. Dilin İşlevleri şunlardır:

 1. Göndergesel İşlev, 2. Alıcıyı Harekete Geçirme İşlevi, 3. Heyecana Bağlı İşlev, 4. Şiirsel İşlev,  5. Kanalı Kontrol İşlevi, 6. Dil Ötesi İşlev.

     53. “Bunca işten sonra hâlâ beni arıyorsun!" cümlesinde dilin Heyecana Bağlı İşlev’i vardır.

     54. “Elindeki kitabı sıraya bırak.” cümlesinde dilin Alıcıyı Harekete Geçirme işlev’i vardır.

     55. “Türkçede sözcük kökleri ikiye ayrılır: İsim ve fiil kökleri” cümlesinde dilin Dil Ötesi İşlevi’i vardır.

     56. “Verdiğim ödevleri yaptınız mı?” cümlesinde dilin Kanalı Kontrol işlev’i vardır.

      57. “Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
              Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu” cümlesinde  dilin Şiirsel İşlev’i vardır.

     58. “Anadolu'da tarih boyunca birçok uygarlık, devlet kurmuştur.” cümlesinde  dilin Göndergesel İşlev’i vardır.

     59. Yaşanmış ya da yaşanabilir olay veya durumların kişi, yer ve zamana bağlı olarak okuyucuda heyecan ve zevk uyandıracak şekilde anlatıldığı kısa edebî türe Hikâye denir.

     60. Dünya edebiyatında ilk hikâye Boccacio’nun yazdığı Decameron’dur.

     61. Türk edebiyatında Tanzimat’tan önce hikâye türünün yerini halk hikâyeleridestanlarmasallarmesneviler ve Dede Korkut Hikâyeleri tutmaktaydı.

    62. Batılı anlamda hikâye,  Türk edebiyatına Tanzimat döneminde girmiştir. 

    63. Ahmet Mithat Efendi’nin Letâif-i Rivâyât adlı eseri edebiyatımızda ilk hikâye örneklerindendir.

    64. Edebiyatımızda teknik açıdan güçlü, Batılı örneklere benzeyen ilk hikâye ise Samipaşazade Sezai’nin Küçük Şeyler adlı eseridir.

    65. Hikâye; serim, düğüm ve çözüm bölümünden oluşur.

    66. Hikâyenin yapı unsurları; kişiler, olay örgüsü, mekân (yer), zamandır.

    67. Hikâyedeki olayı anlatan kişiye Anlatıcı denir. Yazarın kendisi değil kurmaca bir kişidir.

    68. Anlatıcının hikâyedeki kişi, olay, yer ve zamanı ele alış biçimi ve bunlara karşı takındığı tutumuna bakış açısı denir.

    69. Anlatıcı,  olaylara ve kahramanlara hâkimdir.  Olayların nasıl gelişeceğini bilir ve görür. Olayları anlatırken kahramanların aklından geçenleri ve psikolojilerini yansıtır. Bu bakış açısında anlatıcı üçüncü kişidir. Bu bakış açısına İlahi anlatım denir.

    70.  Olaylar,  hikâye kahramanlarından birinin ağzıyla anlatılır.  Olayları yaşayan kahraman,  olaylar karşısındaki izlenim ve tutumunu kendi bakış açısıyla yansıtır.  Bu bakış açısına Kahraman anlatıcı denir.

    71.  Anlatıcı;  gördüklerini,  tanık olduklarını aktarır. 

Hikâye kahramanlarının aklından geçenleri bilmez. Anlatıcının anlatımı gördükleriyle sınırlıdır. Nesnel bir tutum sergilenir. Bu bakış açısına Gözlemci anlatıcı denir.

    72. Başlıca hikâye türleri: Olay hikâyesi ve Durum hikâyesi’dir.

    73. Hikâyedeki temel duygu veya düşüncedir, soyut ve geneldir. Buna tema denir.

    74. Hikâyedeki duygu veya düşüncenin somut bir duruma bağlı olarak ele alındığı olgudur. Temayı sınırlandırır. Buna konu denir.

    75. Hikâyede karşıt duygu,  düşünce ve isteklerin;  kişilik özelliklerinin bir arada sergilenmesi ile ortaya çıkan duruma çatışma denir. 

    76. Olay hikâyesi ile durum hikâyesinin farkları nelerdir?

    1. Olay Hikâyesinde Serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşan düzenli bir planı vardır. Durum Hikâyesinde Serim, düğüm, çözüm planına uyulmamıştır.
   2. Olay hikâyesi olay ağırlıklıdır. Durum hikâyesi durum ağırlıklıdır.
   3. Olay hikâyesinde merak ögesi canlı tutulmuştur.
Durum hikâyesinde merak ögesi ön plana çıkarılmamıştır.
   4. Olay hikâyesinde hikâye beklenmedik bir sonla bitirilmiştir. Durum hikâyesinde bitmemişlik duygusu söz konusudur.

    77. Olay Hikâyesi’nin dünyada ilk temsilcisi Fransız yazar Guy de Maupassant’tır.

    78. Olay Hikâyesi’nin edebiyatımızda en önemli temsilcileri: Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay’dır.

     79. Durum Hikâyesi’nin dünyada ilk temsilcisi Anton Çehov’dur.

    80. Durum Hikâyesi’nin edebiyatımızda en önemli temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal’dır.

    81. Hikâyede hangi anlatım teknikleri kullanılır?

Diyalog tekniği, İç Konuşma tekniği

    82. Hikâyede hangi anlatım biçimleri kullanılır?

 Öyküleme, Betimleme.

                         Halil İbrahim ARSLANHAN
                     Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni 

Artikel Terkait

Yorumları Göster
Yorumları Gizle

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon

▅ ▆ ▇ █ Öne Çıkanlar