BUNLARI OKUMADIYSANIZ ŞİİR OKUDUM DEMEYİN...

Nazım Hikmet, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Attila İlhan başta olmak üzere Türk Edebiyatı’nın okunması gereken şiir kitaplarını derledik.

1. Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet’in başyapıtı kabul edilen 5 ciltten oluşan bu kitap, memleketimizi içten, lirik ve yalın bir dille anlatan ve her kütüphanede olması gereken bir eser.
nazım hikmet, memleketimden insan manzaraları, okunması gereken şiir kitapları
Nazım Hikmet, kitabın önsözünde şöyle diyor: “İnsan Manzaraları’nı 1939 yılında Bursa Hapishanesi’nde yazmaya başladım. İnsan Manzaraları’nda, şiirin birkaç sözle çok şey söyleyebilme olanaklarından yararlandım. Kimi zaman şiire çok yaklaştım. Kimi zamansa çıplak bir nesir olarak kaldı yazdıklarım. Tiyatro ve sinemanın olanaklarından yararlandım destanımı yazarken. İşte böyle sayın okurlarım. Son olarak bir şey daha söyleyeceğim: İnsan Manzaraları’nda kimi zaman beş dizede, kimi zaman bütün bu üç kitap boyunca anlatılan insanların hiç değilse yarısı, yaşamlarına kişisel olarak tanık olduğum kimseler; diğer yarısı benim imgelemimin kahramanlarıdır.”
Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları Piraye’ye yazılmış bir şiirle başlar:
“Hatice, Piraye, Pirayende
doğum yeri neresi
kaç yaşında sormadım
düşünmedim
bilmiyorum.
dünyanın en iyi kadını
dünyanın en guzel kadını
benim karım.
bu bahiste
realite umrumda değil
939 yılında istanbul’da tevkifanede başlanıp
…………………. biten bu kitap
ona ithaf edilmiştir”
Kitaptan bir başka şiir:
“Eski Hisar köyü ve kalesi
ve ince uzun yolda giden iki atlı,
zeytin ağaçları ve hattâ bomboş deniz
kutudan yeni çıkmış oyuncaklara benziyor
öyle küçük
öyle renkli,
ve uzak
ve derinde olmalarından
ve çok çabuk arkada kalmalarından dolayı
bu bahar aydınlığında tertemiz.”

2. Kayayı Delen İncir – Turgut Uyar

Turgut Uyar, Kayayı Delen İncir kitabında ölüm ve yalnızlıkla kuşatılmışlık içinde süregelen yaşam içinde umuda da yer verir: “Yaşamı anlamsız bulduğum zamanlar oldu ama hiç solgun bulmadım. Ayrıca solgun ve anlamsız olan dirimin kendisi değil, yaşam içinde, yaşamı belirleyen yaşama parçalarıdır. Yaşamı anlamsız bulsaydım, Kayayı Delen İncir adını vermezdim kitabıma.”
turgut uyar, kayayı delen incir, okunması gereken şiir kitapları
Uyar’ın bu kitabında konu bütünlüğü ve yalınlık daha çok göze çarpmaktadır. 1982 yılında yaptığı bir konuşmada, o yıllarda şiirinde geldiği noktayı şöyle anlatır: “Gençlik şiirlerime bakınca iyice şairane olduğumu görüyorum. 1950’den sonra yeni bir şairaneliği geliştirdik. Uzun zamandan beri de yalın olmaya çalışıyorum. Mümkün olduğu kadar çok somut imgeler bulmaya çalışıyorum.”
“Hayatın kutlu olsun sevgilim
ki sana değişe değişe aktım
kimi zaman bir japon gibi uykusuz kaldım
uykusuz kalır mı onlar bilmem aslında
sevgilim sevgilim
bir orman gibi çoğal aramızda
şehirden bir çocuk olarak şurda burda
bir sabuntozu markasında köpürerek
çınarın tutsaklığını
ve menekşenin tutsaklığını
ve menekşenin sevincini yaşa
sevgilim sevgilim
hüzüne yer var hayatımızda”
(Aramızdaki şiiri)

