SPONSORLU BAĞLANTI

en güzel öğretmen şiirleri

Home » , » 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI CEVAPLARI

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI CEVAPLARI

Written By edebiyat fatihi on 15 Şub 2011 | 15.2.11

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI

3. COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METINLER (ŞiiR) VE MENSUR ŞiiR
SAYFA 96
Hazırlık
1.Verilen dörtlük bir resimle ifade edilebilir. Verilen dörtlükte yapılan betimlemeler, okuyucunun zihninde canlanan bir görüntüye sahiptir. Bu nedenle Servet-i Fünün Döneminde "resim gibi şiir yazma" anlayışı oldukça hakimdir.
2. Bir dönemde yazılan şiirlerin kendilerinden önceki dönemlere ait şiir şekillerinden farklı olması, birtakım yeni. edebi türlerin şiire girdiğinin bir göstergesidir .

YAĞMUR( kafiye-redif-ritim-ölçü)

  •   1.birim :    "âz" zengin uyak 

  •  2.birim:   "ır" redif , "laş" zengin uyak     

  •  3.birim    "ir" tam uyak 

  • (4.birimde  kulak için kafiye anlayışına göre "eb/ep" TAM UYAK )

  •   5.birim  "emin" zengin uyak 

  • 6.birim   "ere" zengin uyak

  • 7.birim   "bi" tam uyak

  •   8.birim  "âh" zengin uyak 

  •  9.birim  "pek" tunç kafiye

  • 10.birim   "nin" zengin uyak          

  • 11.birim   "âz" zengin uyak

EK BİLGİ: Şiirde sese, müzikaliteye önem veren Servet-i Fünun şairleri "kafiye kulak içindir." anlayışını benimsemişlerdir.
KULAK İÇİN KAFİYE NE DEMEK? Yazılışı (Arap harflerine göre)  birbirini tutmayan fakat aynı sesi veren kullanımlar da kafiye olarak kabul edilmiştir.Yabancı sözcüklerin Türkçe söylenişi esas alınmış ve buna göre kafiye yapılmıştır.

SAYFA 97
İNCELEME
1.Şiirin ritmi aruz ölçüsüyle( feûlün /feûlün/  feûlün / feûl) sağlanmıştır. Ayrıca şiirdeki her türlü ses benzerlikleriyle de ahenge yardımcı bir söyleyiş oluşturulmuştur.
2.
Verilen bendin söyleyişine dikkat edilirse, şiirin başlığında olduğu gibi yağmurun yağış sesi ve ritmi verilmeye çalışılmıştır.Tevfik Fikret bu şiiri bir tabiat şiiri niteliğini taşır.Şair yağmurun yağışını tasvir etmektedir.Fikret, şekil güzellliğine önem vermiş şiirde ölçü sağlam bir şekilde kurulmuştur.Bu şiir aynı zamanda Servet-i Fünun sanatçılarının konuya göre vezin seçme anlayışlarının da güzel bir örneğidir.
3. Şiir başta ve sonda birer bent ve arada beyitlerin yer aldığı bir yapıya sahiptir. Tevfik Fikret bu şiirinde klasik divan şiiri kalıplarını kırmış, söyleyiş ile tema arasında bir yapı meydana getirmiştir.

4. a Şiirdeki bentler ve beyitler şiirin birimleridir. Birimlerde günümüz Türkçesiyle kısmında da verildiği gibi yağmurun yağışı ve yağmur yaşarken şairin izlenimleri dile getirilmiştir .
. b. Birimlerde anlatılanlar şiirin temasını farklı yönlerden işleyerek bir bütün oluşturmaktadır.
5. a Şiirin başında ve sonunda bent,bentler arasında ise beyitlerin kullanılması, yağmurun yağışı da düşünülürse, önce hafiften başlayan (1.bent), daha sonra hızlanan (beyitler) ve yine bitmeden önce yavaşlayan (sonuncu bent) yağmur sahnesi canlandınlmaya çalışılmıştır.
b. Şiirin yapısıyla teması arasındaki ilişkiyi resmediniz.



1.ETKiNLIK
1. Grup: Ahmet Muhip Dıranas'ın Yağmur adlı şiirinin teması, Fikret'in şiirinde olduğu gibi "yağmur"dur. Tema şairin duyuşuna göre anlatılmıştır.
2. Grup: Hay-Kay, Japon şiirine ait özel bir nazım şeklidir. İşlenen tema ise yine yağmurdur.
Bu durum temanın evrensel bir özellik taşıdığını gösterir.
6. Şiirin temasıyla devrin siyasi ve sosyal gerçekliğiyle bir ilişkisi yoktur. Çünkü Servet-i Fünun sanatçıları toplumsal konu ve sorunlardan uzak durmuş, bireysel kanunlara yönelmişlerdir.
7. Tanzimat Dönemi sanatçılarında görülen toplumsal sorumluluk duygusu, Servet-i Fünun sanatçılarında yoktur. Bu nedenle işlenen temalar Tanzimat Döneminde toplumsal, Servet-i Fünun Dönemlerinde bireyseldir.


2.ETKiNLiK Teması yağmur olan bir yazı yazınız.
8. Verilen beyitlerde doğal dil, şiİr dilinin birtakım benzetme, mecaz ve sanatlarıyla kullanılmıştır. Bu durum beyitlerde şiir dilinin ağır bastığını göstermektedir.

 9. Şiirdeki bentler ile iki, dört, altı, yedi ve sekizinci beyitlerde anjambman vardır. Bu durum şiir dilinin nesir (düz yazı) diline yaklaştığını gösterir.
10. Yağmur şiirinde anlatılanlar, Servet-i Fünun sanatçılarının resim gibi şiir yazma anlayışlarına uygun olduğu için resimle ifade edilebilir. Şiir bu yönüyle parnasizm akımına uymaktadır. Şiirin her birimi birer sahne niteliği taşıdığı için şiirin tamamı parnasizm akımına örnektir.

11. Yağmur şiirinde tabiat, yağmurun yağmaya başlaması, sokakların durumu, gökyüzününaldığı haJ ile hayvanların hali göz önüne serilerek anlatılmıştır.
12. Verilen mısradaki "yaslı şarkılar" (nevha-ger mağme-söz) ifadesi gerçek anlamı dışında kullanılmıştır. Çünkü "yaslı" sözcüğü insan için kullanılırken bu dizede şarkı için kullanılmıştır.
Şiirde ayrıca "çekingen darbeler, ağlaşan seller, can çekişen dalgalanmalar, soğuk gölge, sönen heyula, hayalet, solgun, tükenmiş kadın, hazin kuşlar, ruhumun kulağı, soğuk bir sessizlik, heves dolu damlalar" gibi birçok ifade gerçek anlamı dışında kullanılmıştır.
13. Verilen imgeler Tanzimat Döneminden farklı olarak Servet-i Fünun şairlerinin yeni ve eski kalıplarından çok farklı imge ve tamlama bulma arzularının yansımasıdır.
14. a. "muhteriz darbeler" ~ teşhis      (kişileştirme)
"Sokaklarda seyl-abeler ağlaşır"  teşhis (kişiselleştirme)
"gfiş-ı ruhum"  teşhis
"sükun u tanin" tezat
b. Söz sanatları Yağmur şiirinin ahengini ve söyleyişini yansıtmakta birer araç olarak kullanılmıştır.

15. Yağmur şiirindeki beyitler ile bentler divan şiiri ve Tanzimat şiiri geleneğiyle ilişkilidir. Şiirde hem eski hem de yeni unsurlar bir arada kullanılmıştır. Şiirdeki tema, şairin duyuş ve gözlemlerini yansıtacak şekilde işlenmiştir.
16. Yağmur şiiri bireysel duyguların dile getirildiği bir şiir olması dolayısıyla döneminin sosyal şartlarından uzak bir şiirdir. Kültürel anlamda ise ancak Servet-i Fünunun şiir anlayışıyla ilişkilendirilebilir.
17. Yağmur şiirinde anlatılanların herkeste aynı duygu ve ruh halini yansıtması beklenemez. Şiirde anlatılanlar Fikret'in ruh halini yansıtmaktadır. Bu durum, edebi eserlerin çok anlamlılığıyla ilgilidir.
18. Yağmur şiirindeki, yağmura atfedilen ifadeler ve yağmurun şairin zihninde yarattıkları hayal unsurları, "yağmur"un kendisi ise bir gerçeklik unsuru olarak yorumlanabilir.
19. Şiirde anlatılan olaylar, yaşananlar, şairin yani anlatıcının gözlem, duygu ve ruh halini yanısıttığı için ona özeldir. Bu da olaylar ile anlatıcı arasında sıkı bir ilişki olduğunun göstergesidir.
3.ETKiNLiK Şiirin günümüz Türkçesi bölümünde verilen hali bir düz yazı metni gibi düşünülürse, şiirdeki anlamın değil, ahengin, duygu halinin ve şiirin okuyucu üzerin*deki etkisinin kaybolduğu görülmektedir.
20. Tevfik Fikret
(24 Aralık 1867, İstanbul - 19 Ağustos 1915), 1888'de Galatasaray Lisesi'ni bitirdi ve yine Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik yapmıştır. Devlet dairelerinde memuriyet, okullarda öğretmenlik yaptı. Okul yıllarında başladığı şiirle ilgilenmeyi sürdürdü.
Servet-i Fünun dergisinin çevresinde şekillenen topluluğa katıldı. İlk kitabı Rubab-ı Şikeste (Kırık Saz) 1900'de yayımlandı. Tevfik Fikret'in Türk şiirinin Batılı bir kimlik kazanmasında rolü büyüktür. Fikret Abdülhak Hamit'in ve Galatasaray Sultanisi'nden hocası olan Recaizade Mahmut Ekrem'in tesiriyle Batılı anlayıştaki şiire yönelmiştir. Fikret'in Servet-i Fünun anlayışına bağlı şiirlerinde işlediği konular özellikle aşk, tabiat ve günlük yaşamda karşılaşılan bazı küçük sorunlar*dır. Fikret, Servet-i Fünun topluluğunun dağılmasından sonra yazdığı şiirlerde toplumsal konulara yönelir.Bu şiirlerinin ana teması "hürriyet" ve "medeniyet"tir. İlk şiirlerinde sanat için sanat düşüncesinde olan şair, daha sonraki şiirlerinde toplumcu bir anlayışa yönelir. Toplumu sıkan hürriyetsizliğe karşı yazdığı "Sis" şiiri, büyük yankı uyandırır. Fikret,sanatının bu ikinci döneminde insanları birbirine
düşürdükleri için bütün dinlere düşmandır. Tarihe ve kutsal değerlere de karşıdır. Fikret şiirlerinde çoğu zaman aruz ölçüsünü kullanmıştır. Şiirde beyit bütünlüğü*nü kırmış,anlamın bir beyitte tamamlanması geleneğini ortadan kaldırmıştır.Nazmı nesre ( şiiri düz yazıya)yaklaştırmıştır. Fransız şiirinden alınan soneyi şiirlerinde kullanmış, divan şiirinin müstezat nazım şeklini tanınmaz hale getirerek "serbest müstezat" biçimini geliştirmiştir. Fikret, pamasizm akımından etkilenmiştir ve pamasyenlere bağlıdır.Fikret'in "manzum hikaye" türünde şiirleri vardır;Balıkçılar,Nesrin,Ramazan Sadakası,Hasta Çocuk"gibi. Fikret çocuklar için yazdığı şiirleri hece ölçüsünü kullanarak yazmıştır ve bu şiirlerini "Şermin "adlı bir kitapta toplamıştır.Şiir1erini "Rübab-ı Şikeste" ve "Haluk'un Defteri" adlı kitaplarda toplamıştır.


