Sitemize özgün dokümanlarını gönderen kıymetli öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz. Siz de yazılı sorusu, çalışma kağıdı, ders notu vb. içeriklerinizi gönderebilirsiniz. edebiyatfatihinet@gmail.com Bekliyoruz...

21 Eki 2018

11. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevap Anahtarı (%100 Yeni Müfredat)

Reklamlar


Sevgili takipçilerimiz,

Değişen müfredatla birlikte yeni müfredata uygun yepyeni yazılı soruları ve cevap anahtarlarını yayınlamaya devam ediyoruz. Yazılı sorusu 11. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı yeni müfredatı, ders kitabı ve yıllık plana uygun olarak hazırlanmıştır. Dilerseniz edebiyatfatihi.net tarafından hazırlanan bu yazılı sorusunu ve cevap anahtarını PDF. formatında aşağıdaki bağlantıdan direkt indirebilirsiniz...

UYARI: Bu yazılı sorusu edebiyatfatihi.net tarafından lisanslanmış olup soruların tüm hakkı edebiyatfatihi.net sitesine aittir. Kısmen veya değiştirilerek hiçbir yerde yayınlanamaz.


EDEBİYAT FATİHİ LİSESİ 2018-2019 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ  1. DÖNEM 1.YAZILI SORULARI

KİTAP SATMAYA DAİR

Adam kitaplarını satmaya karar verdi.
Bütün gece yatakta döndü durdu, bir türlü uyku tutmadı. «Kitap satmak!» Müthiş bir gönül rahatsızlığı içinde, gecenin üçünü geçe dalabildi. Sabahleyin uyandığı zaman şakakları zonkluyordu. Gitti, elini yüzünü yıkadı. «Lâkin kitap satmak!»
Şakaklarının zonklaması bir türlü geçmiyordu. Helaya girdi çıktı, üstünü giyindi, aynaya baktı, fakat kendini göremedi. «Kitap satmak!» Saçlarını tararken tarak eline battı, canı yandı... «Bununla beraber, kitap satmak!»
Bir ara karısı:
— Kocacığım, dedi, n'oluyorsun? Bak tasa çarptın, suyu döktün!
— Suyu mu döktüm? Pardon!
Kitap sandığının başına oturdu. Onlara ne kadar yakındı! Her kitapta, onun düşüncelerinden bir şeyler... Kitapların her birinde haşiyeler, notlar, mütalâalar… Yahut kıymetli bulduğu satırların altlarındaki çizgiler...
Küçük kız, annesine, usulcacık:
— Bugün satacak artık değil mi? diye sordu.
Annesi kızına ters ters baktı. Kız sustu, lâkin niçin? Karnı açtı işte... Kitap karın doyurmazdı ki. Hem bir sürü kalabalık... Satıversin şunları gitsin... Kendisi olsa, bir iki demezdi, satıverirdi.
Adam kitaplarını ayırıyordu. Kız, babasına sokuldu. Bir şeyler soracaktı ama babası kızar mı acaba?
Babası gülümsüyordu. Dişleri arasında bir ıslık… Arada başını sallıyor, çevirdiği yapraklar arasında bir şeyler okuyor, gülümsemesi artıyor, sonra kitabı kapatıp içini çekerken, bir tarafa ayırıyordu.
— Babacığım!
Bir korku kadar hafif bir soruştu.
İşte Tolstoy'un «Harp ve Sulh’u... Tolstoy'u çok seviyordu. Galiba kendisinde de Tolstoy'dan bir parça... Sonra, «Benim Üniversitelerim». Bilhassa bu… Onda mutlaka Gorki'den bir şeyler. Yahut da o da Gorki gibi yaşıyordu da...
— Babacığım!
Kızım yüreği çarpıyordu. Karnı açtı işte… Böyle oturmakla olmazdı ki... Karnı açtı işte, açtı, açtı...
... bunları satacaktı demek... Lanet olsun böyle...
Kitapları ayırdı, gazete kâğıtlarına sardı, paketleri kınnapla sıkı sıkı bağladı. İki paket iki koltuğunda, evden çıkarken, karısı:
— Öğleye yiyeceğimiz yok! dedi. Gelirken iki ekmekle, pastırma ve yumurta getir...
Kızın ağzı sulanmıştı. Babası çıktıktan sonra:
— Limon da al deseydin be anne! dedi, limonsuz ne tadı olur! Yutkundu:
— Öyle acıktım ki anne, bugün öyle yiyeceğim ki, yani hepsini ben yiyeceğim pastırmaların!
Orhan Kemal


