Sen için , güzel dostum ...

Sen için , güzel dostum ...

Beyza Dalar

İnsanlar, nankördür.Samimiyet nedir bilmezler ve sadece kendileri için yaşarlar.Umarsızlardır ...Düşünmezler ve sonuçlarına da katlanmazlar.

Ve bir de kırgın olanlar vardır . Ruhlarının bağı her ihanetten sonra incelir, incelir ve incelir...
Kopamaz .Zira koparsa kırgın olmazlar , çok kızgındırlar. Kırıklıklarının altına gizlenmiş kinleri ortaya çıkar. Canlarının acısını çıkartmaya çalışırlar , onları kızdıranlardan...
 Kırgındım, çok...  Kalbim, ruhum, duygularım...

Çok kırgındım ve kızamıyordum. Savaşamıyordum.Geri çekilip hazmediyor  ve ders çıkarmaya çalışıyordum.Çok gülüyor, çok oynuyordum.Sesim çok çıkıyor, etkilemiyordu kimseyi. Ruhumda, gizli kalmış duygu kırıntılarının üzerine örtülen o tozlu siyah çarşaf kaldırılmayı bekliyordu. Fazla üzgün kalbim, garip ve saf düşüncelerim, bana destek olmuyordu.
Bir de bunların dışında ufak kalbim , titriyordu, yağmurdan kaçan siyah kelebekler gibi... Kendim yetmezmiş gibi bir de başka bir kalbin acısını taşıyordum. Kendimi, sırlarımı saklamak için siliyordum. Olmadığın, ama olmayı mecbur gördüğün biri olmak, zor.Çok zor...

Sürekli büyümem gerektiğini söyleyen seslere kırılmamak zor.İçin büyümüşken, hatta yavaş yavaş ölüyorken, dışını diri tutmak çok zor.Hayallerine tutunmak, onlar için savaşmak ve ruhunla barışmak, yeniden sevmek, on yedi yaşında aşık olmak, güvenmek, hissetmek dünyayı ve yaşamayı çok sevmene rağmen yaşamak istememek.
Bunlar çok zor . İnsan olmak, iyi bir anlatıcı, samimi bir dinleyici olmak ve hissetmek bütün varlığını...
Konuşamamak zor, canım dostum ! Kelimeler, dudaklarının ucuna kadar geldiği zaman onları yutmak ve unutmak.Görememek, veya görmezden gelmek, gördüklerini sindirmeye çalışmak ve gözyaşlarının tadını unutmak istemek çok zor.Kalbini ağlamamak için sıkarken nefes alamamak zor...

İnsaları anlamak zor, yalana inandırma çabalarına şaşıyorum.Doğrulardan, 'kendilerinden' kaçmalarını ve o uçurumdan düşmelerini izlemek yoruyor beni.Üzülmüyorum, başkaları için akan gözyaşlarımın tadını, içimi kemiren kederin adını unuttum.Ve artık yaşamak istemiyorum başkaları için, çabalamak istemiyorum boş hayallerden bana düşen o küçük kırıntı için.Ve artık nefes almanın başka bir anlamı olmalı benim için, her şey yeni fakat ruhum hala eski olmalı.



Sen, deniz gözlü ve katran karası ruhlu güzel dostum.

Bu anlattıklarım benim, evet bu kişi benim ve yalnız da değilim.Bu sensin dostum.Biz birer aynayız, senin gözlerinde ben, benim gözlerimde sen...Biz kalpleri bağlı değil, ruhları tutsak değil, düşünceleri özgür, kalemi taştan, mürekkebi kandan olanlarız.Düşünen, hisseden, yazan ve bozanlarız.Güzel ve samimi birer yalancıyız. Ruhumuz farklı ya, biz başkayız dostum...
  Sen benim ruhumda bir enkaz, ben senin mısralarında bir aciz ilham perisiyim...
                                                    BEYZA DALAR
reklamlar

Hiç yorum yok

Yorumunuz onaylandıktan sonra görülecektir..Bir hesabınız yoksa "adı/url veya anonim"i seçerek kolayca yorum yapabilirsiniz.Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek "beni bilgilendir" kutucuğuna işaretleyebilirsiniz.

Blogger tarafından desteklenmektedir.