SPONSORLU BAĞLANTI

en güzel öğretmen şiirleri

Home » , » ZAMBAK 10.SINIF EDEBİYAT 99-107.SAYFA CEVAPLARI(ÖĞRETİCİ METİNLER)

ZAMBAK 10.SINIF EDEBİYAT 99-107.SAYFA CEVAPLARI(ÖĞRETİCİ METİNLER)

Written By edebiyat fatihi on 21 Eyl 2011 | 21.9.11


SAYFA 99-107 ARASI CEVAPLARI
3. Oğuz Türkçesinin Anadolu'daki İlk Ürünleri (XIII - XIV. yy)
c. Öğretici metinler
HAZIRLIK

1. Aşağıdaki metinlerin yazılış amacı yönünden ortak özelliği nedir?



Dost dost diye nicesine sarıldım
 Benim sadık yârim kara topraktır
 Beyhude dolandım boşa yoruldum
 Benim sadık yârim kara topraktır

Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yârim kara topraktır

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır


Dileğin varsa iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sadık yârim kara topraktır
Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'a
Hakk'ın gizli hazinesi toprakta
 Benim sadık yârim kara topraktır

Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyada bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yârim kara topraktır
Âşık Veysel ŞATIROĞLU

Metnin yazılış amacı: Şair bu şiirini duygularını dile getirmek amacıyla yazmıştır

Kıyamet

Bir adam Nasreddin Hoca'ya sormuş: "Hocam kıyamet ne zaman kopar?" "Hangi kıyamet?" demiş hoca. Adam şaşırmış:

"Kıyamet kaç tanedir ki Hocam?" Nasreddin Hoca da:

"Aslında kıyamet iki tanedir. Kişinin kendi ölümü küçük kıyamet; dünyanın parçalanması ise büyük kıyamettir. Bizim ev için sorarsan bizim hanım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet." demiş.

Nasreddin Hoca Fıkraları

Metnin yazılış amacı: Ders vermek amacıyla yazılmıştır.

Makâlât'tan

Ona selam olsun Hz. Peygamber demiştir ki:

"Günahından tövbe edip dönen kişi, hiç günah işlememiş gibidir."

Tövbe deyince kastedilen, günahına içten pişmanlık duymak ve ismi çok değerli yaratıcının hazretinden özür dilemektir. Eğer kul isyanına pişman olur, candan bir samimiyetle Allahu Taâlâ'dan özür dilerse Allah da onun, özür dilemesi ve pişmanlığı sebebiyle, bir kerede yetmiş yıllık günahını affe­der. Çünkü içten özür dilemek ve gerçekten Allah'a dayanmak, kıyamet gününde yüzleri ağartır. Çünkü Allahu Taâlâ buyuruyor ki:

"Ey kullarım! Özür dilemek ve samimiyetle tevekkül etmek sizden, kabul etmek benden."

Nitekim Allahu Taâlâ: "Allah'a tevekkül edip dayanana O yeter." demiştir.

Hacı Bektaş-ı Velî

Metnin yazılış amacı: Bilgi yermek amacıyla yazılmıştır.

2. Her insan nükteli konuşamaz. Nükteli konuşmak ve insanları etkilemek bir yetenektir. Nasrettin Hoca da bu yeteneği çok iyi kullanan biridir. Hoşunuza giden, etkilendiğiniz bir Nasrettin Hoca fıkrasını sınıfta anlatınız.



İNCELEME

1. Metin

Makâlât

Hak Teâlâ, İblis'e sordu:

-  Niçin Âdem'e secde etmedin? O zaman İblis şöyle cevap verdi:

-  Beni ateşten onu ise çamurdan yarattın.

Yani, "Sen beni ateşten, onu topraktan yarattın. Bu yüzden benim terkibim ulvi, toprak ise süflidir. Ben, yaratılışta ondan yüceyim, bu yüzden Âdem'e secde etmedim." dedi.

Kendine güvendi ve gururlandı. Hak Teâlâ da onu dergâhından kovdu. Önceleri Allah'a yakın iken adı, Haris'ti sonra mahrum, şaşkın ve melun oldu. Adı da Şeytan ve İblis oldu.

Ondan sonra Hak Sübhânehü Teâlâ bu­yurdu:

-  Yâ Âdem! Yukarı bak!

Bunun üzerine Hz.Âdem yukarı baktı. Arşta bu güzel kelimenin yazılmış olduğunu gördü:

"Lâ ilâhe illallâh Muhammedün resûllul-

lâh."

Hz.Âdem, onu gördü ve şöyle dedi:

-  İlâhi Seyyîd ve Mevlâm, Lâ ilâhe illalâh senin birliğindir; ya Muhammed kimin adıdır?

O ezelî ve ebedî olan Tanrı buyurdu ki:

-  Ya Âdem! O, benim habibimin adıdır ki senin oğlundur.

Âdem, çok mutlu oldu ve şükretti.

Ondan sonra Hz.Âdem, sağ yanına baktı; üç güzel şahıs gördü ve dedi:

-  Adınız nedir ve makamınız nerededir? Birisi cevap verdi:

-    Adım akıldır ve makamım başta, beyindedir.

Diğeri şöyle cevap verdi:

-  Adım utanma ve hayâdır ve makamım yüzdedir.

Bir diğeri ise şöyle cevap verdi:

-    Adım ilimdir ve makamım göğüs içindedir.

Hz.Âdem:

-  Gelin şimdi, yerli yerinize girin, dedi.

O saat üçü de yerlerine girdiler. Hz.Âdem de rahatladı.

Sonra sol tarafına baktı. Üç şahıs gördü, ürktü ve dedi:

-  Adınız nedir ve makamınız nerededir? Ne uğursuz kavimsiniz. Onlardan birisi şöyle cevap verdi:

-  Adım öfkedir ve makamım başta, beyindedir. Hz.Âdem:

-  Baş, akıl yeridir; senin başta yerin yoktur, dedi. O şahıs:

-  Ben gelince akıl gider, dedi. Diğer şahıs şöyle dedi:

-  Adım açgözlülüktür ve makamım yüzdedir. Hz.Âdem:

-  Yüz, utanma ve hayâ yeridir; senin yüzde yerin yoktur, dedi. O şahıs:

-  Ben gelince utanma ve hayâ gider, dedi. Bir diğer şahıs ise:

-  Adım hasettir ve makamım göğüstedir, dedi. Hz.Âdem:

-  Göğüs, ilim yeridir; senin göğüste yerin yoktur, dedi. O şahıs:

-  Ben gelince ilim gider, dedi.

Şimdi azizim! Şöyle bilmek gerekir ki iman, Rahmânîdir; şüphe ise şeytanîdir. Şüphe gelse iman, iman gelse şüphe gider.

                                                                                                        Hacı Bektaş-ı Veli - Makâlât

Prof. Dr.Esat COŞAN (Sadeleştirilmiştir.)

1. Etkinlik

Metnin ana düşüncesini belirtiniz. Ana düşünceden hareketle anlam birliğine sahip kümeleri aşağıya yazınız.

Ana Düşünce: İman, Rahmânîdir; şüphe ise şeytanîdir. Şüphe gelse iman, iman gelse şüphe gider.

      Olumlu Kavramlar:  Akıl- utanma ve haya-ilim

      Olumsuz kavramlar:  Öfke-açgözlülük-haset
2. Etkinlik

Aşağıda o dönemin Türkçesiyle yazılan Makâlât'tan özgün bir metin parçası vardır. Bu metni okuyunuz.

Hak ta'âlâ iblis'e su'âl idüp eyitdi:

-  Niçün Âdam'a secde itmedün, didi İblis ol vakıt eyitti:

   Sen beni ataşdan halk idüp, anı doprakdan yaratdun; öyle olsa benüm terkibun ulvidur ve doprak suflidur ki harakatdi ben ondan a'lâyım, anunnıçün Âdam'a secde itmedum, didi.

Pes enânıyat idup, ibâ itdi; Hak ta'âlâ dahı anı dergâhından sürdi. Evvel mukarrab iken adı Hârıs idi; sonra ve mahrûm ve mağbun ve mal'ûn oldu; ve adı Şaytân ve İblis oldı.

Andan Hak subhânahu ve ta'âlâ buyurdı kim:

-  Yâ Âdam! Yokaru bak! didi;

Pes Adam 'alayhı's-salâm yokaru bakdı, gördü kim Arş'da bu kelime-i tayyıba yazılmış: "Lâ ilâhe illâllah Muhammedün resûllullâh."
                                                                    Hacı Bektaş-ı Veli
a. Özgün metinden hareketle aşağıda verilen sözcüklerin söyleyiş yönünden nasıl değişmiş
olduğunu karşılarına yazınız.

idüp    > edip-kelime başındaki i>e dönmüş, bağ-fiil eki olan “ip”in sadece yuvarlak şekli kullanılmıştır.

eyitdi   > buyurdu-kelime bugün için tamamen değişime uğramıştır.

niçün   >niçin-kelimedeki yuvar üncü bugün darlaşmış ve kelime ünlü uyumuna uymuştır.

didi     >dedi-kelimesindeki dar ünlü bugün geniş ünlü olarak kullanılmaktadır.

yokaru >yukarı-kelimesindeki yuvarlak ünlü bugün dar ünlü olarak kullanılmaktadır.

bakdı   >baktı-kelimesindeki ünsüz umuyu büyün ünsüz uyumu kuralına göre kullanılmaktadır.

oldı     >oldu-kelimesindeki dar ünlü büyün dar-yuvarlak olarak kullanılmaktadır.

b. Altı çizili cümleleri aşağıdaki maddelerin özelliklerine göre yazınız.

1. Edebî sanatları yönünden: Metin bilgi vermek amacıyla yazıldığı için metinde sanat yapmak amaçlanmamıştır. Altı çizili yerlerde genel olarak zıt kavramlardan bahsettiği için tezat sanatından seciden bahsedebiliriz.

2. Metin dilinin doğal dilden farkı yönünden: Metinin dili doğal dilden farklı değildir. Yazar eserini yazdığı dönemdeki Türkçe ile  yazmıştır. Bunu da eserin verilen kısmında görmek mümkündür.

c. Sizce metnin dili sade ve anlaşılır mıdır? Düşüncelerinizi belirtiniz.: Metnin dili sade ve anlaşılır bir Türkçedir. Sadece o dönemdeki ses uyumlarını bilmek metni anlamamıza yetiyor.

3. Etkinlik

a. Makâlât adlı eserin yazılış amacı ne olabilir? Aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız. Makâlât'ın yazılış amacı: Makâlât’ın  yazılış amacı insandaki güzel duygular ile kötü duyguları karşılaştırıp insanlara doğruyu göstermektir.

4. Etkinlik

Mantıkut - Tayr

(İslamiyetteki vahdetivücud inancı, çeşitli türden kuşların, hüdhüd kuşunun başkanlığında padişahları Sîmurg kuşunu aramaları hikâye edilerek anlatılmıştır. Kuşların başından birçok macera geçer, sonuçta pek azı Sîmurg'a ulaşır. Ona ulaşan kuşlar onda kendilerini, kendilerini de onda görürler. Sembolik olarak kuşlar insanları, hüdhüd aklı ve Sîmurg da Allah'ı temsil etmektedir.)



