BAĞDAŞIKLIK ÖRNEKLERİ

BAĞDAŞIKLIK ÖRNEKLERİ

Dil öğelerinin (ek, kelime ve kelime grupları) aralarında oluşturdukları anlam bağıntılarına bağdaşıklık denir.

www.edebiyatfatihi.net hazırladı

BAĞDAŞIKLIKTAN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI
Cümle düzeyinde anlatılmak istenenlerin açık ve anlaşılır biçimde ifade edilememesi sağlıklı bir anlaşmanın gerçekleşmemesinden ortaya çıkan yanlışlıklara, ifade bozukluklarına anlatım bozukluğu denir.

ÖRNEKLER :
"Atatürk’ün yaptığı yenilikçi devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir." cümlesi bağdaşıklık ilkesine aykırıdır ; çünkü gereksiz sizcük kullanılmıştır.Doğrusu şöyle olmalıydı :
(Atatürk’ün yaptığı devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir.)
ÖRNEK -2
Yatmadan önce dişlerini fırçalamayı unutma.    
(Yatmadan dişlerini fırçalamayı unutma.)
ÖRNEK -3
Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranış biçimlerinde bir gariplik yoktu.
(Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranışlarında bir gariplik yoktu.)


GEREKSİZ EK KULLANIMI DA BAĞDAŞIKLIĞA AYKIRI BİR DURUM VE ANLATIM BOZUKLUĞU OLUŞTURUR

Örnekler:
İhaleye birçok yerli ve yabancı firmalar katılmıştı.
(İhaleye birçok yerli ve yabancı firma katılmıştı.)
Bu bestesi onun en tanınmış eseridir.
(Bu beste onun en tanınmış eseridir.)
Babamın başı ağrıdığında aspirin içerdi.
(Babam başı ağrıdığında aspirin içerdi.) 


Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış ve okunuş olarak birbirine benzer; ancak bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa, bağdaşıklıktan kaynaklanan anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

Güzelliğinin farkında olduğunu belirten davranışlar sergiliyordu.
(Güzelliğinin farkında olduğunu gösteren davranışlar sergiliyordu.)
Bu kadar çekimser olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.
(Bu kadar çekingen olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.)
Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar sağlamaktadır.
(Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar vermektedir.) 


YANLIŞ YERDE KULLANILAN SÖZCÜKLER:
Bir cümlede her sözcüğün yerli yerinde, başka bir deyişle her sözcüğün kullanılması gereken yerde olması gerekir. Cümle içindeki bir tek sözcüğün bile yerini değiştirmek farklı anlamlar, farklı yorumlar ve yargılar oluşturur. Kimi zaman da mantıksal tutarsızlıklara yol açar.
Örnekler:
Ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış ülkemizin belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.
Ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.
Ankara’da Kızılay’ın yapılan yeni binası görkemli olacak.
Kızılay’ın Ankara’da yapılan yeni binası görkemli olacak.
Okulu bitirince doktor olarak doğduğu kasabada çalışmaya başladı.
Okulu bitirince doğduğu kasabada doktor olarak çalışmaya başladı.
ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLER:
Anlamca, cümlenin yargısıyla uyuşmayan, cümlede iletilen yargıyla çelişen ya da karşıtlık yaratan sözlerin bir arada kullanılması önemli bir anlatım kusurudur. Cümlenin anlamında çelişki, genellikle “kesinlik” ve “olabilirlik” anlamı taşıyan sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır.
Örnek: Kapının önünde tamı tamına üç beş nöbetçi vardı.
(Kapının önünde üç beş nöbetçi vardı.)
Eminim ki bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.
(Bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.)
Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda belki alacaksın.
(Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda alacaksın.)
MANTISAL TUTARSIZLIK:
Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun olsalar bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu tür yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar.
Örnek: Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
(Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.)
Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.
(Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir.)
Son turda atlet, arkasındaki yarışçıyı bir hamlede geçti.
(Son turda atlet, önündeki yarışçıyı bir hamlede geçti.)
DEYİM VE ATASÖZÜ YANLIŞLARI:
Deyim ve atasözleriyle ilgili iki tür yanlışlık yapılabilir:
  • Deyimler ve atasözleri, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bu kalıpların bozulması ve bir sözün yerine eş anlamlısının getirilmesi anlatım bozukluğu yaratır.
  • Bir deyimin ilettiği anlamla, cümlenin taşıdığı anlam arasında bir uyumsuzluğun olması anlatım bozukluğuna neden olur.
Örnekler :
Bir koyundan iki deri çıkmaz.
(Bir koyundan iki post çıkmaz.)
Haydi bakalım seç pirincin taşını.
(Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını.)
Tüm itirazlara göz yummuştu.
(Tüm itirazlara kulak tıkamıştı.)

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.