3. Böyle Bir Sevmek – Attila İlhan

Attila İlhan, modern hayatın bizden aldığı değerleri sorgulayan, varoluş kaynaklarımıza dönmeyi anlatan ve büyüsü bozulan hayatta, yaşamı simgeleyen şiirleri ile Türk şiirinin ölümsüz şairlerindendir.
attila ilhan, böyle bir sevmek, okunması gereken şiir kitapları
Böyle Bir Sevmek kitabı, 1977 yılının Nisan ayında yayımlanmıştır. Bu kitabında daha önce yayımlanan Yasak Sevişmek ve Tutuklunun Günlüğü kitaplarından farklı olarak Divan Şiiri’nin etkisini göremeyiz. Kitap 6 bölümden oluşur. Kitabın sonunda Attila İlhan’ın dergilerde yayımlanmış yazılarından derlemeler var.
“Yahu Türkiye’de ozan olsun, romancı olsun sanatçıların hemen hepsi bu iki kafaya yatmamış mı, birileri doğru bir devrimci düşünce adına, ağzına geleni yazıp söylemeyi has sanatçılık sayıyor, öbürleri estetik bir özüre sığınıp değişmez bir bireyselliğin savunmasını yapıyor. En güzeli, her ikisinin de yaptığı işi en doğrusu diye yapması, bir de sanatı halk yığınlarına götürecek yol diye tanımlaması. Ne dersiniz, geniş halk yığınlarına ulaşıyor mu sanat?”
“Sevim senden başka bir kızla çıkmadım
Sevim seni sevdim yeri geldi söylüyorum
Şöyle bir dokunman insanı dinlendiriyor
Kimde var bu soyulmuş muz güzelliği
Bu gece derini gözler içinden çıkamadığım
Belleğime işlenmiş bu başak inceliği
Biraz daha sokulsana galiba ölüyorum
İçimde ağır ağır bir çınar devriliyor
Yoksulum mutluluğum seninle yaşamaktı”
(Galiba Ölüyorum şiiri)

4. Yerçekimli Karanfil – Edip Cansever

Edip Cansever, 1957’de yayınlanan Yerçekimli Karanfil ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yerçekimli Karanfil’i kimileri bir geçiş, kimileri tipik bir İkinci Yeni ürünü, kimileri de İkinci Yeni’ye başlangıç saymıştır. Ahmet Oktay ise “Cansever, Yerçekimli Karanfil’de sözcüğün tam anlamıyla özcü bir şairdir” der. Cansever, şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini, yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı.
edip cansever, yerçekimli karanfil, okunması gereken şiir kitapları
“Sanki hiçbir şey uyaramaz
İçimizdeki sessizliği
Ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey
Gözleri getirin gözleri.
Başka değil, anlaşıyoruz böylece
Yaprağın daha bir yaprağa değdiği
O kadar yakın, o kadar uysal
Elleri getirin elleri
Diyorum, bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk
Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi.”
(Gözleri şiiri)

5. Üvercinka – Cemal Süreya

İkinci Yeni şiirinin öncü simalarından biri olarak değerlendirilmesine rağmen Cemal Süreya şiirinde ikinci yeni şiiriyle ters düşen birçok unsur bulunmaktadır. O, şiir dilini yaşayan ve günlük hayatta kullanılan dil içinden hareketle oluşturmanın gayreti içinde olmuştur.
cemal süreya, üvercinka, okunması gereken şiir kitapları
Üvercinka, şiir tarihimizde, hala öncülüğünü, değişikliğini, özgünlüğünü koruyan bir kitaptır. İkinci Yeni’nin doğuşunu sağlayan kitap olarak gösterilir. Cemal Süreya’nın ilk kitabı Üvercinka, yayımlandığı yıl Arif Damar’la beraber 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazanır. Yakın çevresine göre Üvercinka başlıklı şiirinin esin kaynağı, şiirin yayınlanmasından kısa süre önce ayrıldığı sevgilisidir.
“Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik”
(Aşk şiiri)

6. Çile – Necip Fazıl Kısakürek

1925’te Örümcek Ağı, 1928’de Kaldırımlar, 1932’de Ben ve Ötesi, 1953’te Sonsuzluk Kervanı ve 1969’da Şiirlerim ismiyle yayınlanmış şiir kitaplarının birçok bakımdan kendini ifadelendiremediğini söyleyen Necip Fazıl Kısakürek’in, 1922’de Yeni Mecmua’da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirlerinin bulunduğu kitaptır Çile…
çile, necip fazıl kısakürek, okunması gereken şiir kitapları
İçerisinde yer alan şiirlerin çoğu Türkiye’de 1922’den sonra görülen sosyal-ideolojik edebiyata bir reaksiyon gibidir. Dışa çevrili olan gözleri adeta insanın iç dünyasına çeviren bu şiirlerin yeni ve orijinal görünen bir psikolojik derinliği vardır. Çile’de yer alan şiirler fertten cemiyete kadar uzanan birçok meseleyi kapsamaktadır. Ancak esere hakim olan tavır, daha çok şairin kendi beni ile olan mücadelesi veya kaynağı meçhul bir korkudur.
“Bir gündü, hava ılık
Ve cadde kalabalık…
Bir kadın sapı verdi önümden dönemece;
Yalnız bir endam gördüm, arkasından, ipince.
Ve görmeden sevdiğim, işte bu kadın dedim,
Çarpıldım, sendeledim.
Bir gündü mevsim bayat
Ve esnemekte hayat…
Dönemeçten bir tabut çıktı ve üç beş adam;
Yalnız bir ahenk sezdim, çerçevede bir endam.
Ve tabutta, incecik, o kadın var, anladım;
Bir köşede ağladım…”
(Dönemeç şiiri)

7. Bütün Şiirleri – Orhan Veli Kanık

Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olarak Garip’i yayınladılar. Orhan Veli, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı.
orhan veli kanık, bütün şiirleri, okunması gereken şiir kitapları
Bütün Şiirleri, ilk kez 1951 yılında yayımlanan şairin şiir külliyatıdır. Kitap, Şairin biyografisiyle başlar. Kitapta, Garip’in 1942 basımında yer alan önsöz metni Garip başlığı altında yer almaktadır. Burada şiirin ne olduğundan çok, ne olmadığı üzerinde durulur. Şiirler, Netice, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi ve Karşı başlıkları altında toplanmıştır. Bunun yanı sıra, sağlığında yayımlanan kitaplarına girmeyen son şiirleri ile ölümünden sonra yayımlanan ve yine kitaplarına girmeyen son şiirleri de alt başlıklar altında toplanmıştır.
“Gel benim canımın içi, gel yanıma;
İpek çoraplar alayım sana;
Taksilere bindireyim,
Çalgılara götüreyim seni.
Gel,
Gel benim altın dişlim;
Sürmelim, ondüle saçlım, yosmam:
Mantar topuklum, bopsitilim, gel.”
(Altın Dişlim şiiri)

8. Bütün Şiirleri – Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı, modern Türk şiirinin kurucu şairlerinden biridir. Yahya Kemal, divan şiirinden pek çok malzemeyi modern şiire taşıyan bir şairdir. Divan şairlerinin kelime hazinesini o daha da zenginleştirmiştir. Onu bu yüzden modern bir divan şairi olarak kabul etmemiz mümkündür. Kitapta Yahya Kemal’in tüm şiirleri yer alır.
yahya kemal, bütün şiirleri, okunması gereken şiir kitapları
“Kandilli’de, eski bahçelerde,
Akşam kapanınca perde perde,
Bir hatıra zevki var kederde.
Artık ne gelen, ne beklenen var;
Tenhâ yolun ortasında rüzgâr
Teşrin yapraklarıyle oynar.
Gittikçe derinleşir saatler,
Rikkatle, yavaş yavaş ve yer yer
Sessizlik dâima ilerler.
Ürperme verir hayâle sık sık,
Hep bir kapıdan giren karanlık,
Çok belli ayak sesinden artık.
Gözlerden uzaklaşınca dünyâ
Bin bir geceden birinde gûyâ
Başlar rü’yâ içinde rü’yâ.”
(Akşam Musikisi şiiri)

9. Çocuk ve Allah – Fazıl Hüsnü Dağlarca

Türk edebiyatının önemli şairlerinden biri olan Fazıl Hüsnü Dağlarca, ilk örneklerini Havaya Çizilen Dünya’da gördüğümüz bu özgün şiir dünyası, Çocuk ve Allah’ta büyük bir yoğunluktadır. Bu kitapta, varlığın gizlerinin araştırılışı, çocukluk dünyası, insan yaşamının nice ince ayrıntıları, genellikle klasik kıta biçimlerinde ve uyaklı şiirlerle, o güne kadar şiirimizde örneği bulunmayan yeni ve eşsiz güzellikte imgelerle, kişisel yaşamın en uzak anılarından, çağrışımlarından kaynaklanan derin ve içten bir lirizmle, az rastlanır bir gözlem ve anlatım gücüyle yansıtılmıştır.
fazıl hüsnü dağlarca, çocuk ve allah, okunması gereken şiir kitapları
“Senin saçların varsa altın gibi,
Benim de vardı eskiden.
Çocuğum uyuma geceleri
Saçlarındır karanlıklarda giden.
Senin ellerin varsa nur dolu,
Benim de vardı uzaklarda.
Seyret geceleri çocuğum
Ki nur dolu başaklarda.
Senin kirpiklerin varsa rüyadan,
Benim de vardı uyku gibi.
Yum gözlerini geceleri çocuğum
Ki rüyalar bırakmaktadır kalbi.
Ve senin duaların varsa,
Benim de vardı,
Çocuğum geceleri dua et
İnsan uzaklaşabilir Allah’tan.”
(Nasihat şiiri)

10. Bütün Şiirleri 1 – Necati Cumalı

Memet Fuat, Necati Cumalı’nın “Kasaba yaşamının şiirini yakalayışı, yapmacıksız dili, tüyden hafif söyleyişiyle okuru hemen kavrayan, içtenliğine inandıran bir şair olarak, 1940’larda kolayca benimsendiğini” söylüyor.
Asım Bezirci, Cumalı’nın “İlk döneminde Garip akımından etkilendiğini, sonra kendine özgü bir şiire ulaştığını”belirtiyor ve “toplumsal gerçeklere, özellikle küçük insanların yaşamlarına ilgi gösterdiğini” vurguluyor.
necati cumalı şiirleri, okunması gereken şiir kitapları
Behçet Necatigil de, “Yalın bir duyarlığın şairi olduğunu; şiirimize kalın, aydınlık bir Cumalı çizgisi çizdiğini” belirtiyor.
Necati Cumalı’nın Bütün Şiirleri kitabının birinci cildi, Kızılçullu Yolu, Harbe Gidenin Şarkıları, Mayıs Ayı Notları, Güzel Aydınlık, İmbatla Gelen ve Güneş Çizgisi adlı ilk altı kitabında yer alan şiirlerini kapsamaktadır.
“Seni o sabah saat beşte gördüm İstanbul
Haliç’in üstündeki evlerde
Tek tük ışıklar yanmaya başlıyordu
Motorlar açılıyordu denize
Trenlerin hazırlandığını işitiyordum.
Rıhtımdan bir adam geçti
Adımlarının sesini duydum
Sonra biri bir kayığa atladı
Demir gürültüsü, bir hışırtı denizin üstünde
Bütün bu sesler öyle güzeldiler ki”
(Saat 5’te İstanbul şiiri)
LİSTENİN DEVAMI İÇİN YAZI KAYNAĞINA TIKLAYINIZ
YAZI KAYNAĞI: www.leblebitozu.com

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.