16 Eki 2017

BAKİ GAZELİ VE GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

Reklamlar

Baki'nin "saldun beni" redifli gazelinin günümüz Türkçesi, açıklaması, tahlili


BAKİ GAZELİ VE GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

Hattum hisâbın bil didün gavgâlara saldun beni
Zülfüm hayâlin kıl didün sevdâlara saldun beni

Geh âb-veş giryân idüp geh bâd-veş püyân idüp
Mecnûn-ı ser-gerdân idüp sahrâlara saldun beni

Vaslum dilersin çün didün lutf idüben olsun didün
Yarın didün bir gün didün ferdâlara saldun beni

Yûsuf gibi ‘ izzetde sen Ya’ kûb-veş mihnetde ben
Dil sâkin-i Beytü’l-hazen tenhâlara saldun beni

Bâkî-sıfat virdün elem itdün gözüm yaşını yem
Kıldun garîk-i bahr-i gam deryâlara saldun beni

Mefûlü/Fâ îâtü/Mefâîlû/ Fâîlün
Bâki Divanı

haz.: Sabahattin Küçük

Günümüz Türkçesiyle

1.Beyit: (Ey sevgili) bana yüzümdeki ayva tüylerinin hesabını bil dedin, beni türlü türlü kavgalara saldın. Saçlarımı hayal ettin dedin, beni sevdalara daldırdın.

2.Beyit:  Bazen nisan bulutu gibi bazen (hazan) rüzgârı gibi (sağa sola) koşuşturarak aşkından deliye dönmüş Mecnun gibi beni çöllere düşürdün.

3.Beyit: Çünkü kavuşmayı dilersin dedin, sana iyilikte bulunayım dedin. Yarın bir gün diyerek beni oyalayıp kavuşma ümidimi kıyamete bıraktın.

4.Beyit:  
Sen Hz. Yusuf gibisin, (etrafındakiler) sana kıymet veriyor ve ben ise Hz Yakup gibiyim, (senin ayrılığından dolayı) sıkıntılı haldeyim. Hüzün evinin sakini olan gönlümü ve beni, bir başıma tenhalarda yalnız bıraktın.

5.Beyit: Bana, baki (ebedi anlamına gelen) bir isim verdin. Gözümün yaşını adeta bir yem gibi kullanarak beni gam denizinde boğmak için deryalara attın.

Gazelin günümüz Türkçesi lisedebiyat.com adresinden alınmştır. 

BAKİ KİMDİR? 

BAKİ (1526 - 1600)
İstanbul’da doğmuş, yaşamış ve ölmüştür.
Adı, Abdülbhâkî’dir. Bakî, onun mahlasıdır.
Yaşadığı çağın, en büyük hocalarından ders almıştır
Ömrü boyunca, önemli devlet görevlerinde bulunmuş, ancak, en çok istediği şeyhülislâmlık görevine bir türlü ulaşamamıştır.

Aşağıdaki beyti, bu kırgınlığın bir sonucu olarak yazdığı söylenir :

Kadrini seng-i musallada bilip ey Bakî
Durup el bağlayalar karşına yaran saf saf

(Ey Bakî, senin değerini musalla taşuıda bilecekler ve dostların sıra sıra durup karşında el bağlayacaklar).

Fakat, Bakî, Fuzûlî’ye göre çok şanslıdır. Divan şairidir, fakat Sultan Süleyman tarafından büyük ilgi, yakınlık ve yardım görmüştür. Bu ilgi. Kanunînin ölümünden sonra gelen padişahlarca da sürmüştür.

Bâkî’nin yazdığı kasideler ve gazeller. Sultan Süleyman’ın parlak zaferlerine pek uygun düşmüştür. Bakî adetâ, ses bakımından depdebeli şiirleriyle. Sultan Süleyman’ın görkemli yaşayışına alkış tutmuştur. Padişahla, şair arasındaki bu yakınlığa, diğer şairler gıpta etmiş ve“Bâkî’yi zamanının en büyük şairi yapan Sul­tan Süleyman”dır demişlerdir.

Bakî, kendine çok güvenen bir psikolojisi içindedir. Fuzûlî gibi, içe dönük ve karamsar değildir. Gerek, kendi üstün yeteneği, gerek padişahtan aldığı destek ve ge­rekse diğer şairlerin övgüleri Bâkî’ye haklı bir güven duygusu vermiştir:

Baş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn için Allah'adır tevekkülümüz i’tim âdımız
(Alçak dünya için aşağılık insanlara baş eğmeyiz. (Biz yalnız) Allah'a boyun eğeriz, Allah'a güveniriz.)

Bakî. Sultanü’ş-şuara (Şairlerin sultanı) olarak anılmış, kabul edilmiştir. Gerçekten de Bâkî’nin ünü, yalnız istanbul’da kalmamış, bütün müslüman ülkelerinede yayılmıştır.

                                                                

Artikel Terkait

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon