O , NE KIZLAR SEVDİ ; AMA HİÇBİRİ ONU SEVMEDİ...

İlgiyle takip ettiğimiz Kafka Okur adlı dergide Yusuf Çopur'a ait bir yazı hayli ilgimizi çekti...Yazının bir bölümünü alıntılayıp  daha sonra devamını okumanız için sizi Kafka Okur'a yönlendireceğiz...


HERKES DIŞARI
YUSUF ÇOPUR
‘Vazgeçilmezim’ dediğim çaydan bir gün nefret edeceğimi hiç düşünmezdim. Vazgeçilmezlerimin nefrete dönüşmesi, ilk kez çayda olmadı elbet ama bana en çok koyan, çay oldu. Kimdi bu çay illetini bulan, Türkçe kitaplarımızda anlatılırdı hep. Zihni Bey miydi, kimdi? Her neyse, az rahmet okumadım kendilerine. Bir zamanlar az teşekkür etmemiştim. Şükran borçlu olup da küfrettiğim ilk kişi Zihni Bey değildi tabii. Nice insan tanıdım ömrümü verecek kadar sevdiğimi düşündüğüm, sonra onları öldürmek isteyecek kadar nefret ettim hepsinden. Hayat ne kadar değişken! Bugün sevdiğimi yarın öldürmeyeceğimi, bugün istediğimden yarın nefret etmeyeceğimi kim söyleyebilir? Duyguların devamlılığı, bana göre değilmiş, bunu anladım. Hoş, hayatımda, yaşadığım günler haricinde hiçbir devamlılığım da olmadı. Dün inandıklarımın bugün yalan olduğunu gördüğüm, az olmamıştır. Neyse, hep kendimi anlatacak değilim size. Nereden nereye geldi söz. Gördüğünüz gibi cümlelerim de başladığı gibi gitmiyor. Onlar da dengesiz, benim gibi. Burcum terazi olsa da ayarım bozulmuş benim, doğuştan denge sorunum var! Kim demiş ‘Hayat dengedir.’ diye? Hayat dengesizliktir. Ne büyük laf ettim! Hemen bunu paylaşmalıyım sosyal medyada. Altına da uyduruk bir yabancı isim ya da düşünür, filozof veya tanınmışların ismini yazdım mı, oh ne hoş! Anında herkes beğenir, paylaşır. Cümleler değil, onu söyleyenler büyükmüş, onu da anladım.

Lisede edebiyat öğretmenimiz okul gazetesi için beni görevlendirdiğinde gazeteyi dolduracak bir şey bulamayınca gelmişti bu fikir aklıma. Kendime ait derin felsefi cümleler yazıp altına ünlü düşünürlerin adını not ederdim. Hayatın anlamı ne geçmiştir ne gelecek, şimdiyi seversen şimdi de seni sevecek. Konfüçyüs. Ya kimse okumuyordu okul gazetemiziki buna edebiyat öğretmenimiz de dahilya ben de en az Konfüçyüs kadar derin bir düşünürdüm. Yazdıklarıma hiçbir itiraz gelmemiş olmasını başka neye yorabilirim? Ya şiirler? Beni iflah etmeyen, kendi de iflah olmayasıca Semra'ya yazdığım aşk şiirleri... Geceler haram bana / Gündüzler zindan bana / Sensizliğin hasreti / Hayatta ölüm bana... Cemal Süreya. Bu şiiri birçok kızın okuyup defterine veya kitabına yazdığına şahidim. Cemal Süreya'nın kemiklerine yazık oldu ama o dönem, sağ olsun, çok işime yaradı. Hem edebiyattan tam not aldım hem de okulda herkesçe tanındım.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.