26 Eyl 2017

Niçin Yazıyorum? Nasıl Yazıyorum?

Reklamlar

Niçin yazıyorum? 

Büşra TOPAL

Yaklaşık dokuz yıldır yazıyorum; fakat bu soruyu hiçbir zaman net cevaplayamam galiba. Neye, niçin kim için yazacağımızı bilseydik kelimeler etrafımızda dolaşır dururdu sadece. Beynimizde oluşan fikirler, dilimize düşmeden kursakta düğüm olarak kalan sözcükler, hayaller, tecrübeler ve dahası...

Hayat tecrübelerimizin kanıt olarak kalması için yazılar, şiirler, sözler yazıyoruz bence. Çekilen acıyı kanıtlamak için, gördüğümüz yerlere yazdığımız cümleleri yıllar sonra okuyunca da orada olmuş gibi hissetmek için, mutluluğun, acının, hüznün, yaşantının var olduğunu ispatlamak için belki de.

Bir şiir kolay yazılmıyor; yazmak için yaşamak gerekiyor yaşanan mutluluğu, hüznü her neyse tam anlamıyla okuyan kişiye yansıtmak amaç.

Peki niçin şiir yazıyoruz?

Instagram'a koyduğumuz özçekimlerin  altına şiirleri, sözleri yazmak için değil elbette. Ya da sevgilinin arkasından göndermeli atılan "story"ler için değil. Geçmiş günlerde dillerde dolaşıp mektuplara taşan sevgilinin güzelliğini hangi şair denk getirmişse taç olurdu şiirler günlere. 

Bence şiiri diğer tüm yazılardan ayıran bir özellik var kafiyesi, redifi... Yalnız bununla da kalmıyor elbette insan yazdığı şeyi şiirde son buldurmak istiyor. Sanki tüm diller lal olmuş da son sözü şiir söyleyecekmiş gibi. Ben şiiri yaşadığım aşka adayıp yazıyorum mesela. 

Niçin şiir yazıyorum peki? 

Ruhumu, vücudumu kalbimi, tüm hisleri şiire bürüyorum. İçimde yaşadığım hayalini kurduğum şeyleri bir çatı altında topluyorum yani şiirlerimde. Şiirin diğer yazılara göre daha farklı bir tılsımı var. Çünkü şiir az kelimeyle çok şey söyler. Cemal Süreya, Atilla İlhan, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve daha nicesi şiirlerinde göstermediler mi yaşadıkları aşkı?  Peki ya şiir olmasaydı aşkın denk varlığı olabilir miydi başka? Şiir biraz da ülke kimliğini belli etmez mi sizce de?

Niçin yazı yazıyoruz?

Makale, mektup, deneme, düşünce... Uzun uzun yazdığımız sayfalara hatta defterleri doldurduğumuz o cümleler. Belki kendimizi rahatlatmak adına, belki de konuşmanın hiçbir işe yaramadığı zamanlarda belki aşkı ilan etmekte belki hayata isyan etmekte. Süslü cümlelere gerek duymadan aklımızdan ne geçiyorsa yormadan, yorulmadan yazdığımız o cümlelerin altında neler yaşıyoruz acaba? Kendimize söz geçiremeyince, yalnız kaldığımızda kelimelere sarılıyoruz. Karşındakine laf anlatma düşüncesini, zorluğunu yaşamadan döküveriyoruz kâğıda nefretimizi. Rahatlıyoruz değil mi? Kendimize geliyoruz oh be diyoruz hatta. Bence insan şu çivisi çıkmış dünyaya yazılarla mıh çakmak için yazıyor. Laf anlatmaya çalışmak zor alıp eline kalemi nefretini mutluluğunu sonsuzlaştırmak kolay. Ne demişler söz uçar yazı kalır.

                                               
Nasıl yazıyorum?
Yazı yazmak ne kadar kolay görünüp bir kağıda kaleme baksa da dokuz  yıldır bunun zorluğunu yaşıyorum. Kendini geliştirmek, sürekli üretmek, çağa uymak, yinelememek bu konulara girmeyeceğim bile. Çocukluğumuzda hepimizin yaptığı gibi günlükle başlıyor yazı maceramız. Kimimiz her gece diye başladığımız olaya ertesi gün son getiriyoruz. Eski yazılarımı şimdi okuyorum da bir arpa boyu  yol aldığımı görmek bile  beni mutlu ediyor. Anılar, günlükler yazdığımız o defterlerin yerini şimdi "Twitter"  aldı. Neyse ki sosyal medya sayesinde bazı yazarların cümlelerini, çoğu şairin de şiirlerini ezberledik. Çünkü zamanımız kıymetli değil mi kitap alacağımıza telefon faturası öder olduk.

Nefretimi insanların yüzüne kusacak kadar, hayata, adalete, yaşantıya dil dökmek yerine kağıtlara kelimelerle kusar oldum. Çünkü dilin hiçbir şeye yetmediğini gördüğüm andan itibaren yazıyorum. Bu da bir intihar biçimi bir nev'i; ama  ben bu ölümü seviyorum. Elime kalemi, kağıdı her  aldığımda aslında dünyadaki yerimin orası olduğunu düşünüyorum benim gibi düşünen insanlar; sayfalar kelimeler kitaplar bizler için yaşıyor bence. 

Kendimden kaybolduğum zaman yazıyorum, kendimden kaçmak için değil elbet kendimi bulmak için döküyorum kelimeleri parmak ucumdan. 

Hayatla başa çıkmak için yazıyorum. Çünkü yaşarken unuttuğum ne varsa yazarken hatırlıyorum.

Büşra TOPAL/ edebiyatfatihi.net

Artikel Terkait

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon