BABÜRNAME KİMİN ESERİ ? BABÜRNAME HAKKINDA BİLGİ ,

BABÜRNAME HAKKINDA BİLGİ
Babür İmparatorluğu'nun kurucu Babür tarafından, dönem hükümdarlarından beklenmeyen bir samimilik ile kaleme alınan hatıratı. Eser aynı zamanda anı türününde özelliklerini taşımaktadır. Pek çok dilde defalarca basılmıştır.

Babür Han'ın, o sırada Kabil'de bulunan yirmi yaşındaki oğlu Hümayun Han'a bir mektubundan alıntı. Çağatay Türkçesi ile kendi eliyle Hindistan'ın Agra kentinde yazdı. Mektubu, Cuma, Rabi'ı ayının ondördünde (27 Kasım 1528) oğlunun hizmetkarı Buyan Şah'a teslim etti.

Aşağıdaki metinde Babür Han, sıkıntılarını oğluna, sevecenlik sınırları dahilinde soğukkanlı, sabırlı ve nesnel üslupla aktarmaktadır. Mektup, kış başında Hindikuş’dan geçirilip Kabil’e ulaşacaktır.

Konuyu bu denli güncel, basit, zamanı geçmeyecek uslupla ifade edebilen şair imparator, adeta günümüz Türkiye’sine “çözümlerin kendi içinde mevcuttur” mesajını vermektedir.

Babürnâme İçeriği

Aşağıda bulunan yazı, Babürnâme yazmasında bulunmaktadır. Çağataycanın Türkiye Türkçesine benzerliğini göstermek için çevirisi yapılmıştır.

Çağatayca
Yana men degen dek bu hattlarınnı bitip sen ve okumay sen, ne üçün kim eger okur hayal kılsan edi, okuy almas edin. Okuy almagandın son elbette tagyir berür edin. Hattınnı hud teşviş bile okusa boladur, veli [a]sru muglak tur. Nesr mu'amma heç kişi körgen emes. İmlan yaman emes, egerçi hayli rast emes. İltifat'nı ta bile bitip sen. Kulınc'nıya bile bitip sen. Hattınnı hudher tavr kılıp okusa boladur, veli bu muglak elfazındın maksud tamam mefhum bolmaydur, galiba hatt bitirde kahillıkın hem oşbu cihettindür. Tekellüf kılay dep sen. Ol cihetten muglak boladur. Mundın narı betekellüf u revvsen u pak elfaz bile biti. Hem sana teşviş azrak bolur ve hem okugucıga.

Türkiye Türkçesi

Dileklerim doğrultusunda mektuplar yazıyorsun, ama yazdıktan sonra bunları bir kez daha okumuyorsun. Zira, okumayı düşünse idin, okunamaz olduklarını görecek idin. Ve okuduktan sonra elbette düzeltecek idin. Yazıların, zorlukla okunduklaranın yanı sıra bilmece gibi kalıyorlar. Nesrin, bilmece olacak şekilde tasarlandığı hiç görülmüş müdür? İmlan fena değil, ama tam doğru da değil. El yazın bir şekilde çözülebiliniyor, İltifat’ı ta ile yazmışsın; kulunç'u da ya ile yazmışsın, ama bütün bu senin bilmece gibi sözcüklerinle tamamen anlam da verilemiyor, mektup yazmaktaki zorlanmalarını galiba, fazla gösterişli yazmaya çalışmana bağlamak gerekiyor. Bundan sonra basit, açık ve sade üslupla yaz. Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.