Mantıku't- Tayr'dan

1. Canlarumuz gökten indiler yire Yirde kalan göklere kanda ire

2. Bir bir ol yirden ki geldiler berü Ol yana varmak gerk bir bir girü

3. Bir kuşa irersen bir murg ola Kamusuna pâdişah Sîmurg ola

4. Kuşlara hüdhüd meğer rehber ola Kim bu kuşlar yürüyeler ol yola

5. Kim dilerise ki Sîmurg'e ere Kuh-i Kaf'a irişe anı göre

6. Hüdhüd ü kuşlar u Sîmurg'e misal Akl u halk u Tanrı oldı zü'l- celâl

7. Girü Gülşehri sözi sâz eyledi Mantıku't - Tayr'ı hoş âğaz eyledi

Gülşehri



a. Mantıku't-Tayr ile Makâlât'ı anlatım biçimleri yönünden karşılaştırınız. Sonuçları aşağıya yazınız.

Mantıku’t-Tayr bir öğretici metindir. Ama yazar öğretici bilgi verirken manzumeden yararlanmıştır. Makâlât’ta bir öğretici metindir. Yazar bu metinde ise bilgi vermek için nesri tercih etmiştir. Buradan öğreti metinleri anlatım biçimleri yönünden iki guruba ayırabiliriz. Manzum öğretici metinler, Mensur öğretici metinler.

b. Bu eserler hangi geleneğe bağlı olarak yazılmıştır?

Bu eserler tasavvuf geleneğine bağlı olarak yazılmıştır.

2. Metin: Nasrettin Hoca Fıkraları

Ayakları O Tarafa Çekmiş De...

Her sakala tarak uydurmasını bilen bir adam varmış; hocayı da her gördükçe sakalının altından güler:

"Efendi hazretleri, yüzünüzü gören cennetlik oluyor; ayda, yılda bir olsun, bir acı kahvemizi içip de ihya etmiyorsunuz." der; daha da ne diller dökermiş.

Hoca içinden:

"Bu mübarek adam, çarşıda, pazarda böyle yaparsa ya evine barkına uğrasam kim bilir nasıl deli divane olacak?" diye geçirirmiş.

Bir gün ayakları o tarafa çekmiş de: "Bari bir gönül alayım." diye niyetlenip kapısını çalmış. Seninkinin başı bir görünmüş bir kaybolmuş pencereden... Herhâlde kapıya koşmuş olacak derken kapıyı uşak açmış; kırk yıldır ezberlediği bir ağızla:

"Ayağınıza kul kurban olayım." demiş. "Bizi bir adam yerine koyup geldiniz ama ağa hazretleri şimdi çıktı. Vah, vah... Buraya kadar yoruldunuz. Duyunca kim bilir nasıl üzülecek."

Hocanın ekmeği dizinde, sözü yüzünde, lafını kimden esirger:

"Ya, öyle mi, demiş; o hâlde, ağaya selam söyleyin; bir daha evden çıkıp giderken başını pencerede unutmasın."
Eflâtun Cem GÜNEY Folklor ve Halk Edebiyatı

5.   Etkinlik

a. Nasrettin Hoca fıkrasının hangi geleneğe bağlı olarak yazıldığını belirtiniz.

Sözlü geleneğe bağlı olarak yazılmıştır.

b. Metnin yazılış amacını belirtiniz.

Metnin yazılış amacı ders vermektir.
6.   Etkinlik
Okuduğunuz fıkranın konusunu, ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini aşağıdaki metin kutusuna yazınız.

Konu: İki yüzlülük

Ana Düşünce: İnsanoğlu olduğu gibi görünmeli, söylediğini yapmalı, yapmayacağı şeyi hiçbir zaman söylememelidir. Yoksa bir gün gelir yapmağı halde söylediği şeyler başına dert olur.

Yardımcı düşünce: İnsan dürüst olmalı, dalkavukluk için içinden geçmeyen sözleri kimseye söylemelidir.

7. Etkinlik

a. Fıkradaki nükteli ve mecaz anlamda kullanılan sözleri bularak aşağıya yazınız.

1- Her sakala tarak uydurmasını bilen bir adam varmış.

2- Sakalının altından güler.

3- Efendi hazretleri, yüzünüzü gören cennetlik oluyor; ayda, yılda bir olsun, bir acı kahvemizi içip de ihya etmiyorsunuz." Der.

4- Diller dökermiş

5- Bir gün ayakları o tarafa çekmiş.

b. Metnin dil özelliklerini belirtiniz.

Metnin dili sade ve anlaşılır bir Türkçedir. Mecazlı ve nükteli sözlere yer verilmiş. Karşılıklı konuşmalar metinin diline doğallık katmıştır.

8. Etkinlik
Sınıfta "Nasrettin Hoca Fıkra Anlatma Yarışması" düzenleyiniz. Aranızdan beş arkadaşınızı jüri olarak belirleyiniz. En beğendiğiniz fıkrayı sınıf panosuna asınız.
ANLAMA VE YORUMLAMA

9. Etkinlik

a. Aşağıda 14. yüzyıl eserlerinden metin parçaları verilmiştir. Bu eserlerden ve incelediğiniz metinlerden hareketle öğretici metinlerin konuları hakkında çıkarımlarda bulununuz.

       1.  Metin

Hamza-nâme'den

....badehu taâmdan sonra Şâh eyitdi: "Pîrüm susadum! Şol nardan bize bir ikisin sık da getür, içelüm"didi. Ol pîr: "N'ola" diyüp seğirdüp getürdi. Narın birin koparup kâse dopdolu olup biraz da artdı. Getürüp Şâh'a sundı. Şah alup kana kana içdi. Birazın bile Hâce'ye virdi. Ol da içdi. Şah eyitdi: "Pîrüm, hiç sen bu mahsul içün mîrî tarafına bir nesne virür misin?" dedi. Hace eyitdi: "Hayır, şahumuzun bize ne ihtiyacı vardur?" Kendüm kazanup kendüm yiyüp şahıma ancak dua iderem." dedi.

Hamzavî - Hamza-nâme
2.   Metin
Peygamber'in Doğuşu

...Tevârîh ehli dahı tarih kitablarında böyle diyüp tururlar. Râviler böyle rivâyet eylediler kim çün Resûl'ün anası Amine Hâtûn'un oğlan, karnında yidi aylığ oldıyıdi. Ay temâm olıcah bir halvet içinde havâdan ün işidüridi kim "Resulün vücûde gelmeği yakin oldı" diyü hâtif âvâz virdi. Amine Hatun bu ahvâli Abd ül Muttalib'e söyledi. Şeybe, oğlı Abdullâh'ı ilerü ohıdı. Eyitdi: "Yâ veledâ! Yâ Abdullâh! Yakîn oldı kim Amine Hatun ayâl vücûda getüre!" didi. "İllâ benüm zannüma şöyledür kim bu doğan oğulun galebesi şâdânlığı azîm olısandur. Maslahatı öyle görürem kim benden birkaç deve alasın bir iki abd birle bir niçe yiğitler dahı ehlünden algıl. Medine şehrine vargıl. Birkaç deve yüki hurma ve nukl ve ka'k-ı Şâmî dahı dürlü havâicler kim gereklü olur, alup gelgü." didi. Tamam kıldı. Medine şehrine sefer eyledi. Çün kim Medine şehrine geldi, havâicin aldı, düzginün düzdi. Yene dönesi vaktin ecel yetişdi. Abdullah Medine şehrinde vefât kıldı. Resûl henüz vücûda gelmedin yetim oldı.

Erzurumlu Darîr - Tercüme-i Sîret-ün Nebî

Öğretici Metinlerin Konuları

Öğretici metinlerin konuları genel olarak dini savaşlar, dinde önemli yeri olan şahısların hayatları, Hz. Peygamlarin hayatı, dört halife, tasavvuftur.

10. Etkinlik
14. yüzyıl nesrinin özellikleri hakkında yukarıdaki mensur metinlerden yola çıkarak çıkarımlarda bulununuz. Sonuçlarını aşağıdaki bölüme yazınız.
14. Yüzyıl Nesrinin Özellikleri :

14. yüzyıl metinlerin sade bir dil kullanılmış. Metinlerde seci sanatına başvurulmuş, kısa cümleler tercih edilmiştir. Halkın konuşma dili metinlere aksetmiştir.

DEĞERLENDİRME
a. Aşağıdaki boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri getiriniz.

14. yüzyıl öğretici metinleri  manzum ve  mensur olmak üzere iki gruba ayrılır.

Mutasavvıf ehli tarafından pir olarak kabul edilen Hacı Bektaş Veli, Osmanlı askerî sistemi içerisinde manevi bir etkiye sahiptir.

b. Aşağıdaki bilgilerin karşılarına doğru ise "D", yanlış ise "Y" yazınız.

(D ) Tasavvufi metinler öğretici metin türlerinden biridir.

(Y ) Din ve tasavvuf konularının işlendiği şiirlere nefes denir.

( Y) Nasrettin Hoca fıkralarında süslü ve ağır bir dil kullanılmıştır.

c. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir bil­gi yanlışı yapılmıştır?

A)  Mesnevilerde her beytin dizeleri kendi arasında kafiyelenir.

B) İlahiler genellikle dörtlük nazım birimi ve hece ölçüsüyle yazılır.

C) Mevlânâ'nın "Yusuf ü Zeliha" adlı mes­nevisi çok meşhurdur.

D) Hacı Bektaş-ı Veli'nin en önemli eseri, aslı Arapça olan "Makâlât"tır.

E) Yunus Emre, tasavvuf şiirinin Anadolu'daki kurucusu ve en önemli temsilcisi sayılır.

2.   Aşağıdaki cümlelerden hangisi Nasrettin Hoca fıkraları ile ilgilidir?
A) Dönemin sosyal hayatı ile ilgili özellikler yoktur.
B) Fıkralardan çıkarılacak dersler çok azdır.
C) Yazılı edebiyat geleneğine bağlıdır.
D) Fıkradaki olaylar mizah anlayışı çerçeve­sinde meydana gelir.
E) Nasrettin Hoca fıkraları X. yüzyılda yazıya geçirilmiştir
3.   14. yüzyıl manzum ve mensur metinleri hangi gelenek etrafında oluşturulmuştur?

A) Millî edebiyat geleneği

B) Tasavvuf geleneği

C) Halk edebiyatı geleneği

D) Divan edebiyatı geleneği

E) Batı edebiyatı geleneği
4.   Aşağıdakilerden hangisi tasavvuf şairi değildir?

A) Hacı Bayram-ı Veli

B) Hacı Bektaş-ı Veli

C) Yunus Emre

D) Gülşehri

E) Dadaloğlu

5.   Oğuz Türkçesinin Anadolu'daki ilk ürünleri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Atebetü'l Hakayık - Battalname

B) Divan-ı Hikmet - Divanü Lügati't-Türk

C) Hamzaname - Kutadgu Bilig

D) Fütüvvetname - Hamzaname

E) Kutadgu Bilig - Tercüme-i Sîret-ün Nebî
6.   Nasreddin Hoca fıkraları için aşağıdaki yargılardan hangisi söylenirse doğru olmaz?
A) Sözlü edebiyat geleneğine bağlı kalına­rak oluşturulmuştur.
B) Fıkradaki konularda mizah ön plandadır.
C) Nasrettin Hoca fıkraları XIII. yüzyılda yazı­ya geçirilmiştir.
D) Fıkralarda o döneme ait bazı özellikler vardır.
E) Fıkralardan çıkarılacak dersler vardır.

