30 Mar 2013

SINAVLARA NASIL HAZIRLIK YAPILIR?

SINAV HAZIRLIK SÜRECİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?SLAYTTAN İNCELEYEBİLİRSİNİZ...



25 Mar 2013

2013 YGS TÜRKÇE SORU VE CEVAPLARI






11.SINIF DİL VE ANLATIM 175-177.SAYFA CEVAPLARI


(Evrensel-İletişim 2013)11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları Eleştiri Türü -Sayfa 175) Ölçme ve Değerlendirme

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları (Evrensel-İletişim 2013)Eleştiri Türü -Sayfa 175) Ölçme ve Değerlendirme
SAYFA 175
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.

         •Esere dönük eleştiride, eleştirmen eserden yola çıkarak metni oluşturan unsurları anlamaya çalışır. Teknik anlamda eserin kurgusunu oluşturan unsurlar, kişiler, mekân, ana olay, ara olaylar ve gerçeğimsi yapıyı hazırlayan unsurların birbiriyle bağlantısını kurup değerlendirmesini yapar. sorucenneti.net
         •Nesnel eleştiride, eleştirmen bir eserin meydana gelmesinde etkili olan toplumsal ve tarihî olaylara yönelip o dönemin şartlarını dikkate alır.
Eleştirmenin eser karşısındaki tavrına göre eleştiriler öznel ve nesnel eleştiri olarak değerlendirilir.

B. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Eleştiri yazarı konusuna olumlu yönden yaklaşmalıdır.                                         (Y )
•   Eleştiri yazarı konuyu öznel açıdan değerlendirmelidir.       (Y )
•   Eleştiri yazarı eseri belirli ölçütlere bağlı kalarak eleştirmelidir.       ( D)
•   Eleştirilerde terimlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.       (Y )
•   Eleştirmen çağdaş sanat akımları hakkında bilgi sahibi olmalıdır.    (D )
•   Eleştirmen konuyu edebiyat tarihçisi yaklaşımıyla ele almalıdır.     (Y )
•   Eleştiride eleştirilen hususlarla ilgili örnekler verilmemelidir.           (Y )

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1.  Ben iyi eleştiriyi nesnesiyle örtüşme başarısına göre ölçerim. İyi yapıt ille de iyi eleştiri çağır­maz kuşkusuz. Yazın tarihleri yıllar yılı yanlış yorumlanmış başyapıtlarla doludur ama kötü yapıt iyi eleştiriyi her zaman kovar. İster sevecenlikle yaklaşalım ister öfkeyle kötü yapıt eleştirmenini fazla uzağa götüremez.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) Eleştiri ele alınan yapıta bağlı olmalıdır.
B)  İyi yapıtlar hakkında da olumsuz eleştiriler yapılabilir.
C) Hiçbir kötü yapıt olumlu eleştiri alamaz.
D) Edebî eserler eleştirmen tarafından yanlış yorumlanabilir.
E)  Eleştirmen eleştirisini yapacağı esere olumlu yaklaşmalıdır.

CEVAP:  E

2. Eleştirmecinin başlıca görevlerinden biri, yazarın ne yapmak isteğinin ve yapıtı ile bunu ne de­receye kadar başarabildiğinin araştırılması olmalıdır. Eleştirmen, sanatçının eserini yeni baştan yaşayan adamdır. Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan)’a göre: “Eleştirmen, asla edebiyat cumhuriyetinin bir hür vatandaşı olamayacaktır. Çünkü yaratan insan hür, yargılayan insan esirdir.” Peter ise şöyle düşü­nür: “Sanatçı, güzel şeylerin yaratıcısıdır. Eleştirmense güzel şeylerden aldığı izlenimleri başka bir tarz ya da yeni bir malzeme içinde kalıba dökebilen kimsedir.”
Yukarıdaki paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
A)    Tanık Gösterme B) Örnekleme C) Tanımlama D) Açıklama E) Karşılaştırma

CEVAP: A

3.  (I) Çıplak, sevimsiz, uçsuz bucaksız bir dağ; zaman. (II) Kıracaksın onu, heykelleştireceksin. (III) Kaosu beşerileştiren insan; insan, yani sanatkâr. (IV) Hayat herkesin yaşadığı, kimsenin yaşamaktan hoşlanmadığı bir komedya. (V) Goethe (Göte) bunun için hatıralarına “Şiir ve Hakikat” adını vermiş.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme veya benzetme sanatına başvurulmamıştır?
A) I                                B) II                          C) III                         D) IV                     E) V

CEVAP: E

4.  Aşağıdakilerden hangisi eleştiri türünde eser vermemiştir?
A) Fethi Naci B) Berna Moran C) Hilmi Yavuz D) Nurullah Ataç E) Ahmet Hamdi Tanpınar

CEVAP: C

24 Mar 2013

FIRAT 10.SINIF EDEBİYAT KONUSU TÜRKÜ,TÜRKÜ ÇEŞİTLERİ,TÜRKÜ ÖRNEKLERİ



TÜRKÜ,TÜRKÜ ÇEŞİTLERİ,TÜRKÜ ÖRNEKLERİ
Türkü kelimesinin kaynağı Türk kelimesidir. "Türk" kelimesinin sonuna nispet eki (î) eklenerek Türkî sözü elde edilmiş, bu söz zamanla "Türkü" bi­çimini almıştır. Halkın neşesini, derdini, özlemini, sitemini, dünya görüşünü, inancını vb. yansıtan; hece ölçüsüyle söylenen ana bölümüne bağlantıların eklenmesiyle oluşturulan ezgili anonim ürünlere "Türkü" denir.
Türkünün Özellikleri:
·         Türkü nazım şeklinin diğer halk şiiri türleri içinde ayrı bir önemi vardır. Diğer halk şiiri türlerinde ferdî (kişisel) niteliğine karşılık türkülerde sos­yal yan ağır basar.
·         Türkülerin anonim özellik kazanmasında gurbet, göç, gezgin halk şair­leri ve günümüzde de kitle iletişim araçlarının etkisi rol oynamıştır.
·         Türküler, hece ölçüsünün bütün kalıplarıyla söylenir, en çok yedili, se­kizli ve on birli hece ölçüsü kullanılır.
·         Bir türkü iki bölümden oluşur: Bent ve Bağlantı (kavuştak).
·         Bent, türkünün asıl sözlerinin olduğu bölümdür. Bağlantı ise her bendin sonunda tekrarlanan "nakarat" bölümüdür.
·         Bentler ve bağlantılar kendi içinde uyaklanır.
·         Türküler, başlangıçta söyleyeni belli ürünler iken, zamanla türkünün asıl sahibi unutulur, sözlü gelenek içinde farklı yörelere yayılarak ano­nim nitelik kazanır. Ancak söyleyeni belli türküler de vardır. Buna örnek olarak âşık tarzı halk şiirinde türkü nazım biçimini kullanarak şiir söyle­yen sanatçıları gösterebiliriz.
TÜRKÜLERİN ÇEŞİTLERİ VE TEKNİK ÖZELLİKLERİ

FIRAT 10.SINIF EDEBİYAT 151-157.SAYFA CEVAPLARI(MANİ-TÜRKÜ)



SAYFA 152:
Aliterasyon ve asonans: “m ve n” sesleriyle asonas, “e,a” sesleriyle asonans
Ölçü: 7’li hece ölçüsü
Uyak: 1.manide: “-in aldım” redif ; “s” yarım uyak
2.manide: “-mak ister” redif,  “ş” yarım uyak
·         Ahenk her türlü ses benzerliğiyle sağlanır.
2a) 
b) Belli bir ezgiyle söylenen manilerin ezberlenmesi daha kolay olmaktadır.
3b) Son iki dizede...Konuyla ilgisiz ilk dizeye doldurma dize dendiğini belirtmekte fayda var.
4.Manilerin temaları:
1.mani:Aşk
2.mani: Hasret, özlem
3.mani:Aşk
5.Maniler sade yalın halk Türkçesiyle yazılır.
6a) 1. Düz Mâni (Tam Mâni): Dört dizeden oluşan, 7'li hece ile söylenen (4+3 duraklı), "aaba" şeklinde uyaklanan ve ilk iki dizesi genellikle doldurma olan mânilerdir.

21 Mar 2013

BÜYÜK OZAN, VEFATININ 40.YILDÖNÜMÜNDE ANILIYOR...



Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel Türk halk ozanıdır.Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı. 

"CENGE GİDERKEN" ŞİİRİ VE BİR AÇIKLAMA


Mehmet Emin YURDAKUL
CENGE GİDERKEN
Ben bir Türk'üm dinim, cinsim uludur
Sinem, özüm ateş ile doludur
İnsan olan vatanının kuludur
Türk evlâdı evde durmaz, giderim.

Bu topraklar ecdâdımın ocağı
Evim köyüm hep bu yurdun bucağı
İşte vatan! İşte Tanrı kucağı!
Ata yurdun evlât bulmaz, giderim.

Yaradanın kitabını kaldırtmam
Osmancığın bayrağını aldırtmam
Düşmanımı vatanıma saldırtmam
Tanrı evi viran olmaz giderim.


Tanrım şâhid duracağım sözümde
Milletimin sevgileri özümde
Vatanımdan başka şey yok gözümde
Yâr yatağın düşman almaz, giderim.

Ak gömlekle gözyaşımı silerim
Kara taşla bıçağımı bilerim
Vatanımçün yücelikler dilerim
Bu dünyada kimse kalmaz, giderim.
Mehmet Emin YURDAKUL
Mehmet Emin Yurdakul, “Anadolu’dan Bir Ses yahut Cenge Giderken” adlı şiirini, 1897′de Türk-Yunan Sa-vaşı üzerine yazar. Bu şiir, Selanik’te Asır gazetesinde yayımlanır ve büyük ilgi görür. Şair, vatan için milletimizin yapması gereken fedakarlığı dile getirir ve milli bilinci uyandırma amacını güder. Türkçülük akımının etkisi-nin yoğun olarak görüldüğü bu şiirde, Türk evladının vatanının kulu olduğu ve ne pahasına olursa olsun onu koruması gerektiği vurgulanıyor. Mehmet Emin, bu şiirinde de milli şuur ve heyecanı ön plana alır. Döneminin ülke şartları onu bu tarz şiir yazmaya zorlar adeta. “Dönemin kozmopolit aydınlarına Ben Bir Türküm diye seslenen Milli Şair, yüzyıllarca ilgisizlikten bir köşeye çekilmiş olan sessiz çoğunluğun gür bir sedası oluyordu”

MEHMET AKİF'İN "SEYFİ BABA"SI KİM?

Safahât’ta Akif’in kendi hayatından izler taşıyan bir diğer şiiri “Seyfi Baba”dır.
Şair, Seyfi Baba şiirinde yakından tanıdığı Dülger Hasan Baba’yı anlatmıştır. Fevziye
Abdullah Tansel, bu şiirle ilgili olarak şu tespitleri yapar:
“Mehmet Âkif’e, mevzûunu hayatından aldığı en güzel hikâyelerinden birini ilham
eden Dülger Hasan Dede’dir; hatta Âkif, çok sevdiği bu ahbâbıyle daha sık
görüşebilmek için, Sarıgüzel’deki evini bırakarak, onun bulunduğu semte,
Yüksekkaldırım’ın ötesindeki Yaylâ semtine taşınmıştır. Âkif’in de en çok sevdiği bu
şiirinde, Seyfi Baba adı ile yaşatılan, işte bu Dülger Hasan Dede’dir.”

Seyfi Baba şiiri de Akif’in çoğu manzum hikâyesinde olduğu gibi bir karşılıklı
konuşma ile başlar:
“Geçen akşam eve geldim. Dediler:
—Seyfi Baba
Hastalanmış, yatıyormuş
—Nesi varmış acaba?
—Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah.
—Keşki ben evde olaydım… Esef ettim, vah vah!
Bir fener yok mu, verin… Nerde sopam? Kız çabuk ol!
Gecikirsem kalırım beklemeyin… Zira yol
Hem uzun, hem de bataktır…
—Daha âlâ kalınız
Teyzeniz geldi, bu akşam, değiliz biz yalınız.”(S., s.68)
Bu konuşmalardan sonra Âkif, karanlık ve kaldırımları paramparça olmuş
sokaklardan sağ elinde sopa, sol elinde fener ile Seyfi Baba’yı ziyarete koşar.
Dostunun ziyaretine sevinen Seyfi Baba, biraz kendine gelir. İlerleyen mısralarda iki
dostun hasbihâli başlar:
“-Nerde kaldın? Beni hiç yoklamadın evlâdım!
Haklısın, bende kabâhat ki haber yollamadım.
Bilirim çoktur işin, sonra bizim yol pek uzun
Hele dinlen azıcık, anlaşılan yorgunsun.
(…)
—Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın?
Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış pek salgın.
—Mehmet Ağa’nın evi akmış. Onu aktarmak için
Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün.
Ne işin var kiremitlerde a sersem! desene!
İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene.
Hadi aktarmıyayım… Kim getirir ekmeğimi?
Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi?
Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası:
Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası.”(S., s.70-71)
Âkif, karşılıklı konuşmalarla kurguladığı bu manzum hikâyesinde de fakirliği
ele almıştır. Sabah uyandığında Seyfi Baba’ya para bırakmak için kesesini karıştırırsa
da mühründen başka bir şey bulamaz. Şiirini kendi kendisiyle giriştiği iç
konuşmaların neticesinde şu acı mısra ile sonlandırır: “Ya hamiyetsiz olaydım, ya param
olsa idi!”

BİRYAY 11 EDEBİYAT 161-163.SAYFA CEVAPLARI (MİLLİ EDEBİYAT ŞİİR)




BİRYAY 11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları  Milli Edebiyat Döneminde Şiir ( Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler) Sayfa 161-163
IV ÜNİTE: MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ
3. Coşku ve Heyecan Dile Getiren Metinler (Şiir)
11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Şiir ( Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler) Sayfa 161
HAZIRLIK
  1. 1. Sizce şiirde her tür duygu, düşünce, bilgi aktarılabilir mi? Açıklayınız.
Bu şiir anlayışlarına göre değişiklik gösterebilir. Kimileri şiir bilgi aktarma yeri değildir düşüncesiyle hareket ederek şiirin duyulmak, hissedilmek için yazıldığını söyler. Kimileri şiirle düşüncelerini aktarmayı amaçlar. Genel olarak baktığımızda şiirde her türlü duygu ve düşüncenin, dil şiirsel işlevde kullanılarak aktarılabileceğini söyleyebiliriz. Sizler farklı düşünüyor olabilirsiniz. Bu konuda kendi düşünceniz neyse belirtebilirsiniz.
2.  Şiirin sosyal hayatı yansıtması konusunda düşüncelerinizi belirtiniz.
Şiir sosyal hayatı yansıtabilir. Bireysel şiirlerde bile sosyal hayattan izler görülür. Toplumsal bir temayı ele alan şiirlerde toplumun gelenekleri, zihniyeti, inançları, ekonomik durumu vb. ortaya konur.

