SU HAKKINDA BİLİMSEL YAZI,SANAT YAZISI,GÜNLÜK HAYATA AİT YAZI

“SU” KONUSU İLE İLGİLİ BİLİMSEL METİN ÖRNEĞİ:
SUSUZ HAYAT
Suyun, hayat için lüzumlu olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Biyoloji âlimleri suyu hayat için en gerekli madde olarak vasıflandırarak, gezegenimizdeki hayatın varlığını bu maddenin varlığına bağlamışlardır. Fakat bu mevzuda 17. yüzyıldan beri yapıla gelen ilmi çalışmalar insanoğlunu, suya ihtiyaç duymaksızın yaşayabilen bir takım küçük canlıların keşfine götürmüştür. Bu canlılar kendilerine bahşedilen bu nimet sayesinde, vücutlarındaki suyun hemen hemen hepsini kaybetmelerine rağmen hayatlarını devam ettirebilmektedirler ve bunun yanında birtakım vasıflar kazanmaktadırlar.

Susuz hayatın ilk defa 1920’de Antony Van Leeuwenhoek tarafından keşfedilmesinden bu yana araştırmacılar, bu fevkalade muameleyi anlamaya çalışmışlar ve cevaba oldukça yaklaşmışlardır.

Su, canlı organizmaların % 55—95’ini teşkil eder. Suya bağımlılığımız öylesine fazladır ki, vücudumuzdaki su miktarının beşte birini bile kaybetsek bitkin düşeriz. Bu kaybın daha da artması insanı ölüme götürebilir. Bir grup kurbağa ve toprak solucanı ise vücudundaki suyun beşte üçünü kaybettikten sonra da hayatta kalabilir. 



“SU” KONUSU İLE İLGİLİ GÜNLÜK HAYATA AİT YAZI ÖRNEĞİ: Bugün babamın Serdivandaki kabrine bir testi su düktü annem. Dudaklarından dökülen dualar su gibi çağladı. Babamın, su gibi aziz ol, diyen sesini duyar gibi oldum. Bir de, günler su gibi akıyor, derdi babam. Bilmem ki bugün sular akıyor mu yine eski dereden. Karaağaç’tan ötesi derenin kuruduğu yer… Günler geçti şimdi. Sular da duruldu. Nuh Tufanında, yerden fışkıran ve gökten inen suların kısa zamanda yeryüzünü örttüğünden de bahsederdi babam. Sesi kulaklarımda çınladı.

O zamanlar daha küçüktüm, anlamazdım. Gerçekten de günler su gibi akıp geçiyor. Yarın okuldaki son günüm.

“SU” KONUSU İLE İLGİLİ EDEBÎ ,SANATSAL METİN ÖRNEĞİ: SU
Ak kayalar, kara kayalar, kınalı kayaların süslediği dağlar suya hasrettir. Yeşil kâkülünü düzeltir ormanın su. Zümrüt bir gömlek giydirir dağlara, bayırlara. Ceylanlar su kenarlarında olur. Keklikler su içmek istediklerinde turnalara yoldaş olurlar. Kelebekler, böcekler hep suyun o hayat verici yudumlarına muhtaçtırlar.
Ya yanan gönüller, çorak sineler, kuru gözler, yağmura hasret dudaklar, kirpikler ve yanaklar... Gökyüzünden bir meltem gibi yumuşak ve sessiz sessiz kâselerimize akacak rahmeti beklemezler mi?

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.