Tahsin Nahit Tahsin Nahit (d. 1887, İstanbul - ö. 12 Mayıs 1919, İstanbul), Galatasaray Spor Kulübü'nün 9 numaralı kurucu üyesidir. Hukuk eğitimi almıştır, şair ve oyun ya*zarıdır. Fecr-i Ati akımının bir üyesidir.
Eserleri Oyun:
Hicranlar (1908)
Jön Türk (1909) Kösem Sultan (1912) Firar (1911)
Şiir:
Ruh-ı Bikayd (1911)


Şiirdeki karamsar ruh halinin Tevfik Fikret'i yansıttığı rahatlıkla söylenebilir. Bunun yanında Servet-i Fünuncuların genel özelliği olan tablo gibi şiir yazma anlayışıyla, parnasizm akımının  özellikleri şair ile eseri arasındaki bağlantılardır.

SAYFA 101
Elhân-ı Şitâ
5.ETKİNLİK
1.GRUP:
... uç  -uş: tam kafiye
.... k
... kar  -ar: tam kafiye
... arar 
.....şeydâ   -sı: redif , "â" tam uyak
..... neşideleri      "i" redif  , "er" tam uyak
......ferdâ
........yeri
.......karlar         "lar" zengin uyak
......... ağlar

Şiirin ritmi, aruz ölçüsüyle sağlanmıştır. Ayrıca şiirdeki her türlü ses benzerliği şiirin ahengini sağlayan unsurlardandır.
2. Grup:  Elhân-ı Şitâ adlı şiir üç bent, iki dörtlük ve altı beyitten oluşan hem divan hem de Batı şiiri ile halk şiiri etkilerini taşıyan bir yapıya sahiptir.

1. Verilen bentte kar yağışının ritmi sağlanmaya çalışılmıştır. Karın yağış ritmi tüm şiirde verilmiş, tıpkı "Yağmur" şiirinde olduğu gibi, resim gibi şiir yazma anlayışına uyulmuştur.
 2.  Elhân-ı Şitâ şiirinin birimleri üç bent, iki dörtlük ve altı beyitten ibarettir. Bu birimler şiirin teması olan "kar" etrafında bir araya gelerek şiiri oluşturmuşlardır.

6.ETKİNLİK
ı. Grup: Behçet Necatigil'in Kar Kar adlı şiirinde kar ve kar- kinayeli kullanılmıştır. Şair, şiirde bu iki sözcüğü tüm şiir boyunca gelişen bir tema içinde işlemiştir.
2. Grup: Herman Hesse'nin şiirinde kış teması işlenmiş ve bu tema şiirde sürekli gelişen, üstünde bir şeyler söylenen bir şekilde verilmiştir.
Farklı dönemlere ve ülkelere ait şiirlerde de aynı temanın işlenmesi, temanın evrensel bir nitelik taşıdığını göstermektedir.

3. Elhân-ı Şitâ  şiirindeki kar temasıyla, Yağmur şiirindeki yağmur teması Servet-i Fünun Döneminde doğanın ve izlenimlerinin tema olarak seçildiğini göstermektedir.
Ayrıca Tanzimat Dönemi şiirlerinden farklı olarak bireysel temaların, duyuş ve algılayışın ön planda olduğu görülmektedir.

b. Söz sanatları şiirin ahengini sağlamakla birlikte aynı zamanda anlatılmak istenenin de daha etkili anlatılmasını sağlamaktadır.
4. Verilen bentte doğal dil, şairin algılayışla şiir, diline özgü söyleyişlerle, kendi anlamları dışına taşarak kullanılmıştır.
 
5.  Elhân-ı Şitâ şiirinde anjambman özelliği taşıyan mısralar şunlardır:
 - Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi kar
Geçen eyyam-ı nevbaharı arar
- Kapladı bir derin sükuta yeri karlar Ki hamilşane dem-be-dem ağlar
- Bir beyaz rişe-i cenah-ı melek gibi kar Seni solgun hadikalarda arar
- Na'şın üstünde şimdi ey mürde Başladı parça parça pervaze karlar
Ki semadan düşer düşer ağlar
- Küçücük, ser-sefid baykuşlar gibi kar Sizi dallarda, lanelerde arar
- Yuvalarda -yetim-i bi-efgan!
Son kalan ma-i tüyleri kovalar karlar Ki havada uçar uçar ağlar
- Destinde ey sema-yı şita til de tildedir Berg-i semen, cenah-ı kebilter, sehab-ter ... Dök ey sema -revan-ı tabiat gunildedir; Hak-i siyahın üstüne safi şükûfeler!