17 Mar 2013

2.DÖNEM 1.YAZILI SORULARI

12 Mar 2013

BİRYAY 11.SINIF EDEBİYAT SAYFA 148-160 CEVAPLARI(GÜNCELLENDİ)


11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler -Sayfa 148-160
11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler -Sayfa 148-160

Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler (Makale, Fıkra, Sohbet, Eleştiri, Tarih, Hatıra)

Makale
11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler –
SAYFA 148
HAZIRLIK:
1. Millî bir akımı oluşturmada dilin önemini açıklayınız.
Milli bir akımın en önemli unsuru dildir. Kullanılan dil, bir milletin öz malı olmalıdır. Millet kendi diliyle duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde aktarabilecek,  kendi dilinde yazılmış yazıları şiirleri anlayacak ve hissedecektir.
2. Servet-i Fünûn Dönemine ait kitabınızda bulunan şiirlerden birini seçiniz. Şiirin kısa bir bölümünü orijinal hâliyle okuyunuz. Şiiri bu hâliyle anlayabildiniz mi? Açıklayınız.
Ders kitabındaki Elhan-ı Şita şiirini orijinal haliyle okuyalım. Ne kadarını anlayabiliyoruz? Bilmediğimiz sözcük ve tamlamalar çok mu? Şiirde ne anlatıldığını tam olarak anlayamayız. Şiirde yabancı sözcük ve tamlamalar oldukça fazla. Şiir ağır, süslü, sanatlı bir dille yazılmış. Halkın konuştuğu dil kullanılmamış.
3. Dili kullanma biçiminiz, seçtiğiniz kelimeler, vurgu ve tonlamanız, yeni tanıştığınız birinin sizinle ilgili düşüncelerini belirlemesinde ne derece etkilidir? Açıklayınız.
Dili etkili ve güzel biçimde kullanan, düzgün, akıcı konuşan kişiler, karşılarındaki kişilerde olumlu izlenimler bırakır. İnsanın kendini tanıtması ve muhatabının düşüncelerini etkilemesinde konuşma tarzı ve dili kullanma becerisi etkilidir.
11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013)
4. Atatürk’ün “milliyetçilik” kavramına niçin önem verdiğini belirtiniz.
Ders kitabında 157. sayfada yer alan metni okuyunuz.
Atatürk, ülkeyi ayakta tutacak unsurun Türk milleti olduğuna inanmıştır. Tarih ve kültür alanında geniş bir bilgiye sahip olan Atatürk, Türk milletini kurtaracak en büyük gücün yine milletin kendisi olduğunu fark etmiştir. Köklü bir tarihe, güçlü bir kültüre sahip olan bu millet, geçmişte olduğu gibi düşmanı yenerek bağımsız yaşamını sürdürecektir. Nitekim Atatürk'ün bu düşünceleri gerekleşmiş, milli egemenliğe dayalı bir devlet kurulmuştur.
SAYFA 151
Okuduğunuz metinde anlam bütünlüğü oluşturan birlikleri ve her birliğin iletisini tabloya yazınız. Anlam birliklerindeki iletinin metnin tamamına hâkim olup olmadığını söyleyiniz.
1. Edindiğiniz bilgiler ve metnin içeriğinden hareketle Ömer Seyfettin’in bu makaleyi yazma ama­cını belirtiniz.
Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan makalesini yazma amacı dilde sadeleşmenin sağlanması, Türkçenin kullanılmasının gerekliliğidir.
2.ETKİNLİK
Makalenin ana fikrini aşağıya yazınız.
Milletin öz varlığı olan Türkçe duygu ve düşüncelerimizi ifadeye muktedir, güçlü ve güzel bir dildir. Dilde sadeleştirmeye gidip milli bir dil oluşturmalıyız.
Aynı ana fikrin o döneme ait başka eserlerde de ele alınıp alınmadığını söyleyiniz.
Dilde sadeleşme fikrini ele alan ilk dergi Genç Kalemler dergisidir. O dönemde bu ana fikri ele alan başka bir eser yoktur.
2. Metinde sosyal hayatı yansıtan düşünceleri söyleyiniz. Bu düşüncelerin, o dönemin gerçekleri olup olmadığını belirtiniz. Bu sosyal hayat ve gerçeklik ile metnin ana fikri arasında nasıl bir ilişki oldu­ğunu söyleyiniz.
Metinde sosyal hayatla ilgili olarak dil ve edebiyat açısından değerlendirme yapılmış. O döneme kadar yazılmış eserlerin dilinin ağır olması dolayısıyla milli olarak nitelenemeyeceği belirtilmiş, halkın bu eserleri anlamadığı, Arapça, Farsça kelime ve kuralların yer aldığı eserleri halktan kopuk olduğu ifade edilmiş.
3. Yazar, okuduğunuz metinde, Arap ve Fars edebiyatından, inancından nasıl etkilendiğimizi an­latıyor. Metnin içeriğinden de yararlanarak halkın yaşama tarzından ve tarihten gelen değerlere önem verilip verilmediğini belirtiniz.
İran ve Arap kültürünün etkisindeki yazarlar halkın yaşama tarzını önemsememiştir.
4. Yazar, anlattığı tarihî gerçeklere, Türk halkına ve gençliğe karşı nasıl bir tavır sergiliyor? Açık­layınız.
Yazar, Tanzimat’la başlayan dilde millileşme hareketinin, Servet-i Fünuncuların ve Fecr-i Âti sanatçıları tarafından baltalandığını, bu hareketin yeniden başlması gerektiğini bunun için de gençlere büyük görevler düştüğünü ifade ediyor.
5. “Türk şairleri, hâkimleri hep Arapça veyahut Acem lisanı üzere yazmışlar. Padişahların, hükümet adamlarının Farisi bilmeleri lazım gibi imiş. ”
Metinden alınan yukarıdaki cümleler kesinlik ifade ediyor mu? Cümlelerde kullanılan kelimeler an­latılmak istenen düşünceyi ilk okuyuşta anlamanızı sağlıyor mu? Makaleden başka örnek cümleleri de inceleyerek metindeki ifadelerin kesinlik ve açıklık bakımından özelliklerini belirtiniz.
3.ETKİNLİK

Okuduğunuz metinden hareketle dilde sadeleşmeye önem verilmesinin nedenlerini aşağıya yazınız.
1.Sade dille yazmayan sanatçıların halktan kopuk olması, anlaşılamaması
2. Türkçenin eski, zengin bir dil olması
3. Milli bir edebiyatın olması için milli bir dile ihtiyaç duyulması
4. Halkın zengin bir kültürünün, edebiyatının olması
6. Metinde, “cem edatı, terkip, kroki” vb. terim ve kavramlarla; “uyanınız, bakınız, körü körüne vb.” gündelik hayatla ilgili kelimelerden yararlanılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Cem edatı, terkip, kroki” gibi kelimeler yabancı kökenli, “uyanınız, bakınız, körü körüne” gibi kelimeler Türkçe kökenli kelimelerdir. Yazar, halkın günlük hayatta kullandığı kelimelere de yer vermiş. Başka dillerden geçmiş, fakat dilimize mal olmuş kelimelerin bize ait olduğunu ortaya koyuyor. Türkçenin zengin bir dil oldğunu ispat etmeye çalışıyor.

4.ETKİNLİK
Metni aşağıdaki özellikler yönünden inceleyiniz. Tespitlerinizi aşağıya kısaca yazınız.
Metnin konusu dilde sadeleşme, milli bir dil meydana getirme
Yazar kendi düşüncelerini mi dile getirmiş? Yazar halkın sözcülüğünü yapmıştır.
Yazar düşüncelerini kanıtlıyor mu? Kanıtlıyor
Metin nerede yayımlanmış? Genç Kalemler dergisinde
7. Okuduğunuz metin ve daha önce hakkında edindiğiniz bilgilerden yola çıkarak yazarın edebî ve fikrî yönü hakkındaki çıkarımlarınızı belirtiniz.
8. Ömer Seyfettin’in düşünce hayatı, makalesine nasıl yansımıştır? Açıklayınız.
Ömer Seyfettin Türkçülük düşüncesine sahip, milli değerlere önem veren bir yazardır. Edebiyatta süslü, sanatlı, bireysel üslubu reddeder. Dilde sadeleşmeyi savunmuş, Genç Kalemler dergisinde dilde sadeleşmenin ilkelerini ortaya koymuştur.
Ömer Seyfettin’le ilgili bilgi edinmek için internetten araştırma yapabilirsiniz.


11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları  
Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler (Fıkra) 
Sayfa 153
SAYFA 154
1. Metnin ana fikrini söyleyiniz.
Leyleklerin olması bizi sevindirir, bize ilham verir, hayal gücümüzü zenginleştirir.
Metnin ana fikriyle dönemin sosyal hayatı ve gerçekliği arasında bir ilişki olup olmadı­ğını tartışınız. Ulaştığınız sonucu aşağıya kısaca yazınız.
Metnin ana fikri dönemin sosyal yaşamında leyleklerin sevilen bir kuş, aynı zamanda şair ve yazarlar için bir ilham kaynağı olduğunu göstermektedir.
2. Anlatıcının leyleklerle ilgili düşüncesini, geniş bir okuyucu kitlesine iletirken nasıl bir tavır sergi­lediğini söyleyiniz.
Günlük yaşamın bir parçası, bir ayrıntısı olarak sunuyor.

3. “Leylek” adlı metinde yazarın nasıl bir ifade (kesin, açık, anlaşılır, kapalı vb.) kullandığını metin­de örnek cümleler vererek belirtiniz.
Metinde genellikle, açık, anlaşılır, kesin ifadeler vardır. İlk paragrafta Mısırlılarla ilgili ifadede kesinlik yok, başkasından öğrenme anlamı var.

Metinde geçen terim, kavram ve gündelik hayatla ilgili kelimeleri ve bunlarla yapılmış betimlemeleri yazınız.
Terim: Arsenik, yıldız

Kavram: hayal, muhayyile, güzel, cesaret

Gündelik hayatla ilgili kelimeler:herkes, leylek, yaz

Betimlemeler: 3. paragrafta betimlemeler var.

Okuduğunuz metni aşağıda belirtilen özellikler yönünden inceleyerek ilgili kutucuğu ya da kutucukları işaretleyiniz.
D Yazarın, günlük bir konuda kişisel düşüncelerini açıkladığı bir yazı.

□ Yazar içten bir anlatım seçmiş.

Bu özelliklere göre okuduğunuz metin, FIKRA türünde yazılmış bir eserdir.

4. Metnin yazılış amacını ve niçin bu türde yazılmış olabileceğini açıklayınız.

Yazar gündelik hayatla ilgili bir konu seçmiş ve bunu okuyucuyla paylaşmak istemiştir.

Okuduğunuz metinden ve Ahmet Haşim’le ilgili edindiğiniz bilgilerden yola çıkarak ya­zarın fikrî ve edebî yönüyle ilgili çıkarımlarınızı şemaya yazınız.


Sayfa 156
1. Okuduğunuz metinde anlam bütünlüğü olan birlikleri belirleyip bu birliklerin iletilerini tahtaya yazınız. Metnin iletisiyle bu birliklerin arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
2. Metnin ana fikrini bulunuz.
Gerçekle ilgisi olmayan olay ve hikâyelere inanmamalıyız.
3. Metnin ana fikriyle dönemin sosyal hayatı ve gerçekliğini tartışınız. Sonuçları defterinize sıralayınız.
Çocuklar, anne ve ninelerinin anlattığı mantık dışı, hayali, ürkütücü hikayelerle büyümüştür. O dönemde çoğu insan bilim ve eğitmden uzaktır. O dönemde batıl inanışları olan insanlar vardır.

4. a. Metnin ana fikrinden yola çıkarak o dönemde halkın yaşam tarzından gelen değerlere veri­len önemi açıklayınız.

Halkın yaşam tarzından gelen değerler içinde ibadetler, oruç, Karagöz, orta oyunundan bahsedilmiş. Dini duyarlılığımızın olduğu ancak birçok hususta batıl inanışlardan, ürkütücü hikayelerden etkilendiğimiz dile getirilmiş.

b. Ahmet Rasim’in geniş halk kitlesine karşı nasıl bir tavır sergilediğini belirtiniz.

Yazar, batıl inanışların yanlış olduğundan bahsetmiş.

5. a. Metindeki cümleleri kesinlik ve açıklık yönünden değerlendiriniz.

Cümleler; açık, anlaşılır ve kesindir.

b. Metindeki kelimelerin çoğu anlaşılır mı? Bunun nedeni, o dönemdeki dili sadeleştirme hare­keti midir? Açıklayınız.
Kelimelerin çoğu anlaşılır ve sadedir. Bunda o dönemdeki dili sadeleştirme hareketinin etkili olmakla birlikte asıl Ahmet Rasim’in sanat anlayışının, sade dille yazma isteğinin etkisi vardır. A. Rasim, Servet-i Fünun anlayışını benimsememiş, Ahmet Mithat geleneğini sürdürmüş, eserlerinde sade bir dil kullanmıştır.

Metinde yazarın kullandığı terim, kavram ve gündelik hayatla ilgili kelime ve deyimleri aşağıya yazınız.

Terim : Masal, bilmece, selamlık

Kavram : Eğitim, sosyal terbiye…

Gündelik hayatla ilgili kelime ve deyimler: Kulak vermek, geceleyin, kendini tutamamış..

Okuduğunuz metni aşağıda belirtilen özellikler açısından inceleyiniz. İlgili kutucuğu ya da kutucukları işaretleyiniz.
HER İKİ KUTUCUĞU DA İŞARETLEYİN...


Metnin özelliklerinden yararlanarak türünü belirtiniz.

Metin, okuyucuyla konuşur tarzda yazıldığından söyleşi (sohbet) türündedir.

Okuduğunuz metinden ve hakkında edindiğiniz bilgilerden yararlanarak Ahmet Ra­sim’in fikrî ve edebî yönüyle ilgili çıkarımlarınızı yazınız.
  • Servet-i Fünûn döneminde eser verdiği halde bu topluluğa katılmayan Ahmet Rasim, edebiyattaki Batılılaşmaya karşı çıkıp Servet-ı Fünûncuları eleştirmiştir. 
  • Tarih, coğrafya, seyahat, dilbilgisi gibi çok değişik konularda eser veren Ahmet Rasim roman ve hikâye de yazmıştır. 
  • Özellikle anı, fıkra ve makaleleriyle başarılı olmuştur. Sohbet ve fıkra türündeki yazılarında İstanbul'daki şehir hayatını tüm canlılığı ve ilginç yönleriyle anlatmıştır.
  • Başarılı bir gözlemcidir, gözlemlerini aktarmada çok başarılıdır. 
  • Hüseyin Rahmi'nin roman ve hikâyelerinde yaptığını fıkra ve anıları ile gerçekleştirerek yaşamın en ilginç yönlerini anlatmıştır. 
  • Yazarın teknik yönden pek başarılı olmayan "Cep Romanları" başlığıyla yayımlanan pek çok romanı vardır. Bu romanlarda Namık Kemal etkisi çok açıktır. Yalın ve açık bir üslubu vardır; kısa cümleler kurar. 
  • Eşkâl-ı Zaman, Şehir Mektupları, Gülüp Ağladıklarım, Muharrir Bu Ya adlı kitaplarında fıkra ve makaleleri vardır. 
  • Şarkıları da olan yazarın pek çok bestesi vardır.
  • Romanya Mektupları gezi yazısı türündeki eseridir.
6. Okuduğunuz eserle Ahmet Rasim arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Ahmet Rasim, bu eserinde batıl inanışları mizahi bir tarzda ele almıştır.

11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler -Sayfa 157-158

SAYFA 157
1. “Millî devlet ve millî egemenliğin” milliyetçilikle ilgisini bilgi birikiminiz ve kitabınızda okudu­ğunuz metinden de yararlanarak açıklayınız.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temeli Türk mille­tidir. Milli devlet ve milli egemenlik ilkeleri ise Türk milliyetçiliğinin doğal bir sonucudur.
2. Milliyetçilik ilkesi, millet olmak için neden önemlidir? Açıklayınız.
Milliyetçilik ilkesi, ülke içinde beraber ve samimi ola­rak yaşamayı kabullenmiş insanların bir millet oldu­ğunu açıklar. Millet olmak her şeyden önce birlik ve beraberlik duygusunu gerekli kılar.

SAYFA 158
YORUMLAMA-GÜNCELLEME

a) Hüseyin Rahmi Gürpınar, İstanbul insanının hayat şartlarını, inançlarını, âdetlerini, düşünce tarzlarını yansıtan eserler veren bir yazarımızdır. Yazarın aşağıdaki metnini oku­yunuz.
b) Millî Edebiyat Döneminde yazılmış “Ramazan Sohbetleri, Leylek, Yeni Lisan ve Bilmece İçinde Bilmece” adlı farklı türdeki eserleri ana fikirleri yönünden karşılaştırınız. Ben­zerlik ve farklılıklar gösteren metinleri açıklayınız.
Ramazan Sohbetleri: Batıl inanışlara ve hurafelere inanmamalıyız.
Leylek: Leyleklerin olması bizi sevindirir, bize ilham verir, hayal gücümüzü zenginleştirir.
Yeni Lisan: Milletin öz varlığı olan Türkçe duygu ve düşüncelerimizi ifadeye muktedir, güçlü ve güzel bir dildir. Dilde sadeleştirmeye gidip milli bir dil oluşturmalıyız.
Bilmece İçinde Bilmece: Yersiz korkular insanı komik duruma düşürür.

Yeni Lisan makalesinde toplumsal bir düşünce dile getirilmiş. Ramazan Sohbetleri metninde yazar konuyu hem toplumsal hem de bireysel açıdan değerlendirmiş.
Leylek metninde bireysel bir düşünce yer almaktadır.


Benzerlikler: Leylek, Ramazan Sohbetleri adlı metinlerde yazar düşüncesini kanıtlama yoluna gitmemiş. Leylek ve Ramazan Sohbetleri adlı metinlerde olaya da yer verildiğini görüyoruz. Bilmece İçinde Bilmece adı metin zaten olay çevresinde gelişiyor.
Farklılıklar: Yeni Lisan adlı metinde toplumsal bir konu yer alıyor, dile getirilen düşünceler kanıtlanma yoluna gidilmiş. Bu metin hem anlatım hem de ele alınan konu bakımından diğerlerinden farklıdır.

1. Bulunduğunuz çevredeki iş yeri veya izlediğiniz televizyon kanallarının adlarını defterinize yazı­nız. Bu adlardan hangileri, dilimize yabancı dillerden gelmiş kelimelerdir? Bu durumu nasıl değerlendiri­yorsunuz?
2. Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan” makalesindeki sadeleşme düşüncelerini destekleyip destekleme­diğinizi nedenleriyle açıklayınız.

Sayfa 159

11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları (Biryay-2013) Milli Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler -Sayfa 159


SAYFA 159
1. O dönemde dilimizin yabancı kelimelerden arındırılması düşüncesi, günümüzde hangi çalışma­larla desteklenmektedir?
Günümüzde dilimizin yabancı kelimelerden arındırılması çalışmaları Türk Dil Kurumu tarafından yapılmaktadır. Üniversitelerimizin de dilimizle ilgili çalışmaları vardır.
2. Ahmet Haşim’in “Leylek” adlı metninde doğanın bir parçası olan hayvanların yok edilmemesi düşüncesi günümüzde nasıl destekleniyor? Açıklayınız.
Hayvanları koruma ve yaşatma dernekleri ve hayvanseverler tarafından
3. Çevrenizde işittiğiniz, halk arasında yaygın olan hurafelere (peri, dev vb.) örnekler veriniz. Bun­lardan siz de etkileniyor musunuz? Açıklayınız.
4. Ahmet Rasim, halkın günlük yaşantısında hurafelerin etkisini dile getirdikten sonra nasıl bir eleştiride bulunuyor? Neler öneriyor? Bu düşünceleri destekliyor musunuz? Açıklayınız.
Hurafelere inanılmamalı İslam dini doğru bir şekilde öğrenilmeli. Çocukların beyinleri faydalı bilgilerle doldurulmalıdır...
5. Kitabınızda okuduğunuz Millî Edebiyat Dönemine ait eserleri (Yeni Lisan, Leylek, Ra­mazan Sohbetleri) ana fikir, dil ve anlatım, temanın sosyal hayatı yansıtması, gerçeklik ve bağlı oldukları gelenekler yönünden karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri belirleyerek yazınız.

SAYFA 160
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinde kullanılan dil sade bir Türkçedir.
Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinde halkın yaşam tarzına ve tarihî değerlere önem verilmiştir.
2. Aşağıdakilerden hangisi Millî Edebiyat Döneminin özelliklerindendeğildir?
A. Dilde sadeleşmenin etkisinin görülmesi
B. Halkın bazı değerlerinin konu alınması
C. Makale, fıkra, sohbet türünde eserler verilmesi
D. Eserlerde genellikle halkı bilgilendirmek amacının güdülmesi
E. “Sanat sanat içindir.” görüşüyle eserler yazılması
CEVAP: E
3. Aşağıdakilerden hangisi Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinden değildir?
A. Yeni Lisan Makalesi
B. Memleket Hikâyeleri
C. Bize Göre
D. Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak
E. Ramazan Sohbetleri
CEVAP: B (Memleket Hikayeleri adlı eser hikaye türündedir. Hikaye, olaya dayalı edebi metinler içinde yer alır.)
4. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
(Y ) Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinde estetik kaygı ağır basar.
(D ) Millî Edebiyat Dönemi eserleri Türkçülük düşüncesinin etkisi altında yazılmıştır.
(Y ) Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinde bireysel temalar işlenmiştir.

10 Mar 2013

11.SINIF DİL VE ANLATIM 162-177.SAYFA CEVAPLARI (ELEŞTİRİ)(güncellendi)

11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı  (Evrensel-İletişim 2013)Eleştiri Türü -Sayfa 162-177)
SAYFA 162 
ÖN HAZIRLIK
1. Edebiyat, resim, müzik konularında yazılmış eleştiri yazıları bularak sınıfa getiriniz.
2. Eleştiri türleri hakkında bir araştırma yapınız.
3. Eleştiri türünün Türk edebiyatındaki önemli temsilcilerini araştırınız.
Türk edebiyatında eleştiri, Tanzimat edebiyatıyla başlamıştır. Eleştiri kavramını karşılamak üzere, Tanzimat edebiyatında muahaze. Edebiyatı Cedide ve daha sonraki dönemde tenkit terimleri kullanıl­mıştır, eleştiricicede münekkit denmiştir.

