NECİP FAZIL'IN TOKATLADIĞI ÇOK ÜNLÜ İKİ YAZAR VE ÇOK İLGİNÇ BİLGİLER...



Popüler sosyal medya sitesi onedio.com'un kaynağını "meçhuldergi"ye dayandırdığı
Necip Fazıl Kısakürek'in Kaleminden Kendisine ve Edebiyat Dünyasına Dair Bilmeniz Gereken 21 İlginç Bilgi başlıklı yazı Necip Fazıl'la ilgili son derece ilgi çekici bilgiler içeriyor.İçerikte yer alan   bilgilerin tümü Necip Fazıl'a ait olan "O ve Ben / Bâbıâli / Kafa Kağıdı / Hikayelerim / Çile" kitapları ve Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Anıları" kitabından alıntılandğı ve galerideki bilgilerde herhangi bir ekleme, dedikodu, uydurma söz konusu olmadığı özellikle  belirtilen içerikte bize en ilginç yerler Necip Fazıl'ın Nurullah Ataç ile Ahmet Haşim'i tokatladığı bölümler oldu...Bu çok ilginç bilgilerin tümüne ulaşmak için TIKLAYINIZ

Nurullah Ataç'a atılan tokat

Nurullah Ataç'a atılan tokat
Kumar bir tek onun meftun olduğu bir bela değildir, bu hastalığa yakalanan bir diğer isim sonradan Nurullah Ataç olacak olan edebiyat çevresinin Nurullah Atâ’sıdır. Birçoğumuzun günceleriyle bildiği Nurullah Ataç tavlada kaybettiği oyunun sonlarında yüzünde Necip Fazıl’ın elinin sıcaklığını hissedecek ve bulundukları batakhane bir tokat sesiyle çınlayacaktır.
 “Nurullah Atâ, dört bir kaybetmek üzere olduğu tavlayı çat diye kapattı, ayağa kalktı ve saçları dimdik, haykırdı:
-Namusunuz varsa bana bir tokat vurun!
Profesyonel kumarbaz usûlca yerinden kalkıp kapının yolunu tutarken Genç Şair mırıldandı:
-Borçlu olduğun parayı ben vereyim de tokadı ben patlatayım! Seni, nefsine hakaret ettirmek hastası (Dostoyevski) mukallidi, seni!..
Nurullah Atâ:
-Sende insan tokatlayacak erkeklik ne gezer, “Örümcek Ağı” şairi!
-Çat!.. Genç Şairin beş parmağı Nurullah Atâ’nın tombul yanaklarında… Siyah bağa kenarlı gözlüğü de uçup gitmiş…” 

9. Hocası olan Ahmet Haşim'e tüm sanat camiası önünde atılan tokat

Hocası olan Ahmet Haşim'e tüm sanat camiası önünde atılan tokat
Necip Fazıl'ın tokatlarından nasibini alan sadece Nurullah Ataç değildi. Bir diğer talihsiz isim hocası Ahmet Haşim'di. 
"Birkaç yıl evvel, Güzel Sanatlar Akademisi balosunda, Peyami Safa'ya en iğrenç küfürleri basan, Sanat Tarihi Hocası Ahmed Haşim'i tokatlamıştı.
Akademi Müdürü Namık İsmail'e Peyami Safa ile Genç Şair'i göstererek:
- Namık, bu serserileri buraya neden çağırdın? Diye haykıran Ahmet Haşim, karşısına Peyami çıkınca ona en galiz tarafından sövmeye başlamış, bunun üzerine Genç Şair, Haşim'e sağlı ve sollu iki tokat atmış ve balo birbirine girmişti.
İşin Babıâli ahlâkı bakımından en hazin tarafı şu ki, Ahmed Haşim gibi bir şaire sırf arkadaşı Peyami Safa'ya ettiği hakaretten ötürü darılan Genç Şair, kısa bir müddet sonra onu, Peyami ile kol kola Babıâli'den aşağı doğru inerken görmemiş miydi!!! Olur şey değil!!! Sen dostun için birini tokatla, sonra o gitsin, senden önce onunla barışsın!.. Peyami, dış görünüşüne, hattâ içindeki bazı celâdet ve hak asabiyeti noktalarına rağmen bu sadakatsiz adamdı ve hep bu adam kalacaktı."
Şair yaşanan feci hadiseden sonra Ahmet Haşim’le bir daha hiç konuşmamış ve Ahmet Haşim’in ölümü sebebiyle büyük bir üzüntü duymuştu.
Ahmet Haşim her ne kadar büyük tartışmalar yaşamış olsa da Necip Fazıl’ın şiirini büyük bir beğeniyle takip ederdi. Ahmet Haşim, şairin “Benim de yerim bu el oldu yâhu / Gençlik bahçesinde sel oldu yâhu” mısralarının yer aldığı “Kitabe” adlı şiiri için “Çocuk bu sesi nereden buldun sen?” diyordu.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.