1.       Tablodaki soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. (20 puan)

2. Metin hangi hikaye türüne örnektir? Bu hikaye türünün özelliklerinden dört tanesini yazınız.

3. Bireyin iç dünyasını anlatan hikayelerin özelliklerinden dört tanesini yazıp bu türün temsilcilerini de belirtiniz.


"Temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşma sitemi olan dil aynı zamanda bir milleti diğer milletlerden ayıran en önemli unsurdur. Dil, akan bir nehir gibi, içinden geçtiği her topraktan beslenir. Ziya Gökalp; "Her uygar ulusun konuşma ve yazı dili, karşılaştığı uygarlıklardan alınan sözcük ve deyimlerle doludur. Bu bakımdan her ulusun dili, o ulusun çağlar boyunca yaşadığı tarihin sanki bir özetidir. Dile bu gözle bakılırsa anlam kazanır." der."

4. Yukarıdaki parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur? Metinden örneklerle belirtiniz.

5. Aşağıda temel ilke ve nitelikleri verilen edebi akımları karşılarına yazınız.
  • İnsanın duygu ve tecrübesini önemseme, yerli ve millî olma ➜ 
  • Bilimsel, deneysel gerçekçiliği esas alma; mekân ve çevreye önem verme➜ 
  • Anlamda kapalı olma; musikî /ahenge önem verme➜ 
  • Şiirde gerçekçilik¸ sanatı güzellik işlevi ile sınırlama: ➜ 
  • Akıl ve sağduyunun rehberliği; eski Yunan ve Latin’e dönme➜ 
6. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle tamamlayınız. 
  • Bireyin iç dünyasını anlatan eserlerde psikoloji ve ………………………. bilimlerinden yararlanılmıştır. 
  • Realizm akımı …………………………………. akımına tepki olarak ortaya çıkmıştır. 
  • Sadri Ertem, Samim Kocagöz ve Sabahattin Ali ……………………………………. anlayışını benimseyen eserler verdi. 
  • ………………………………….. bir edebî eserde birbirine karşıt unsurların, karakterlerin bir arada anlatılması, sergilenmesi durumudur. 
  •  “O, sevdiklerine gönülden bağlıydı.” cümlesinde altı çizili öge ………………………………….. 
7. “Kitap Satmaya Dair” adlı metindeki uzun çizgi, iki nokta, üç nokta, kesme işareti ve virgül işaretlerinim kullanım amaçlarını belirleyiniz.

8. “Kitap Satmaya Dair” adlı metinden alınan aşağıdaki cümleyi ögelerine ayrınız.
“İki paket iki koltuğunda, evden çıkarken, karısı: “ Öğleye yiyeceğimiz yok!” dedi.

9. Aşağıdaki cümlede ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere uygun noktalama işaretlerini yazınız.

Necip Fazıl ( ) şair oluşunun öyküsünü şöyle anlatıyor: "Şairliğim on iki yaşımda başladı. Annem hastanedeydi. Ziyaretine gitmiştim. Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter ( ) Bitişikte yatan veremli hasta kızın şiirleri varmış defterde. Bunu söyleyen annem, bir an gözlerimin içini tarayarak 'Senin, şair olmanı ne kadar isterdim( )' dedi. Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Gözlerim hastane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgâra karşı uzun uzun düşünerek içimden şöyle bir karara vardım ( ) 'Şair olacağım, hem de büyük bir şair ( )' Ve oldum."

CEVAP ANAHTARI

1.
Büyütmek için resmin üstüne tıklayabilirsiniz...
2. Toplumcu-gerçekçi hikâye türü… (2 puan)

Özellikleri:
  • 1930'lu yıllardan itibaren köylüden, işçiden, dar gelirliden söz edilmeye başla­nır. Bu durum, gelişme ihtiyacı ve isteğinin yanında, ideolojik kaynaklıdır. (2 puan)
  • · Toplumcu gerçekçiler, toplumdaki düzensizlik ve çatışmalar ile köy gibi küçük yerleşim yerlerinin sorunları üzerinde yoğunlaşırlar; eserlerini ağa-köylü, öğretmen-imam, halk-yönetici, zengin-fakir, güçlü-güçsüz, aydın-cahil gibi belirgin farklılıklar üzerine kurarlar. (2 puan)
  • · Konuşma diliyle yazmış, kahramanlarını bölgesel ağızlarına göre konuşturmuşlardır. (2 puan)
  • · Realizmden ve Naturalizmden etkilenmiş, kişileri iç ve dış yönleriyle tasvir etmişlerdir. (2 puan)


3. Bireyin iç dünyasını esas alan hikayelerin özellikleri:
  • Kişinin iç dünyasındaki gelgitleri ele alır. (2 puan)
  • Yazarlar, olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin psikolojisini aktarmaya çalışmışlardır. (2 puan)
  • Bunalım, sıkıntı, yabancılaşma, yalnızlık, toplumla hesaplaşma gibi konular ele alınmıştır. (2 puan)
  • Psikoloji ve psikiyatriden faydalanmışlardır. (2 puan)
  • Temsilcileri: Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bilge Karasu, Samiha Ayverdi, Oktay Akbal, Mustafa Kutlu (1+1+1+1 puan)

4.

Tanımlama: Temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşma sitemi olan dil.. (2+2)
Benzetme: Dil, akan bir nehir gibi, içinden geçtiği her topraktan beslenir. (1+1)
Karşılaştırma: Her uygar ulusun konuşma ve yazı dili, karşılaştığı uygarlıklardan alınan sözcük ve deyimlerle doludur. Bu bakımdan her ulusun dili, o ulusun çağlar boyunca yaşadığı tarihin sanki bir özetidir. (1+1)
Tanık Gösterme: Ziya Gökalp: "Her uygar ulusun konuşma ve yazı dili, karşılaştığı uygarlıklardan alınan sözcük ve deyimlerle doludur… (1+1)

5.
  • İnsanın duygu ve tecrübesini önemseme, yerli ve millî olma ➜ Romatizm (2 puan)
  • Bilimsel, deneysel gerçekçiliği esas alma; mekân ve çevreye önem verme➜ Naturalizm (2 p.)
  • Anlamda kapalı olma; musikî /ahenge önem verme➜ Sembolizm (2 puan)
  • Şiirde gerçekçilik¸ sanatı güzellik işlevi ile sınırlama: ➜ Parnasizm (2 puan)
  • Akıl ve sağduyunun rehberliği; eski Yunan ve Latin’e dönme➜ Klasisizm (2 puan)

6.
  • Bireyin iç dünyasını anlatan eserlerde psikoloji ve psikiyatri bilimlerinden yararlanılmıştır. (2 puan)
  • Realizm akımı romantizm akımına tepki olarak ortaya çıkmıştır. (2 puan)
  • Sadri Ertem, Samim Kocagöz ve Sabahattin Ali toplumcu-gerçekçi anlayışını benimseyen eserler verdi. (2 puan)
  • Çatışma bir edebî eserde birbirine karşıt unsurların, karakterlerin bir arada anlatılması, sergilenmesi durumudur. (2 puan)
  •  “O, sevdiklerine gönülden bağlıydı.” cümlesinde altı çizili öge zarf tümlecidir (2 puan)
7.
  • Uzun çizgi: Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için (2 puan)
  • İki Nokta: Konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna (2 puan)
  • Üç nokta: Tamamlanmamış cümlelerin sonuna (2 puan)
  • Kesme: Özel adlara getirilen çekim eklerinden (2 puan)
  • Virgül: Eş görevli sözcüklerin arasına ve sıralı cümleleri ayırmak için (2 puan)

8. “İki paket iki koltuğunda, evden çıkarken, karısı: “Öğleye yiyeceğimiz yok!”  dedi.

  • İki paket iki koltuğunda evden çıkarken: zarf tümleci (3 puan)
  • Karısı: Özne (3 puan)
  • Öğleye yiyeceğimiz yok: nesne (2 puan)
  • dedi: yüklem (3 puan)

9. (Her bir doğru noktalama işareti 2 puandır)

Necip Fazıl (,) şair oluşunun öyküsünü şöyle anlatıyor: "Şairliğim on iki yaşımda başladı. Annem hastanedeydi. Ziyaretine gitmiştim. Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter (…) Bitişikte yatan veremli hasta kızın şiirleri varmış defterde. Bunu söyleyen annem, bir an gözlerimin içini tarayarak 'Senin, şair olmanı ne kadar isterdim(!)' dedi. Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Gözlerim hastane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgâra karşı uzun uzun düşünerek içimden şöyle bir karara vardım (:) 'Şair olacağım, hem de büyük bir şair (!) ‘ Ve oldum."




Artikel Terkait

Yorumları Göster
Yorumları Gizle

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon

▅ ▆ ▇ █ Öne Çıkanlar