Tanzimat edebiyatı döneminde kimi yazarlar eleştiriyi yergiye dönüştürmüş (Namık Kemal Tahrib-i Harabat, vb. Muallim Naci, Demdeme vb.), kimi yazarlar (Muallim Naci, vb.) sadece dil bilgisi açısın­dan sözcük eleştirisi yapmış ( "Cânâ" sözü, eskilerin kullandığı bir sözdür, zamanımız yazarları ara­sında kullanılmaz olmuştur"... "Eserinizde irşad olur isnad olar sözlerine itiraz olunabileceğini pek kolay anlarsınız" vb.), bu dönemde Batı'daki anlamda eleştiri yazısının Recaizade Mahmut Ekrem, özellikle Mehmet Murat yazmıştır.

Türk edebiyatında eleştiri alanında eser verenlerin başlıcaları şunlardır: Tanzimat edebiyatında Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Mehmet Murat, vb. Edebiyatı Cedide döneminde Hüseyin Cahit Yalçın, vb. Milli Edebiyat döneminde Abdülhak Şinasi Hisar, Reşat Nuri Güntekin vb.; Cumhuri­yet devrinde Nurullah Ataç, Vedat Günyol, Tahir Alangu, Asım Bezirci, Rauf Mutluay, Fethi Naci, vb.; tiyatro eleştirisi alanında Metin And, Özdemir Nutku, Atila Sav, vb."

4. Öznel ve nesnel eleştirinin özelliklerini araştırınız.
 Öznel eleştiride eleştirmen bir eseri kendi beğenisine göre değerlendirir. Kişisel beğeni bir eserin gerçek değerin ortaya koymaz. Öznel eleştiriye izlenimsel eleştiri de denir.İzlenimsel eleştiride eserin sanatsal yönüne ağırlık verilir.
Nesnel eleştiride hareket noktası eserin kendisidir. Eleştirmen kişisel yargılardan mümkün olduğunca kaçınmaya çalışır.
HAZIRLANALIM
SAYFA 163

1. “Eleştiri” kavramından ne anladığınızı söyleyiniz.

Eleştiri, bir kişinin ya da bir eserin olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya koymak demektir.
2. Okuduğunuz bir kitabın hoşunuza giden veya gitmeyen yönlerini açıklayınız.
3. “Eleştirme ileriye doğru bir sıçramadır. Gayesi, daha önce sıçramış olan sanatçıya toplumu ulaştırmak, ikisini birbirine bağlamaktır.” [Pierre Roche (Pier Roş)] özdeyişinden hareketle eleştirilerin amacını açıklayınız. Eleştiride amaç, iyi olanın değerini ortaya koymaktır. Eleştiri, yol gösterici, bilgilendirici, aydınlatıcı olmalı. Eleştiri değerleri ortaya çıkarabilir. Tanınmamış nice başarılı sanatçıları topluma tanıtabilir. Sanatçının artılarını, eksilerini ortaya koyarak sonraki çalışmalarında onlara yol gösterebilir.
SAYFA 165:

“Ölmez Otu” adlı metni ve sınıfa getirdiğiniz eleştirileri yazılış amaçlarını, dil-anlatım ve şekil özellikleri bakımından inceleyiniz. Bu tür metinlerin ortak özelliklerini tartışarak belirlemeye çalışınız. Tespit ettiğiniz özellikleri sınıf tahtasına yazınız.
Yukarıda üçüncü maddedeki açıklamalara ek olarak:
Eleştiri yazılarında açıklayıcı ve kanıtlayıcı anlatım türlerine başvurulur.
Eleştiri yazılarında dil göndergesel ve heyecana bağlı işlevde kullanılır.
“Ölmez Otu” adlı metnin niçin yazılmış olabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
“Ölmez Otu” adlı metin, Yaşar Kemal’in “Ölmez Otu” romanının değerinin belirlenmesi, başarılı ve kusurlu yanlarının ortaya konulması amacıyla yazılmıştır.
“Ölmez Otu” adlı metinde eleştirinin konusu yazar mı eser midir? Düşüncelerinizi metinden örnekler vererek açıklayınız.
Metinde eleştirinin konusu eserdir. Bunu, “Ölmez Otu yeni bir bakış açısı getiriyor. Türk romancısının Türk köylüsüne bakışını değiştiriyor. (...)" ifadelerinden anlayabiliriz.

Yaptığınız araştırmadan hareketle öznel ve nesnel eleştirilerin özelliklerini ve aralarındaki farklılıkları açıklayınız. “Ölmez Otu”yla ilgili ileri sürülen düşünceler, öznel yargılar mı içermektedir yoksa belirli ölçütler doğrultusunda mı ortaya konmuştur? Metinden örnekler vererek düşüncelerinizi açıklayınız.
Birinci sayfada öznel ve nesnel eleştirinin özellikleri yer alıyor. Bu metin nesnel eleştiriye örnektir.

Metinde “Ölmez Otu”yla ilgili ileri sürülen düşünceler nelerdir? Yazar metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisi veya hangilerine başvurmaktadır?
Metinde "Ölmez Otu" romanının kahramanı Memidik'in şahsında cinayet miti eleştiriliyor. Mitleri kişiler değil toplum yaratır, diyor eleştirmen. Yaşar Kemal'i bu açıdan başarısız görüyor. Ama yazarı bir mitin yıkılışını anlatırken başarılı görüyor. Metinde örnekleme, karşılaştırma, tanık göstermeye başvurulmuştur.

Dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. Sınıfa getirdiğiniz metinleri tarayarak bir eseri konu alan eleştirileri tespit ediniz. Söz konusu metinleri inceleyerek metinlerden hareketle eseri konu alan eleştirilerin özelliklerini belirleyiniz. Çalışmanızı raporlaştırarak sınıfta sununuz.
SAYFA 170
7.ETKİNLİK
“Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştiride eser mi, eserin yazarı mı yoksa eserle dış dünya arasındaki ilişki üzerinde mi durulmuştur? Düşüncelerinizi metinden örnekler vererek k açıklayınız.
Eserle dış dünya arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Don Kişot romanının oluşmasında etkili olan sosyal, kültürel ve siyasi faktörler üzerinde durulmuştur.
8.ETKİNLİK
“Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştiride ileri sürülen düşünceler nelerdir? Yazarın, düşüncelerini ileri sürerken paragraflarda düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurduğunu metinden örnekler vererek açıklayınız.
Bu eleştiri yazısında Don Kişot romanının evrensel bir niteliğe sahip olduğu, romanın verdiği mesajın aradan yıllar geçse de değişmediği, Don Kişot romanında idealle gerçeğin çatışmasının yansıtıldığı, bu çatışmanın insanlık tarihi boyunca var olduğu anlatılıyor. Eleştiride düşünceyi geliştirme yollarından karşılaştırmalara, tanık gösterme ve örneklemelere yer verilmiş.
9.ETKİNLİK
“Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştiride düşüncelerin ileri sürülüşü ile makale ve denemelerde düşüncelerin ileri sürülüşünü karşılaştırınız. Eleştiri türünün hangi tür metinlere daha yakın olduğunun belirtiniz.
Bu eleştiri metninde Don Kişot romanı ile ilgili düşünceler ileri sürülüp bu düşünceleri geliştirme yollarına başvurulmuş. Örnekler verilmiş, alıntılara yer verilmiş, karşılaştırmalar yapılmış, tanık göstermelere yer verilmiş. Bu bakımlardan makale türüne yakınlık gösteriyor.
10. ETKİNLİK
“Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştiriden hareketle söz konusu romanın yazıldığı dönemin özelliklerini belirtiniz. Romanın içeriği ve yazılma amacıyla dönem arasında nasıl bir ilişki vardır?
Don Kişot romanı 1600'lü yıllarda  Ortaçağ Avrupa'sında yazılmış. Şövalye romanlarına merak saran kahramanımızın şövalyeliğe özenmesi, yel değirmenlerine savaş açması gibi komik durumları var. Şövalye, şato, düello, dük ... kelimeleri o dönemi yansıtıyor. Romanın yazılma amacı sadece o dönemi değil insanlığın bütün dönemlerini ilgilendiriyor.
11.ETKİNLİK
Araştırmalarınızdan hareketle eserle dış dünya arasındaki ilişkiyi konu alan eleştirilerin özelliklerini belirtiniz. “Don Kişot, Romanların Romanı” adlı metnin bu tür eleştirilerin özelliklerini taşıyıp taşımadığını tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
Eserle dış dünya arasındaki ilişkiyi konu alan eleştiri çeşitlerinden biri tarihsel eleştiridir.
Tarihsel eleştiri Edebî eserlerin, yazıldıkları dönemin tarihsel gerçeklikleri ışığında incelenmesi gerektiği görüşünü ileri süren eleştiri anlayışıdır.

Bir diğeri sosyolojik eleştiridir.
Sosyolojik eleştiri: Edebiyatın kendi başına var olmadığı, toplum içinde doğduğu ve toplumun bir ifadesi olduğu ilkesinden hareket eden eleştiri anlayışıdır.
sayfa 172
12.ETKİNLİK
“Halikarnas Balıkçısı” adlı eleştirinin konusu yazar mı yoksa ona ait eser midir? Metinden örnekler vererek düşüncelerinizi açıklayınız.
Halikarnas Balıkçısı adlı metnin konusu (Halikarnaas Balıkçısı) yani yazardır. Sanatçıya dönük bir eleştiridir.
13.ETKİNLİK
Araştırmanızdan hareketle sanatçıya dönük eleştirilerin özelliklerini belirtiniz. “Halikarnas Balıkçısı” adlı metnin bu tür eleştirilerin özelliklerini taşıyıp taşımadığını belirtiniz.
Yazara Dönük Eleştiri: Sanatçı ve eseri arasında sıkı bir ilişki olduğu düşünülerek yazarın psikolojisi ve kişiliği doğrultusunda psikanaliz eleştirilerde bulunur.Metinde kullanılan her öge,Freud'un psikanaliz yöntemi temel alınarak açıklamaya çalışılır.
Sanatçıyı ele alan eleştirinin başka bir tanımı: Sanatçının bireysel özelliklerinden yola çıkılarak eserin değerlendirildiği eleştiriye sanatçıyı ele alan eleştiri denir.
Sanatçıya yönelik eleştirinin iki çeşidi vardır:
* Biyografik Eleştiri: Eser ile sanatçı arasında güçlü bir ilişki olduğunu varsayan bir eleştiri anlayışıdır. Eleştirmen, ele aldığı eserin sanatçısı hakkında ciddi bir araştırma yapar. Sanatçının yaşamının eserine yansıdığını düşünür.
* Ruhbilimsel Eleştiri: Eser ile sanatçının ruh dünyası, kişilik özellikleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu varsayan bir eleştiri anlayışıdır. Eleştirmen sanatçının iç dünyasından, kişiliğinden hareketle eseri çözümlemeye çalışır.

14.ETKİNLİK
Eleştiri yazılarını ele aldıkları konu ve ele alış biçimleri bakımından gruplandırınız.
Aşağıdaki şemalarda eleştiri türlerinin gruplandırılmasını görebiliriz.


15.ETKİNLİK
Yaptığınız araştırmadan hareketle sanatçıyı, dönemi, eseri ve okuyucuyu birlikte ele alan eleştiri yazıları olup olmadığını açıklayınız.

16.ETKİNLİK
“Ölmez Otu”, “Don Kişot, Romanların Romanı” ve “Halikarnas Balıkçısı” adlı eleştirilerde eleştirmenlerin kültür alanına özgü çalışmalardan yararlanıp yaralanmadığını metinlerden örnekler vererek belirtiniz.
Ölmez Otu: Anadolu köylüsünün kültürü ile ilgili çalışmalardan yararlanılmış, Anadolu köylüsünün gerçek kişiliği ile romanlarda görülen özellikleri karşılaştırılmıştır.

Don Kişot: Romanların Romanı: AvrupalI yazarların ve Batı toplumunun 19. yüzyıldaki hayat ve sanat anlayışı, sosyal yaşamı ve kültür özellikleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

Halikarnas Balıkçısı: Ege yöresinde yaşayan insanların yaşam koşulları ve kültürünün Halikarnas Balıkçısı üzerindeki etkileri anlatılmıştır.
17.ETKİNLİK
İncelediğiniz eleştiri yazılarını dikkate alarak eleştiri yazarlarında bulunması gereken özellikleri tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
ELEŞTİRİ YAZILARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ
Bir sanat ya da düşünce eserini tanıtırken, zayıf ve güçlü yönlerini belirtme, bir yazarın gerçek değerini yansıtma amacıyla yazılan yazılara eleştiri (tenkit)denir. 
Düşünsel plânla yazılır.
Her eser ya da sanatçı eleştirinin konusu olabilir.
Eleştiride bir eser olumlu ya da olumsuz özellikleriyle birlikte ele alınır.
Eleştiri yapılırken somut verilerden yararlanılmalıdır.
Eleştiride amaç; iyi olanın değerini ortaya koymak, sanatı unutulmaktan kurtarmak, iyi olmayana ve kötüye fırsat vermemektir.
Eleştirmenin  görevi kılavuzluk yapmaktır.
Eleştiriler yıkıcı değil yapıcı olmaldır.
Konu, yazının sonuna dek değerlendirilmesi yapılan esere bağlı kalmalıdır. Eser ile ilgili, değerli ve değersiz diye gösterilen yargılar, eserden alınacak örneklere dayandırılmalıdır.
Yazar, yargılarında belirli ölçülere bağlı kalmalı, eleştirileri nesnel olmalı, "beğendim, hoşuma gitti". gibi öznel değerlendirmelerden kaçınmalıdır. Bunun yanında eleştiri yazısını okutacak olan elbette eleştiri yazarının kendine özgü konuyu ele alış biçimi, kendine özgü yorumlayışı ve anlatımındaki üslubudur.
Eleştirisi yapılan çalışma, bütün boyutlarıyla ele alınmalı, kendi türü içindeki bilimsel, sanatsal, toplumsal yere oturtulmalıdır. Alanındaki diğer çalışmalarla karşılaştırılarak bu türe kattıklarıyla, kendisinden beklendiği halde katamadıklarıyla ele alınmalıdır.
Eleştiride açıklama, tartışma, tanık gösterme ve örnekleme gibi yöntemler kullanılır.

ELEŞTİRİ YAZARLARINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
Bir sanat eserinin gerçek değerini, özünü, yapısını, değerli-değersiz yönlerini ortaya koymalı.
Nesnel olmalı.
Araştırmacı olmalı.
Ciddi, ağırbaşlı olmalı
Dili sade, anlatımı açık ve anlaşılır olmalı.
Yıkıcı değil yapıcı olmalı.
Kanıtlama yoluna gitmelidir.
Geçmişin ve çağının sanat olaylarını iyi bilmeli.
Geniş bilgi ve kültür birikimiyle donanımlı olmalı
Dünya Edebiyatı, sanatı ve kültürüyle ilgili genel bilgilere sahip olmalı
Eleştirdiği konuyu, eseri veya olayı bütün olarak kavramalı

18.ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerin anlamlarını belirtiniz. Terimlerin eleştiri yazıları için önemini belirtiniz.

Tipler birer parça Don Kişot bir bütündür.

Bu tema roman edebiyatlarına özgü bir açıklıkla olaylarda, görüntülerde hattaüslüpta bile durmadan değişir, genişler zenginleşir.
Tip: Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi
Üslup:Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil
Eleştiri yazılarında terimlere sıkça rastlanır. Yapılan eleştiri belli ölçütlere yeni bilimsel esaslara göre yapılır. Terimler de bu ölçütlerin birer parçasıdır.
19.ETKİNLİK
“Ölmez Otu”, “Don Kişot, Romanların Romanı” ve “Halikarnas Balıkçısı” adlı eleştirilerde dilin hangi işleviyle kullanıldığını belirtiniz.
Dil göndergesel işlevde kullanılmıştır.



11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları (Evrensel-İletişim 2013)Eleştiri Türü -Sayfa 173

SAYFA 173

Üç grup oluşturunuz. “Ölmez Otu”, “Don Kişot, Romanların Romanı” ve “Halikarnas Balıkçısı” adlı metinleri gruplar arasında paylaştırınız. Belirlediğiniz metinde hangi anlatım türlerinin kullanıldığını grup arkadaşlarınızla inceleyiniz. Yaptığınız çalışmayı grup sözcünüz aracılığıyla arkadaşlarınızla paylaşınız.

Bu metinlerde genellikle açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.


TENKİT ÜZERİNE


1.    Edebiyat tarihinin işi, edebî şahsiyet ve eserleri, gerek ferdî ve gerek sosyal bakımdan sebep ve neticeleri ile genel oluş içinde birleştirmektir. Sainte-Beuve (Sen Bov), Taine (Teyn) ve Brunetiere (Branetier)'den sonra bu işin ne kadar kolaylaştığını biliyorsunuz. Edebiyat tarihçisine eserin edebî kıymet ve mahiyeti ve bu eser hakkındaki şahsi kanaati sorulmaz. O, edebiyatın renkten renge girişini uzaktan takip eder ve: “Bu eser şöyle bir devir, şöyle bir muhit, şöyle bir kültür seviyesi ve şöyle bir ruh içinde büyümüş ve şu tesirleri yapmıştır...” dedikten sonra yapacak başka bir işi kalmaz. Önümüze serdiği vakıalar üzerinde onun ne düşündüğü ve ne duyduğunu bilmeyiz. O bize yalnız edebî eserin etrafını tanıtır.

Edebî tenkide gelince o, edebiyat tarihinin bittiği yerde başlar ve estetiğin başladığı yerde biter. Yani “etraf” bilgisiyle “öz” bilgisinin ortasındadır. Münekkidin işi yalnız bir eseri olduğu gibi alarak “anlamak” ve “anlatmak”tır. Ondan eserin tarihsel sebeplerini ve ilimsel izahını isteyemeyiz. Şu kadar var ki münekkit ilk vazifesini yapmak, yani anlamak için hem tarihten ve hem de estetikten bilgiler istemek mecburiyetindedir. Çünkü anlamak birçoklarının zannettiği gibi hissetmek, sevmek, beğenmek, heyecan duymak değildir.

(...)    Sabahattin Eyuboğlu

‘Tenkit Üzerine” adlı metinden hareketle edebiyat tarihçisi ile eleştirmen arasındaki farkları belirtiniz.
Edebiyat tarihçisi eserin oluşmasında etkili olan sosyal, siyasi ve kültürel faktörleri açıklar. Metni yorumlamaz. Eserle ilgili kişisel değerlendirmelerde bulunmaz.

Eleştirmen ise edebiyat tarihçisinin yöntemiyle birlikte eserin estetik ve sanatsal özelliklerine de değinir.

Edebiyat tarihçisi nesnel davranır. Eleştirmen ise yeri geldiğinde kendi beğenisini de dile getirir.

2.    Üç grup oluşturunuz. “Ölmez Otu”, “Don Kişot, Romanların Romanı” ve “Halikarnas Balıkçısı” adlı metinleri gruplar arasında paylaştırınız. Grup arkadaşlarınızla belirlediğiniz eleştirinin giriş, gelime ve sonuç bölümlerini bularak her bölümde nelerin anlatıldığını, metnin planını çıkararak paragrafların birbirleriyle ve metnin iletisiyle ilişkisini inceleyiniz. Yaptığınız çalışmayı sınıfta sununuz.

 “Ölmez Otu”

Giriş Bölümü: Ölmez Otu romanının Türk köylüsü konusunda getirmiş olduğu yeni ve farklı bakış açısı anlatılır.

Gelişme Bölümü: Yaşar Kemal’in diğer romanlarındaki olaylar ve karakterler ile ölmez Otu romanındaki olay ve karakterler karşılaştırılmış, böylece romanın başarılı ve başarısız yönleri ortaya konmuştur.

Sonuç Bölümü: Yaşar Kemal’in, başarılı bir romancı olduğu ortaya konmuş.

“Don Kisot. Romanların Romanı”

Giriş: Don Kişot romanının çok tanınmış olmasına rağmen tam olarak anlaşılmadığı ifade edilmiş.
Gelişme Bölümü: Don Kişot romanının kahramanı ve olay örgülerinden hareketle eserin sosyal, kültürel ve evrensel nitelikleri anlatılmaktadır. Roman diğer Batı klasikleriyle karşılaştırılmaktadır.

Sonuç Bölümü: Don Kişot romanının vermek istediği evrensel mesajın ne olduğu açıklanmakta, romanın insani boyutuna değinilmektedir.

“Halikarnas Balıkçısı”

Giriş Bölümü: Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın doğduğu ve yetiştiği çevre anlatılıyor

Gelişme Bölümü: Yazarın gençlik yılları ve sanat hayatındaki çalışmaları anlatılmıştır. Eserlerinin nitelikleri ve konuları hakkında bilgiler verilmiştir.

Sonuç Bölümü: Sanatçının edebiyatımız açısından önemine değinmiştir.


3.    “Ölmez Otu” ve “Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştirilerin giriş bölümlerini karşılaştırınız. Hangi metinde eleştirinin tümevarım metoduyla yapıldığını belirtiniz. Size göre hangi yolun izlenmesi metni daha çekici kılar? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.

4. “Ama bence Yaşar Kemal'in bu romanda önemli bir yanılgısı var; bunun için bilinçle yapmak istedikleri, bir yerde Yaşar Kemal romanlarına özgü, yaşanmışlıktan gelen o güzelim sahihliğe aykırı düşüyor, yapmacık oluyor.”

“Madame Bovary'ye acımamız, ona çok benzediğimizden değil mi? Flaubert: ’Madame Bovary benim.’ diyordu.”

“Ölmez Otu” ve “Don Kişot, Romanların Romanı” adlı eleştirilerden alınan yukarıdaki cümlelerde altı çizili ifadeler roman türünün hangi özelliğiyle ilgilidir?
İlki üslupla ilgili, ikincisi eser-yazar ilişkisiyle ilgili

5. Eleştiri yazılarının hedef okuyucu kitlesinin kimler olabileceğini tartışınız. Vardığınız sonuçları açıklayınız.
Anlatılan konuyla ilgilenen kişiler eleştiri yazılarının hedef kitlesidir.




SAYFA 175-177 CEVAPLARI İÇİN TIKLAYINIZ...