9.sınıf edebiyat kitabı cevapları ,MEB, SAYFA 48 ,

9.sınıf edebiyat kitabı cevapları ,MEB, 
SAYFA 48

1.ETKİNLİKSınıf iki gruba ayrılır. Grup sözcüleri seçilir. Her grup Munzur Dağları ve Rahatı Kaçan Ağaç isimli şiirleri okur ve şiirler hakkındaki duygu ve düşüncelerini sözlü olarak ifade eder. Gruplar, aralarındaki ifade ve anlayış farklılıklarının sebepleri üzerinde tartışırlar. Ulaşılan sonuçlar grup sözcüleri tarafından tahtaya yazılır.
Duygularınızı ifade ediniz...

5. “Göklere sıçrayan Munzur Dağları!..”, “Geceyi gündüzü biliyor / Dört mevsimi, rüzgârı, karı” dizelerinden yola çıkarak şiirlerdeki gerçekliğin, yaşadığımız dünyada aynen geçerli olup olmadığını sözlü olarak ifade ediniz.

Anlatılanlar gerçekliği olan ifadelerdir , ama bunların aynen yaşanması mümkün değildir.
6. Yukarıdaki şiirlerin sizde uyandırdığı duyguları defterinize yazınız.

YORUM SİZİN...

2.ETKİNLİK 
HALK ŞİİRİNDE GERÇEKLİK DAHA ÇOK BENZETME YOLUYLA MODERN ŞİİRLERDE İSE GERÇEKLİK SOYUTLANARAK İŞLENİR.

ANLAMA-YORUMLAMA

1) Yağmurun yağışının sizde uyandırdığı etkilerin anlatan bir şiir yazınız


2. Metin ve Gerçeklik konusunda sanat eserinin gerçekliği nasıl ele aldığını daha önce görmüştünüz. Buradan hareketle “şiir gerçekliği”nin “doğal gerçeklik”ten hangi açılardan farklı olduğunu belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.

Şiirde gerçeklik doğal gerçekliğiğin dönüştürülmesi değiştirilmesi yönüyle faklıdır. Bu dönüştürme ve değiştirmede duyuş algılayış ve ifade ediş de etkilidir. Bu nedenle doğal gerçeklik her şairin yeniden doğan bir gerçeklik haline gelir.

3. Doğal dil, gerçekliği doğrudan ve tek boyutlu ele alırken şiir dilinin bu gerçekliği değişik şekillerde ve boyutlarda işlemesi, şair-şiir-gerçeklik-okuyucu ilişkileri açısından size neler düşündürüyor? Tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.

Şiir dilini gerçekliği değişik şekillder ve boyutlarda işlemesi "şair"de doğan , "şiir"de yeniden şekillenen "gerçeklik"in tüm çağrışım gücüyle "okur"a ulaşması ve her okurun farklı boyutlarda şiir gerçekliğinin içine girmesini sağlar.

4. Aşağıdaki dizelerin karşısındaki noktalı bölümlere şairlerin gerçekliği nasıl değiştirdiğini yazınız.

DEĞİŞEN GERÇEKLİK : denize bakan evler
DEĞİŞEN GERÇEKLİK :  tatlı ışıklarda yıkanmak
DEĞİŞEN GERÇEKLİK :  kartal
DEĞİŞEN GERÇEKLİK :  dünyasını çiçekle havaya çizmek


Türk halı ve kilim motiflerinin tarih boyunca gelişimini araştırınız.

Halı denildiği zaman akla gelen ilk millet şüphesiz Türklerdir. Dünyanın ilk halısının Türkler tarafından işlenmiş olması ve zaman içerisinde özellikle el dokumacılığında büyük yol kat edilmesi Türk halıcılığının dünya pazarında büyük bir yer bulmasını sağlamıştır. Türk halı ve kilim motiflerinin tarih boyunca gelişimi tabi ki bir anda meydana gelmemiştir. Motifler Türklere has motifler olduğu gibi bu motiflerin zaman içerisinde ilgi görmesi gerekmekteydi. Tüm motifler büyük bir itina ile işlendiğinden dolayı verilen emekler karşılık buldu ve Türk halı ve kilim motiflerinin tarih boyunca gelişimi olanca hızıyla devam etti.

Halı ve kilimlerde birçok motif kullanan Türk milleti bu tarz şeyleri genel anlamda yaşam şekillerine müsait olarak dokurlardı. Örnek olarak eski halıları incelediğimizde o dönemdeki inançlarına müsait motiflerin yer aldığını gözlemlemekteyiz. Ek olarak savaşçı bir karaktere haiz olan Türk milleti cenk malzemelerini de halıların üzerine işlemeyi ihmal etmemiştir. Tercih edilen figürler genel anlamda hayvanlar, nebatlar, geometrik şekillerden meydana gelmektedir. Hayvanlarla alakalı motifler kurt, akrep, haşere, aslan, kartal, kuş şeklinde motiflerdir. İlgili motifler avcılık esnasında avladıkları hayvanlardan oluşmaktadır. Avdan sahip oldukları kürkleri giyince o hayvanın kuvvetine haiz olduklarına inanmalarına benzeyen bir alışkanlık şeklidir bu av hayvanlarını kilimlerin ve halıların üzerine işlemeleri.

Nebatsal figürler genel anlamda meyve, çiçek, yaprak ve ağaç gibi şeylerden oluşmaktadır. Bunlar çağımızda da tüketilmektedir. Bereket, bolluk ve iyiliği delegasyon ettiğine inandıkları bu figürler arasından en mühim olanı Hayat Ağacı figürü olarak karşımıza çıkmaktadır. Hayat Ağacı ölümden sonrasında hayatı sembolize ettiğinden dolayı Türklerin İslam dinini kabul etmeden önce de ahrete inandıklarını bizlere anlatmaktadır. Geometrik biçimler olarak inançla alakalı bir şey kullandıklarına rastlanmamaktadır.

Çiçekler ve geometrik desenler yukarda sayılan motifler arasından Türk milleti tarafınca en fazla kullanılanlarıdır. Günümüzdeki desenlerimizi ele aldığımızda aynı eskide olduğu gibi ilgili motiflere rastlamak mümkündür. Günümüzde de ilgili motiflerin kullanılıyor olması eskiye olan bağlılığın kuvvetli bir göstergesi olarak kabul edilebilir

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.