Veda Hutbesi'nin insan hakları açısından değerlendirmesi


Veda Hutbesi’ni okuyarak insan hakları açısından değerlendiriniz.

Veda Hutbesi, İslami ilimler açısından da, insan hakları açısından da manevi ve tarihi bir öneme sahiptir. 632 yılında Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam (s.a.v) tarafından buyrulan bu hutbe, İslam Toplumu ilk İnsan Hakları Belgesi olarak da kabul edilir.
Şu anda demokratik ülkelerde insan hakları kavramının içinde anayasalarda ve kanunlarda yer alan, kadın hakları, çocuk hakları, yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, kişi hak ve hürriyeti, suçta sorumluluk, özel hayatın gizliliği, mal ve can emniyeti, eşitlik, işkencenin yasaklanması gibi kavramlar yaklaşık 14 asır önce Veda Hutbesi'nde açıkça yer almaktadır.
Herkesin ama özellikle insan hakları konusunda araştırma yapanların, bu sitede de yer alan çeşitli bildirgelerin, uluslararası sözleşmelerin, evrensel beyannamelerin yanında Veda Hutbesi'ni de titizlikle okumalarını tavsiye ediyoruz:


Hamd, yüce Allah'a mahsustur. Ona hamd eder , ondan af diler ve ona tevbe ederiz.
Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü amellerimizden ona sığınırız. "Allah'ın hidâyet ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz. " "Allah'ın şaşırttığını da kimse doğru yola getiremez. "
Şahâdet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. O, birdir, onun eşi ve benzeri yoktur. Yine şahâdet ederim ki, Muhammed, onun kulu ve Resulüdür .
Ey İnsanlar!
Belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha hiç buluşamayacağım .
Dikkat ediniz! Belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha hiç buluşamayacağım.
Dikkat ediniz! Belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha hiç buluşamayacağım .
Sözlerimi iyi dinleyip ezberleyen kişiye, Allah rahmet eylesin. Belki ulaştırılan kişi, dinleyenden daha anlayışlı olabilir .
Ey İnsanlar!
Rabbinize kulluk (ibadet ) ediniz.
Beş vakit namazınızı kılınız.
Ramazan ayında orucunuzu tutunuz.
Beytullah (Kâ'be)'ı hacc ediniz.
Gönül hoşluğu ile mallarınızın zekâtını veriniz.
Âmirlerinize itaat ediniz.
Ki, Rabbinizin Cennetine girebilesiniz .
Ey İnsanlar!
Bu hangi gündür?
Bu ayınız hangi aydır?
Bu beldeniz hangi beldedir (biliyor musunuz)?
Gününüz, haram ve dokunulmaz bir gündür.
Ayınız, haram ve dokunulmaz bir aydır.
Beldeniz (Mekke), haram ve mübarek bir beldedir .
Ey İnsanlar!
İşte, kanlarınız, mallarınız ve namuslarınız da, yüce Rabbinize kavuşuncaya kadar, öyle mukaddestir ve doku- nulmazdır; bunlara tecavüz yasaklanmıştır .
Dikkat edin!
Tebliğ ettim mi? (Üç kere)
Ey Allah'ım! Bunlara tebliğte bulunduğuma şahid ol ! (Üç kere)
Biliniz ki (Ahirette) ben, önceden gelip Havuz başında sizi bekleyeceğim. Başka ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim. Sakın çok günah işleyip de yüzümü kara çıkarmayınız .
Benden görmüş, benden işitmiş ve benden sormuş olduğunuz konularda, bana isnat ederek yalan uyduran kimse, cehennemdeki yerine hazırlansın .
Haberiniz olsun ki, ben bazı erkek ve kadınlara şefaat edeceğim . Ancak kurtarmak istediğim halde, bazılarına şefaat etme imkânım olamıyacaktır. "Ya Rabbî, onlar da benim arkadaşlarımdır/ümmetimdir." diyeceğim. Yüce Allah bana "Senden sonra onların neler yaptığını sen bilmezsin." buyuracaktır .
