Çoban Çeşmesi şiirindeki bütün söz sanatları , edebi sanatlar açıklamalı

Beş Hececilerin en ünlüsü Faruk Nafiz ÇAMLIBEL'in Çoban Çeşmesi şiirini söz sanatları bakımından inceledik...
İNCELEME : www.edebiyatfatihi.net 
ÇOBAN ÇEŞMESİ ŞİİRİNDEKİ BÜTÜN SÖZ SANATLARI





Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?



“Gönlünü, Şirin'in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi...

  • Bu dörtlükte de yine TEŞHİS sanatı vardır.Gönlünü Şirin'in aşkı sarınca  ve O hızla dağları Ferhat yarınca dizelerinde Ferhat ile Şirin  hikayesi hatırlatıldığı için TELMİH (HATIRLATMA) sanatı vardır.
  • Şair son iki dizede Çoban çeşmesinin akmasının sebebini Ferhat'ın dağları delmesi olayına bağlıyor. Bu şekilde yapaılan sanata HÜSN-İ TALİL (GÜZEL NEDENE BAĞLAMA) denir. 
  • Ayrıca Ferhat'ın hızla dağları yarmasında da MÜBALAĞA sanatı vardır.

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi,
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi!

Yine diğer dörtlüklerde olduğu gibi TEŞHİS SANATI vardır.
"Mermeri oyardı, taşı delerdi" dizesinde geçen mermer ve taş kelimeleri anlamca ilişkilidir. anlamları birbirine yakın ya da anlamca aralarında bir ilgi bulunan kelime, terim ve deyimleri bir arada kullanılma sanatına tenasüp denir.
3.ve 4.dizelerde soru sorma sanatı vardır .(İSTİFHAM)


Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

"Kerem'in sazına cevap veren bu" dizesinde “Kerem” ismiyle bize Kerem ile Aslı hikâyesi hatırlatılmaktadır. Bu örneklerde olduğu gibi tarihteki önemli bir olay veya duruma, meşhur bir efsane, hikâye, fıkra veya nükteye veya bir âdete, inanışa işaret etme, onu hatırlatma sanatına telmih denir.
Kuru-yaş sözcüklerinde de tezat sanatı vardır.

www.edebiyatfatihi.net
Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda.
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.


Yine bir telmih sanatı vardır.Leyla ile Mecnun hikayesi hatırlatılmaktadır.
"Benzeyen veya benzetilenden birinin olmadığı teşbihe istiare (eğretileme) denir. İki türü vardır: Açık istiare: Benzetilenin olduğu istiaredir.  Kapalı istiare: Benzetme ögelerinden yalnız benzeyenle yapılan istiaredir. Kişileştirme sanatının olduğu yerde Kapalı istiare de vardır. "Ateşten kızaran bir gül arar da / Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi" dizelerinde “çoban çeşmesi” “insan”a benzetilmiş ve Kapalı istiare yapılmıştır.


Ne şair yaş döker, ne âşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude çağlar
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...

Tüm dörtlüklerde olduğu gibi bu birimde de TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME) sanatı vardır.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.