21 Eyl 2017

Hikaye anlatımlarımız içinde en sade ve akıcı anlatımla ön plana çıkan dönem hangisidir?

Reklamlar

Hikaye anlatımlarımız içinde en sade ve akıcı anlatımla ön plana çıkan dönem hangisidir?

Türk edebiyatında hikaye geleneği köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Modern anlamdaki hikayeden önce bunun yerine halk hikayesi, mesnevi, destan, masal, menkıbe gibi türler hikaye anlatıları içinde geçmektedir.

Şimdi dönem dönem Türk edebiyatında hikaye türünün dil ve anlatım özelliklerini inceleyelim:

HALK HİKAYECİLİĞİ DÖNEMİ

Halk Hikayeleri, gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir. Genellikle sevgi ve kahramanlık konularını işler.

Halk hikayelerinde temiz, güzel, akıcı ve zengin bir dil kullanılmıştır. Hikaye anlatımlarımız içinde en sade ve akıcı anlatımla ön plana çıkan dönem bu dönemdir diyebiliriz. Örneğin destan geleneğinden halk hikayeciliğine geçişin ilk ürünü olan Dede Korkut Hikayeleri'nde bu dil özellikleri görülür.  Nazım ve nesir iç içedir. Kimi yerlerinde tekerlemeler de bulunur. 

TANZİMAT HİKAYELERİNDE DİL VE ANLATIM

Modern anlamda Batılı ilk hikaye örneklerinin görüldüğü Tanzimat hikayesinde dil iki değişik görüntü verir. Karşılıklı konuşmalarda sadeleşen dil, ruh çözümlemeleri ve tasvirlerde ağırlaşır. Tanzimat sanatçıları dilde sadeleştirmeyi isteseler de bunda başarılı olamamışlardır.

SERVETİFÜNUN DÖNEMİ HİKAYELERİNDE DİL VE ANLATIM

Bu dönem sanatçılarında sanat sanat içindir anlayışı hakimdir. Hikâye türünde teknik yönden gelişme gözlenir. Kısa hikâye, bu dönemde edebiyatımıza girer. Hikâye  edebî bir çizgiye ulaşır; ama bir salon edebiyatı oluşturan servetifünuncuların hikayelerinde Arapça ve Farsça kelime ve tamlamaların kullanıldığı, tasvir tahlillerin yapıldığı, edebi açıdan ustalık isteyen ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır. Bu dönemde üslûp anlayışı ve arayışı, Türkçenin kimi zaman anlaşılmaz hâle gelmesine sebep olur. ikizli, üçüzlü ve dördüzlü tamlamalarla oluşturulan kullanımlar, karışıklığa neden olur.

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ HİKAYELERİNDE DİL VE ANLATIM

Bu dönemde yazılan hikâyelerin en belirgin özelliği dilin sade olmasıdır. Ömer Seyfettin, “Yeni Lisan” makalesinde Millî edebiyatın millî dille oluşabileceğini savunmuştur. Bu düşüncesi teoride kalmamış, hikâyelerinde sade bir dil kullanmıştır.


CUMHURİYET DÖNEMİ HİKAYELERİNDE DİL VE ANLATIM 

Gerek tarz ve gerekse anlatım bakımından Cumhuriyet hikayeciliği, otuz yıllık süre içerisinde hızlı bir gelişme gösterir. Farklı anlatım biçimleri denenir ve tür yeni imkanlara açık tutulur. Hayat, küçük olaylara göre anlatılır. Ancak, birbirine benzeyen yaşama biçimlerinin yerini, "kaynağı daha çok derinlerde" olan ruh halinin tespiti alır. "Dar çerçeveler içinde çalışan" hikayeciler, dilimizin "arınma ve kendisini bulma yolundaki gelişimine önemli katkıları olmuştur. Dilin yaygın kullanımı ve işlerlik kazanması türün bol örnekleriyle sağlanmıştır. Diğer yandan, bu dönemde konuların özelliklerine uygun anlatıma gidilmiş, kahramanlar kendi konuşma tarzlarıyla verilmiştir.


Artikel Terkait

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon