Tevfik Fikret , Hasta Çocuk metninin ses, ritim-ahenk, yapı, dil, anlam ve gerçeklik bakımlarından incelemesi

Tevfik Fikret , Hasta Çocuk metninin  
ses, 
ritim-ahenk,
yapı, 
dil, 
anlam ve gerçeklik bakımlarından incelemesi 
www.edebiyatfatihi.net editörü inceledi...


Tevfik Fikret’in “Hasta Çocuk” MANZUMESİ
İNCELEMESİ METİNDEN SONRA...
HASTA ÇOCUK
  Bugün biraz daha rahattı, çok şükür...
—Elbet;
Geçer, bu korkulacak şey değil.
—Fakat nevbet
Zavallı yavrucuğun hâlini harâb ediyor:
Vücûdu âteş içinde, dalıp dalıp gidiyor.
İlaçların da mı te'sîri kalmamış acabâ?
Sekiz gün oldu.
— Merak etmeyin hanım, hummâ...
  Hayır, Hüdâ'ya emânet neden merâk edeyim? Fakat kuzum, ne kadar olsa ben de vâlideyim! Sekiz gün oldu, harâret devâm edip duruyor. Bakın, nabızları bîçârenin nasıl vuruyor.
Sarardı, korkuyor insan bakınca ellerine,
  Üzülmeyin siz efendim, gelir çabuk yerine; Çocuktur o.
  Gece pek çok sayıklıyor.
— Ne zarar!
İlaç verir misiniz?
— İstemez.
Kadın ağlar.
Zavallı anne şu bir tek hediyye-i ömrün Saâdetiyle gârik-i sürûr iken daha dün,
Bugün başında nigeh-bân-ı pür-teessürdür. Mezar gibi oda samt u sükûn ile pürdür.
Nedir iniltisi hâricde bâd-ı sermânın?
Bükâsı hastaya âid-midir şu bârânın?
Teessürât-ı beşerden gelir mi dehre melâl?
Zehi tasavvur-ı bâtıl. Zehî hayâl-i muhâl!
  Ninem.
  Ne var güzelim?
— Kaldırın şu perdeleri;
Kefen midir nedir onlar?...
Yine sudâ-ı seri
Yatakda hastayı çıldırtıyor, sayıklatıyor;
Kadın bu sözleri duydukça ağlayıp yatıyor. Zavallı annecik ümmid ü bîm içinde tebâh; Önünde gözlerinin bir yığın türâb-ı siyâh;
Görür o toprağa üftâde nûr-i didesini,
Mezar iniltisidir zanneder boğuk sesini Kılar yetîmi için Hâlık'ından istimdâd,
Yetîmeler gibi eyler için için feryâd.
Bu dul kadın bir o mahsûl-i ömr için yaşıyor; Onun kemâline âid ümîdler taşıyor.
  Ninem!
— Nedir meleğim?
— Ağlıyor çocuklar, bak. Bırak, bırak beni arsız çocuk!.. Ninem, toprak!
  Sayıklıyor yine. Yârabbi sen esirge bizi; Bağışla yavrumu, onsuz bırakma lânemizi!
Zavallı anne soluk bir likâ-yi şefkattir;
Bu gün sekiz gün, o mehcûr-i hâb u râhattir. Yegâne şevk-ı fuâdı yatakda bî-dermân,
Onun ümîd-i halâsıyle rûhu pür-helecân.
Tutup hayâlini âgûş-ı iktirâbında Gezer bütün gece etrâf-ı câme-hâbında.
Bu kim bilir ne kadar böyle ber-devâm olacak, O yaşlı gözlerine uykular harâm olacak;
Çocuk açılmayacak belki uykusundan hiç.
  Sakın, hanım, bu fenâ hissi etmeyin terviç; Bakın, havâ ne güzel açtı, incilâ buldu;
Deminki velvele, şiddet sükûn-pezîr oldu.
Bulur çocuk da şifâlar, olursunuz mesrûr;
Hüdâ büyüktür, eder mâtemi mübeddel-i sûr.
Çocuk, o şimdi kavî bir civan; fakat mâder, Zavallı, üstüne hâlâ çocuk gibi titrer.
Tevfik Fikret

İNCELEMESİ
YAPI: Yapı bakımından manzume özelliği taşır. Yapısı olay örgüsü ,yer zaman ve kişiler ögelerinden oluşmuştur. www.edebiyatfatihi.net

ANLAM: Şiirde sekiz gündür ateşler içinde kıvranan bir hasta çocuğun durumu anlatılır. Hasta çocuğun yakınları, onun başında konuşmakta, çocuğun iyileşmesi için umutla beklemektedirler. Buradaki insanların, çocuğun ölüm ve hayat arasındaki durumunu izlemesi, hikâye tekniğiyle anlatılmıştır.

GERÇEKLİK: Manzumede anlatılan durumu, gerçek hayatta da yaşayabiliriz. Metinde, şiirsel gerçeklik değil, yaşanan gerçeklik anlatılmıştır. Şiirsel gerçeklikte, şiirde anlatılanlar, söylenenler, gerçek hayatta yaşanamaz. Bu metin, her ne kadar ölçülü ve kafiyeli olsa da, şiirsel gerçekliği değil, yaşanan gerçekliği anlatmaktadır.

Hasta Çocuk metninden alınmış ifadeler, düz yazıyla anlatılmaya daha müsaittir. Çünkü bu eser aslında, ölçü ve kafiyelerin kullanıldığı bir hikâye şeklidir. Ayrıca, düz yazıya çevrildiğinde daha az anlam kaybı olur. Bu metinde imge, çağrışım değeri çok yoktur.

SES: “Hasta Çocuk” şiirinde bir olay, duyguyu yansıtan güçlü bir ses akışıyla verilmiştir. Manzumelerde yaşanmış ya da yaşanabilecek olaylar, ölçülü ve kafiyeli bir şekilde anlatılır. Bu tür metinlerde estetik kaygı çok fazla ön planda değildir. Genellikle bir olayın anlatılışı, olay akışı görülür. Hikâyeden farkı, ölçülü ve kafiyeli olmasıdır.

RİTİM-AHENK:Metnin ritmi aruz ölçüsüyle sağlanmıştır ve dize sonlarında kafiye ve redifler kullanılmıştır. (elbet-nevbet ; tessürdür-pür)

DİL: Metnin dili Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalarla dolu, günümüze göre zor anlaşılır bir dildir. Metindeki sözcükler genellikle gerçek anlamda kullanılmıştır.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.