Kitap Cevapları

10 Eyl 2019

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları, 1.Ünite Giriş, 2019-2020 (PDF.-İndir)

Reklamlar

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları, 1.Ünite Giriş, 2019-2020 (PDF.-İndir)

Sevgili takipçilerimiz,

Bu yazımızda 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. ünitesi (giriş) ders notlarını bulabilirsiniz... Özenle hazırladığımız bu ders notu ünitede yer alan edebiyat kavramı, edebiyatın bilimle ve güzel sanatlarla ilişkisi, metinlerin sınıflandırılması, dilin kullanımdan doğan türleri, iletişim ve ögeleri konularını içeriyor. Konular özlü bir şekilde maddeler halinde ve örneklerle açıklanmıştır.

☝UYARI: Bu ders notunu aynen veya değiştirerek hiçbir yerde yayınlamanıza iznimiz yoktur. 

Bu ders notunu PDF. şeklinde aşağıdaki bağlantıya tıklayarak güvenle indirebilirsiniz...




9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERS NOTLARI-PDF.
(2019-2020)
  • Ünite İçeriği
  • Edebiyat kavramı
  • Edebiyatın bilimle ve güzel sanatlarla ilişkisi
  • Metinlerin sınıflandırılması
  • Dilin kullanımdan doğan türleri
  • Yazma süreci
  • İletişim ve ögeleri
EDEBİYAT NEDİR?

Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatıdır. Diğer bir tanımla edebiyat dille gerçekleştirilen güzel sanat etkinliğidir.
Arapça edeb kökünden gelen edebiyat aslında ilm-i edeb’in bütün anlamlarını toplayan çoğul bir kelimedir. Tanzimat’tan sonra Türkçede tekil olarak bugünkü anlamında kullanılmıştır.

 Edebiyat; sözlü ve yazılı olmak üzere ikiye ayrılır:
Sözlü edebiyat; anlatım aracı olarak sözün kullanıldığı, yazının bulunmadığı çağlarda üretilmiş, dilden dile söylenerek günümüze kadar gelmiş, halkın ortak malı olmuş edebiyat ürünlerinin genel adıdır.
Yazılı edebiyat ise anlatım aracı olarak yazının kullanıldığı, yazarı belli olan, her tür edebiyat ürününün toplu adıdır.


EDEBİYATIN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ


Edebiyatın konusu insandır, edebiyat insanların iç dünyalarına, ilişkilerine, doğal ve sosyal çevrelerine, toplum yaşamına, ekonomik, siyasi ve sosyal değişmelere ayna tutan güzel sanatlar dalıdır. Edebiyat hem bu yönüyle psikoloji, sosyoloji, tarih, felsefe ve coğrafya gibi bilim dallarıyla yakından ilişkilidir hem de anlatım biçimlerini ve dili araç olarak kullanan bütün bilim dallarıyla benzer özellikler taşır. Edebiyat, ürünlerini ortaya koyarken bu özelliklerden dolayı çeşitli bilim dallarıyla ilişki kurar.

Edebiyatın Diğer Bilimlerle İlişkisi

Edebiyat - Tarih İlişkisi:

Her edebi metnin, içinde oluştuğu tarihi bir dönem vardır ve edebi metinlere bu dönemin özellikleri ve izleri yansır. Edebi metinlerin konusunu, yazıldığı dönemin olayları, sosyal ve siyasal yapısı, dünya görüşü oluşturur. Bu eserleri anlamak ve doğru yorumlayabilmek için o dönemin tarihini bilmek gerekir. Ayrıca kimi edebi eserler konusunu doğrudan tarihsel gerçeklerden alır, bu tür eserler de tarih bilimine yardımcı olur, kaynak oluşturur.

⇒Edebiyat - Coğrafya İlişkisi:

Özellikle belli bir olayı anlatan edebi eserlerde mekân (yer) kavramı vardır. Olaylar belli mekânlarda cereyan eder ve o mekânın (coğrafyanın) eserdeki kahramanlar üzerinde yarattığı etkiye yer verilir. Böylece edebiyat, coğrafya biliminden yararlanmış olur. Gezi yazısı gibi bazı metinler de belli bir çevreyi, coğrafyayı tanıtmak amacıyla yazılır, bu durumda da edebiyat, coğrafya bilimine katkıda bulunmuş olur.

Edebiyat - Sosyoloji İlişkisi:

İnsan toplumsal bir varlıktır ve edebiyatın konusu da insandır. Edebi eserler insan ilişkilerine, toplumun duyuş ve düşünüşüne göre şekillenir. Sosyolojinin konusu da toplum olduğu için her iki bilim dalının pek çok ortak özelliği bulunur. Edebi eserlerin bir kısmı, topluma öncülük etmek, onu değiştirip geliştirmek amacını taşır, bu yönüyle de edebiyat sosyoloji bilimine katkıda bulunur, kaynaklık eder.

Edebiyat - Psikoloji İlişkisi:

Edebi eserler, insanı tüm yönleriyle incelemeyi ve tanıtmayı amaçlar. Geniş ruh çözümlemeleri yapar, insanın iç dünyasını, duygu ve hayallerini anlatır. Böylece okurun “insan” denen varlığı çok yönlü olarak tanımasına yardımcı olur. Bireyin iç dünyasını konu alan bu eserler, hem psikolojiden yararlanmış hem de psikoloji bilimine katkı sağlamış olur. Örneğin Mehmet Rauf’un “Eylül”, Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” gibi romanları psikolojik tasvir ve tahlillere geniş yer verir.

Edebiyat - Felsefe İlişkisi:

Felsefe, maddeyi ve yaşamı çeşitli yönlerden inceleyen bir düşünce sistemidir. Bazı edebi metinler felsefi bir düşünce sistemine göre oluşur. Örneğin klasisizm akımına bağlı sanatçılar, Descartes’in “Rasyonalizm” ine göre yaşamı ve insanı anlatmıştır. Bu durumda edebiyat doğrudan felsefeden, felsefi düşünce sisteminden yararlanmış olur. Kimi edebi eserlerde yer alan fikirler ve bakış açısı felsefede yeni bir düşünce sisteminin oluşmasına katkı sağlar.

Edebiyat - Bilim ve Teknik İlişkisi
Bilimsel gelişmelerin bir kısmı edebiyatı doğrudan etkilemiştir. Örneğin matbaanın icat edilmesi, kitapların çoğaltılmasını kolaylaştırmış ve kitap daha çok insana ulaşmıştır, böylece teknoloji edebiyata katkı sağlamıştır. Edebi eserler de bilimsel çalışmalarda kullanılabilir ve bilim için ilham kaynağı olabilir. Edebi eserler yeni buluşlara ilham verebilir. Buna en güzel örneği Jules Verne’in “Aya Yolculuk” adlı romanıdır. Bu roman daha aya gidilmediği bir dönemde yazılmıştır ve bilime kaynaklık etmiştir. Ayrıca aynı yazarın Denizler Altında Yirmi Bin Fersah romanı da örnek verilebilir.

GÜZEL SANATLAR İÇİNDE EDEBİYATIN YERİ

Sanat insanın güzellik karşısında duyduğu heyecan ve hayranlığı uyandırmak için ortaya koyduğu yaratıcılıktır. Sanatın temelinde insan sevgisi, hoşgörü, yaratma özgürlüğü vardır. Sanatın amacı insanlarda güzel duygular uyandırmak, insan hayatını renklendirmek, güzelleştirmektir.

İnsanoğlu hayatı boyunca güzeli istemiştir. Sözüne yazısına (edebiyat) sesine (müzik) kullanabildiği
renklere (resim) yaşadığı mekana (mimarlık) işleyebildiği her türlü maddeye (heykeltıraş) güzellik vermek insanoğlunun yaşam felsefesi olmuştur ki bu da güzel sanatlar dediğimiz şubeleri doğurmuştur.

Edebiyat bu güzel sanatların bir koludur. Edebiyat; sözde, yazıda, düşüncede, hayalde güzellik demektir.

Edebiyat; dil ile gerçekleştirilen, malzemesi dil olan güzel sanat etkinliğidir. Edebi eser öncelikle (edebiyat fatihi) sanat değeri olan eserdir. Edebi eserlerde dikkatle kullanılmış bir dil vardır. Bilim nasıl ki akla, mantığa, öğretmeye yönelik ise sanat da insan ruhunu doyurmaya, güzelleştirmeye yöneliktir.

Görsel (plastik) sanatlar, maddeye biçim veren sanatlardır. Bu madde taş, mermer, boya, çamur vb. olabilir. Görsel sanatlar, adından da anlaşılacağı üzere göze hitap eden sanatlardır.

İşitsel (fonetik) sanatlar
sese biçim veren, malzemesi ses ve söz olan sanatlardır. Edebiyat, fonetik bir sanattır. Çünkü edebiyatın malzemesi, dildir. Dil ise seslere dayanan bir iletişim sistemidir.

Dramatik (ritmik) sanatlar
, harekete biçim veren sanatlardır. Dramatik sanatların çoğunda hareket öğesinin yanında işitsel ve görsel öğeler de bulunur. Söz gelimi dramatik sanatlar içinde sınıflandırılan tiyatro, edebiyattan, dolayısıyla da fonetik sanatlardan ayrı düşünülemez. Çünkü birkaç modern tiyatro türü hariç bütün tiyatro türlerinde diyaloglara, dolayısıyla da sese, söze, kelimelere, cümlelere yer verilir. Bu nedenle de tiyatro oyuncularının konuşmalarının ve hareketlerinin yer aldığı tiyatro metinleri, birer edebî metin kabul edilir. Benzer durumlar bale, dans, opera, sinema gibi sanat dallan için de söz konusudur. Söz gelimi sözlerinin tümü ya da büyük bölümü şarkı olarak söylenen, müziğe uyarlanmış sahne yapıtı olan “opera”da müzik, edebiyat ve dans iç içedir. Bu sebeple bu çeşit sanatları karma sanatlar başlığı altında gruplandırmak da mümkündür.

Edebiyatın Diğer Sanat Dallarından Ayrılan Yönleri
§  En önemli fark kullanılan malzemedir. Edebiyatın malzemesi dildir.
§  Amaçları bakımından farklıdır.
§  İfade edişleri farklıdır.
§  Gerçekliği ele alışları farklıdır.

SANAT VE ZANAATIN ORTAK VE FARKLI YÖNLERİ
Farklı Yönleri

§  Sanat eseri biriciktir; zanaat eseri ise çoğaltılabilir.
§  Sanat eseri alışılmışın dışında özgündür; zanaat eseri alışılmış bilinen tekrar edilendir.
§  Sanatta yaratıcılık ön planda olmasına karşılık zanaatta ustalık ön plandadır.
§  Sanat eseri güzellik amacı güder; zanaat ise yarar amacı.
§  Sanatçı eserini oluştururken para kazanma amacı gütmez; zanaatçı para kazanmak ister.

Benzerlikleri:

§  Her ikisi de el emeği ister.
§  Her ikisi de biçim oluşturur.
§  Her ikisi de bir beceri izlenimi verir.
§  Her ikisinin de temelinde bir tasarım vardır.
·               www.edebiyatfatihi.net

METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI

Bilimin ve edebiyatın gelişmesi, buna bağlı olarak farklı alanlarda metinlerin yazılması, metinlerin sınıflandırılması sonucunu doğurmuştur. Bu sınıflandırma, metin türlerinin birbirinden ayrılmasını ve anlaşılmasını kolaylaştırmıştır.

Metinler
  • gerçeklikle ilişkilerine
  • dilin işlevlerine
  • anlatım türlerine
  • yazılış amaçlarına göre gruplandırılabilir.
Buna göre metinler genel olarak öğretici metinler ve edebî (sanatsal, kurmaca) metinler olarak ikiye ayrılır.
Bu iki metin türünün ayrıldığı noktalar aşağıdaki tabloda verilmiştir.






ÖRNEK METİN İNCELEMESİ

“Çanakkale Savaşı Türk tarihinin dönüm noktalarından bir tanesidir. Bu zaferle ülke düşmandan tamamen temizlenmiştir. Düşman gemilerinin boğazdan geçişleri büyük oranda engellenmiş, karaya çıkanlarla da göğüs göğse bir mücadele örneği ortaya konmuştur. Bu savaş sonucunda tam bir insan kıyımı yaşanmıştır: beş yüz bin ölü…”

Çanakkale Şehitlerine
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
—Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde gösterdiği vahşetle bu: bir Avrupalı   (Mehmet Akif ERSOY)

Soru: Yukarıdaki iki metni aşağıdaki ölçütlere göre karşılaştırınız...

a) Konusu: Her ikisi de Çanakkale Savaşı'ndan bahsetmektedir.
b) Yazılış amacı: Çanakkale Savaşı ile bilgi vermek , II . Metin ise duyguları estetik bir biçimde okura aktarmak için…
c) Gerçeklik : I .metin gerçek , II. metin kurmaca gerçekliği olan bir metindir.
d) Dilin işlevi : Göndergesel , sanatsal işlev
e) Metin türü: İlk metin öğretici metin, ikinci metin sanatsal metin

DİLBİLGİSİ

Dilin Kullanımdan Doğan Türleri

Bir dilin kullanımında, bölgesel ve kültürel farklılıklar sonucu, dil içindeki çeşitlenmelerle ağız, şive
ve lehçe
oluşur. Dilin belirli çevrelerdeki özel kullanımıyla da argo ve jargon oluşur.

Ağız: Bir dilin bir ülke sınırları içindeki farklı yerleşim bölgelerinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılaşan konuşma biçimidir: Kayseri ağzı, Erzurum ağzı, Trakya ağzı...
Örnek: Beni bak gıı, n’apıp durun? (Bana bak kız, ne yapıyorsun?) (Ege ağzı)

Şive: Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihî gelişimi içinde ayrılmış kollarıdır. Şiveler; bir milletin tarihî, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle farklı yurt coğrafyalarına dağılmasıyla ortaya çıkar: Azeri Türkçesi, Özbek Türkçesi, Türkmen Türkçesi vb. Şiveler arasındaki ses, şekil ve kelime farklılıkları anlaşmayı engelleyecek kadar derin değildir.
Örnek: Neçe yaşın var? (Kaç yaşındasın?) (Azeri şivesi)

Azeri Şivesi

Resim: Başkent Akademisi

Lehçe: Bir dilin, tarihî gelişimi içinde yazılı kaynaklarla izlenemeyen dönemlerinde ayrılmış kollarıdır.
Türk dilinin Çuvaş lehçesi ve Yakut lehçesi gibi. Lehçeler arasındaki ses, şekil ve kelime farklılıkları anlaşmayı güçleştirecek kadar derindir. Bu durum daha çok tarihî, siyasi ve coğrafi nedenlerden kaynaklanır.
Örnek: En ubayın hanna üöreneriy? (Senin ağabeyin nerede okuyor?) (Yakut lehçesi)

Argo: Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığıdır. Farklı bir anlaşma biçimi sağlamak üzere oluşturulur. Argo oluşturulurken ortak dildeki kelimelere özel anlamlar verilir, bazı kelimelerde değişiklik yapılır; dilin lehçelerinden, eskimiş ögelerinden ve yabancı kelimelerden yararlanılır. Argo, çoğunlukla kaba bir söyleyiş özelliği gösterir.
Örnek: Adam afili, etrafa caka satıyor.

Jargon: Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya
söz dağarcığıdır.
Örnek: “Hasta dün gece eks oldu.” cümlesindeki “eks olmak” ifadesi bir tıp jargonudur.

Standart (Ölçünlü) Dil: Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız
özelliklerinden arındırılmış, belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dildir. Bir milletin yazılı kültürünün
oluşmasında dilde anlaşma ve birlik sağlanması gerekir. Bunun için dildeki ağızlardan yaygın ve işlenmiş olanı ortak kültür dili durumuna gelir. Standart dilin kuralları yazım kılavuzlarında ve sözlüklerde belirtilir. 

Standart Türkçe, İstanbul Türkçesi esas alınarak biçimlendirilmiş olan konuşma ve yazı dilidir.

ÖRNEKLER
  • Döviz piyasalarında bu hafta dalgalanma bekleniyor. JARGON
  • Adamı sokakta kıstırıp bir güzel marizlemişler. (ARGO)
  • Haydah oloroğut.? (Nasılsın?) (LEHÇE)
  • Bir toplumun gelişmesi eğitime verdiği öneme bağlıdır. (STANDART DİL)
  • Menden heç ne soruşma. (ŞİVE)
  • Sene diyirem ! Gaç gündür ariram, yoksan, e ben neyidim? (AĞIZ)
İLETİŞİM ÖGELERİ 

Gönderici ile alıcı arasındaki bilgi alışverişine iletişim denir. Yani her türlü bilgi alışverişi iletişimdir. Bu alışveriş her şekilde olabilir. Sözlü, yazılı, sanal... işaret, simge aracılığıyla, hatta el kol hareketleri ile..
  • GÖNDERİCİ (KAYNAK/ VERİCİ): Duygu, düşünce ve isteklerin aktarılmasında iletiyi hazırlayan, gönderen kişi ya da topluluktur.
  • ALICI: Göndericinin gönderdiği bilgiyi (ileti/mesaj) alan taraf... Göndericinin muhatabı da diyebiliriz. Alıcı, tıpkı gönderici gibi kişi, kişiler veya kurum olabilir.
  • İLETİ (MESAJ): Göndericinin alıcıya gönderdiği her türlü bilgi... İleti; sözlü, yazılı, görsel; hatta bir işaret bile olabilir.
  • KANAL: İletinin alıcıya ulaşmasında kullanılan yol ve araçtır. Işık, hava, ses vb. iletiyi alıcıya taşıyan kanaldır. İnsan duyu organlarıyla iletiyi alır ve anlamlandırır.
  • DÖNÜT: Alıcının iletiye verdiği tepki.
  • KOD: iletinin üretildiği şifreleme sistemi. Bütün doğal diller koddur. Mesela Türkçe.
  • BAĞLAM: İletişimde görev alan unsurların birlikte meydana getirdikleri ortam... Bir söz unsurunun aynı kişilerde farklı zamanlarda farklı algılanmasının nedeni bu iletişimin gerçekleştiği bağlamdır.
ÖRNEK-1:

Bir hikâye üzerindeki iletişim ögelerini gösterelim: Örnek hikâyemiz usta öykücü  Halikarnas Balıkçısı'nın "doğa sevgisi" temasını Deli Davut karakteri üzerinden verdiği Gülen Ada hikâyesi...

Hikâyenin İletişim Ögeleri:
  • Gönderici: Yazar
  • Alıcı: Okuyucular
  • İleti: Doğa sevgisi
  • Kanal: Gülen Ada hikâyesi
  • Bağlam: Metin
  • Kod: Türkçe
ÖRNEK-2

Edebiyat öğretmeni sınıfta "İletişim" konusunu işlemektedir. Arka sırada oturan Berke'ye "Oğlum konuyu anladın mı?" diye sorar. Berke de "Çok iyi anladım Hocam?" cevabı verir. 
edebiyatfatihi.net

Kurguladığımız  iletişim örneğinin ögeleri
  • Gönderici: Öğretmen
  • Alıcı: Öğrenci (Berke)
  • İleti: "Oğlum, konuyu anladın mı?"
  • Dönüt: "Evet çok iyi anladım"
  • Bağlam: Sınıf
  • Kanal: Ses Dalgaları
  • Kod: Dil( Türkçe)
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
1. Tanımlama: Bir kavrama ya da olayın belirgin özellikleriyle tanıtılmasına tanımlama denir. Tanım kısaca “nedir” sorusuna verilen cevaptır.

ÖRNEK: Doğruluk kimseyi aldatmamaktır. Kimseye yalan söylememek, tutamayacağın sözler vermemektir. Herkesin sana en değerli şeylerini gönül rahatlığıyla emanet edebileceği kadar güvenilir olmaktır doğruluk.