- Her şahsar şimdi -ne yaprak, ne bir çiçek! Bir tüde-i zılal ü siyah-reng ü na-ümid ... Ey dest-i asman-ı şita, durma, durma çek Her şahsarın üstüne bir sütre-i sefid!
- Bir bad-ı hamüşun per-i safında uyuklar tarzında durur bir aralık, sonra uçarlar.
- Soldan sağa, sağdan sola lerzan ü girizan, Gah uçmada tüyler gibi, gah olmada rizan.
- Ezhar-ı baharın yerine berf-i sefidi, Elhan-ı tuyurun yerine samt-ı ümidi.
Bu durum şili dilinin nesir diline yaklaştığını göstermektedir.
6.  Elhân-ı Şitâ şiirindeki tabiatla ilgili ifadeler, betimlemeler (tasvirler) yapılarak verilmiştir. Bu özellik resim sanatıyla ilişkilendirilebilir. Bu bakımdan şiir parnasizm akımının özelliklerini yansıtmaktadır.
7. Elhân-ı Şitâ şiirindeki yan anlamlı kelime ve ifadeler:
"Beyaz titreyiş, dumanlı uçuş kalplerin çılgın ezgileri, güvercinlerin şarkıları, derin sessizlik, beyaz melek kanadının saçağı, mavi tüyler, tabiatın ruhu, gölgeler siyahlıklar ve ümitsizlikler yığını, beyaz örtü, emelller gibi yağan kar, hayal gibi koşan kar, sessiz rüzgar, saf kanat, sükut ilahilerinin ezgileri, semanın eli, cömertliğin eli, kışın eli, kuşların ezgileri, ümit sessizliği."
8. Verilen imgeler Tanzimat Döneminden farklı olarak Servet-i Fünun şairlerinin eski kalıplardan çok farklı, yeni imge ve tamlama bulma arzularının yansımasıdır. Bu imgelerin kullanılma nedeni bireysel duyuş ve düşünüşü en yeni ve farklı biçimde yansıtma arzusudur.

9. a. Birinci beyitte karlar emellere ve hayallere benzetilerek teşbih; karın koşması ifadesiyle de teşhis sanatı yapılmıştır.
İkinci beyitte karın uyuklaması ifadesiyle teşhis, rüzgarın kanadı ifadesiyle istiare sanatı yapılmıştır.


10. Elhân-ı Şitâ şiirinde anlatılanların herkeste aynı duyguları uyandırması beklenemez. Bu durum edebi metinlerin çok anlamlılığıyla ilgilidir. Edebi metin okurun duygu, zevk, kültür düzeyi, bilgi birikimine göre anlam kazanan bir sanat eseridir.

