8 Mar 2018

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu/Stefan Zweig, Kitap Yorumu

Reklamlar


Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu/Stefan Zweig 

Büşra TOPAL

Bu kitabında mükemmel bir platonik aşkla karşı karşıya bırakıyor bizi Zweig. Kitabın hikayesi ünlü bir yazara aşık olan kadının mektubu olarak gösteriliyor fakat burada biyografi çerçevesini usta bir incelikle psikolojik çözümlemelere uğrayarak bir bütün sağlanmış.

13 yaşından beri yazar R. nin karşı apartmana taşınması ve daha onu görmeden kitaplarından, eşyalarından, ilgisini çekip zamanla aşık olan bir çocuğun hikayesi. Kadının adını hikaye boyunca hiç bilmiyoruz çünkü kadın adını söylese bile hatırlanmayacağını biliyor. Mektup; “Sana, beni asla tanımamış olan sana” diye yazılmıştı en üstte bir hitap bir başlık yerine. Mektupta yıllardır yazara olan aşkının onu hiç tanımamış olmanın siteminden söz ediliyor. Defalarca karşı karşıya geldikleri ve evine davet ettiği halde diğer bütün kadınlardan bir farkı olmadığını bildiği halde aşkına hep yenik düşen kadın. Yazara bütün yaşamı boyunca ona karşı duyduğu bütün hisleri, acıları, hepsini bir solukta anlatıyor.

Fakat inan bana, seni kimse o kız kadar, yani benim kadar, olduğum ve senin için hep öyle kalan ben kadar köle gibi ve bir köpeğin sadakatiyle kendini adayarak sevmedi, çünkü yeryüzünde hiçbir şey kuytuluklardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz; çünkü bu sevgi, yetişkin bir kadının tutkulu ve bilinçaltında hep talep eden aşkının hiçbir zaman olmayacağı kadar umarsız, kendini karşısındakine hizmet vermeye adayan, boyun eğen, hep pusuda yatan ve tutkuyla yoğrulmuş bir sevgidir.

Bu mektubu Yazar R. den olan çocuğunun öldüğü gecede kaleme alıyor. Bunları bu zamana kadar anlatmayışının nedeni ise ona bir çocuğunun olduğunu anlatsa bile ona inanmayacağını ve bu aşkına asla karşılık vermeyeceğini bildiği içindi.

Kadın büyük tutkusunu hep bir “ bilinmeyen” olarak, tek başına yaşamaya razıdır.

R mektubu okusa bile aklına bir komşu çocuğunun, bir genç kıza, bir kadına ait bazı karışık hatıralar belirdi fakat kadının düşündüğü gibi onu asla ama asla tanıyamadı.

Bir ölümü, ölümsüz aşkı hissetti ama her şey için artık çok geçti. Bu tek taraflı bir aşkın hikayesi çünkü bu aşk öyküsünde sadece tek bir taraf var.

Büşra TOPAL

Artikel Terkait

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon

▅ ▆ ▇ █ Öne Çıkanlar