2. Örneklendirme:
İfade edilen düşünceye uyan olay, durum ya da kavramlarla düşüncenin desteklenmesidir. Anlatılmak istenenin somutlaştırılması yöntemidir.

ÖRNEK: Anadolu’nun her köşesinden tarih fışkırır adeta. Ayasofya’dan Sümela’ya, Efes Antik Kenti’nden Mevlana’ya… saymakla bitmez.

3. Tanık Gösterme: Anlatılmak istenilen düşüncenin başkalarının görüşlerinden, sözlerinden yararlanarak açıklanması yoludur. Başkalarının aynı konuda söylediği sözler yazı içerisinde alıntı olarak gösterilir. Tanık olarak düşüncesine başvurulan kişinin, konusunda uzman güvenilir olması gerekir.

ÖRNEK: Mutluluk, aslında herkesin çok yakınında. İsteyen herkes, her an mutlu olabilir. Filozof Sokrates: “Bir kitap, bir çiçek, bir kuş… ne büyük saadet!” derken bunu anlatmıyor mu? 

4. Karşılaştırma: Aralarında benzerlik ya da karşıtlık bulunan varlık veya kavramların bu özelliklerinin ortaya konmasıdır. Anlatılanlar, kavramlar arasındaki benzer ve farklı özellikler yardımıyla daha anlaşılır hâle gelir.

ÖRNEK:
Yabancı sözcük oranının %1 olarak saptandığı Orhun Yazıtlarında (...) yazınsal bir dil vardır. Soyut kavramların da yer aldığı bu yazıtlar, Türkçe yazı dilinin çok uzun bir geçmişi olduğuna tanıklık eder. Uygurcada ise yabancı sözcük oranının arttığı görülür. Bu olguda, Uygurcaya çevrilen dinsel metinlerin etkisi vardır. (Muhittin Bilgin, Anlamdan Anlatıma Türkçemiz)

5. Sayısal Verilerden Yararlanma: Yazar düşüncesini inandırıcı kılmak için bazı sayısal verilerden yararlanır.

ÖRNEK:
TÖMER, 1992-1993 yıllarında 25 şubesi ve 900 kadar çalışanı ile 54000 öğrenciye hizmet vermiştir.

6. Somutlama:
Soyut kavramları zihinde görünüşleştirmeye somutlama denir.Somutlama, benzerliklerden yararlanma, örnekleme ve somut kavramları soyut kavramların yerine kullanma yoluyla gerçekleşebilir.

ÖRNEK: "Hayat bir nehir gibi hızlı akıp gidiyor"
Bu cümlede somutlama vardır. Soyut olan "hayat" kavramı somut bir varlık olan nehre benzetilerek somutlama yapılmıştır.

7. Benzetme: Aralarında çeşitli ilgiler bulunan varlık veya kavramlardan benzerlik bakımından nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilerek anlatılmasıdır.

ÖRNEK
: Yırtık gömleğiyle paçaları parçalanmış pantolonunun içinde ince bir değnek gibi duran narin vücuduna bakılsa belki daha küçük zannedilirdi.

Yararlanılan Kaynaklar:
  • 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı, MEB Yayınları
  • 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı, SONUÇ Yayınları
  • www.edebiyatfatihi.net

Artikel Terkait

Yorumları Göster
Yorumları Gizle

2 yorum

iyi, güzel hazırlamışsın eline sağlık da pdf açıldıktan sonra indirme linki butonu yok. nasıl indireceğiz?

Tekrar bakar mısın, linki yeniledim...

YORUM YAPARAK SORU SORABİLİR veya KATKIDA BULUNABİLİRSİNİZ...

1) Yaptığınız yorum biz onayladıktan sonra görülecektir.
2) Yazım kurallarına mümkün olduğunca dikkat ediniz.
3) Kullandığınız üslubun kişiliğinizi yansıttığını unutmayınız.
4) Yorumunuza emoji eklemek için "Emoticon" butonuna tıklayın.
5)Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek beni bilgilendir kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.


EmoticonEmoticon

Edebiyat yazılılarında başarınızı artırın, kanalımıza abone olun!