Kimin yanında bir emanet varsa, hemen onu sahibine versin .
İyi biliniz ki, üç şey, Müslümanların kalplerine kin ve kıskançlık sokmaz:
1. İhlâsla amel etmek,
2. Emir sahiplerine/yöneticilere nasihatte bulunmak,
3. Müslümanların cemaatine / âlimlere - ki, onlar dua ederlerse, duaları kabul olur ve arkalarındakilere de ulaşır - (itikat ve salih amelde) uymak .
Dört şeye çok dikkat edin: Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın. Allah'ın haram kıldıldığı hiçbir nefsi öldürmeyin. Hırsızlık etmeyin. Zina etmeyin .
Ey İnsanlar !
İyi biliniz ki, câhiliyet devrine ait her çirkin âdet, ayaklarımın altındadır.
Buna göre, câhiliyet devrinin bütün kan davaları kaldırılmıştır, hükümsüzdür. Kaldırdığım ilk kan davası da bize ait kan davalarından Abdulmuttalib'in torunu Râbia'nin (Hâris'in ) kan davasıdır.
Her türlü riba (tefecilik/faizcilik) kaldırılmıştır. İlk kaldırdığım faiz, Abdulmuttalib'in oğlu Abbâs'ın faizidir .
Ancak ana paranız size aittir, sizin hakkınızdır. Bundan dolayı ne fazla isteyip borçlulara zulmediniz, ne de hakkınızdan az alıp mazlum duruma düşünüz! Allah, faizin yasak olduğunu bildirmiştir .
Dikkat edin! Her suç sahibi, kendi suçundan ancak kendisi sorumludur. Hiçbir câninin işlediği suçun cezasını evlâdı çekmez. Hiç bir evlâdın suçundan da babası sorumlu tutulamaz .
Ey İnsanlar!
Bugün şeytan, kesin olarak şu topraklarınızda kendisine tapılmaktan, temelli olarak ümidini kesmiştir. Fakat siz, bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş olacaksınız .
Dininizi korumak için ondan sakınınız!
Ey İnsanlar!
Şüphe yok ki, zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü haline dönmüştür.
Allah katında, ayların sayısı, on ikidir .
Bunlardan dördü, haram aylardır ki, üçü, birbiri ardınca gelir: Zilka'de, Zilhicce ve Muharrem.
Bir de Cumâd (e'l-âhire) ile Şa'ban arasındaki Mu- dar'ın ayı Receb'tir .
Ey İnsanlar!
Kadınların hakkında Allah'tan korkunuz.
Çünkü siz onları, ancak Allah'ın bir emaneti olarak aldınız ve onları Allah adına söz vererek helâl edindiniz.
Ey İnsanlar!
Şüphe yok ki, sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.
Onların da sizin üzerinizde hakları vardır .
Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; aile mahremiyetinizi, hiçbir kimseye çiğnetmemeleri ve hoşlanmadığınız bir kimseyi izniniz olmadıkça aile yuvanıza sokmamalarıdır.
Eğer onlar bunun aksini yaparlarsa, onları uyarmanızda bir sakınca yoktur .
Dikkat edin! Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru bir şekilde yörenin âdet ve geleneklerine göre, her türlü yiyecek, giyecek (ve mesken) ihtiyacını sağlamanızdır .
Kadınlar hakkında size, hayırlı olmanızı, onlara iyi davranmanızı tavsiye ederim .
Size haber vereyim mi?
Mü'min, insanların canları ve malları konusunda emin oldukları kişidir.
Müslüman, insanların elinden ve dilinden rahatsız olmadıkları kimsedir.
Mücahid, Allah'a itaatte nefsiyle mücadele edendir.
Muhacir ise, hata ve günahlardan uzaklaşandır .
Ey İnsanlar!
İlim ölmeden ve çekilmeden önce onu alınız (öğreniniz)...
Dikkat edin! İlmin gitmesi demek, onu taşıyanların (âlimlerin) gitmesidir . (Üç kere)
Ey İnsanlar!
Ben size öyle bir emanet bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarıldıkça, yolunuzu asla şaşırmazsınız. O, Allah'ın kitabı (Kur'ân-ı Kerim)dır (Allah'ın Peygamberinin sünnetidir. ).
Ey İnsanlar!
Sözümü iyi dinleyiniz ve aklınızda iyi tutunuz.
Müslüman Müslümanın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar kardeştir.
Din kardeşinize ait olan bir mal, gönül rızası ile olmadıkça, başkası için helâl olmaz. Nefsinize (kendinize) de zulmetmeyiniz (Kendinizin de üzerinizde hakkı vardır).
Allah aşkına tebliğ ettim mi?
Ey Allah'ım, şâhid ol !
Sakın, Sakın! Benden sonra kâfirler olarak câhiliyet devrine dönüp birbirinizin boynunu vurmayınız .
Gündüzün sonunda bir müddet Allah yolunda çalışmak (cihad etmek), dünya ve dünyanın içindekilerden daha hayırlıdır .
Aynı şekilde gündüzün evvelinde bir müddet Allah yolunda çalışmak (cihad etmek), dünya ve dünyanın içindekilerden daha hayırlıdır .
Ey İnsanlar!
Rabbiniz bir, babanız da birdir; hepiniz, Âdem'in soyundansınız. Âdem ise, topraktandır .
Allah katında sizin en şerefliniz, en takva sahibi olanınız , Allah'ın emirlerini en çok yerine getiren, yasaklarından da en çok korkanınızdır.
Dikkat edin! Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba; beyazın siyaha, siyahın beyaza bir üstünlüğü yoktur. Şeref ve üstünlük, ancak takva/Allah'tan çok kork- ma iledir.
Tebliğ ettim mi ?
Burada bulunananlar, bunları bulunmayanlara tebliğ etsin . Belki ulaştırılan kişi, dinleyenden daha anlayışlı olabilir .
Ey İnsanlar!
Şüphe yok ki, Allah her hak sâhibine hakkını (Kur'ân-ı Kerim'de) vermiştir.
Vârise, vasiyete gerek yoktur .
Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir.
Zina eden için (suçunun karşılığı) mahrumiyet vardır.
Babasını reddedip soyunu inkâr eden veya kendisini efendisinden başkasına nispet eden kişi, Kıyamet gününe kadar, kesilmeksizin Allah'ın gazabına, meleklerin ve bütün Müslümanların lânetine uğrasın !
Kadın kocasının malından onun izni olmadan bir şey veremez. Evdeki yemek bile olsa.
Ödünç alınan şey, geri verilmelidir. Menfaatlenmesi için verilen mal veya arazi, iade edilmelidir. Borç ödenmesi gerekir. Kefil, kefaleti karşılığında borçludur .
Ey İnsanlar!
Kölelerinize (Hizmetinizde, emrinizde olanlara) karşı iyi davranınız.
Kölelerinize (Hizmetinizde, emrinizde olanlara) iyi bakınız. Onlara da yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe çalışınız.
Eğer affedemeyeceğiniz bir suç işlerlerse, kendilerini bırakın, onlara izin veriniz. Fakat (onlara, güçsüzdürler diye) asla eziyet ve işkence yapmayınız .
Ey İnsanlar!
Allah'tan korkunuz. Sizin başınıza burnu ve kulağı kesik Habeşî biri amir/yönetici olarak atansa dahi, Allah'ın Kitab'ına uyduğu müddetçe, onu dinleyiniz ve ona itaat ediniz .
Yarın (Ahirette) beni sizden soracaklar. Benim hakkımda ne söyleyeceksiniz ?
(Risâletimi/Peygamber olarak bana bildirilenleri tebliğ ettim mi? Görevimi yaptım mı?
Ashâb-ı Kiram, bu soruya hep bir ağızdan,
"Evet! Yemin ederiz ki, tebliğ ettin. Bize nasihatte ve tebligatta bulundun. Böylece şahâdet ederiz. " dediler.
Vâdi, bu sözlerle çalkalandı.
Allah'ın Resulü parmağını havaya kaldırarak, üç kere :)
Şâhid ol, Ya Rabbî!
Şâhid ol, Ya Rabbî!
Şâhid ol, Ya Rabbî ! Buyurdu.

Hiç yorum yok


Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Blogger tarafından desteklenmektedir.