Osmanlı Türkçesinde neden Arap alfabesi kullanılmıştır ?

Osmanlı Türkçesinde neden Arap alfabesi kullanılmıştır ?
Osmanlı Türkçesi, Arap alfabesiyle yazılmıştır. Arap alfabesi müslüman olan Türkler arasında İslam diniyle birlikte yayılmaya başlamış, bir süre Uygur alfabesiyle birlikte görülmüş, kısa zamanda hem Doğu hem Batı Türklerince benimsenip, yaklaşık olarak 10. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar çok yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Uygur ve Arap alfabelerinin her ikisinde de yazı yönünün sağdan sola doğru olması, bir kelimedeki harflerin umumiyetle birbirine bitiştirilmesi, küçük ve büyük harf ayırımının olmaması gibi bâzı benzerlikler Uygur yazısından Arap yazısına geçişin hızlı ve kolay olmasını sağlamıştır.
Doğu Türkleri, Arap alfabesiyle yazdıkları Türkçe metinlerde Uygurca; imlâ geleneğinin etkisiyle vokalleri de yazmayı yeğlerken Batı Türkleri önce Arapça imlânın etkisiyle vokal yerine hareke kullanmışlar, sonra harekeyi azaltıp vokallere
de yer vermişlerdir. Batı Türkçesi’nin Arap alfabesiyle yazılan metinlerindeki bu harekesiz ve az vokalli imlâ geleneği Osmanlı sahasında yazılan metinlerde umumileşmiştir.
Osmanlı Türkleri Arap alfabesinin nesih, rik’a, ta’lik, sülüs, dîvânî, celîdîvânî, reyhânî, kâfi, siyakat gibi yazı türlerini kullanıp daha da geliştirmişlerdir. Kitaplarda en çok nesih, günlük ve pratik el yazılarında ise rik’a kullanılmıştır. Kitabe ve levhalarda sülüs ve ta ‘lik, fermanlarda dîvânî, yazma eserlerde nesih ve ta ‘lik, resmî kayıtlarda siyakat çok sık kullanılan yazı türleri olmuştur. Bu yazı türlerinin bâzılarının uygulamada kendine özgü yazılış biçimi ve ayrı özellikleri vardır.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.