Avrupa’yı Şık Gösteren En Önemli 5 Müze


Avrupa’yı Şık Gösteren En Önemli 5 MüzeEmre CAN /edebiyatfatihi.net
Avrupa’nın yaşadığı savaşlar karşısında yine de ayakta kalan en şık bu yapıtlar, dünyanın her yerinden toplanan koleksiyonlarıyla bulundukları ülkelerin simgeleri haline gelen Louvre Müzesi, British Museum gibi merkezlerde 1950’lerden sonra modernizmin müzeleri eklendi. Dünyanın en ünlü mimarları en şık bir şekilde mekanların kimliğini yansıtmak için güncel sanat müzelerini tasarladılar.

5. British Museum
Dünyanın en zengin tarihi eser koleksiyonuna sahip müzelerden British Museum, fizikçi Sir Hans Sloane tarafından toplanan eserleri devletin satın almasıyla kuruldu. Londra’da bulunan müzedeki eser sayısı altı milyondan fazla. Bir çoğu da alan yetersizliğinden dolayı müzenin deposunda saklanıyor. İnsanlık tarihin çeşitli yıllarını gözler önüne seren British Museum a her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce turist geliyor. Türkiye, Mısır gibi ülkelerden yıllar önce İngiltere’ye getirilen eserlerde müzenin eşsiz koleksiyonunu tamamlıyor. Müze binası 1823-1847 yılları arasında Great Russel Caddesi üzerinde, Robert Smirke tarafından inşa edildi.Mimar Norman Foster ise 2000 yılında müze binasına eklemeler yaptı. Dörtgen bir avluya sahip müzenin ortasında dairesel biçimli birde kütüphane var. Bu kütüphane Karl Marx, Leon Trotsky, Oscar Wilde, George Bernard Shaw gibi isimler tarafından ziyaret edilmiştir.




4. Louvre Müzesi
İkinci Philippe tarafından Vikinglerden korunmak için yaptırılan kale 16. Yüzyılda saraya dönüştürüldü. Mimar Pierre Lescot, Claude Perraud 17. Yüzyılda müze binasının tasarım çalışmalarında bulundular. Paris’teki Louvre müzesi ilk kez 1793 te halka açıldı. Kare bir avlunun etrafında üç kanattan oluşan yapının orta avlusuna 1983 te yeraltına büyük bir alan daha eklendi. Özelliği ise yeraltındaki sergi salonunun avluya inşa edilen cam piramitten sağlanan doğal ışıkla aydınlatılması. Müze Ortaçağ, Rönesans, Etrüsk gibi medeniyetlerin eserlerinin yanı sıra, Mısırdan gelen kalıntılar açısından da zengin.



3. Guggenheim Bilbao Müzesi
İlk kez New York ta kurulan Solomon R. Guggenheim Vakfı na ait müzelerden Guggenheim Bilbao nun kurulma amacı, İspanyanın Bask bölgesindeki ekonomik ve sosyal hayatı canlandırarak bölgeyi Avrupa’nın kültür merkezlerinden biri haline getirmekti. Amerikalı mimar Frank O. Gehry nin tasarımı olan müze, 32 bin 500 metrekarelik bir alana yayılıyor. Ortogonal alçı bloklar la birlikte titanyumdan kıvrımlı yüzeylerin kullanımı, malzemedeki zıtlıkların birliğine ilişkin örneklerden. Müzenin içinde geniş alanlarda cam kullanılması sanat eserlerine gün boyu güneş ışığı vurmasını sağlıyor. Frank Gehri 1997 yılında ziyaretçilerine kapılarını açan müzenin tasarımında, asimetrik ve farklı malzemelerin bir arada kullanıldığı bir tarzı hayata geçirdi.



2. Pompidou Müzesi

Paris’teki Pompidou Müzesi, Fransa’da 1800 lü yıllarda başlatılmış “modern sanat müzesi” projesinin uzantısı. Renzo Piano nun 1977 de tasarımını gerçekleştirdiği Pompidou’nun mimarisinde, normalde yapıların içinde bulunacağını düşüneceğimiz bir takım borular, bağlantı yerleri ve merdivenler müzenin dış tarafında yer alıyor. Müzenin mimarisi, iç mekanda ise sanat eserlerine geniş alanlar bırakıyor; böylece sanatçılar hangi köşeden ne borusu geçtiğini, merdiven altı ışıklandırmasını düşünmeden, yapıtlarını mekana yerleştirebiliyor. Pompidou, günde 25 bin ziyaretçi çekerek 20 yılda hızla yaşlandığı için 1997 de yenilendi. Müze inşa edildiği dönemde mimarinin radikal sınırlarında dolaşan yapısından dolayı büyük ses getirmiş ve yine Paris’te bulunan ünlü Louvre Müzesini geride bırakmıştır.

1. Tate Müzesi

Tate Britain, Tate St. Ives, Tate Liverpool ve Tate Gallery ile birlikte Londra da yer alan Tate Modern Müzesi, Britanya’da güncel sanat gündeminin başını çeken mekânlardan. Yirminci yüzyılın başında İngiltere’nin sembolü haline gelen ünlü kırmızı telefon kulübelerinin mimarı Sir Gills, Gilbert Scott tarafından tasarlanıp 80 li yıllara kadar enerji merkezi olarak işlev gören bina, Herzong ve Meuron adlı iki mimar tarafından bugünkü modern sanat müzesine dönüştürüldü. Mimarlar müzeyi tasarlarken binanın eski tarihi dokusunu korumaya özen gösterdiler. Önemli güncel sanat ödüllerinden Turner ödüllerine her yıl ev sahipliği yapan müzede Anish Kapoor, Bruce Nauman, Olafur Eliasson gibi sanatçıların Tate mimarisi için konumlandırdıkları yerleştirme çalışmaları da sergilendi.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.