FIKRA ÖRNEĞİ-1

FIKRA ÖRNEĞİ:
ÇETİN ALTAN
MİLLİYET GAZETESİ-ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ 
KÜÇÜK ERKEKLER
Önceki gün bizim apartmanın önünde duran bir okul servisi gördüm.
Birbirlerini itip kakalayan küçük erkekler, ellerinde çantaları, ortalığı şamataya veriyorlardı:
- Binsene ulan:
- Yapmasana ulan.
- Dursana ulan.
*
Birden ilkokula başladığım günleri hatırladım.
Edirne’de kale içinde İstiklal İlkokulu vardı. Ana mektebinden sonra babam beni oraya kaydettirtmişti.
Müdürü Dündar Bey gözlüklü, efendi bir adamdı.
Yaşım altıydı. Boyum ötekilerden de daha küçük olduğu için beni ön sıraya oturtmuşlardı. Numaram 115’ti. Adım henüz Çetin değildi, sadece Altan’dı.
*
Öğretmenimiz ince uzun boylu, esmer güzelce bir hanımdı. Önlük giyer ve ellerini daima ceplerinde tutardı. Yanılmıyorsam galiba Hikmet hanımdı adı.
Soğuk Edirne sabahlarında erkenden kalkıp, çamurlu sokaklardan okulun yolunu tutmak doğrusu pek eziyetli gelirdi. O saatlerde evde soba henüz yanmamış, yansa da ortalığı pek ısıtmamış olurdu. Buz gibi bir odada giyerdim önlüğümü.
*
Annem elbeziyle acıta acıta yüzümü silerdi. O tarihlerde hanım öğretmenlere “Hocanım”, erkek öğretmenlere “Muallim Bey” denirdi.
Hocanım kara tahtaya alfabeden bir hece yazıp da,
- Kim okuyacak? diye sordu mu, hemen parmaklar kalkar ve çocuklar tahtadaki yazıyı ille de kendileri kalkıp okumak için bağırmaya başlarlardı:
- Hocanım, hocanım, hocanım...
*
Bir de okulun bahçesinde sıra olup, “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan” marşını öğrenmeye çalıştığımızı hatırlıyorum.
İkinci sınıfın bir yahut iki ayını okuyabildim İstiklal mektebinde. Babam Ankara’ya tayin olmuştu. Biz de İstanbul’a dedemin yanına gelmiştik. İkinci sınıfa Göztepe’deki 5’inci ilk mektepte devam ettim.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.