7. Aşağıdakilerden hangisi 13 ve 14. yüzyıl­larda gazel biçiminde şiirler yazan şairler­den biri değildir?

A) Mevlânâ

B) Ahmedi

C) Âşık Paşa

D) Kadı Burhaneddin

E) İbrahim Hakkı
8. İran edebiyatında doğan mesnevi, oradan Arap ve Türk edebiyatlarına geçmiştir. 11. yüzyılda Yusuf Has Hacip'in yazdığı adlı eser, Türk edebiyatındaki ilk uzun mesnevidir. Edebiyatımızdaki ilk aşk mesnevisi ise 13. Yüzyılın sonunda, Şeyyad Hamza'nın yazdığı 1529 beyitlik               adlı mesnevidir.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki-lerden hangisi getirilmelidir?

A)  Kutadgu Bilig - Beng ü Bade

B) Kutadgu Bilig - Leyla ile Mecnun

C) Kutadgu Bilig - Yusuf ü Züleyha

D) Atebet'ül-Hakayık - Yusuf ü Züleyha

E) Divanü Lügati't Türk - Aslı ile Kerem

9. 13 ve 14. yüzyıl öğretici metinleri için aşağıdaki cümlelerden hangisi söylene­mez?

A)  Sade, doğal ve anlaşılır bir dil kullanıl­mıştır.

B) Aydınlatıcı ve telkin edici özelliklere sa­hiptir.

C) Din, tasavvuf, tıp ve tabiat gibi konular­da yazılmıştır.

D) Anlatımında hem şiir hem de düz yazı kullanılmıştır.

E) Tasavvufi metinler ve mesneviler diye ikiye ayrılmıştır.
10.Aşağıdakilerden hangisi 12 ve 14. yüzyıl­larda kullanılan ürünlerden biri değildir?

A) Gazel       B) İlahi       C) Nefes
D) Mesnevi                       E) Şarkı


REKLAM
Paylaşmak İsterseniz :
SON YAZILARDAN HABERDAR OLMAK İÇİN TWİTTER'DA TAKİP EDİN

+ yorum + 17 yorum

Adsız
10 Kas 2011 19:58:00

süpersiniz:)

Adsız
10 Kas 2011 19:58:00

süpersiniz:)

5 Oca 2012 22:26:00

SÜPER BU SİTEYİ ÇOK BEĞENİYORUM... DERSLERE HAZIRLIK OLUYOR...

heathxxx
11 Oca 2012 19:20:00

ayyy süpersiniz yhaaa....çok memnun kaldımmm..sağolunn:)

esra
13 Oca 2012 11:41:00

hazırlayan bunun yapımında emeği geçen herkese teşekkürler Allah sizlere dünyada da ahirette de iyilik versin

Adsız
6 Şub 2012 17:49:00

k.maraştan seda
bukadar olulr yha süper harika bi site

Adsız
9 Şub 2012 08:54:00

çok güzelllllllllll

Adsız
11 Şub 2012 14:28:00

süüpersiniz teşekkürler

berra
11 Şub 2012 14:30:00

çokkkkkkkkk teşekkürlerrrrr

Adsız
20 Şub 2012 22:12:00

allah razı olsun bu siteyi hazırlayanlardan

Melike
21 Şub 2012 23:52:00

aynen ya allah razı olsun tüm edebiyat ödevlerimi bu siteden yapıyorum..

Adsız
22 Şub 2012 19:16:00

çok saolun :)

Adsız
27 Şub 2012 20:31:00

harika bi site bu site sayesinde hoca bana 100 verdi

Adsız
11 Mar 2012 19:06:00

harika süpeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeer :D

14 Mar 2012 19:03:00

Harikasınızzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz

2 Oca 2013 18:23:00

asd

Adsız
29 May 2013 07:15:00

Bu sorular kesin doğru mu?

Yorum Gönder

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyat fatihi - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica