TÜRK EDEBİYATI DERGİSİ MART SAYISI YİNE DOPDOLU

TÜRK EDEBİYATI DERGİSİ MART SAYISI ÇIKTI...Derginin GYY'si Bahtiyar ASLAN editör yazısında bu sayıyla ilgili şunları yazdı :

HASBIHAL
Sevgili Türk Edebiyatı Okuyucuları,


Millet olarak zor bir zamandan geçiyoruz. Yaşadığımız çağa has yöntem ve araçlarla fert olarak, nesil olarak, millet olarak kuşatılıyoruz. Türkiye, Orta Doğu coğrafyasında yürürlüğe konan kıyamet senaryosunun bir parçası olmaya zorlanıyor. Geçtiğimiz ay da Ankara’daki patlamada ve ülkemizin farklı şehirlerinde sürdürülen mücadelede askerlerimizi, vatandaşlarımızı şehit verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı gazilerimizin de sağlığı için duacıyız.

Millet olarak bu kuşatmayı, dinî ve millî değerlerimize sarılarak; tarihimize, dilimize, edebiyatımıza ve kimliğimizi oluşturan her unsura sahip çıkarak yaracağız. Türk Edebiyatı olarak bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.

Bu sayımıza iki güzel hikâyeyle başladık; birincisi Celalettin Murat’ın kısa ve kısalığı oranında da çarpıcı hikâyesi Parmak... İkinci hikâyemiz artık adı dergimizle birlikte anılmaya başlayan Mustafa Çiftçi’ye ait, Hâkime Hanım ve Klasik Kemençe içimizden birinin hikâyesi. Esasen Çiftçi, sıradan insanın hikâyesini yazmayı seviyor. Anlattıkça dili arınıp güzelleşiyor bu yüzden.

Arkadaşımız Yusuf Özbey, klasik edebiyat çalışmalarının sessiz, münzevi ve mütevazı isimlerinden biriyle, Ali Haydar Diriöz’le söyleşti. Diriöz, zaman zaman hocaları Ali Nihat Tarlan’ı, Kaya Bilgegil’i; zaman zaman dostları Arif Nihat Asya’yı, Kemal Edip Kürkçüoğlu’nu; sevgili eşi merhum Meserret Diriöz’ü; kime, nasıl tarih düşürdüğünü anlattı. Okurken bitmesini istemeyeceğiniz bir röportaj.

Dursun Ali Tökel, Ahmet Hikmet Müftüoğlu’na ait Fatiha Suresi mealini ele aldı. Yazıda, Cumhuriyet döneminin hemen başında yapılan Cemil Said’in Kur’an tercümesi ve bizdeki tercüme anlayışı, Martin Luther tarafından yapılan İncil’in Almanca tercümesi ile kıyaslanarak tenkit ediliyor. Dikkatle okunması gereken bir yazı olduğunu düşünüyorum. İbrahim Öztürkçü, okurken zaman zaman gülümseyeceğiniz, zaman zaman tuhaflıklarına hayret edeceğiniz Soyadı Kanunu ve Öztürkçe üzerine yazdı. Dönemin dergi ve gazetelerinden derlenen konuyla ilgili karikatürlere de yer verdiğimiz yazıyı özellikle gençlerin okumasını tavsiye ediyorum. Merve Üner de Harf İnkılabına Kadar “Kadın”ın Türk Mizah Basınındaki Yeri adlı yazısıyla bu sayımıza katkıda bulundu. Epeyce kapsamlı ve ilginç bir yazı.

Geçtiğimiz ay, Dergâh dergisinde Yusuf Turan Günaydın, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir mektubunu yayımlamış ve mektupla ilgili düşüncelerini paylaşmıştı. Öteden beri Tanpınar’la ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız Prof. Dr. İbrahim Şahin, Günaydın’ın mektupla ilgili çıkarımlarına itiraz eden bir yazıyla aramızda. Okuyucularımıza iki yazıyı birlikte okumalarını tavsiye ediyorum. Ozan Yılmaz, klasik Türk edebiyatının beyitleri arasında gezinmeye ve ilginç ayrıntılara odaklanmaya devam ediyor. Yılmaz, bu sayıda Dilde Niyaz, Elde Piyaz başlıklı bir yazıyla yer alıyor.

Geçtiğimiz aylarda bir grup arkadaşıyla birlikte Kudüs’e giden Belkıs İbrahimhakkıoğlu’ndan Kudüs ile ilgili izlenimlerini kaleme almasını rica etmiştik. Belkıs Hanım, günümüze söyleyeceği çok şey olan bir yazı kaleme aldı. Hikmetli, içten ve son derece samimi bir yazı. Mekâna ve mekânı dolduran kavramlara yeni bakışlar öneren bu yazının okunması gerektiğine inanıyorum.

Arkadaşımız Mehmet Yılmaz, Beşir Ayvazoğlu’nun son kitabı Saatler, Ruhlar ve Kediler üzerine yazdı. Mehmet Yılmaz’ın yazısını Kâmil Yeşil’in Mustafa Kutlu ile ilgili yazısı takip ediyor: Mustafa Kutlu: Eğin, Hikâye, Dergâh, TV, Sinema, vs... Yurdagül Mehmedoğlu’nun Gün Doğmadan Zühreyi Çizmek adlı denemesini keyifle okuyacağınızı düşünüyorum. Onu, TRT’de izlediğimiz Herodot Cevdet Saati adlı programla ilgili bir yazı takip ediyor. Yazıyı Yadigâr Şanlı kaleme aldı. Bu sayıda yer alan bir başka deneme de İsmail Delihasan’a ait. Yazar, Hepimizden Biraz adlı denemesinde bazı kavramlarla ilgili kısa ve derinlikli tespitlerini paylaşıyor okurla. Erhan Genç, hikâyeleri ve hikâye kuramları üzerine yazdıklarıyla haklı bir şöhrete sahip olan Necip Tosun’la söyleşti. Necip Tosun, yazmaya nasıl başladığını, neler okuyup yazdığını, nasıl yazar olduğunu, yazma alışkanlıklarını anlatıyor bize.

Bu sayının şairleri Mustafa Özçelik, Yasin Mortaş, Muhammed Enes Gündoğdu, Cafer Keklikçi, Şâdi Kocabaş, Mustafa Uçurum, Mehmet Aycı ve Necip Fazıl Akkoç.

Kitaplık’ta Gülhan Tuba Çelik, Duygu Aksoy, Harun Tuncer, Fatma Yıldız, Enver Uğur A, Ferahfeza ve Ufuk Aykol okudukları kitaplar üzerine izlenimlerini yazdılar. Ajanda bölümünde ise sanat haberlerimiz var.

Yeni sayılarda buluşmak üzere.



Bahtiyar Aslan

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.