11. Elhân-ı Şitâ şiiri döneminin siyasi gerçekliği ile ilişkili değildir, bireysel bir duygunun dile getirilişidir.
 

12. Elhân-ı Şitâ  şiirindekiler düz yazı ile ifade edilemez. Şiirin düz yazı ile ifade edilmesi onun ahenk ve ritim unsurlarının kaybolmasına neden olacağı için şiirde anlatılanların da tam olarak ifade edilememesine sebep olur.
13.Elhân-ı Şitâ Cenap Şehabettin'in şiiri Türk edebiyatında ahengi, ritmi ve söyleyişi ile nadir eserlerinden biridir.
SAYFA 103
Anlama Yorumlama
1. Servet-i Fünun şiirinde yapı bakımından eski kalıplar yıkılmış, söylenmek istenene göre yeni ve eski unsurların bir arada kullanıldığı bir yapı oluşturulmuştur. Tanzimat Döneminde ise yapı bakımından eski nazım şekilleri sürdürülmüştür.
Tanzimat Döneminde toplumsal ve siyasi konular işlenirken Servet-i Fünun Döneminde bireysel konular işlenmiştir.
Tanzimat Döneminde eskiye göre sade bir dil kullanılırken Servet-i Fünun Döneminde "sanat için sanat anlayışı" benimsendiği için ağır bir dil kullanılmıştır.
2. a Tevfik Fikret'in şiirindeki, İstanbul'a bir facialar şehri gibi bakış tarzı, Yahya Kemal'in aynı manzara karşısındaki şiirinde yoktur. Bu, şairlerin ruh hallerini gösteren en önemli unsurdur. Hastalıklı bir ruh halinin yansıması olan Sis şiiri döneminin sosyal ve siyasi şartlarının da bir sonucudur. Yahya Kemal'de ise sosyal ve siyasi şartların olumsuz bir etkisinin olmaması, aynı zamanda ruh halinin olgunluğu "Siste Söyleniş" gibi bir şiiri ortaya çıkarmıştır.
b. Yukarıda da belirtildiği gibi imparatorluğun sosyal ve siyasi durumu, Servet-i Fünun sanatçılarının da psikolojik durumlarını etkilemiş, karamsar ve bedbin bir ruh halinin oluşmasına sebep olmuştur.
3. Servet-i Fünun Döneminin modem Türk şiirinin başlangıcı sayılması, Tanzimat Dönemindeki yenilik denemelerinin artık olgun ve Batı'yla eşdeğer bir hal almasından dolayıdır.
7.ETKİNLİK
Servet-i Fünun şürinin getirdiği yenilikler ve edebiyatımızdaki yeri konulu bir yazı yanız.

ÖLÇME-DEĞERLENDİRME
1. (D) (Y) (Y)
2.
  • .. terza-rima, sone ...
  • ... sembolizm ve pamasizm ... ... bireysel...
3 birinci metin Cenap Şahabettin
ikinci metin Tevfik Fikret
Doğru cevap D seçeneğidir.
5.
  • Nazmın nesre yaklaşması
  • sanat için sanat anlayışının benimsenmesi
  • yeni kavram ve imgelerin kullanılması,
  • bireysel duyguların öne çıkması,
  • ağır bir dilin kullanılması Servet-i Fünun şiirinin Tanzimat şiirinden ayrılan yönleridir.

REKLAM
Paylaşmak İsterseniz :
SON YAZILARDAN HABERDAR OLMAK İÇİN TWİTTER'DA TAKİP EDİN

+ yorum + 6 yorum

Adsız
16 Şub 2011 22:53:00

Alp hoca;
Kitap cevapları verilirken ders kitabının sayfa görünümleri de eklenirse çok memnun olacağız. Elinize emeğinize sağlık..

zizil
23 Şub 2011 22:00:00

bence sayfa görunumlerını de ıstemek bıra fazla olmuş:) yüz bulunca astar ıstenmışmış gıbı :) hzrlayan arkadasa tesekkurler .gecekten guzel olmuş elıne sağlık.

Adsız
25 Şub 2011 20:17:00

Helal olsun kim yaptığıysa emeğine yüreğine sağlık..

cansu zarif
7 Mar 2011 14:47:00

merhaba cevaplarınızı çok beğendim, gerçekten hiçbir yerde bu kadar kalitelisi yok, burası farklı, blogunuza destek oluyorum ;)))

bekir
25 Eyl 2011 12:28:00

Bekir, sayın hocam biryay yayıncılığın 11.sınıf edebiyat cevaplarınıda acil yazabilir misiniz.Şimdiden Allah razı olsun

Adsız
8 Şub 2012 18:35:00

çook teşekkür ederim :)

Yorum Gönder

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...Blogger'da bir hesabınız yoksa ''Anonim'' veya ''Adı/Url'' bölümünü seçerek kolayca görüşlerinizi belirtebilirsiniz...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Support : roman özetleri | ŞİİR TAHLİLLERİ |
Copyright © 2011. edebiyat fatihi - All Rights Reserved
Template Created by Published by EDEBİYAT FATİHİ
Altyapı by Blogger
Yandex.Metrica